İsrail, Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını yeniden başlattı... 400'den fazla Filistinli hayatını kaybetti

İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki el-Ehli Baptist Hastanesi'ne düzenlediği saldırının ardından yakınlarının cenazelerinin etrafında duran Filistinliler, 18 Mart 2025. (AFP)
İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki el-Ehli Baptist Hastanesi'ne düzenlediği saldırının ardından yakınlarının cenazelerinin etrafında duran Filistinliler, 18 Mart 2025. (AFP)
TT

İsrail, Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarını yeniden başlattı... 400'den fazla Filistinli hayatını kaybetti

İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki el-Ehli Baptist Hastanesi'ne düzenlediği saldırının ardından yakınlarının cenazelerinin etrafında duran Filistinliler, 18 Mart 2025. (AFP)
İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki el-Ehli Baptist Hastanesi'ne düzenlediği saldırının ardından yakınlarının cenazelerinin etrafında duran Filistinliler, 18 Mart 2025. (AFP)

Günün gelişmeleri…

Gazze Şeridi'ndeki Sağlık Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, İsrail'in şafak vakti Gazze Şeridi'nde düzenlediği bir dizi şiddetli hava saldırısında hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısının ‘çoğu çocuk ve kadın olmak üzere’ 330'a yükseldiğini duyurdu.

Gazze Hastaneler Genel Müdürü Muhammed Zakut AFP'ye yaptığı açıklamada, “Sağlık Bakanlığı bu sabah çoğu çocuk ve kadın olmak üzere 412'den fazla şehit bildirdi” dedi. Zakut ayrıca, ‘yıkılan evlerin enkazı altında onlarca kayıp insan’ olduğunu da ifade etti.

Sağlık Bakanlığı, Gazze Şeridi'ne yönelik bir dizi şiddetli ve kanlı hava saldırısı sonucunda onlarcası ağır ve kritik durumda olmak üzere 440'tan fazla yaralı olduğunu açıkladı.

Diğer yandan İsrail ordusu, Gazze Şeridi'ndeki Hamas hedeflerine yoğun saldırılar düzenlediğini duyurdu.

İsrail ordusu bugün, Gazze Şeridi boyunca bir hava saldırısı dalgası başlatmasının ardından bölge sakinlerine Gazze'nin doğusunu tahliye etmelerini ve Gazze Şeridi’nin orta kesimine doğru yönelmelerini emretti.

Bugün yayınlanan emirler, İsrail'in yeniden kara harekâtı başlatabileceğine işaret ediyor.

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee, Gazze Şeridi'ndeki Beyt Hanun, Hirbet Huzaa, Abasan el-Kebira ve Abasan el-Cedide mahallelerinin sakinlerine bulundukları yerleri derhal boşaltmaları ve Gazze Şehri'nin batısı ile Han Yunus şehrine gitmeleri çağrısında bulundu.

Reuters'a konuşan üst düzey bir Hamas lideri, İsrail'in ateşkes anlaşmasını tek taraflı olarak sona erdirdiğini söyledi. Hamas tarafından yapılan açıklamada, “Netanyahu ve aşırılık yanlısı hükümeti, ateşkes anlaşmasını bozma kararı aldı ve Gazze Şeridi'ndeki esirleri bilinmeyen bir kaderle karşı karşıya bıraktı” denildi.

Yerinden edilen Filistinliler için kampa dönüştürülen bir okulun yıkılmış bölümünün kalıntılarına bakan bir adam, 18 Mart 2025. (AFP)Yerinden edilen Filistinliler için kampa dönüştürülen bir okulun yıkılmış bölümünün kalıntılarına bakan bir adam, 18 Mart 2025. (AFP)

Ordu saldırılarla ilgili daha fazla ayrıntı vermedi, ancak Başbakan Binyamin Netanyahu'nun ofisinden yapılan açıklamada, orduya ‘Hamas terör örgütüne karşı kararlı bir şekilde harekete geçme’ talimatı verildiği belirtildi.

Açıklamada, “Hamas'ın esirlerimizi serbest bırakmayı tekrar tekrar reddetmesi ve ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve arabuluculardan gelen tüm önerileri reddetmesinin ardından bu adım atıldı. Şu andan itibaren İsrail, Hamas'a karşı askeri gücünü arttırarak hareket edecek” ifadeleri yer aldı.

İsrail Washington'la istişarede bulundu

Öte yandan Beyaz Saray sözcülerinden biri Fox News'e yaptığı açıklamada, İsrail'in Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarla ilgili olarak ABD Başkanı Donald Trump yönetimiyle istişarede bulunduğunu söyledi.

İsrail Ordu Sözcüsü Avichay Adraee X platformunda yaptığı paylaşımda, ‘Başbakan ve hükümetin direktifleri doğrultusunda İsrail ordusu ve iç istihbarat servisi Şin-Bet'in Gazze Şeridi'ndeki Hamas terör örgütüne ait hedeflere geniş çaplı bir saldırı başlattığını’ ifade etti.

 Filistinliler bugün Han Yunus'ta bir eve düzenlenen İsrail hava saldırısının gerçekleştiği yeri incelerken, bir çocuk yıkılan evin enkazı üzerinde oturuyor. (Reuters)Filistinliler bugün Han Yunus'ta bir eve düzenlenen İsrail hava saldırısının gerçekleştiği yeri incelerken, bir çocuk yıkılan evin enkazı üzerinde oturuyor. (Reuters)

Şarku'l Avsat'ın ulaştığı sağlık görevlileri ve görgü tanıkları, İsrail saldırılarının Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Deyr el-Balah'ta üç evi, Gazze şehrinde bir binayı ve Han Yunus ile Refah'taki çeşitli hedefleri vurduğunu bildirdi. Gazze Şeridi’ndeki Sivil Savunma Müdürlüğü, İsrail'in Gazze'ye en az 35 hava saldırısı düzenlediğini açıkladı. Filistin televizyon kanalı El-Aksa TV, İsrail bombardımanının Gazze Şeridi'nde onlarca ev, cami, okul ve çadırı hedef aldığını bildirdi.

 İsrail'in bugün Gazze Şeridi'ndeki el-Ehli Baptist Hastanesi'ne düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir çocuğun cenazesini taşıyan bir adam (AFP)İsrail'in bugün Gazze Şeridi'ndeki el-Ehli Baptist Hastanesi'ne düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden bir çocuğun cenazesini taşıyan bir adam (AFP)

Biri İçişleri Bakanlığı'ndan olmak üzere iki Hamas kaynağı bugün AFP'ye yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi'ndeki Hamas hükümetinin polis ve güvenlik hizmetlerinden sorumlu İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Mahmud Ebu Vatfe’nin dün gece İsrail'in Gazze Şeridi'ne düzenlediği hava saldırılarında öldürüldüğünü söyledi.

Beş saat içinde yüzlerce ölü

Gazze Şeridi'ndeki Sağlık Bakanlığı, yaralı sayısının 440'ın üzerine çıktığını bildirdi.

Daha önce Gazze Şeridi'ndeki hükümet medya ofisinden yapılan açıklamada, İsrail saldırıları sonucunda Gazze Şeridi'nde beş saat içinde 322 kişinin öldüğü ve onlarca kişinin yaralandığı belirtilmişti. Açıklamada, son beş saat içinde İsrail saldırıları sonucunda bazı ailelerin tüm bireylerinin öldürüldüğü de belirtildi.

Sahadaki zor insani durum ve Gazze Şeridi'nin tüm bölgelerindeki yakıt eksikliği nedeniyle ulaşım sektörünün felç olmasından ötürü ölülerin büyük bir kısmının şu ana kadar hastanelere ulaşamadığına dikkat çekilen açıklamada, ‘soykırım suçlarında’ ölenlerin çoğunun kadın, çocuk ve yaşlılar olduğu belirtildi.

Gazze Şeridi'ndeki el-Ehli Baptist Hastanesi'nde İsrail saldırısında yaralanan akrabasının yanında ağlayan bir kadın, 18 Mart 2025. (AFP)Gazze Şeridi'ndeki el-Ehli Baptist Hastanesi'nde İsrail saldırısında yaralanan akrabasının yanında ağlayan bir kadın, 18 Mart 2025. (AFP)

Gazze Şeridi'ndeki hükümet medya ofisi, tıbbi malzeme ve insani yardım girişinin engellenmeye devam edilmesi sonucunda Gazze Şeridi'ndeki sağlık sisteminin çöktüğünü, bunun da hastanelerin çalışmasını durdurma ve yaralılara ve hastalara sağlık hizmeti verememe tehdidi yarattığını, ayrıca Gazze Şeridi'nin hayati sektörlerine yakıt girişinin engellenmesinin Gazze Şeridi'ni bir felaket bölgesi haline getireceğini açıkladı.

Medya ofisi, İsrail ordusunun bu acımasız ve iğrenç suçları işlemeye devam etmesini en güçlü ifadelerle kınadı. Ofis tarafından yapılan açıklamada, “İşgali, saldırıların tehlikeli yansımalarından tamamen sorumlu tutuyoruz. Büyük Filistin halkının bu suçlardan yılmayacağını ve İsrail işgali sona erene kadar kararlılığını ve meşru mücadelesini sürdüreceğini yineliyoruz” denildi.

 İsrail'in hava saldırıları sonucunda Han Yunus'un el-Mevasi bölgesinde yerlerinden edilen insanların kaldığı bir kampta çıkan yangın sonrası (Reuters)İsrail'in hava saldırıları sonucunda Han Yunus'un el-Mevasi bölgesinde yerlerinden edilen insanların kaldığı bir kampta çıkan yangın sonrası (Reuters)

Ofis, uluslararası toplumu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’ni, insan hakları ve insani yardım örgütlerini ‘bu vahşi katliamları durdurmak, çocuklara, kadınlara ve genel olarak sivillere yönelik saldırganlığa son vermek ve İsrail işgalinin liderlerini sorumlu tutmak için’ derhal harekete geçmeye çağırdı.

İsrail’in hava saldırılarından kısa bir süre önce İsrail müzakere heyetinin, Mısır’ın başkenti Kahire'den Hamas'la ateşkes anlaşmasının sonraki aşamaları ve esirlerin serbest bırakılması konusunda herhangi bir ilerleme kaydedemeden döndüğü haberleri basında yer almıştı. Hamas, ateşkesin yürürlüğe girdiği ocak ayından bu yana İsrail'in 150'den fazla Filistinliyi öldürdüğünü açıkladı.



Menfi, “siyaset sahnesinden dışlanma” korkusuyla Libya’nın çeşitli kesimlerine açılıyor

Menfi, pazar günü kendisiyle bir araya gelen Misrata'nın önde gelen isimleri ve din adamlarını kabul etti (Libya Başkanlık Konseyi)
Menfi, pazar günü kendisiyle bir araya gelen Misrata'nın önde gelen isimleri ve din adamlarını kabul etti (Libya Başkanlık Konseyi)
TT

Menfi, “siyaset sahnesinden dışlanma” korkusuyla Libya’nın çeşitli kesimlerine açılıyor

Menfi, pazar günü kendisiyle bir araya gelen Misrata'nın önde gelen isimleri ve din adamlarını kabul etti (Libya Başkanlık Konseyi)
Menfi, pazar günü kendisiyle bir araya gelen Misrata'nın önde gelen isimleri ve din adamlarını kabul etti (Libya Başkanlık Konseyi)

Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed el-Menfi, ABD’nin Başkanlık Konseyi başkanlığının Libya Ulusal Ordusu (LUO) Genel Komutan Yardımcısı Orgeneral Saddam Hafter’e devredilmesi ‘önerisi’ nedeniyle beklenen ‘siyaset sahnesinden dışlanma’ riskine karşı bir önlem niteliğinde görülen bir hamleyle son iki hafta boyunca farklı siyasi ve toplumsal kesimlerle görüşmelerini sıklaştırdı.

Menfi, ABD Başkanı Donald Trump'ın danışmanı Massad Boulos tarafından sunulduğu belirtilen önerinin açıklanmasından bu yana, alışılmadık bir şekilde askeri yetkililer, siyasetçiler ve silahlı grupların liderleriyle görüşmeler yapmaya başladı. Gözlemciler Menfi’nin bu hamlesini, ‘iktidarda kalmasını destekleyecek bir muhalefet cephesi oluşturma çabası’ olarak yorumladı.

Öneriye göre Menfi’nin yerine Saddam Hafter’in geçmesi öngörülürken Abdulhamid ed-Dibeybe, Geçici Ulusal Birlik Hükümeti'nin (UBH) başbakanı olarak kalacak. Ancak bu öneri, Devlet Yüksek Konseyi’nin (DYK) geçtiğimiz hafta düzenlenen toplantısında DYK Başkanı Muhammed Tekale ve üyelerinin çoğunluğu tarafından reddedildi.

Dibeybe ile Menfi arasındaki uçurumun genişlemesi bağlamında, Menfi pazar akşamı Trablus'ta Misrata şehrinin önde gelen isimleri ve din adamlarıyla ‘önemli’ olarak nitelendirilen bir görüşme gerçekleştirdi. Başkanlık Konseyi Başkanlığı Ofisinden yapılan açıklamaya göre toplantıda ‘güncel bir dizi ulusal mesele’ ele alındı.

gfb
Misrata şehrinin önde gelen isimleri ve din adamları, pazar günü Menfi ile bir araya geldi (Libya Başkanlık Konseyi)

Açıklamada, toplantıya katılanların, özellikle yolsuzlukla mücadele ve şeffaflık ile iyi yönetişim ilkelerinin güçlendirilmesi konularında, Menfi’nin çeşitli alanlarda yürüttüğü çabalara tam destek verdiklerini vurguladıkları belirtildi. Açıklamaya göre ayrıca, ‘kurumsal reformlara devam edilmesinin ve hesap verebilirlik ilkelerinin pekiştirilmesi gerektiğini’ vurguladılar.

Dibeybe’nin memleketi olan Misrata, Trablus ve Bingazi'den sonra Libya'nın üçüncü büyük şehri. Şehir, hem Dibeybe’yi destekleyenlerin hem de lideri olduğu UBH’nin görevden alınmasını talep edenler arasında ideoloji ve siyasi eğilimler açısından büyük farklılıklar barındırıyor.

Menfi’nin ofisi, Misrata'nın önde gelen isimlerinden oluşan heyetin, ‘yasal ve anayasal çerçeveler dışında yapılan herhangi bir düzenleme veya mutabakatı kesin olarak reddettiklerini’ aktardı. Bu hamle, ABD’nin Menfi’yi mevcut siyasi sahneden ‘dışlayacağı’ düşünülen önerisine bir gönderme niteliğindeydi. Bu tür uygulamaların istikrar sürecine doğrudan bir tehdit oluşturduğunu ve devlet inşasının temellerini sarsacağını belirten Misratalı heyet, ‘ülkenin birliğini ve kurumlarının korunmasını garanti eden meşru süreçlere sıkı sıkıya bağlı kalınması’ çağrısında bulundu.

Misrata’nın önde gelenleri, ABD'nin önerisine, ‘devletin askerileştirilmesi’ olarak nitelendirdikleri durumdan duydukları endişe ve ‘totaliter yönetimi reddetmeleri’ sebebiyle karşı çıkıyorlar. Bunun yanında dışarıdan dayatılan herhangi bir siyasi süreç veya uzlaşmaya karşı çıkarken, anayasal ve seçim yoluna bağlı kalınıyor.

Batı Libya'dan bir siyasi kaynak, önde gelen isimlerin tutumunu, Saddam Hafter’in Başkanlık Konseyi başkanlığını üstlenmesini reddetmelerine bağlıyor. Çünkü bunu özellikle LUO’nun 2019 yılının nisan ayında başkent Trablus'a düzenlediği saldırının yıldönümünde sivil devletin ihmal edilmesi ve ordunun güçlendirilmesi olarak görüyorlar.

Şarku’l Avsat’a konuşan siyasi kaynak, Dibeybe’nin ‘müttefiklerini, hassasiyetleri önlemek ve muhalifleri ikna etmek amacıyla, yeni Başkanlık Konseyi'nin merkezinin Trablus değil, Bingazi'de olması şartıyla, önerilen görevi üstlenmesi için Saddam'ı kabul etmeye ikna etmeye çalıştığını’ söyledi.

Misrata'nın önde gelenleri, bu haftanın başlarında yayınladıkları bir bildiride, 17 Şubat Devrimi ruhundan ve Libya halkının taleplerinden kaynaklanmayan hiçbir uzlaşmanın meşruiyetini yitirdiğini vurguladılar.

Bildiride referanduma gidilerek halka danışılması, adil parlamento seçimleri yoluyla meşruiyetin yenilenmesi ve ‘geçiş dönemi adaleti temellerine dayanan sivil devlet seçeneğine’ bağlı kalınması gerektiği vurgulandı.

Bildiride ayrıca Misrata'nın ‘halkının fedakarlıklarını küçümseyen veya 17 Şubat Devrimi ilkelerinden ödün veren hiçbir anlaşmanın tarafı olmayacağının’ altı çizildi.

UBH ve Başkanlık Konseyi, Menfi ve yardımcıları Musa el-Koni ile Abdullah el-Lafi'nin önderliğinde, Birleşmiş Milletler (BM) himayesinde Cenevre'de düzenlenen Libya Diyalog Forumu tarafından seçildikten sonra 5 Şubat 2021'de yürütme iktidarının başına geçti.

Menfi, özellikle Dibeybe’nin muhalifleri olarak görülen siyasetçiler, toplum liderleri, askeri yetkililer ve silahlı grupların komutanlarıyla bir araya geldi. Gözlemciler, Menfi’nin bu hamlesini ‘kendisini iktidardan uzaklaştırıp yerine Hafter'i getirecek öneriye karşı bir muhalefet cephesi oluşturmak’ olarak değerlendirdi.

Sudanlı yetkililerle gerçekleştirdiği görüşmelerle iktidardaki varlığını pekiştiren Menfi, Hindistan Başbakanı Narendra Modi tarafından Hindistan-Afrika Zirvesi'ne katılmak üzere davet edildi.

Menfi’nin ofisinden yapılan açıklamada, Başkanlık Konseyi Başkanı Menfi’nin dün sabah Hindistan Başbakanı Narendra Modi tarafından önümüzdeki mayıs ayı sonlarında başkent Yeni Delhi’de düzenlenmesi planlanan 4. Hindistan-Afrika Forumu Zirvesi’ne katılmak üzere resmi bir davet aldığı açıklandı. Davet, Hindistan’ın Trablus Büyükelçisi Muhammed Hafızurrahman tarafından Libya Başkanlık Konseyi Başkanı’na iletildi.

Menfi’nin ofisinden yapılan açıklamada bu davet, ‘uluslararası platformlarda Libya'nın varlığını güçlendirme ve özellikle Afrika ve Asya'daki uluslararası ortaklarla işbirliği bağlarını pekiştirme, böylece kalkınma çabalarını destekleme ve stratejik ortaklıkların ufkunu genişletme’ olarak değerlendirildi.

Menfi, pazar akşamı başkent Trablus'taki Konsey Başkanlığı merkezinde, Sudan Dışişleri Bakanı Muhyiddin Salim Ahmed ve ona eşlik eden resmi heyeti, Sudan'daki Trablus Büyükelçisi Fevzi Boumriz'in de hazır bulunduğu bir toplantıda kabul etmişti.

ewfd
Libya Başkanlık Konseyi Menfi pazar akşamı, Sudan Dışişleri Bakanı Muhyiddin Salim Ahmed’i kabul etti (Libya Başkanlık Konseyi)

Toplantıda, Libya'daki Sudanlı topluluğun durumu ve Sudan'daki mevcut krizin etkileri altında kalan Sudanlı mültecilerin durumu ele alınırken Sudanlı bakan, Libya devletinin tutumunun yanı sıra Sudanlılara sağladığı insani yardım ve destek için takdirlerini ifade etti.


İsrail Dışişleri Bakanı: Lübnan ile ilişkilerde ‘barış ve normalleşme’ istiyoruz

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar (DPA)
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar (DPA)
TT

İsrail Dışişleri Bakanı: Lübnan ile ilişkilerde ‘barış ve normalleşme’ istiyoruz

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar (DPA)
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar (DPA)

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar bugün yaptığı açıklamada, ülkesinin Lübnan ile ilişkilerde ‘barış ve normalleşme’ istediğini belirtti. Açıklama, iki ülke yetkilileri arasında Washington’da yapılması planlanan doğrudan görüşmeler öncesinde geldi.

Saar, basın toplantısında “Lübnan devletiyle barış ve normalleşmeye ulaşmak istiyoruz... İsrail ile Lübnan arasında büyük bir anlaşmazlık yok. Sorun Hizbullah” ifadelerini kullandı.

Lübnan ile İsrail, bugün ABD arabuluculuğunda onlarca yıllık çatışma geçmişini aşmayı hedefleyen diplomatik bir sürece giriyor. Bu kapsamda, ABD’de Lübnan’ın Washington Büyükelçisi Nada Hamade Muavvad ile İsrail’in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter arasında yüz yüze bir ön görüşme yapılması planlanıyor. Bu temasların, ilerleyen aşamada Güney Kıbrıs’ta gerçekleştirilebilecek müzakerelere zemin hazırlaması bekleniyor.

Washington’da yürütülen yoğun temaslarda, Lübnan-İsrail hattının ABD-İran dosyasından ayrıştırılması hedefleniyor. ABD Başkanı Donald Trump yönetimini temsilen arabuluculuk sürecinde, ABD’nin Lübnan Büyükelçisi Michel Issa ile Dışişleri Bakanlığı Politika Planlama Ofisi Direktörü Michael Needham görev alıyor. Needham’ın, Dışişleri Bakanı Marco Rubio’ya yakın bir isim olduğu ve daha önce Rubio’nun Senato’daki görevleri sırasında uzun yıllar danışmanlığını yaptığı belirtiliyor.

Tarafların müzakere şartlarında ise önemli görüş ayrılıkları bulunuyor. Beyrut yönetimi, önceliğin kapsamlı bir ateşkes sağlanması, İsrail’in güneyde işgal ettiği bölgelerden çekilmesi ve Lübnan ordusunun çatışma alanlarına konuşlandırılması olduğunu vurgularken, ardından siyasi sürece geçilmesini savunuyor. İsrail ise müzakerelerin çatışmalar sürerken yürütülmesini ve ilk adım olarak Hizbullah’ın silahsızlandırılmasını şart koşuyor. Bu durumun, görüşmeler başlamadan sürecin çıkmaza girebileceği yönünde değerlendirmelere yol açtığı ifade ediliyor.


Hizbullah, Lübnan ve İsrail arasında bugün yapılması planlanan müzakerelerin iptal edilmesini talep etti

İran'ın başkenti Tahran'da 29 Temmuz 2024'te yayınlanan bir fotoğrafta, o dönemde Hizbullah Genel Sekreter Yardımcısı olan Naim Kasım bir toplantı sırasında (DPA)
İran'ın başkenti Tahran'da 29 Temmuz 2024'te yayınlanan bir fotoğrafta, o dönemde Hizbullah Genel Sekreter Yardımcısı olan Naim Kasım bir toplantı sırasında (DPA)
TT

Hizbullah, Lübnan ve İsrail arasında bugün yapılması planlanan müzakerelerin iptal edilmesini talep etti

İran'ın başkenti Tahran'da 29 Temmuz 2024'te yayınlanan bir fotoğrafta, o dönemde Hizbullah Genel Sekreter Yardımcısı olan Naim Kasım bir toplantı sırasında (DPA)
İran'ın başkenti Tahran'da 29 Temmuz 2024'te yayınlanan bir fotoğrafta, o dönemde Hizbullah Genel Sekreter Yardımcısı olan Naim Kasım bir toplantı sırasında (DPA)

Hizbullah dün, Lübnan ve İsrail arasında bugün yapılması planlanan görüşmelerin iptal edilmesi çağrısında bulundu. Genel Sekreter Naim Kasım, bu tür görüşmeleri "faydasız" olarak nitelendirdi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Kasım televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Gaspçı İsrail varlığıyla müzakereleri reddediyoruz. Bu müzakereler faydasızdır" diyerek "bu müzakere toplantısının iptal edilmesini" istedi.

Lübnan ve İsrail'in ABD büyükelçilerinin bugün ABD yönetiminin himayesinde bir araya gelmesi planlanıyor.

Kasım, İsrail ile doğrudan müzakerelere başlamadan önce "Lübnan'ın içeride anlaşması ve uzlaşması" gerektiğinin altını çizerek, "Hiç kimsenin, ülkenin çeşitli bileşenleri arasında iç uzlaşma olmadan Lübnan'ı bu yola sokma hakkı yoktur ve bu da gerçekleşmemiştir" uyarısında bulundu.

Lübnan yetkilileri, bu görüşmelerin öncelikle 2 Mart'tan beri devam eden savaşta ateşkes sağlamayı amaçladığını söylüyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu iki şart öne sürdü: Hizbullah'ın silahsızlandırılması ve gerçek bir barış anlaşmasının sağlanması.

Savaş, Hizbullah'ın İran Yüksek Lideri Ali Hamaney'in suikastına misilleme olarak İsrail'e roket fırlatmasının ardından patlak verdi. Lübnan Sağlık Bakanlığı'na göre, İsrail hava saldırılarında o zamandan beri 2 bin 89 kişi öldü.

Kasım ayrıca, “Direnişteki kararımız dinlenmemek, durmamak, teslim olmamaktır ve savaş alanının kendisi konuşacaktır” dedi.

“Biz teslim olmayacağız” ve “Son nefesimize kadar sahada kalacağız” diye belirtti. Bu sözler, Hizbullah savaşçılarının İsrail ordusuyla çatışmalar içinde olduğu ve İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki sınır bölgelerine ilerlediği bir dönemde geldi.