Kaynaklar: Kaani, Iraklı grupları ‘Amerikalıları kışkırtmamaları’ konusunda uyardı

Husiler, Koordinasyon Çerçevesi’nin tavsiyesi üzerine Bağdat'ın merkezindeki karargâhlarını kapattı

İran, Iraklı gruplara Amerikalılara ve İsraillilere karşı silahlı eylemleri durdurmalarını söyledi. (Reuters)
İran, Iraklı gruplara Amerikalılara ve İsraillilere karşı silahlı eylemleri durdurmalarını söyledi. (Reuters)
TT

Kaynaklar: Kaani, Iraklı grupları ‘Amerikalıları kışkırtmamaları’ konusunda uyardı

İran, Iraklı gruplara Amerikalılara ve İsraillilere karşı silahlı eylemleri durdurmalarını söyledi. (Reuters)
İran, Iraklı gruplara Amerikalılara ve İsraillilere karşı silahlı eylemleri durdurmalarını söyledi. (Reuters)

Güvenilir kaynaklar Şarku’l Avsat'a, İran'ın Irak'taki Şii grupların liderlerine gönderdiği ve Amerikalılar ile İsraillileri kışkırtmamaları yönünde kesin talimatlar içeren mektubun içeriğini açıkladı. Mektupta Bağdat'a, Yemen'deki Husileri hedef alan saldırılara benzer saldırılar düzenlenebileceği uyarısında bulunuldu.

Tahran'a bağlı Iraklı grupların, uluslararası baskı ve ABD'nin Husilere yönelik saldırıları nedeniyle haftalardır düşmanca faaliyetlerinde gözle görülür bir azalma yaşandı.

Kaynaklar, Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani'nin Irak'a yaptığı son ziyaret sırasında İran yönetiminden bir mesaj taşıdığını söyledi.

Kaani, hizip liderlerini ‘ABD ordusunun Husi tesislerine yönelik saldırılarının Bağdat'ta hızla geri tepebileceği’ konusunda uyardı.

Iraklı gruplara ‘bu hassas aşamada herhangi bir askeri faaliyette bulunmamaları’ çağrısında bulunan Kaani, ‘silahlı gösterileri durdurmak ya da azaltmak için daha fazla önlem alınması’ gerektiğini belirtti.

Bir Şii örgüt komutanının “Tek bir kıvılcım Irak'ta bir cephe açabilir” dediğini aktaran kaynaklar şu ifadeleri kullandı: “Kaani, İran yönetiminden Iraklı taraflara, Amerikalılara ya da İsraillilere yönelik her türlü provokasyondan kaçınmaları yönünde kesin talimatlar iletti. Iraklı grupların liderleri aylardır karşı karşıya kaldıkları baskıların yoğunluğu nedeniyle bu mesajla rahatladılar.”

Kaynaklar, “Tahran, grupların Husileri desteklemek için sahada tepki göstermesi halinde Amerikalıların Irak içindeki hedeflere saldırı düzenlemekten çekinmeyeceğini değerlendiriyor” dedi.

Kaani'nin geçen hafta Bağdat'ı ziyaret ettiği ve Koordinasyon Çerçevesi'ndeki siyasetçiler ve silahlı grupların liderleriyle görüştüğü bildirildi.

Kaani'nin Bağdat ziyaretleri genellikle gizlilikle yürütülüyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu seferki görüşmelerinin merkezinde Tahran yanlısı grupların temsilcileri ve iktidardaki koalisyonun önde gelen liderleri yer aldı.

scdf
ABD ordusu, Yemen'de Husileri ortadan kaldırmaya yönelik operasyonun devam ettiğini doğruladı. (Reuters)

Haberlerde Kaani'nin ‘Tahran'ın Bağdat'taki müttefiklerinin ABD tarafından baskı görmesi halinde onları destekleme taahhüdünü’ yenilediği iddia edildi.

Husiler Bağdat'taki karargâhlarını kapattı

Eş zamanlı bir gelişme olarak kaynaklar Yemenli Husilerin Bağdat'ın merkezinde, Yeşil Bölge yakınlarındaki lüks bir mahallede bulunan stratejik bir karargâhı boşalttığını doğruladı.

Şarku’l Avsat'a konuşan kaynaklar, Koordinasyon Çerçevesi'nden Şii bir partinin Husilere kolaylık sağlama görevini üstlendiğini ve karargâhı 2023'ün başlarında açmalarına yardımcı olduğunu söyledi.

Karargâhta örgütün lideri Abdulmelik el-Husi lehine sloganlar ve pankartlar asıldığını belirten kaynaklar, ‘karargâhın Bağdat'taki ticari ve medya faaliyetlerini denetlediğini ve Aksa Tufanı Operasyonu’ndan sonra etkinliğinin arttığını’ bildirdi.

Son olarak, uluslararası baskının artması ve ABD'nin Husilere yönelik saldırılarının başlamasıyla birlikte, grup Bağdat'taki bu karargâhı ‘Şii bir gruptan sert bir tonda gelen tavsiye üzerine’ kapattı.

Kaynaklar, ‘örgütün, Bağdat'ta herhangi bir provokatif faaliyetin durdurulması için Şii bir konsensüs olduğunu tespit ettikten sonra karargâhın kapatılması ve boşaltılması talebine yanıt verdiğini’ kaydetti.

Kaynaklar, Koordinasyon Çerçevesi'nden gelen baskıların yoğunlaşmasının ardından Husilerin Bağdat'ta ve Irak'ın güneyindeki başka bir şehirde bulunan diğer iki karargâhını da kapatabileceğini doğruladı.

Irak hükümeti, Foreign Policy dergisinin bir haberine cevaben, Husilerin Diyala vilayetindeki (Irak'ın doğusu) el-Halis bölgesinde üyelerini eğitmek için bir kamp kullandığı yönündeki haberleri yalanladı.

ABD Savunma Bakanlığı’ndan (Pentagon) yapılan açıklamaya göre ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth 18 Mart 2025 tarihinde Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ile ‘ABD ticaretine yönelik Husi tehdidini ortadan kaldırmayı ve seyrüsefer özgürlüğünü yeniden tesis etmeyi’ amaçlayan askeri operasyonları görüştü.

Yemen hükümeti ise ‘Husi milisleriyle bağlantılı unsurların herhangi bir ülkedeki hareketlerinin izlendiğini ve Arap ulusal güvenliğine zarar veren faaliyetlerinin takip edildiğini’ bildirdi.

Şarku’l Avsat'a açıklama yapan Yemen Enformasyon Bakanı Muammer el-İryani, Yemen hükümetinin ‘Iraklı kardeşlerinin endişe ve ilgisini takdir ettiğini’ söyledi.

El-İryani, Irak hükümetine ‘Husi milislerinin Irak topraklarındaki her türlü medya, siyasi ya da lojistik faaliyetine karşı kararlı bir şekilde durma ve Irak'ın Yemen'in ya da bölgenin güvenliğini tehdit eden hiçbir oluşum için bir platform ya da sığınak olarak kullanılmamasını sağlamak için net adımlar atma’ çağrısında bulundu.

El-İryani, Yemen hükümetinin ‘Irak'ın, İran'ın bölgedeki vekil güçleri aracılığıyla dayatmaya çalıştığı kaos denkleminin bir parçası olmasına izin vermeyeceğinden emin olduğunu’ belirtti.

Geçen hafta başından bu yana ABD uçakları, başkent Sana ile Saada, el-Beyda ve el-Cevf vilayetlerinde Husi mevzilerini hedef alan bir dizi saldırı düzenledi.

ABD Başkanı Donald Trump, Husileri tamamen yok etme sözü verdi ve İran'ı onları desteklemeye devam etmemesi konusunda uyardı. Ancak örgüt Kızıldeniz'deki ABD savaş gemilerini hedef almaya devam edeceğini söylüyor.



Hamas'ın silahları birkaç gün içinde arabulucuların masasında olacak

Filistinli bir çocuk, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat kampında yıkılmış binaların yakınındaki bir tarladan çiçek topluyor (Arşiv-AFP)
Filistinli bir çocuk, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat kampında yıkılmış binaların yakınındaki bir tarladan çiçek topluyor (Arşiv-AFP)
TT

Hamas'ın silahları birkaç gün içinde arabulucuların masasında olacak

Filistinli bir çocuk, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat kampında yıkılmış binaların yakınındaki bir tarladan çiçek topluyor (Arşiv-AFP)
Filistinli bir çocuk, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ın kuzeyinde bulunan Nuseyrat kampında yıkılmış binaların yakınındaki bir tarladan çiçek topluyor (Arşiv-AFP)

Gazze'de Filistinli gruplar içindeki kaynaklar Şarku’l Avsat'a, Hamas ile silah meselesi konusunda "genel istişarelerin" devam ettiğini doğruladı. Bir kaynak, "özellikle Gazze Şeridi'ndeki hükümet operasyonlarının (Gazze İdari Komitesi'ne) devredilmesiyle birlikte, grupların silahları konusunda arabulucularla daha ciddi görüşmelerin önümüzdeki günlerde başlayacağını" ifade etti.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas ve diğer grupların silahsızlandırılmasını ateşkesin ikinci aşamasının uygulanması için temel bir koşul olarak görürken, Filistin hareketi silahlarının akıbetini bu konuda "ulusal bir uzlaşmaya" bağlıyor.

Hamas'tan bir kaynak Şarku’l Avsat'a, silahların akıbeti konusunun "kamuoyu istişareleri" aşamasında olduğunu söyledi.

Kaynaklar, "kapsamlı ve kapsayıcı bir ulusal çerçeve" oluşturulmasının gerekliliğini vurguladı. Ayrıca, "Filistinli gruplarla bazı istişarelerin yapıldığını ve bu konuyu ele alacak ciddi görüşmeler sırasında arabuluculara sunulmak üzere bir önerinin hazırlandığını" vurguladılar.


Halep, savaşın tozunu üzerinden atarak iddialı projelerle eski canlılığına kavuşuyor

Restorasyon ve işletmeye açılmasının ardından çarşılardan biri (Şarku'l Avsat)
Restorasyon ve işletmeye açılmasının ardından çarşılardan biri (Şarku'l Avsat)
TT

Halep, savaşın tozunu üzerinden atarak iddialı projelerle eski canlılığına kavuşuyor

Restorasyon ve işletmeye açılmasının ardından çarşılardan biri (Şarku'l Avsat)
Restorasyon ve işletmeye açılmasının ardından çarşılardan biri (Şarku'l Avsat)

Suriye'nin Halep şehri, savaş ve depremin tozunu üzerinden atıyor ve özellikle iddialı projelerle tarihi çarşısında yavaş yavaş eski canlılığını ve ruhunu yeniden kazanıyor.

UNESCO tarafından koruma altına alınan bu tarihi çarşı, Bab Antakya'dan Halep Kalesi civarına kadar uzanan onlarca çarşıyı içerir. Memlük, Zengi ve Osmanlı dönemlerine ait hamamlar ve kervansaraylara ev sahipliği yapar; her bir çarşının belirli bir zanaat veya emtia konusunda uzmanlaşmış olmasıyla öne çıkar.

Kültür Bakanlığı ve uluslararası ortaklar, 2018'den bu yana restorasyon projeleri başlattı; bu projeler arasında 40 çarşıdan 13'ünün yeniden açılması ve yüzlerce dükkanın sahiplerine iade edilmesi yer alıyor. Bu çalışmalarda orijinal taşlar ve yetenekli el işçiliği kullanılıyor.

Mimar Fatima Hulendi Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, Halep'in tarihi çarşısının estetiği ve benzersizliği hakkında coşku ve gururla konuşuyor ve "El-Sakatiyye 1" çarşısrının, Bab Antakya'dan Suk el-Zerb'e uzanan düz bir hat üzerinde yer alması nedeniyle Halep'teki eski çarşılar için hayati bir damar olduğunu belirtiyor.


İran ile ABD arasında tırmanan gerilimde Irak nerede duruyor?

Bağdat’ta Yeşil Bölge dışında, 28 Ocak Çarşamba akşamı Nuri el-Maliki destekçileri, ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamalarını protesto etti (AFP)
Bağdat’ta Yeşil Bölge dışında, 28 Ocak Çarşamba akşamı Nuri el-Maliki destekçileri, ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamalarını protesto etti (AFP)
TT

İran ile ABD arasında tırmanan gerilimde Irak nerede duruyor?

Bağdat’ta Yeşil Bölge dışında, 28 Ocak Çarşamba akşamı Nuri el-Maliki destekçileri, ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamalarını protesto etti (AFP)
Bağdat’ta Yeşil Bölge dışında, 28 Ocak Çarşamba akşamı Nuri el-Maliki destekçileri, ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamalarını protesto etti (AFP)

Irak sahnesinde derin bir siyasi kriz, ülkenin iç işlerine yönelik açık bir ABD müdahalesi ve komşu İran’da olası bir savaş riski bulunuyor. Bu tablo karşısında, Irak’ın geçmişte yaşadığı ve ancak kısmen toparlanabildiği yeni bir istikrarsızlık sürecine yeniden sürüklenip sürüklenmeyeceği sorusu gündeme geliyor.

Yıllar boyunca ülkeyi yıkım ve kaosa sürükleyen çatışmaların ardından Irak son dönemde görece bir istikrar yaşamaya başladı. Ancak siyasi alandaki derin görüş ayrılıkları ve İran ile ABD arasındaki ilişkilerde denge kurmanın zorluğu, bu kırılgan istikrarı tehdit etmeyi sürdürüyor.

Bağdat’ta hükümet kurma süreci, çoğu zaman Tahran ve Washington’un çıkarları ile siyasi nüfuzundan etkilenen karmaşık bir süreç olarak öne çıkıyor. ABD Başkanı Donald Trump, bu hafta yaptığı açıklamada, eski Başbakan Nuri el-Maliki’nin yeniden iktidara gelmesi hâlinde Washington’un Bağdat’a yönelik tüm desteğini keseceğini dile getirdi. ABD yönetiminden bazı temsilcilerin de kulislerde Iraklı siyasetçiler üzerinde aynı yönde baskı kurduğu belirtiliyor.

erregt
ABD Başkanı Donald Trump (AP)

Siyaset analisti İhsan eş-Şemmeri’ye göre“Başkan Trump’ın yönetimi İran ile Irak arasında bir ayrım yapmıyor; iki ülkeyi tek bir dosya olarak ele alıyor ve aralarında net bir çizgi çekmiyor.”

Kasım ayında yapılan parlamento seçimlerinin ardından yaşanan uzun siyasi çekişmeler sonrasında, Tahran’a yakın Şii partileri bünyesinde barındıran ve parlamentodaki en büyük blok konumundaki Koordinasyon Çerçevesi, cumartesi günü Nuri el-Maliki’yi yeni hükümetin başbakanlığına aday gösterdiğini duyurdu.

75 yaşındaki Maliki, 2006-2014 yılları arasında iki dönem başbakanlık yapmış; bu süreçte ABD askerlerinin Irak’tan çekilmesi, mezhep temelli şiddetin tırmanması ve DEAŞ’ın ülkenin geniş kesimlerini ele geçirmesi gibi kritik gelişmeler yaşanmıştı. İkinci döneminde Washington ile ilişkileri soğurken, İran ile bağları güçlenmişti.

Trump, salı günü Truth Social platformundan yaptığı paylaşımda Maliki’yi “son derece kötü bir seçenek” olarak nitelendirerek, “çılgın politikaları ve ideolojisi” nedeniyle seçilmesi hâlinde ABD’nin Irak’a gelecekte hiçbir yardım sağlamayacağını söyledi.

dwfrgty6
Nuri el-Maliki (Reuters)

AFP’nin Koordinasyon Çerçevesi’ne yakın bir kaynağa dayandırdığı habere göre Trump’ın açıklamalarının ardından ittifak içinde önümüzdeki döneme ilişkin yoğun görüşmeler yürütülüyor. Siyasi kaynaklar, ittifak içinde bir bölünme yaşandığını; bazı liderlerin Irak’ı Trump’ın tehditlerinden korumak için Maliki’ye geri çekilme çağrısı yaptığını, bazılarının ise ABD müdahalesini reddederek tutumlarını sürdürmekte ısrar ettiğini aktarıyor.

Maliki’ye yakın bir Iraklı yetkili ise, Maliki’nin ABD yönetimiyle “çatışma arayışında olmadığını”, ekibinin Washington ile “uzlaşı yolları bulmaya çalıştığını” söyledi. Yetkili, “Durum zor ama imkânsız değil; bunun için zamana ihtiyaç var” dedi.

ABD’nin nüfuzu

ABD, Irak üzerinde önemli bir nüfuza sahip. Özellikle Irak’ın petrol ihracatından elde edilen gelirlerin, 2003’te Saddam Hüseyin rejimini deviren ABD işgalinin ardından yapılan bir düzenleme uyarınca New York’taki ABD Merkez Bankası’nda tutulması bu etkinin başlıca unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.

Son yıllarda birçok ABD’li şirket Irak’ta büyük ölçekli yatırımlara imza atarken, Washington ile iyi ilişkilere sahip olan Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani hükümeti de özellikle ülke gelirlerinin yaklaşık yüzde 90’ını sağlayan petrol sektöründe yeni yatırımlar çağrısı yapıyor.

fgt
Muhammed Şiya es-Sudani (DPA)

Koordinasyon Çerçevesi’ne yakın kaynak, Maliki’nin yeniden başbakan olması hâlinde Trump’ın Irak’a yönelik yaptırımlar uygulamasından ciddi endişe duyulduğunu belirtti. Ekonomik büyümede zorluklar yaşayan Irak için, daha önce İran’a yaptırımları delmeye yardımcı olmakla suçlanan Iraklı kuruluşlara yaptırım uygulayan ABD’nin yeni cezai adımlar atması büyük bir risk olarak görülüyor.

Şemmeri, Irak’ın bir sonraki hükümette “İran merkezli bir çizgide ilerlemesi” durumunda ülkenin “büyük bir kırılma noktasına” sürükleneceğini, bunun da Trump’ın uyguladığı “azami baskı politikası” kapsamında ekonomik ve mali alanları kapsayan bir izolasyona yol açabileceğini ifade ediyor.

İran’da savaş ihtimali

Irak için komşu İran’ı denklemin dışında tutmak zor görünüyor. Özellikle Tahran’ın, son yirmi yılda bölgesel nüfuzunu genişletmede kilit rol oynayan Irak’taki kazanımlarını koruma çabası ve Gazze savaşı sonrası bölgedeki müttefiklerinin ağır kayıplar vermesi bu durumu daha da karmaşık hâle getiriyor.

Tahran, yıllardır Irak’ta; başbakanların belirlenmesinde etkili olan Şii partiler veya direniş ekseninin bir parçası olan ve ABD ile İsrail karşıtı silahlı gruplar aracılığıyla belirleyici bir etkiye sahip. Bu gruplar, İran’ı savunmak için müdahalede bulunacaklarını sık sık dile getirmiş olsa da, örneğin haziran ayında 12 gün süren İsrail-İran çatışmasında fiilen devreye girmediler.

Trump’ın İran’a yönelik askeri müdahale tehdidini yinelemesi ve Tahran’ın “ezici bir karşılık” sözü vermesi üzerine, bu hafta Irak’taki iki önde gelen silahlı grup olan “Hizbullah Tugayları” ve “Nüceba Hareketi”, İran’a destek amacıyla “kapsamlı savaşa” hazır olduklarını açıkladı ve “düşmanlara” karşı “intihar operasyonları” için gönüllü başvuru merkezleri kurduklarını duyurdu.

Şemmeri, ABD’nin İran’a yönelik olası bir savaşının Irak’ı “bir savaş alanına, bir misilleme platformuna ya da askeri baskı sahasına” dönüştürebileceği uyarısında bulunuyor. Washington’un “İran rejimini devirmek, dini lider Ali Hamaney’i hedef almak ve askeri saldırı düzenlemek” yönündeki tehditlerinin Irak iç siyasetinde her düzeyde güçlü yankılar uyandıracağını belirtiyor.

Şemmeri’ye göre İran’da rejimin çökmesi hâlinde Irak’taki müttefik güçler askeri ve siyasi düzeyde “varoluşsal bir mücadeleye” girmek zorunda kalacak. Bu durumun ise Irak’ta siyasi sistemin yeniden şekillendiği yeni bir senaryonun önünü açabileceği ifade ediliyor.