İsrail'in altıncı takas kapsamında serbest kalacak müebbet hapis cezalı mahkûmların en önde gelenleri kimler?https://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5112456-i%CC%87srailin-alt%C4%B1nc%C4%B1-takas-kapsam%C4%B1nda-serbest-kalacak-m%C3%BCebbet-hapis-cezal%C4%B1
İsrail'in altıncı takas kapsamında serbest kalacak müebbet hapis cezalı mahkûmların en önde gelenleri kimler?
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta İsrailli esirleri Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne (ICRC) teslim etmeden önce tören alanına gelen Hamas savaşçıları (AFP)
İsrail'in altıncı takas kapsamında serbest kalacak müebbet hapis cezalı mahkûmların en önde gelenleri kimler?
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta İsrailli esirleri Uluslararası Kızılhaç Komitesi’ne (ICRC) teslim etmeden önce tören alanına gelen Hamas savaşçıları (AFP)
İsrail bugün Hamas tarafından serbest bırakılan üç esiri (29 yaşındaki Alexander Sasha Troufanov, 36 yaşındaki Sagui Dekel-Chen ve 46 yaşındaki Yair Horn) kabul ederken, gözler İbrani devleti tarafından serbest bırakılacak Filistinlilere çevrildi.
Filistin Mahkumlar Medya Ofisi'ne göre İsrail, müebbet hapis cezasına çarptırılan 36 Filistinli mahkûmu ve 7 Ekim'den sonra gözaltına alınan Gazze Şeridi'nden 333 tutukluyu serbest bırakacak.
Peki, İsrail'in bugün serbest bırakacağı müebbet hapis cezalı mahkûmların en önde gelenleri kimler?
- El-Halil'in güneyindeki Dura'nın Sakka köyünden olan Aksa Şehitleri Tugayları üyesi İyad Ahmed Hureybat 2002'den beri tutuklu.
İyad Ahmed Hureybat (Facebook)
- Salfit'in batısındaki ez-Zaviye kasabasından olan Mansur Mukaddi de 2002'den beri tutuklu bulunuyor.
Mansur Mukaddi (WAFA)
Şarku’l Avsat’ın WAFA'dan aktardığına göre, gözaltına alınması sırasında vücuduna isabet eden dört kurşun sebebiyle Mukaddi’nin belden aşağısı felçli. Mukaddi, İsrail hapishanelerindeki en zor vakalardan biri.
- Tulkerim'in kuzeyindeki Şuveyke kasabasından, İkinci İntifada'daki Aksa Şehitleri Tugayları liderlerinden ‘Ebu Rebia’ olarak bilinen Muhammed İbrahim Nayfe, 13 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 55 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Muhammed İbrahim Nayfe (WAFA)
WAFA'ya göre, Nayfe tutukluluğu sırasında cezaevi yönetimi tarafından tecrit ve ziyarete izin verilmemesi gibi birçok keyfi cezaya maruz bırakıldı. İnsanlık dışı koşullar altında 21 gün boyunca tek kişilik hücrede tutulan Nayfe’nin cezaevi yönetimi tarafından bir ay boyunca ailesi tarafından ziyaret edilmesine izin verilmedi.
- Kudüs'ün el-İsaviyye kasabasından Nail Selame Ubeyd, Kassam Tugayları üyesi olup 2004 yılından bu yana tutuklu. Ubeyd, 7 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 30 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.
Nail Selame Ubeyd (Filistin Mahkumlar Medya Ofisi)
- El-Halil'den Şadi Ebu Şahdem, 6 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
- Mervan Bergusi'nin yakın yardımcısı ve kuzeni olan Ahmed Bergusi 13 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Ramallahlı olan Bergusi, intifada sırasında İsrail ordusuna karşı operasyonlar düzenlemek ve Aksa Şehitleri Tugayları'na mensup olmak suçlamalarıyla yargılanıyordu.
Ahmed Bergusi (Facebook)
- Bir diğer isim Sea Food adlı restoranda 3 İsraillinin ölümüne neden olan intihar saldırısını gerçekleştiren silahlı kişiye yardım etmekten hüküm giyen Mazen el-Kadi.
- İkinci İntifada sırasında Tulkerim'de üst düzey bir El Fetih lideri olan Mansur Şerim 14 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 50 yıl hapis cezasına mahkum edildi.
Nail Ubeyd (WAFA)
- Bir Hamas ajanı olan Nail Ubeyd, 2003 yılında Kudüs'teki Magha Helil’e düzenlenen ve 7 İsraillinin öldüğü, 57 kişinin de yaralandığı saldırıyı gerçekleştirdi.
İsrail ordusu, Suriye’nin Kuneytra ilindeki birkaç köyü işgal ettihttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5229992-i%CC%87srail-ordusu-suriye%E2%80%99nin-kuneytra-ilindeki-birka%C3%A7-k%C3%B6y%C3%BC-i%C5%9Fgal-etti
İsrail ordusu, Suriye’nin Kuneytra ilindeki birkaç köyü işgal etti
İsrail ordusuna ait tanklar ve buldozerler, 19 Mart'ta Suriye'nin Kuneytra kentinin güneyindeki Ebu Diyab Askeri Üssü’nden geçerken (AFP)
Suriye ve İsrail'in Paris'te, askeri gerilimi azaltmak ve diplomasiye girişmek için ABD gözetiminde ortak bir iletişim mekanizması kurma konusunda anlaşmaya varmış olmalarına rağmen, İsrail Suriye topraklarını ihlal etmeye devam etti. İsrail ordusu dün, Suriye'nin Golan Tepeleri'ndeki Kuneytra ilinde birkaç köye girdi, es-Samedaniye eş-Şarkiye köyünde askeri kontrol noktası kurdu ve yoldan geçenlerin üstünü aradı.
Yerel kaynaklara göre iki Hilux ve Hummer aracından oluşan bir İsrail gücü, Berika köyü yönünde Bir Acim beldesine girdi, Bir el-Kabbas'ta yaklaşık on dakika durdu ve ardından bölgeden çekildi. Bu arada Suriye'nin resmi yayın kuruluşu El-İhbariyye, İsrail güçlerinin ‘Kuneytra kırsalındaki es-Samedaniye eş-Şarkiye köyünde üç araçtan oluşan bir askeri kontrol noktası kurduğunu ve yoldan geçenleri aradığını’ bildirdi.
Bu olay, İsrail ordusunun Kuneytra'nın doğusundaki el-Ahmer tepesinde mevzilenip İsrail bayrağını göndere çekerek, eski rejimin düşüşüne kadar Suriye'nin kontrolünde olan gözetleme noktaları ve siperler içeren ileri çatışma merkezleri olarak kabul edilen batı ve doğu el-Ahmar tepelerinin kontrolünü ele geçirmesinden birkaç gün sonra meydana geldi.
İsrail basını dün, ABD'nin himayesinde Paris'te düzenlenen Suriye-İsrail müzakerelerinin, ‘ABD'nin etkin katılımıyla sahada çatışmaları önlemeye yönelik bir koordinasyon mekanizması kurulması konusunda sınırlı bir mutabakat’ ile sonuçsuz kaldığını bildirdi. O tarihten bu yana önemli bir ilerleme kaydedilmedi.
İsrail gazetesi Ma'ariv, üst düzey bir İsrailli yetkilinin, İsrail'in pozisyonunun net ve tartışmaya kapalı olduğunu, Hermon (Şeyh) Dağı'ndan çekilmeyeceklerini söylediğini aktardı.
Yetkili, Suriye'nin güvenlik anlaşmasını İsrail'in çekilmesiyle ilişkilendirme talebinin, müzakerelerin teknik koordinasyon aşamasından öteye geçememesinin nedeni olduğunu vurguladı.
Kuneytra'nın batısındaki Tel el-Ahmer'deki İsrail askeri üssü (Facebook)
Araştırmacı ve siyasi analist Muhammed es-Süleyman, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, Paris'te yapılan son müzakere turunun, iki taraf arasındaki gerilimi azaltmayı ve İran destekli milislerin sınırdan geri dönmesini engelleyerek bölgedeki istikrara katkıda bulunacak bilgilerin paylaşılmasını amaçladığını söyledi.
Süleyman, müzakerelerin tıkanmasının nedeninin, İsrail'in Suriye topraklarında ihlallerinin yanı sıra Suriye’nin güneyi ve el-Cezire bölgesindeki devlet dışı aktörlere desteğini sürdürmesi olduğunu vurguladı.
Süleyman’a göre İsrail'in bu politikaları müzakerelerde baskı aracı olarak izlediğini, ancak bunun müzakerelerin başlaması konusunda anlaşma olasılığını zayıflatıyor.
İsrail ayrıca 8 Aralık 2024 tarihinden sonra işgal ettiği bölgelerden çekilmeyi reddediyor. Bu durum, ‘İsrail'in 8 Aralık öncesi sınırlarına tamamen çekilmesini’ ısrarla talep eden ve ‘bu sınırlar içinde bir tampon bölge kurulmasını ulusal egemenliğin ihlali’ olarak nitelendirerek reddeden Şam için kabul edilemez.
Suriyeli araştırmacı Süleyman, Şam'ın ‘bölgedeki gerilimi azaltmanın ve ihlalleri durdurmak amacıyla sınırlı bir güvenlik anlaşması yapmanın yanı sıra İsrail ile Suriye'nin güneyindeki ve Suriye'nin El-Cezire bölgesindeki devlet dışı aktörler arasındaki iletişimi durdurmak istediğini söyledi.
İsrail'in bu bağlantıları, Suriye devletinin istikrarını bozan aktörleri desteklemek için kullandığı göz önüne alındığında bu talebin doğal olduğuna işaret eden Süleyman, İsrail'in, ‘gerçek bir caydırıcı unsur olmaksızın’ ihlallerine devam etmek için ABD'nin desteğini kullandığının altını çizdi.
Hermon (Şeyh) Dağı'ndaki bir kontrol noktasının yanında duran bir İsrail askeri, 8 Ocak 2025 (AFP)
İsrail ordusu bir yılı aşkın bir süredir, neredeyse her gün Suriye topraklarını işgal etmeye devam ediyor. Özellikle Kuneytra vilayetinin kırsal kesiminde sınır hattı üzerinde bulunan köylerde kontrol noktaları kuruyor, yoldan geçenleri tutuklayıp sorguluyor, tarım arazilerini buldozerlerle yıkıyor ve ekinleri tahrip ediyorlar.
6 Ocak'ta, bilgi alışverişini koordine etmek, askeri gerilimi azaltmak ve diplomasi ve ticaret fırsatlarını değerlendirmek için ABD gözetiminde ortak bir iletişim mekanizması oluşturulması konusunda anlaşmaya varılmasına rağmen, İsrail'in uygulamaları azalmadı. Geçtiğimiz hafta Fransa'nın başkenti Paris’te Suriye, İsrail ve ABD temsilcilerinin katıldığı iki günlük yoğun görüşmelerin ardından yayınlanan üçlü bildiride böyle belirtildi.
Araştırmacı Muhammed Süleyman'a göre İsrail'in askeri kuleler ve karakollar inşa etmesi, bölgenin parçalanmasına katkıda bulunrken sınırların kontrolünü kolaylaştırıyor ve bölgeyi tek taraflı bir askeri bölgeye dönüştürüyor. Süleyman, İsrail'in sivillere ve Suriye'nin egemenliğine yönelik uygulamalarının şüphesiz ‘orta ve uzun vadede genişleme ve yerleşim korkularını artırdığını’ belirtti.
Öte yandan Suriye hükümetinden bir kaynak, bu ayın 5'inde İsrail ile müzakerelerin yeniden başlamasının ‘Suriye'nin müzakere edilemez ulusal haklarını geri kazanma konusundaki sarsılmaz kararlılığını teyit ettiğini’ açıkladı.
Suriye'nin güneyinde, İsrail sınırına yakın Kuneytra şehrindeki bir gözlem noktasında Birleşmiş Milletler Ateşkes Gözlemci Gücü (UNDOF) mensubu bir asker (AFP)
Görüşmelerde Suriye, İsrail ile arasında 1974'te imzalanan ‘Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşmasının’ yeniden yürürlüğe konmasını talep etti. Böylece Suriye'nin egemenliğini diğer tüm hususların üzerinde tutan ve Suriye'nin iç işlerine herhangi bir müdahalenin önlenmesini garanti eden adil bir güvenlik anlaşması çerçevesinde İsrail güçlerinin 8 Aralık 2024 tarihinden önceki konumlarına çekilmesi garanti edilecekti.
Suriye yetkilileri, Beşşar Esed rejiminin düşmesinden bu yana, ABD'nin arabuluculuğunda İsrailli yetkililerle bazı müzakereler gerçekleştirdi, ancak herhangi bir ilerleme kaydedilemedi. İsrail, Suriye topraklarında silahsız bir tampon bölge kurulmasında ısrar ederken, Şam bunu reddediyor.
Uluslararası toplum Lübnan'ın silahların devlet kontrolünde olması için başlattığı girişimi destekliyorhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5229973-uluslararas%C4%B1-toplum-l%C3%BCbnan%C4%B1n-silahlar%C4%B1n-devlet-kontrol%C3%BCnde-olmas%C4%B1-i%C3%A7in
Uluslararası toplum Lübnan'ın silahların devlet kontrolünde olması için başlattığı girişimi destekliyor
Bağlılık yemini eden Hizbullah üyeleri. (AP /Huseyin Malla)
Fransa'nın başkenti Paris'te 5 Mart'ta Lübnan ordusunu desteklemek için bir konferansın düzenleneceğinin duyurulması, meşru kurumların silahların devletle sınırlandırılması kararını uygulamaya koyma yönündeki uluslararası iradeyi yansıtıyordu.
Dün yapılan duyuru, Suudi Arabistan, ABD, Fransa, Mısır ve Katar temsilcilerinden oluşan beşli grubun desteğiyle uluslararası bir ivme kazandı. Bu adım, ordunun görevlerini, özellikle de Hizbullah'ın silahsızlandırılmasını tamamlamasını sağlamak için atılan bir adım olarak görüldü.
Konferans öncesinde, ihtiyaç ve gereklilikleri belirlemek üzere Lübnan ordusu komuta kademesi ile bağışçı ülkeler arasında toplantılar düzenlenmesi planlanıyor.
Buna karşın Hizbullah iç savaşla tehdit etti. Hizbullah Siyasi Konseyi Başkan Yardımcısı Mahmud Kamati yaptığı açıklamada, yetkililerin Litani Nehri’nin kuzeyi hakkındaki açıklamalarının ‘hükümetin kaos ve istikrarsızlığa, kimsenin memnun olmayacağı bir iç duruma ve belki de iç savaşa doğru gittiği anlamına geldiğini’ söyledi.
Şara: SDG, Halep'te bize saldırdı ve kurtuluş mücadelesini engellemeye çalıştıhttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5229942-%C5%9Fara-sdg-halepte-bize-sald%C4%B1rd%C4%B1-ve-kurtulu%C5%9F-m%C3%BCcadelesini-engellemeye-%C3%A7al%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1
Şara: SDG, Halep'te bize saldırdı ve kurtuluş mücadelesini engellemeye çalıştı
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş Şara (Arşiv- Reuters)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara dün yaptığı açıklamada, “SDG (Suriye Demokratik Güçleri) Halep'te bize saldırdı ve kurtuluş savaşını engellemeye çalıştı, ardından şehrin stratejik bölgelerine yayıldı” dedi.
Eş-Şara, haber kanallarında yayınlanan bir televizyon röportajında, "Kürt unsuru Suriye'deki durumla bütünleşmiş durumda ve Kürtlerin orduda, güvenlikte ve parlamentoda yer almasını istiyoruz, ancak PKK (Kürdistan İşçi Partisi) onları kalkınma fırsatlarından mahrum bırakmak istiyor" ifadelerini kullandı.
Suriye Devlet Başkanı, “SDG örgütünün sorunu, birden fazla lideri olması ve askeri kararlarının PKK örgütüyle bağlantılı olmasıdır” diyerek, “(SDG) Halep'te sivil ve ekonomik hayatı engelledi ve Nisan anlaşmasının şartlarına uymadı” şeklinde konuştu.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة