İsrail, Gazze Şeridi'nde ‘geniş alanları’ ele geçirdiğini duyurdu

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (DPA)
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (DPA)
TT

İsrail, Gazze Şeridi'nde ‘geniş alanları’ ele geçirdiğini duyurdu

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (DPA)
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (DPA)

Gazze Şeridi’ndeki Sivil Savunma Müdürlüğü'ne göre İsrail'in dün Gazze Şeridi'ne düzenlediği hava saldırısında aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu en az 23 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından İsrail, Gazze Şeridi'nin ‘geniş alanlarını’ ele geçirdiğini ve bölgeyi ‘daha küçük ve izole’ hale getirdiğini duyurdu.

Şarku’l Avsat’ın AFP'den aktardığına göre İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz tarafından yapılan açıklama, İsrail ile Hamas arasında 15 ay süren yıkıcı bir savaşın ardından 19 Ocak'ta yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması için yapılan müzakerelerdeki anlaşmazlıklar sonrası İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne yönelik ağır bombardımana yeniden başlamasından haftalar sonra geldi.

Katz, İsrail'in Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus ve Refah şehirlerini ayırmak için kısa süre önce inşa ettiği Morag Koridoru’nu ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, “Geniş alanlar ele geçiriliyor ve buralara İsrail güvenlik bölgelerine dahil edilerek Gazze Şeridi'nin alanı daraltılıyor ve daha da izole ediliyor” dedi.

Gazzelilerin ‘savaş bölgelerini boşalttığını’ da belirten Katz, Gazze halkını Hamas'ı devirmeye ve esirleri geri vermeye çağırdı.

“Savaşı sona erdirmenin tek yolu bu” diyen Katz, ‘esirler serbest bırakılana ve Hamas yenilgiye uğratılana kadar Gazze Şeridi’nde daha şiddetli çatışmalar yaşanacağı’ sözünü verdi.

Katz, İsrail'in, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze sakinlerinin ‘gönüllü göçü’ planını uygulamak için çalıştığını kaydetti.

İsrail dün Gazze Şeridi’ni bombalamaya devam etti.

Sivil Savunma Müdürlüğü'ne göre İsrail'in dün Gazze Şeridi'ne düzenlediği hava saldırısında aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu en az 23 kişi hayatını kaybederken, İsrail bir Hamas liderini hedef aldığını duyurdu.

Sivil Savunma Müdürlüğü Sözcüsü Mahmud Basal AFP'ye yaptığı açıklamada, saldırının Gazze şehrinin harap olmuş Şucaiyye mahallesindeki bir ‘yerleşim bloğunu’ hedef aldığını söyledi.

Şucaiyye sakini 26 yaşındaki Eyyub Selim, hedef alınan evin ‘yerinden edilmiş insanların çadırlarıyla dolu bir bölgede birkaç komşu evle birlikte dört katlı bir bina’ olduğunu anlattı ve ‘füzelerin tüm bölgeyi sarstığını’ bildirdi.

Selim, “Dehşet verici ve tarif edilemez bir manzaraydı… Her yeri dolduran toz ve yıkımın yanı sıra insanların çığlıkları, paniği ve şehitlerin kalıntıları...” ifadelerini kullandı.

Saldırıda 23 kişinin hayatını kaybettiğini ve ‘çoğu çocuk ve kadın olmak üzere’ 50'den fazla kişinin yaralandığını belirten Basal, cesetlerin çıkarılması için enkaz arasında arama çalışmalarının sürdüğünü kaydetti.

AFP'nin sorusuna yanıt veren İsrail ordusu, saldırının ‘bölgede terör saldırıları planlamak ve gerçekleştirmekten sorumlu üst düzey bir Hamas teröristini hedef aldığını’ söyledi. İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada, “Sivillere verilen zararı en aza indirmek için çok sayıda adım atıldı” denildi.

Ölü ve yaralılar kuşatma altındaki Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Eski Şehir'de bulunan Baptist Hastanesi'ne kaldırıldı.

Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı Sözcüsü, ordunun Şucaiyye mahallesini ‘büyük füzelerle’ bombalamasının ardından ‘Baptist Hastanesi'nde kan sıkıntısı’ yaşandığını bildirdi.

Filistin Dışişleri Bakanlığı, ‘Şucaiyye katliamını’ kınadı ve ‘soykırımı durdurmak için uluslararası hukuka uygun uluslararası eylem’ çağrısında bulundu.

Filistin Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, bu saldırının ‘İsrail'in Filistin halkını topluca öldürme ve onları işgal gücüyle göçe zorlayarak Gazze Şeridi'ndeki varlıklarının temellerini yok etme konusundaki resmi ısrarını’ temsil ettiği belirtildi.

Hamas, ‘savunmasız Filistin halkına karşı, saldırganlığın ortağı olan ABD yönetiminin tam desteğiyle devam eden bu katliamların uluslararası toplumun alnında bir leke olduğunu’ belirterek, ‘bunların hesapsız kalmayacağı ve tarihe karışmayacağı, tarihin sessiz kalan ve Siyonist savaş suçlularıyla iş birliği yapan herkesten hesap soracağı’ sözünü verdi.

Yeni teklif yok

İsrail 18 Mart'ta Gazze Şeridi'ne yönelik askeri saldırı ve operasyonlarını yeniden başlatarak Hamas ile iki aydır devam eden kırılgan ateşkesi sona erdirdi.

O tarihten bu yana İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin kuzey, güney ve orta kesimlerinde bir dizi tahliye emri yayınlayarak bölge sakinlerini yaklaşan saldırılara karşı uyardı. Bu uyarıları genellikle ağır bombardıman takip etti.

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki bombardımandan kaçarak merkezdeki ez-Zuvayide'de bir çadıra sığınan Mahmud Hüseyin, “Bize tahliye etmemizi söylüyorlar ama nereye gideceğiz?” diye sordu.

Birleşmiş Milletler (BM) pazartesi günü yaptığı açıklamada, son üç hafta içinde yaklaşık 400 bin Gazzelinin yerinden edildiğini bildirdi.

Hamas tarafından yönetilen Sağlık Bakanlığı, İsrail'in yeni operasyonlarında en az bin 482 Filistinlinin hayatını kaybettiğini ve Hamas’ın 7 Ekim 2023'te İsrail'in güneyine saldırmasının ardından Gazze Şeridi'nde başlayan savaşta yaşamını yitirenlerin sayısının 50 bin 846'ya ulaştığını açıkladı.

AFP'nin İsrail'in resmi verilerinden aktardığına göre Hamas saldırısında çoğu sivil bin 218 kişi öldü.

Ateşkesi yeniden başlatma çabaları şu ana kadar başarısız oldu.

Hamas Siyasi Büro Üyesi Husam Bedran salı günü AFP'ye yaptığı açıklamada, “Ateşkese varmak gerekiyor. Arabulucularla iletişim halen devam ediyor, ancak şu ana kadar yeni bir öneri yok” dedi.

Bedran, ‘Hamas'ın ateşkese yol açacak ve Filistin halkına yönelik soykırımı durduracak tüm fikirlere açık olduğunu’ vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu pazartesi günü gerçekleştirdikleri görüşmede, Gazze Şeridi'nde tutulan esirlerin serbest bırakılmasını amaçlayan yeni müzakerelerden söz ettiler.

İsrail ordusunun tahminlerine göre 7 Ekim’deki Hamas saldırısı sırasında 251 kişi kaçırıldı; bunlardan 58'i halen Gazze Şeridi'nde tutuluyor, 34'ü ise hayatını kaybetti.

Son ateşkes, İsrail hapishanelerinden yaklaşık bin 800 Filistinlinin serbest bırakılması karşılığında 8'i ölü 33 esirin serbest bırakılmasına izin verdi.

Halen Gazze Şeridi'nde tutulan İsrailli esirlerin aileleri, İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki askeri operasyonlarına devam etmesi nedeniyle esirlerin hayatlarından endişe duyduklarını ifade ettiler.



İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)

ABD’nin İran'a yakında saldırı düzenleyeceği yönündeki söylentilerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte İsrail, Lübnan'daki saldırılarını yoğunlaştırdı. Uzmanlar ve gözlemcilere göre bu saldırılar, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın İran ile yeni bir savaşın patlak vermesi halinde Hizbullah’ın tarafsız kalmayacağını açıklamasının ardından, Hizbullah'ı askeri ‘destek’ eylemlerinden caydırmak için önleyici bir hamle.

Şarku’l Avsat’a konuşan bakanlık kaynakları, son iki gün içinde iç ve dış temasların yapıldığını, ancak net bir cevap alınamadığını ve Lübnan'ın savaşın tırmanması halinde daha geniş bir çatışmaya sürüklenmeyeceğine dair herhangi bir garanti almadığını bildirdi. Hizbullah'ın tutumu ile ilgili olarak kaynaklar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin verdiği mesajın ‘Hizbullah’ın İran'a saldırı olması durumunda herhangi bir eylemde bulunmayacağı’ yönünde olduğunu belirtti.


Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.