Rubio, Mısırlı mevkidaşına Hamas'ın Gazze'yi yönetmesini engellemek için iş birliği yapılması gerektiğini vurguladı

Üst düzey bir kaynak Trump'ın Sisi ile görüştüğünü yalanladı… Siyasi partiler ve sendikalar barışçıl protesto çağrısında bulundu

Filistinliler yıkılmış binalar arasında Gazze Şeridi'nin kuzeyine dönüyor, 27 Ocak 2025. (AP)
Filistinliler yıkılmış binalar arasında Gazze Şeridi'nin kuzeyine dönüyor, 27 Ocak 2025. (AP)
TT

Rubio, Mısırlı mevkidaşına Hamas'ın Gazze'yi yönetmesini engellemek için iş birliği yapılması gerektiğini vurguladı

Filistinliler yıkılmış binalar arasında Gazze Şeridi'nin kuzeyine dönüyor, 27 Ocak 2025. (AP)
Filistinliler yıkılmış binalar arasında Gazze Şeridi'nin kuzeyine dönüyor, 27 Ocak 2025. (AP)

ABD Dışişleri Bakanlığı, Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Mısırlı mevkidaşı Bedr Abdulati ile yaptığı telefon görüşmesinde, Hamas’ın Gazze Şeridi'ni yeniden yönetememesini sağlamanın önemli olduğunu söylediğini açıkladı. Bu açıklama, ABD Başkanı Donald Trump'ın Mısır ve Ürdün'e daha fazla Filistinli kabul etmelerini önermesinin ardından geldi.

Trump cumartesi günü yaptığı açıklamada, İsrail'in on binlerce kişinin ölümüne ve insani krize yol açtığı Gazze Şeridi'ni ‘temizleme’ planını dile getirerek, Filistinlilerin uzun süredir devam eden evlerinden sürülme korkularını yineledi. Rubio ile Abdulati arasındaki görüşmenin ardından dün yapılan ABD Dışişleri Bakanlığı açıklamasında Trump'ın önerisinden bahsedilmedi.

ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından dünkü görüşmenin ardından yapılan açıklamada, “Bakan Rubio, Hamas'ın sorumlu tutulmasının önemini vurguladı. Bakan ayrıca, Hamas'ın Gazze Şeridi'ni yönetememesini ya da İsrail'i tekrar tehdit edememesini sağlamak amacıyla çatışma sonrası planlamayı geliştirmek için yakın iş birliğinin önemine değindi” denildi.

Mısır, Filistinlilerin Gazze Şeridi'nden ‘göç ettirilmesi’ girişimlerine karşı tepkisini arttırdı. Üst düzey bir resmi kaynak, Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi'nin ABD'li mevkidaşı Donald Trump ile bu konuda temas kurduğunu yalanlarken, Mısır Parlamentosu, partilerin ve sendikaların protesto çağrılarıyla eş zamanlı olarak, Kahire'nin Filistin meselesindeki kararlı tutumunu açıklamak üzere uluslararası parlamentolarla iletişim kurmak için bir ‘entegre eylem planı’ açıkladı.

Abdulati, ‘yerinden edilmeyi reddetmek’ de dâhil olmak üzere ülkesinin Filistin meselesine ilişkin sabitelerini bir kez daha yineledi.

Cenevre'deki Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi oturumunda yaptığı konuşmada Abdulati, Mısır'ın ‘istikrarı tehdit edecek ve halklar arasında barış ve bir arada yaşama şansını baltalayacak şekilde halkların geçici ya da uzun vadeli olarak yerlerinden edilmesine ya da topraklarından sökülmesine yönelik tüm çabaları reddeden’ tutumunun ilkelerine bağlılığını vurguladı.

Trump'ın Sisi ile görüştüğü yalanlandı

Bu gelişme, Kahire el-İhbariyye televizyon kanalının dün üst düzey bir Mısırlı resmi kaynağa dayandırdığı ve bazı medya kuruluşlarının Sisi ile Trump arasında bir telefon görüşmesi gerçekleştiği yönündeki haberleri yalanladığı bir döneme denk geldi.

Kaynak, Mısır Cumhurbaşkanı ile yapılan her telefon görüşmesinin ‘devlet başkanları ile yapılan uygulamaya göre duyurulduğunu’ vurguladı.

ABD medyası, Trump'ın Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilerin Kahire ve Amman'a yerleştirilmesi önerisiyle ilgili olarak Sisi ve Ürdün Kralı 2. Abdullah ile görüştüğünü söylediğini aktarmıştı. Medya kuruluşları, Trump'ın pazartesi akşamı konuyla ilgili olarak ‘Sisi ile konuştuğunu’ söylediğini aktardı. Ancak Trump, Mısır Cumhurbaşkanı'nın teklifine verdiği yanıttan bahsetmeyerek sadece şunları söyledi: “Bunu yapmasını çok isterim... Keşke bazılarını kabul etse... Biz onlara çok yardım ettik ve eminim o da bize yardım edecektir... O benim bir arkadaşım.”

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre Trump sözlerini şöyle sürdürdü: “Dedikleri gibi bu zor bir alan ama bence bunu yapacaktır. Ürdün Kralı'nın da bunu yapacağını düşünüyorum.”

Trump cumartesi akşamı, Gazzelilerin Mısır ve Ürdün'e yerleştirilmesi fikrini ortaya attı, ancak bu fikir Kahire, Ürdün ve Arap Birliği tarafından reddedildi.

Parlamento eylemi

Mısır Parlamentosu, Meclis Başkanı Hanefi Cibali başkanlığında Genel Komite tarafından düzenlenen toplantının ardından dün ‘Mısır'ın Filistin meselesine ilişkin kararlı duruşunu açıklamak üzere bölgesel ve uluslararası parlamentolarla iletişimi arttırmaya yönelik entegre bir eylem planı’ açıkladı.

Pazartesi günü X platformunda yayınlanan açıklamaya göre el-Ezher, Filistinlileri topraklarından sürmeye yönelik tüm plan ve girişimleri kategorik olarak reddettiğini duyurdu ve Gazze'nin ‘Filistin-Arap toprağı olduğunu ve öyle kalacağını’ vurguladı.

Mısırlı bir grup tanınmış şahsiyet ve aydın dün yayınladıkları bildiride, ‘Filistinlilerin Mısır ve Ürdün'e göç ettirilmesini reddettiklerini’ ifade ederek, “Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın bu konudaki açıklamasına tam destek verdiklerini” belirttiler.

“Mısır halkı ve liderliğinin Filistin davasının tasfiyesine katkıda bulunmayacağını, Filistinlilerin ülkelerinin dışına sürülmesini kabul etmeyeceğini ve yasal olarak kınanmış bir insanlık suçu olduğu için herhangi bir etnik temizlik eylemine katılmayacağını” vurguladılar.

Aralarında eski bakanların da bulunduğu imzacılar, ABD'ye ‘tarafsız bir arabulucu ve barış anlaşmalarının garantörü rolünü oynayabilecek dengeli ve adil bir tutum benimsemesi’ çağrısında bulundu.

Bildiriyi imzalayanlar arasında Amru Musa, Muhammed el-Arabi, Munir Fahri Abdunnur, Mustafa el-Feki, Abdulmunim Said, Husam Bedravi, Aliyüddin Hilal ve diğerleri yer aldı.

Barışçıl protesto çağrısı

Mısırlı muhalefet partilerinden oluşan Sivil Demokratik Hareket, Trump'ın planına karşı planlanan etkinlikleri görüşmek üzere dün akşam acil bir toplantı çağrısında bulundu. Söz konusu etkinlikler arasında ‘cumartesi günü Kahire'deki ABD büyükelçiliği önünde parti başkanları ve liderleri tarafından barışçıl bir protesto düzenlenmesi, Trump'ın planına karşı çıkan herkes için genel bir ulusal konferans düzenlenmesi ve Refah Sınır Kapısı’na halktan oluşan bir heyet eşliğinde Gazze'ye bir yardım konvoyu organize edilmesi’ yer alıyor.

xcdvfg
Mısır Kızılayı, Refah Sınır Kapısı üzerinden Gazze Şeridi’ne yardım ulaştırmaya devam ediyor. (Mısır Kızılayı)

Aralarında gazeteciler, avukatlar, doktorlar, mühendisler ve oyuncuların da bulunduğu on meslek örgütü pazartesi akşamı bir bildiri yayınlayarak, Trump'ın Filistinlilerin yerlerinden edilmesine ilişkin açıklamalarını reddettiklerini ve Mısır'ın yerlerinden edilmeyi reddeden tutumunu desteklediklerini açıkladı. Bildiride, “Gazze halkının kuzeye dönüşü, Filistin davasını tasfiye etme girişimlerine verilen en büyük yanıttır” denildi.

Bu arada Şarku’l Avsat'a bilgi veren kaynaklar ‘siyasi partiler ve sendikaların önümüzdeki cuma günü Refah Sınır Kapısı önünde bir protesto gösterisi düzenlemeye hazırlandığını’ belirtti.

Mısırlı Kabileler ve Aileler Birliği üyesi Fayiz Ebu Harb Facebook hesabında şunları yazdı: “Önümüzdeki cuma günü Mısır halkı ayağa kalkacak, Gazze halkının yerinden edilmesini reddettiğini ifade edecek ve Refah Sınır Kapısı’nda nöbet tutacak.”

Mısırlı Kabileler ve Aileler Birliği pazartesi günü bir açıklama yayınlayarak, Trump'ın açıklamalarını reddettiğini ve Mısır'ın yerinden edilmeyi reddeden tutumunu desteklediğini ifade etti. Henüz kuruluş aşamasında olan Ulusal Cephe Partisi de benzer bir açıklama yayınladı.

‘Halk seferberliği’

Kahire Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi profesörü olan Tarık Fehmi, ‘yerinden edilmeye karşı bu halk seferberliğinin iç cephenin uyumunu güçlendirmek ve siyasi liderlik etrafında toplandığını teyit etmek açısından’ önemini vurguladı.

Şarku’l Avsat'a konuşan Fehmi, ‘açıklamaların ABD Başkanı tarafından yapıldığını, bunun sadece teorik bir proje ya da plan olmadığını, dolayısıyla ciddiyetle ele alınması gerektiğini’ söyledi.

zxscdfrg
Mısır ve Gazze Şeridi arasındaki Philadelphia Koridoru boyunca İsrail bombardımanı nedeniyle yerinden edilen Filistinliler (Arşiv - AP)

“Mısır'ın durumu düzenlemek ve yerinden etme planlarına karşı konumunu güçlendirmek için iyi bir fırsatı var. Bunu da lobiciler ya da düşünce kuruluşları düzeyinde iletişim kurarak, siyasi pozisyonları destekleyecek stratejik bir zemin inşa ederek yapabilir. ABD sadece Trump'tan ibaret değildir” ifadelerini kullanan Fehmi, ‘bunun bir krize girmek ya da ABD Başkanı’yla çelişmek anlamına gelmediğine’ dikkat çekti.

Mısır eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Hüseyin Haridi ise “Trump'ın bir fikri var ve bunu tekrarlamasından bu konuda ciddi olduğu anlaşılıyor. Bu önerinin kökleri yeni ABD yönetimine dayanıyor gibi görünüyor” ifadelerini kullandı.

Şarku’l Avsat'a konuşan Haridi, “Mısır, Trump'ın önerileri konusundaki tutumunu net bir şekilde ortaya koydu” dedi. Haridi, Mısır'ın hem ABD hem de İsrail ile ilişkilerinin önümüzdeki dönemde etkileneceği uyarısında bulundu.



İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)

ABD’nin İran'a yakında saldırı düzenleyeceği yönündeki söylentilerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte İsrail, Lübnan'daki saldırılarını yoğunlaştırdı. Uzmanlar ve gözlemcilere göre bu saldırılar, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın İran ile yeni bir savaşın patlak vermesi halinde Hizbullah’ın tarafsız kalmayacağını açıklamasının ardından, Hizbullah'ı askeri ‘destek’ eylemlerinden caydırmak için önleyici bir hamle.

Şarku’l Avsat’a konuşan bakanlık kaynakları, son iki gün içinde iç ve dış temasların yapıldığını, ancak net bir cevap alınamadığını ve Lübnan'ın savaşın tırmanması halinde daha geniş bir çatışmaya sürüklenmeyeceğine dair herhangi bir garanti almadığını bildirdi. Hizbullah'ın tutumu ile ilgili olarak kaynaklar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin verdiği mesajın ‘Hizbullah’ın İran'a saldırı olması durumunda herhangi bir eylemde bulunmayacağı’ yönünde olduğunu belirtti.


Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.