Suriyeli Aşiretler ve Kabileler Yüksek Konseyi Başkanı: Ailelerin Suveyda'dan çıkışı geçici yerinden edilme

Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, ailelerin yaşadığı evlerin yakıldığını ve yağmalandığını söyledi.

Şeyh Mudar Hammad el- Esad, Suriye Ceziresi'ndeki Suriyeli Aşiretler ve Kabileler Konseyi Başkanı (Kişisel hesap)
Şeyh Mudar Hammad el- Esad, Suriye Ceziresi'ndeki Suriyeli Aşiretler ve Kabileler Konseyi Başkanı (Kişisel hesap)
TT

Suriyeli Aşiretler ve Kabileler Yüksek Konseyi Başkanı: Ailelerin Suveyda'dan çıkışı geçici yerinden edilme

Şeyh Mudar Hammad el- Esad, Suriye Ceziresi'ndeki Suriyeli Aşiretler ve Kabileler Konseyi Başkanı (Kişisel hesap)
Şeyh Mudar Hammad el- Esad, Suriye Ceziresi'ndeki Suriyeli Aşiretler ve Kabileler Konseyi Başkanı (Kişisel hesap)

Suriye Aşiretler ve Kabileler Yüksek Konseyi Başkanı Şeyh Mudar Hammad el- Esad, Arap aşiret ve kabilelerinin Pazartesi günü başlayan Suveyda kentinden tahliyesinin bir yerinden etme operasyonu değil, geçici bir yerinden etme operasyonu olduğunu söyledi.

Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, Suveyda kentinde bu ailelerin yaşadıkları evlerin yıkıldığını, yakıldığını ve yağmalandığını, mahalle ve sokakların tahrip edildiğini belirten el- Esad, operasyonun aynı zamanda ordu ve güvenlik güçlerinin tüm Suveyda kenti ile köy ve kasabalara konuşlandırılması amacıyla yapıldığını kaydetti.

Bu evler onarıldıktan sonra, ordu ve iç güvenlik güçlerinin varlığıyla yerinden edilmiş kişilerin onurlu ve haysiyetli bir şekilde evlerine geri gönderileceğini ve bunun da Suveyda şehri ve vilayetinde güvenlik, emniyet ve istikrarı yaygınlaştıracağını söyledi.

Resmi SANA haber ajansının bildirdiğine göre, Suveyda kentinde esir tutulan Bedevi ailelerin tahliyesi, Suriye İçişleri Bakanlığı'nın mevcut koşullar nedeniyle Suveyda vilayetinden ayrılmak isteyen tüm sivillerin evlerine güvenli bir şekilde dönene kadar tahliye edilmesi konusunda anlaşmaya varmak için yoğun çaba sarf etmesinin ardından Pazartesi sabahı başladı.

Esad açıklamasında, fitne ve entrika yaymak için çalışan elektronik sineklerin, yaşananların Arapların Suveyda vilayetinden tamamen göç ettirilmesi olduğunu iddia ettiklerini ve bunun tamamen gerçek dışı olduğunu kaydetti. Bu söylentilerin amacının hükümet ile Şeyh Hikmet el Hicri'nin milisleri ve Arap aşiret mensupları arasındaki çatışmayı sürdürerek kaos tohumları ekmek ve bölgeyi istikrarsızlığa sürüklemek olduğunu söyledi.

uı8o9
Konvoylar Suveyda'da alıkonulan Bedevi aileleri güvenliklerini sağlamak üzere Dera iline taşıyor (SANA)

Şeyh Mudar Hammad el- Esad, “Esad rejiminin kalıntıları, PKK, silah ve uyuşturucu kaçakçıları ve mevcut durumdan çıkarı olan ve kendisi ve milisleri tarafından bir kanton kurulup yönetilene kadar Suveyda'da dini, sosyal, siyasi ve her alanda bir numaralı adam olmak isteyen El Hicri gibi çıkar sahipleri var” dedi.

Esad tahliye edilenlerin çoğu kadın ve çocuk olmak üzere Suveyda şehrinden ailelerin yanı sıra Suveyda kırsalında yaşayan, tarım ve ticaretle uğraşan ve önceki yıllarda Beşar Esad rejiminden kaçan Arap aşiretlerinden çok sayıda aile olduğunu ve bunların çoğunun Suriye'nin diğer vilayetlerinden geldiğini açıkladı.

u78ı9
Sağlık görevlileri Cuma günü Suveyda'daki çatışmalarda yaralanan bir adamı Dera'daki bir sahra hastanesine nakletti (Reuters)

Suveyda'dan çekilmenin El Hicri'ye teslim olmak anlamına gelmediğini söyleyen Esad, “Cumhurbaşkanlığının Suveyda'yı terk etmelerini isteyen açıklaması olmasaydı, bugün vilayetteki aşiret ve kabile mensupları mutlak kontrolü ellerinde tutuyor olacaktı” dedi. El Hicri'nin Suriye'yi bölmesine İsrail destek verse bile izin vermeyeceklerini, özellikle de aşiretlerin Dürzi toplumunun akıl şeyhlerinden ve Suveyda'daki sosyal ve siyasi liderlerin çoğundan El Hicri'yi bölgedeki yıkıcı projesinden vazgeçirmek için destek aldıklarını vurguladı.

İslamiyet öncesinden bu yana Süveyde vilayetinde yaşayan Arap aşiretleri vilayet nüfusunun yüzde 30'unu oluştururken, Süryani Hıristiyanlar yüzde 10'dan fazlasını, geri kalanı ise 11. yüzyılda bölgeye yerleşen Dürziler oluşturuyor.

hyuı9o
Suriyeli aşiret savaşçıları Dera'da Süveyda'ya gitmek için hazırlanıyor (Reuters)

Esad, Suveyda'daki fitnenin ortadan kaldırılması için yapılan çağrıya yanıt veren aşiret mensuplarının sayısının 150 bini aştığını söyledi.

Siyonist projenin Ürdün ve Irak sınırı boyunca Fırat Nehri'ne ve oradan da El Cezire bölgesine kadar uzanan sözde “Davut Koridoru ”nu kurmak olduğunu ifade eden Bakan, şimdiye kadar bu projenin engellendiğini ve Suriye'yi zayıflatıp eyaletlere bölmeyi amaçladığını kaydetti.

dgthyuı8
İnsani yardım taşıyan bir Suriye Kızılayı konvoyu Busra el-Şam kentinden geçerek Suveyda'ya doğru yola çıktı (AFP)

Arap aşiretlerinin Suriye hükümetine, Genel Güvenliğe ve Suriye Arap Ordusuna alternatif olmak gibi bir amaçlarının olmadığını vurgulayan Esad, Suriye liderliğinin ülkeyi güvenlik, emniyet ve istikrara götürebileceğine inandıklarını ancak ülkenin karşı karşıya kaldığı zorlukların kendilerini Suriye devriminin kazanımlarını savunmak için ayaklandırdığını ve Suriye liderliğini her alanda tamamladıklarını ve desteklediklerini söyledi.

Suriye ordusu ve güvenlik güçlerinin Suveyda'ya girmesinin bu sorunun sona ermesi anlamına geldiğini ifade den Esad, Suriye hükümetinin “Dürzileri, aşiretleri ve tüm Suriye halkını silahsızlandırmasını ve onları sadece ordu ve güvenlik güçleriyle sınırlandırmasını” umduğunu sözlerine ekledi.

Suriyeli aşiret ve klanların Suriye halkı arasında sevgi ve barışı yaymaya, çatışmaları çözmeye, sivil ve toplumsal barışı teşvik etmeye, çekişmeleri bastırmaya ve Suriye halkının tüm bileşenleriyle tek yumruk olmaya çalıştığını söyledi.



İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
TT

İsrail, Lübnan'da “önleyici” saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)
İsrail’in dün Lübnan'ın doğusundaki Bekaa Vadisi'ndeki Bednayel Köyü’ne düzenlediği saldırının ardından geride kalan yıkımı inceleyen köy sakinleri (EPA)

ABD’nin İran'a yakında saldırı düzenleyeceği yönündeki söylentilerin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte İsrail, Lübnan'daki saldırılarını yoğunlaştırdı. Uzmanlar ve gözlemcilere göre bu saldırılar, Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın İran ile yeni bir savaşın patlak vermesi halinde Hizbullah’ın tarafsız kalmayacağını açıklamasının ardından, Hizbullah'ı askeri ‘destek’ eylemlerinden caydırmak için önleyici bir hamle.

Şarku’l Avsat’a konuşan bakanlık kaynakları, son iki gün içinde iç ve dış temasların yapıldığını, ancak net bir cevap alınamadığını ve Lübnan'ın savaşın tırmanması halinde daha geniş bir çatışmaya sürüklenmeyeceğine dair herhangi bir garanti almadığını bildirdi. Hizbullah'ın tutumu ile ilgili olarak kaynaklar, Meclis Başkanı Nebih Berri'nin verdiği mesajın ‘Hizbullah’ın İran'a saldırı olması durumunda herhangi bir eylemde bulunmayacağı’ yönünde olduğunu belirtti.


Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze anlaşmasının ikinci aşaması, yaşanan aksaklıkların üstesinden gelmek için ‘kontrollü bir geçiş’ hedefliyor

Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde yıkılan binaların enkazı arasında kurulan çadırların arasından geçen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi’ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşaması, ABD’li yetkililerin teorik olarak başlatıldığını duyurmasından bu yana yaklaşık bir aydır ilerleme kaydedemiyor. Sürecin, istikrarın sağlanması ve çatışmaların yeniden başlamasının önlenmesi için düzenli bir geçişle sürdürülmesi yönünde çağrılar yapılıyor.

Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, ikinci aşamaya geçişin eş zamanlı ve kademeli şekilde yürütülmesi gerektiğini, Hamas ile İsrail’in yükümlülüklerini paralel biçimde yerine getirmesinin mevcut tıkanıklığı aşabileceğini belirtti. Uzmanlar, savaşın yeniden patlak verme ihtimali ve anlaşmanın uygulanmasındaki gecikmelere ilişkin kaygılara dikkat çekerken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Nobel Barış Ödülü hedefi doğrultusunda kişisel bir başarı elde etmek için baskı yapabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Mısır resmi haber ajansı MENA dün yaptığı açıklamada, Mısır Kızılayı’nın 15’inci yaralı, hasta ve engelli Filistinli grubunun karşılanması, uğurlanması ve geçiş işlemlerinin tamamlanmasına refakat edilmesine yönelik insani çabalarını sürdürdüğünü bildirdi.

Gazze Şeridi’ne dönmeyi bekleyen bu kişilerin umutları, Washington’ın 15 Ocak’ta başladığını duyurduğu ikinci aşamasında aksaklıklar yaşanan ateşkes anlaşmasına bağlanmış durumda. Uluslararası toplum ise anlaşmayı tehdit eden risklere dikkat çekiyor.

Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Ortadoğu’da kalıcı barış ve güvenliğe ulaşmak için şiddet ve acı döngüsünü kırmaya yönelik önemli bir fırsat bulunduğunu belirtti. Ancak Gazze Şeridi’ndeki ateşkesin kırılganlığını koruduğunu ve her iki taraftan gelen ihlallerin ABD’nin barış planı sürecini zayıflatabileceğini ifade etti.

Cooper, cuma akşamı yaptığı açıklamada, ikinci aşamaya düzenli bir geçiş çağrısında bulunarak, İsrail ordusunun çekilmesiyle eş zamanlı olarak uluslararası bir istikrar gücünün konuşlandırılması ve insani krizin ele alınması gerektiğini vurguladı. Ayrıca Hamas’ın silahsızlandırılması ve gelecekte Gazze Şeridi’nin yönetiminde herhangi bir rol üstlenmemesi şartına dikkat çekti.

dfvgth
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda yıkılmış evler (AFP)

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi uzmanlarından Dr. Amr el-Şobaki, ikinci aşamanın esas olarak eş zamanlı bir geçiş gerektirdiğini belirterek, “Trump planı Hamas’ın silahsızlandırılmasını öngörürken, aynı zamanda İsrail’in Gazze Şeridi’nden tamamen çekilmesini de içeriyor. Bu nedenle Gazze’ye tek bir perspektiften bakılmalı ve yükümlülükler bir taraf üzerinde yoğunlaşmadan herkese hatırlatılmalı” dedi.

El-Şobaki, ikinci aşamanın Hamas’ın askeri varlığının sona erdirilmesini kapsadığını ifade ederek, bunun ancak İsrail’in de Gazze Şeridi’nden çekilme, Filistinlileri hedef almama, siyasi bir ufka yönelme, Filistinli bir polis gücüne izin verme ve Gazze’de bir teknokrat komitenin çalışmasına olanak tanıma gibi yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde mümkün olacağını söyledi.

Filistinli siyasi analist Eymen er-Rakab ise ikinci aşamanın yalnızca düzenli değil, aynı zamanda sorunsuz bir geçişe ihtiyaç duyduğunu kaydetti. Ancak er-Rakab, bu hususların büyük ölçüde şeklî olduğunu, zira anlaşmanın silahsızlanma, İsrail’in çekilmesi, uluslararası istikrar gücünün konuşlandırılması ve diğer maddeler konusunda mutabakat eksikliği nedeniyle uygulama aşamasında çok sayıda engelle karşı karşıya bulunduğunu dile getirdi.

Bu gelişmelerin gölgesinde AFP, cuma günü Hamas’ın Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun çekildiği bir bölgenin kontrolünü yeniden sağladığını, yerel bir polis gücü konuşlandırdığını ve kamu kurumlarını yeniden faaliyete geçirmeye çalıştığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından Gazze’de savaş sonrası koordinasyonu denetlemek üzere görevlendirilen Nikolay Mladenov, Barış Konseyi toplantısında yaptığı açıklamada, başvuruların açılmasının ardından ilk saatlerde yaklaşık 2 bin Filistinlinin polis teşkilatına kaydolduğunu söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki çok uluslu barış gücünün komutanı olarak atanan ABD’li Tümgeneral Jasper Jeffers ise aynı toplantıda, uzun vadeli planın bölgede görev yapacak yaklaşık 12 bin polisi eğitmek olduğunu ifade etti.

scdfgh
Gazze şehrindeki Meçhul Asker Meydanı yakınlarında bulunan bir mülteci kampındaki çadırlar ve barınaklar (AFP)

Er-Rakab, 12 bin polisin eğitileceğine ilişkin açıklamaların Gazze Şeridi’nin güvenliğini sağlamaya yeterli olmayacağını belirterek, Hamas’a bağlı polis gücünün sahadan çekilmesinin yerine bir alternatif oluşturulmadan gerçekleşmesi halinde güvenlik boşluğu doğacağını söyledi. Er-Rakab, Hamas’ın böyle bir durumu kabul etmeyeceğini ve aylar sürebilecek bir geçiş döneminde kısmi bir yetki devri önereceğini ifade etti. Bu nedenle düzenli ve sorunsuz bir geçişin mutabakatlarla hızlandırılması gerektiğini vurgulayan er-Rakab, mevcut durgunluk ortamında Washington’ın İsrail’in kontrolü altındaki bölgelerde yeniden imar sürecini başlatabileceği ve Tel Aviv’e harekete karşı askeri operasyonlara izin verebileceği uyarısında bulundu.

Er-Rakab, en uygun geçiş yolunun Hamas ile güvenlik görevlerinin devrinde kademeli bir anlayışa dayalı mutabakatlardan geçtiğini belirterek, “Sahada gördüklerimiz çatışmayı sona erdirecek bir çözüm değil; krizi uzatmaktan başka sonuç doğurmayan geçici pansuman tedbirlerdir” değerlendirmesinde bulundu.

El-Şobaki ise İsrail’in yalnızca Hamas’ın bedel ödemesinde ısrarcı olduğunu savundu. Buna karşın el-Şobaki, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisini bir barış adamı olarak konumlandırdığına ve Nobel Barış Ödülü dahil çeşitli uluslararası kazanımlar elde etme arayışında olduğuna dikkat çekerek, planın başarısızlığa uğramaması için hâlâ fırsat bulunduğunu ve Trump’ın karmaşık ayrıntılar ile çok sayıdaki zorluğa rağmen daha fazla baskı uygulayabileceğini ifade etti.


Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
TT

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı: Prefabrik evler Gazze Şeridi'ne ulaşmadı

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkılmış evlerin arasında iftar için bir araya gelen Filistinliler (EPA)

Filistinli sivil toplum kuruluşlarının çatı kuruluşu Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) Başkanı Emced eş-Şeva dün yaptığı açıklamada, yerinden edilmiş kişilerin insani ihtiyaçlarının çok büyük olmasına rağmen, şimdiye kadar hiçbir prefabrik evin Gazze Şeridi'ne girmediğini söyledi. Şeva, İsrail ordusunu, ‘Gazze Şeridi'nin geniş alanlarını kontrol etmeye devam etmekle ve sarı hat olarak bilinen alanı yerleşim bölgelerine doğru genişletmekle’ suçladı.

Şeva, Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığı basın açıklamasında, gerçek konut çözümlerinin bulunmaması ve insani yardım anlaşmalarında öngörülen prefabrik evlerin girişine izin verilmemesi nedeniyle binlerce ailenin halen harap haldeki çadırlarda veya açıkta yaşadığını söyledi.

vfvfd
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki yıkıntılar arasında yapılan toplu iftar (EPA)

İsrail ordusunun ‘Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 60'ını fiilen kontrol ettiğini’ belirten Şeva, ‘sarı hattın’ genişletilmesinin, özellikle Gazze Şeridi'nin doğu ve kuzey kesimlerinde, sakinlerin kullanabileceği alanları azalttığını kaydetti.

Bu hamlelerin devam etmesinin yardım çalışmalarını zorlaştırdığını ve yerel ve uluslararası kuruluşların en çok etkilenen gruplara ulaşma kabiliyetini sınırladığını söyleyen Şeva, ‘barınak malzemeleri, yeniden inşa malzemeleri ve insani yardımın girişine izin vermek için sınır geçişlerinin tamamen ve düzenli olarak açılması’ çağrısında bulundu.

Sınır geçişlerinin hareketliliği ile ilgili olarak Şeva, yardımların girişinin ‘ihtiyaç duyulanın altında’ kaldığını açıkladı. PNGO Başkanı, inşaat malzemeleri ve prefabrik evlerin girişine getirilen kısıtlamaların, aylardır kötüleşen konut krizini çözme çabalarını engellediğini belirtti. İsrail tarafı bu açıklamalara ilişkin herhangi bir yorumda bulunmadı.

Bu durum, 7 Ekim 2023'te İsrail ile Hamas arasında patlak veren savaşın ardından Gazze Şeridi'nde yaşanan zorlu insani koşullar ve altyapı ile evlerin yaygın olarak tahrip olmasıyla ortaya çıktı.

dsvds
Binlerce Filistinli aile, Gazze Şeridi'nde yıkık evlerinin enkazı arasında, harap çadırlarda veya açık havada yaşamaya devam ediyor (AFP)

Geçtiğimiz ekim ayında bir ateşkes anlaşması yürürlüğe girdi, ancak Gazze'deki yerel kuruluşlar, hareket ve geçiş kısıtlamalarının bölgeye giren yardım ve yeniden inşa malzemelerinin hızını etkilemeye devam ettiğini belirtiyor.

“Sarı hat” terimi, İsrail ordusunun konuşlandırıldığı ve Gazze Şeridi sınırı yakınlarında tampon bölge olarak sınıflandırılan, Gazzelilerin erişiminin kısıtlandığı ve konut ve tarım faaliyetleri için kullanılabilir alanın azaldığı bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve yerel kuruluşlar, yüzbinlerce Filistinlinin halen geçici veya kalıcı barınma çözümlerine ihtiyaç duyduğunu tahmin ederken, uluslararası toplum Gazze Şeridi'ne giden sınır kapılarından insani yardım ve yeniden inşa çalışmalarının kolaylaştırılması için çağrılar yapmaya devam ediyor.