Magen Oz: İsrail'in Gazze Şeridi’ni bölme sopası

En büyük sorun, sahada dayatılan jeopolitik ve demografik değişikliklerdir

Güney Gazze Şeridi'ndeki Refah yakınlarında, ABD destekli Gazze İnsani Yardım Vakfı'ndan yardım malzemeleri almak için toplanan Filistinliler, 24 Temmuz 2025
Güney Gazze Şeridi'ndeki Refah yakınlarında, ABD destekli Gazze İnsani Yardım Vakfı'ndan yardım malzemeleri almak için toplanan Filistinliler, 24 Temmuz 2025
TT

Magen Oz: İsrail'in Gazze Şeridi’ni bölme sopası

Güney Gazze Şeridi'ndeki Refah yakınlarında, ABD destekli Gazze İnsani Yardım Vakfı'ndan yardım malzemeleri almak için toplanan Filistinliler, 24 Temmuz 2025
Güney Gazze Şeridi'ndeki Refah yakınlarında, ABD destekli Gazze İnsani Yardım Vakfı'ndan yardım malzemeleri almak için toplanan Filistinliler, 24 Temmuz 2025

Salim er-Rayes

Hamas, temmuz ayının ikinci haftasında, iki taraf arasında bu ayın başından beri ABD, Katar ve Mısır'ın arabuluculuğunda doğrudan yürütülen geçici ateşkes ve rehine takası müzakereleri kapsamında, İsrail'in Gazze Şeridi'nden ne kadar çekileceği ile ilgili haritaları reddettiğini duyurdu. Haritalara göre İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin yüzde 40'ından fazlasını, yani 365 kilometrekareyi ele geçirmesi sebebiyle bunu reddettiğini ve İsrail'in, geçen ocak ayında üzerinde anlaşmaya varılan haritadaki toplanma noktalarına çekilmesini talep ettiğini açıkladı. Hamas’tan bu açıklama gelirken İsrail ordusu, Han Yunus şehrini doğu ve batı olarak ikiye bölen yeni bir koridorun inşası üzerinde çalışıyordu.

İsrail ordusu, 16 Temmuz'da 15 kilometrelik “Magen Oz” Koridoru’nun inşasının tamamlandığını duyurdu. Koridor, doğu sınırındaki Deyr el-Belah ve Han Yunus şehirleri arasındaki Kissufim Sınır Kapısı’ndan başlıyor ve Han Yunus'un merkezinden geçerek Morag Koridoruna kadar uzanıyor. Nisan ayında kurulan Morag Koridoru, o tarihten beri tamamen İsrail’in askeri kontrolü altında olan Han Yunus ve Refah şehirlerini ayırıyor. Bu koridor, müzakerelerde başlıca anlaşmazlık noktalarından biri. Zira Hamas, ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un uygulanmasına ilişkin teknik detaylar üzerinde hâlâ mutabakata varılmaya çalışılan önerisine göre, ateşkes döneminde ordunun burada konuşlanmaya devam etmesine karşı çıkıyor.

Siyasi açıdan, Hamas liderlerinden Dr. Basem Naim, İsrail'in yeni koridorla ilgili son duyurusu hakkında, koridor ve inşası duyurusunun bir değeri olmadığı yorumunu yaptı. Sebep olarak da İsrail’in tüm Gazze Şeridi’ni tamamen kontrol etmesini, Hamas ile İsrail arasında özellikle haritaların, ateşkes döneminde ordunun konuşlanacağı noktaların, Gazze Şeridi'nin kuzey, doğu ve güney sınır bölgelerinde askerilerin konuşlanacağı bölgenin boyutunun belirlenmesi ile ilgili müzakerelerin, şüphesiz ateşkes döneminde bile ordunun sahada gerçekleştirdiği değişiklikleri, gelişmeleri ve genişlemeleri içerecek olmasını gösterdi. Başka bir deyişle, Naim’e göre Magen Oz, mevcut müzakere sürecinde bir engel teşkil etmeyecek.

En büyük sorun, ordunun sahada dayattığı jeopolitik ve demografik değişimlerdir. Bu değişimlerden, öncelikle yaşadıkları bölgelerden zorla çıkarılan ve geri dönüşleri engellenen sakinler etkilenmektedir

Ancak en büyük sorun, ordunun sahada dayattığı jeopolitik ve demografik değişimlerdir. Bu değişimlerden, öncelikle yaşadıkları bölgelerden zorla çıkarılan ve geri dönüşleri engellenen sakinler etkilenmektedir. Bu arada ordu, savaş boyunca uyguladığı “hobilerini” sürdürmeye devam ediyor. Yerleşim alanlarını yıkıyor, evleri ve tarım arazilerini yerle bir ediyor, yollar, elektrik, su ve iletişim ağları dahil olmak üzere altyapıyı yok ediyor, bölgeyi daha önce güneydeki Refah, kuzeydeki Cibaliye, Beyt Lahiye ve Beyt Hanun beldelerine yaptığı gibi yaşanmaz ve çorak bir toprağa dönüştürüyor. Buna ilaveten, Gazze Şehri'nin doğu mahallelerini buldozerlerle yerle bir ediyor.

Gazze Şehri'ndeki açlık krizinde bir yardım kuruluşundan gıda yardımı almak için toplanan Filistinliler, 24 Temmuz 2025 (Reuters)Gazze Şehri'ndeki açlık krizinde bir yardım kuruluşundan gıda yardımı almak için toplanan Filistinliler, 24 Temmuz 2025 (Reuters)

Filistin Merkez İstatistik Bürosu'nun 2023 yılı tahminlerine göre, Ekim 2023'te başlayan İsrail soykırım savaşından önce Han Yunus yaklaşık 54 kilometrekarelik bir alana ve 438 bin nüfusa sahipti. Nüfusunun yarısından fazlası, merkezi ile doğusundaki yerleşim bölgelerinde yoğunlaşmıştı ama burası son operasyonlardan sonra İsrail’in kontrolüne geçti. Han Yunus’un durumu, 18 Mart'ta savaşın yeniden başlamasının ardından sakinlerinin tahliye edilmesi ve İsrail askeri kontrolünün dayatılmasının ardından Refah'ta yaşananlara çok benziyor.

İsrail ordusu, Han Yunus’un doğusundaki el-Fahari, Büyük Abasan, Yeni Abasan, Huza’a ve Beni Suheyla mahallelerini ilhak etti. Bu mahallelerin sakinleri, son iki ayda ordunun verdiği tahliye emirleri ve işlediği katliamlar sonrasında zorla göç ettirildiler. Bu katliamlar onlarca kişinin ölümüne, binlerce ailenin şehrin batısındaki el-Mevasi bölgesine kaçmasına neden oldu. Daha önce Mevasi’de sınırlı sayıda aile yaşar ve bölge en önemli tarım alanlarından biri olup, ana gıda deposu olarak kabul edilirken, son zamanlarda yerinden edilenler seralarda ikamet etmek zorunda kaldılar.

Yeni koridor, ordunun savaş sırasında kurduğu dördüncü koridordur. Öncelikle Gazze Şeridi'nin kuzeyini merkezden ve güneyden ayıran Netzarim Koridoru açıldı, ardından İsrail ordusu, Gazze’nin Mısır ile güney sınırı boyunca uzanan Philadelphia Koridoru’nun (Selahaddin Koridoru) kontrolünü ele geçirdi. Daha sonra da Refah ve Han Yunus şehirlerini ayıran Morag Koridoru’nun kontrolünü ele geçirdi. Son olarak da askeri durumu daha karmaşık hale getirmek, sakinlerin koşullarını daha da zorlaştırmak için bir baskı aracı haline gelen Magen Oz Koridoru ilan edildi.

Doğu Han Yunus sakinlerinden olan ve Mevasi bölgesine sığınmak zorunda kalan 42 yaşındaki Mahmud Ebu Rida, al-Majalla'ya İsrail'in son duyurusunun ardından evini ve doğup büyüdüğü mahalleyi kaybettiğini hissetmeye başladığını söyledi. “Magen Oz öncesinde, her an ateşkes deklare edilebileceğini ve evlerimize dönebileceğimizi söylerdik. Ancak bugün korkularımız var. Ordunun kontrolü devam ediyor ve geri dönemeyebiliriz. İşler kolay değil. Uzun süredir sokaklarda yaşıyoruz ve müzakerelerde gerileme yerine herhangi bir ilerleme bekliyoruz.”

38 yaşındaki Abdullah Ebu Cezer de Ebu Rida'nın evlerine dönmelerine izin verilmeyeceği yönündeki endişelerini paylaşıyor. Majalla'ya konuşan Abdullah, son haftalarda zorla yerinden edilmeyi reddettikleri için evinin yakınında doğrudan bombardımana maruz kalan ve öldürülen çok sayıda akrabası ve arkadaşı olduğunu belirtti. Kendisinin ve diğerlerinin, akrabalarını ve komşularını gömmek için geri dönmeyi umduklarını, ancak, yerinden edilenler arasında umutları yeşerten müzakerelerin bu kritik döneminde, Magen Oz Koridoru’nun kuruluşunun ilan edilmesinin onlarda hayal kırıklığına yol açtığını söyledi.  

İsrail ordusu, bölgeleri askeri olarak ayırmaya ve bölge sakinlerinin geri dönmesini engellemeye yardımcı olması için Gazze Şeridi'ni koridorlar ile ayrılmış askeri bloklara bölmeyi hedefliyor

İsrail ordusu, bölgeleri askeri olarak ayırmaya ve bölge sakinlerinin geri dönmesini engellemeye yardımcı olması için Gazze Şeridi'ni koridorlar ile ayrılmış askeri bloklara bölmeyi hedefliyor. Bunun için de bölgeleri, Filistinli fraksiyonlardan askeri olarak temizlemeyi, yer altındaki tünel ağları ve fraksiyonlara ait silah depoları dahil olmak üzere altyapıyı yok etmeyi, üyelerini yıkılmış binalar arasında takip etmeyi hedeflediğini açıklıyor. Yine ordu düzenli olarak kontrolü altındaki bölgelerde tünel ağları keşfettiğini ve imha ettiğini duyuruyor.

Ordu, askeri operasyonlarının bir parçası olarak, İsrail'in Gazze'den tek taraflı olarak çekildiği 2005 yılından önce Gazze Şeridi'ni ayıran askeri koridorları yeniden tesis etmeye çalışıyor olabilir.Şarku’l Avsat’ın al Majalla’dan aktardığı analize göre o dönemde bu askeri koridorlar, İsrail yerleşim yerleri arasında uzanırken, Gazzelilerin hayatını zorlaştırıyor ve binlerce dönüm araziyi yutuyordu. Ordunun çekilmesinin ardından tüm bunlar yerleşim yerlerine ve tarım alanlarına dönüştüler.

 Ancak tüm bunlardan daha tehlikelisi, Hamas ve İsrail arasında devam eden müzakerelerin başarısız olması halinde ne olacağıdır? Keza sözde “temizlik” operasyonlarının ardından ordunun askeri kontrolü altındaki bölgelerin geleceğinin ne olacağıdır?

Herkes, iki taraf arasında bir ateşkes anlaşmasına varılması ve şartlarının bu ayın sonundan önce açıklanması konusunda iyimser görünüyor olabilir. Bu iyimserlik, ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya Hamas ile ateşkes amacıyla bir anlaşma yapması yönündeki baskısından kaynaklanıyor. Ne var ki bu anlaşmada ateşkesten daha önemli olan, Hamas'ın Gazze'deki askeri kanadı İzzeddin Kassam Tugayları’nın elindeki İsrailli rehinelerin yarısının iadesidir. Bunların on canlı rehine olduğu tahmin ediliyor. Ancak İsrail ordusu bu iyimserlikle hareket etmiyor.

Operasyon, Deyr el Belah ve Han Yunus şehirlerini ayıracak beşinci bir koridor oluşturmak için yer üstündeki ve altındaki her şeyi yok etmeyi amaçlıyor

İsrail ordusu, askeri operasyonlarını yayılmacı bir şekilde sürdürüyor ve ateşkes ilan edilene kadar da bu şekilde devam edecek. Askeri birlikler tüm senaryolara hazır bir şekilde beklemeye devam edecekler. Böylece siyasi ve arabuluculuk çabaları geçici ateşkes hedefine ulaşamazsa, İsrail yayılmacı askeri operasyonlarını sürdürecek. Bu operasyonlar, hükümetin bu ay duyurduğu Gazze sakinlerini Refah şehri içinde kontrolü altındaki bölgelere nakletme planını hayata geçirmesi için önünde ilave ufuklar ve seçenekler açılmasına katkıda bulunabilir. Hamas ise bu planı reddediyor ve İsrail'i Gazze beldeleri içindeki bölgelerden çekilmeye zorlayarak planı engellemeye çalışıyor. Ancak ateşkesin ardından savaş yeniden başlarsa bunun uygulanmayacağını kim garanti edebilir?

 Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta gıda malzemesi taşıyan bir kamyona baskın düzenlendikten sonra un çuvallarını taşıyan adamlar, 22 Temmuz 2025 (AFP)Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta gıda malzemesi taşıyan bir kamyona baskın düzenlendikten sonra un çuvallarını taşıyan adamlar, 22 Temmuz 2025 (AFP)

Magen Oz Koridoru, büyük olasılıkla İsrail'in sopası, hükümetin gelecekte tüm Gazze Şeridi'ni kontrol etme yönündeki yayılmacı planlarını uygulamaya devam etmesini sağlayacak bir güç noktası oluşturacak. Birkaç gün önce, savaşın iki tarafı arasında bir anlaşmaya varılamaması ve yanıtlarda yaşanan gecikmeler nedeniyle İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Deyr el Belah beldesinin güneybatısındaki bölgeler için büyük çaplı tahliye emri yayınladı. Ardından da bir kara harekâtı, tarım arazilerine ve evlere yönelik topçu ateşi ve buldozerlerle bir saldırı gerçekleştirildi. Bu, savaşın başlangıcından bu yana ordunun kara kuvvetleriyle bölgeye yönelik ilk kara harekâtıydı.

Harekâtın dikkat çekici yanı, ordunun Deyr el Belah'ın güney bölgelerine yakın yeni dördüncü koridoru bir hareket ve ikmal noktası olarak kullanmasıydı. Haaretz'in ismini açıklamadığı askeri bir kaynağa dayandırdığı haberine göre, harekât, bölgeyi temizlemeyi, yer üstündeki ve altındaki her şeyi yok ederek Deyr el Belah ve Han Yunus’u birbirinden ayıran beşinci bir koridor oluşturmayı amaçlıyor. Bu durum, İsrail'in Gazze Şeridi'ni küçük kantonlara bölmeye devam ederek kademeli olarak kontrolü ele geçirmeyi amaçlayan yayılmacı niyetlerini teyit ediyor.

*Bu analiz Şarku’l Avsat tarafından Londra merkezli al Majalla dergisinden çevrilmiştir.



Koalisyon, deniz güvenliğini korumak için Hudeyde’de operasyon düzenledi

Tümgeneral Türki el-Maliki, Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyonun sözcüsü (Şarku’l Avsat)
Tümgeneral Türki el-Maliki, Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyonun sözcüsü (Şarku’l Avsat)
TT

Koalisyon, deniz güvenliğini korumak için Hudeyde’de operasyon düzenledi

Tümgeneral Türki el-Maliki, Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyonun sözcüsü (Şarku’l Avsat)
Tümgeneral Türki el-Maliki, Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyonun sözcüsü (Şarku’l Avsat)

Yemen’de meşru hükümeti destekleyen koalisyon, deniz kuvvetlerinin deniz ulaşım güvenliğini koruma hedefi kapsamında Hudeyde vilayetinde askeri operasyon düzenlediğini açıkladı.

Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Türki el-Maliki, pazartesi akşamı X platformunda yaptığı paylaşımlarda, operasyon kapsamında terörist Husi milislere ait meşru askeri hedeflerin imha edildiğini belirtti.

Sözcü Maliki, Güney Kızıldeniz’deki su yollarını hedef alması planlanan yakın saldırıların engellendiğini ifade ederek silah depoları, patlayıcı yüklü insansız botların bulunduğu depolar ve deniz mayınlarının imha edildiğini bildirdi.

Koalisyon daha sonra Sana’da bir balistik füze fırlatma platformunun ve Saada’da dağlık bir bölgede bulunan ve 20 balistik füzenin yer aldığı bir deponun imha edildiğini açıkladı.

Koalisyon, pazartesi günü daha önce yaptığı açıklamada, Yemen hükümetinin devlet kurumlarını ve Husilerin kontrolündeki toprakları geri almak amacıyla başlattığı Yemen’in Şafağı operasyonunun ilk saatlerinde 100 savaş uçağının operasyona katıldığını duyurmuştu.

El-Maliki, koalisyonun Yemen Silahlı Kuvvetlerine sahada 24 saat hava desteği sağladığını belirterek hava kuvvetlerinin BabulMendeb Boğazı’nın güvenliğini sağladığını kaydetti.

Koalisyon Sözcüsü ayrıca operasyonun başlamasından bu yana 324 önemli hedefin imha edildiğini belirterek hareketli hedeflere yönelik müdahalenin sürdüğünü vurguladı.


Yemen ordusunun hızlı manevrasıyla Zubab ve BabulMendeb  yeniden ele geçirildi

Yemen ordusu inisiyatifi yeniden ele geçirerek batı kıyısını kurtarma operasyonu başlattı (Askeri medya)
Yemen ordusu inisiyatifi yeniden ele geçirerek batı kıyısını kurtarma operasyonu başlattı (Askeri medya)
TT

Yemen ordusunun hızlı manevrasıyla Zubab ve BabulMendeb  yeniden ele geçirildi

Yemen ordusu inisiyatifi yeniden ele geçirerek batı kıyısını kurtarma operasyonu başlattı (Askeri medya)
Yemen ordusu inisiyatifi yeniden ele geçirerek batı kıyısını kurtarma operasyonu başlattı (Askeri medya)

Yemen hükümet güçleri pazartesi günü ülkenin batı kıyısında yeni bir cephe açarak Zubab ilçesi ile BabulMendeb  bölgesinin kontrolünü ele geçirdi. Sahadaki bu önemli gelişme, Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi'nin devlet kurumlarını yeniden tesis etmek ve Husilerin kontrolüne son vermek amacıyla Yemen Şafağı operasyonunu başlatmasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Bu sırada Taiz'in güney kırsalında şiddetli çatışmalar devam ederken Husiler, Taiz kentini güneydeki Turbe kenti ve Lahic ile Aden'in de bulunduğu hükümet kontrolündeki bölgelere bağlayan ana yolu kesmeye çalıştı.

Yemen hükümet güçleri, BabulMendeb  Boğazı'na kıyısı bulunan Zubab ilçesinde geniş çaplı bir askeri operasyon düzenlediğini açıkladı. Operasyon kapsamında sahada bir kuşatma manevrası gerçekleştirilerek stratejik noktalara ulaşıldığı, Zubab ilçesi ile havalimanının kontrol altına alındığı ve Zubab ile Muha arasındaki yolun kesildiği bildirildi. Yemen Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Kurmay Albay Macid en-Nezili ise Vatan Kalkanı Güçleri ile Amalika Tugaylarının BabulMendeb 'in kontrolünü tamamen sağladığını açıkladı.

Gelişme, El-Alimi'nin Yemen Şafağı operasyonunun başlatıldığını duyurmasının ardından geldi. El-Alimi, operasyonun devlet kurumlarını yeniden tesis etmeyi, başkent Sana'yı kurtarmayı ve terörist Husilerin darbesine son vermeyi amaçladığını söyledi. El-Alimi, silahlı kuvvetler ve askeri oluşumların kardeş ve dost ülkelerin desteğiyle devletin yeniden tesis edilmesi yönünde ilerleyeceğini belirtti.

btrn
Yemen Amalika Tugayları ve Vatan Kalkanı Güçleri, batı kıyısına doğru «Yemen Şafağı» operasyonunu başlattı (Yerel medya)

Nezili, hükümet güçlerinin Husilerin kapasite ve unsurlarını hedef almak amacıyla operasyonu geniş çaplı olarak başlattığını söyledi. Gerçekleştirilen kuşatma manevrasının ardından BabulMendeb 'in kontrol altına alındığını belirten Nezili, Zubab Havalimanı'nın da güçlerin kontrolüne geçtiğini, Zubab ile Muha arasındaki yolun kesilerek ateş kontrolü altına alındığını ifade etti.

Nezili, yüzlerce Husi unsurunun Zubab bölgesinde kuşatıldığını belirterek bu kişilere teslim olmaları çağrısında bulundu. Nezili ayrıca bazı Husi unsurlarının kuşatılmalarının ardından teknelerle deniz yoluyla kaçtığını söyledi.

Yemen hükümet güçleri tarafından yapılan resmi açıklamada ise Vatan Kalkanı Güçleri ile Amalika Tugaylarının halk direniş güçlerinin desteği ve hava koruması altında, Husilerle yaşanan çatışmaların ardından Zubab ilçesi ile BabulMendeb  çevresindeki stratejik noktaları kurtardığı bildirildi.

hyju
Taiz cephelerinde hükümet güçleri ile Husiler arasında şiddetli çatışmalar (AFP)

Bir askeri kaynak, operasyonlarda Husi saflarında ölü ve yaralıların bulunduğunu, çok sayıda araç, ekipman ve askeri teçhizatın imha edildiğini veya kullanılamaz hale getirildiğini söyledi. Kaynak, güçlerin bölgedeki tarama ve güvenlik operasyonlarını sürdürdüğünü ve ikmal yollarını kestiğini belirtti.

1122 hedefe yönelik operasyon

Batı kıyısındaki saldırıyla eş zamanlı olarak Yemen Silahlı Kuvvetleri, son dönemde Husilerin Saada, Cevf, Taiz ve kıyı cephelerindeki mevzi ve kapasitesine karşı 1122 hassas hedefleme operasyonu gerçekleştirdiğini açıkladı.

Nezili, operasyonlarda topçu mevzileri, roketatarlar, savunma tahkimatları, yaklaşma ve ikmal yolları, takviye birlikleri ve askeri yığınakların yanı sıra komuta ve kontrol merkezlerinin hedef alındığını söyledi. Operasyonlarda savaş uçakları, insansız hava araçları, topçu birlikleri, füzeler, roketatarlar ve keskin nişancıların kullanıldığı belirtildi.

Yemen Silahlı Kuvvetlerinin açıkladığı bilançoya göre operasyonlarda 1747 Husi unsuru etkisiz hale getirildi. Ayrıca 364 araç, ekipman, askeri araç ve ikmal aracının imha edildiği veya kullanılamaz hale getirildiği bildirildi.

cdfv
Taiz'de Yemen güçleri birden fazla cephede Husilerle çatışıyor (AFP)

Batı kıyısında yeni bir cephe açılması, operasyonların seyri açısından dikkat çekici bir değişime işaret ediyor. Hükümet güçleri, Taiz çevresinde ve güneydeki yollarda Husilerin ilerleme girişimlerine karşı koymakla sınırlı kalmak yerine Zubab ve BabulMendeb  ekseninde harekete geçerek Husilerin kıyıdaki ikmal hatlarını doğrudan baskı altına alıyor.

Taiz baskı altında

Öte yandan Taiz, çatışmaların ana merkezlerinden biri olmaya devam ediyor. Vilayetin güney ve batısındaki Şimayiteyn, Mevasıt ve Muafir ilçeleri ile diğer cephelerde çatışmalar sürüyor.

Askeri kaynaklar, hükümet güçlerinin bazı cephelerde inisiyatifi yeniden ele geçirdiğini ve Husi sızma girişimleri ile saldırılarını püskürttüğünü belirtti. Saha kaynakları ise Şimayiteyn bölgelerinde çatışmaların devam ettiğini aktardı. Buna göre Husiler batı yönünden ilerleyerek Taiz kentini ilçe merkezi Turbe'ye ve güneyde Lahic ile Aden'e bağlayan ana yolu kesti.

Bu çatışmalar, çok sayıda cepheden baskı altında bulunan Taiz kenti açısından özel önem taşıyor. Husilerin çatışmaları kentin güney ve batı kırsalına yayma ve kentin hükümet kontrolündeki bölgelerle bağlantısını kesme girişiminde bulunduğu belirtiliyor. Saha kaynakları ayrıca Taiz kırsalındaki Ulyum bölgesine doğru Husi hareketliliği yaşandığını, kent çevresindeki çatışmaların da sürdüğünü bildirdi.

Taiz'in güney kırsalındaki çatışmalar son iki günde şiddetlenmişti. Hükümet güçleri saldırı ve sızma girişimlerinin püskürtüldüğünü açıklarken askeri kaynaklar, pusu, keskin nişancı ateşi, insansız hava araçları, doğrudan çatışmalar ve hava saldırıları sonucunda Husilerin ağır kayıplar verdiğini belirtti.

Hükümet güçleri, Taiz'deki çatışmaların tüm cephelerde inisiyatifi yeniden ele geçirmeye yönelik daha geniş kapsamlı bir planın parçası olduğunu belirtiyor. Husi grubunun ise son dönemde batı kıyısında elde ettiği kazanımları korumaya ve Taiz kentine batı ve güney yönlerinden baskı uygulamaya çalıştığı ifade ediliyor.

Seferberlikten saldırıya

Zubab'daki saldırı, El-Alimi'nin devlet topraklarının geri kalanını yeniden ele geçirmek ve ülkenin tamamında devlet otoritesini tesis etmek amacıyla askeri operasyonların başlatıldığını açıklamasından 24 saatten kısa süre sonra gerçekleşti.

El-Alimi, silahlı kuvvetler, güvenlik güçleri ve diğer askeri oluşumlara görevlerini yerine getirmeleri yönünde talimat verildiğini belirterek savaşın devlet kurumlarını yeniden tesis etmeyi amaçladığını vurguladı. El-Alimi, operasyonun Husilerin kontrolündeki bölgelerde yaşayan halka karşı, herhangi bir mezhep veya kabileye yönelik bir savaş olmadığını söyledi.

El-Alimi ayrıca sivrilere askeri mevzilerden, toplanma noktalarından ve ikmal yollarından uzak durmaları ve çocuklarının çatışmalara sürüklenmesini engellemeleri çağrısında bulundu. Silah bırakarak Husiler adına savaşmaya son verenlerin güvenli şekilde geri dönmelerinin sağlanacağı yönündeki devlet taahhüdünü yineledi.

Hükümet güçleri ve halk direnişine yönelik mesajında El-Alimi, görevin yalnızca toprakları geri almakla sınırlı olmadığını, devlet otoritesinin de bu bölgelere yeniden taşınmasını kapsadığını belirtti. El-Alimi, sivillerin ve mülklerin korunması, hukuka uyulması, intikam alınmaması ve masumlara yönelik saldırılardan kaçınılması çağrısında bulundu.

Meşru Hükümeti Destekleme Koalisyonu Komutanlığı da El-Alimi'nin konuşmasının ardından Yemen güçlerine operasyonel destek sağlanacağını açıkladı. Koalisyon, devletin ve kurumlarının yeniden tesis edilmesine ve Husi grubunun deniz ulaşımının serbestisi üzerindeki tehdidinin sona erdirilmesine kadar Yemen hükümetinin yanında olmaya devam edeceğini bildirdi.


Reşad el-Alimi, Sana'yı Husilerden kurtarmak için Yemen Şafağı operasyonunu başlattı

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (SABA)
Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (SABA)
TT

Reşad el-Alimi, Sana'yı Husilerden kurtarmak için Yemen Şafağı operasyonunu başlattı

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (SABA)
Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi (SABA)

Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, pazartesi günü yaptığı açıklamada, devlet kurumlarını yeniden işler hale getirmek, başkent Sana'yı kurtarmak ve İran destekli Husilerin darbesine son vermek amacıyla Yemen Şafağı adını verdiği askeri operasyonun başladığını duyurdu.

El-Alimi, X platformundaki paylaşımında, “Allah'ın izniyle devlet kurumlarını yeniden tesis etmek, başkent Sana'yı kurtarmak ve terörist Husilerin darbesine son vermek amacıyla Yemen Şafağı operasyonu başladı” ifadelerini kullandı.

Operasyonun “Allah'ın yardımı, halkımızın iradesi, silahlı kuvvetlerimiz ve tüm askeri oluşumların cesareti ile kardeşlerimiz ve dostlarımızın desteğiyle” ilerleyeceğini belirten El-Alimi, Yemen'in “özgürlük, barış ve istikrarın yeni bir şafağına” doğru ilerleyeceğini vurguladı.

Açıklama, Meşru Hükümeti Destekleme Koalisyonu Komutanlığı'nın Yemen güçlerine tam operasyonel destek sağlanacağını ve devlet kurumları yeniden tesis edilene kadar meşru hükümete verilen desteğin sürdürüleceğini açıklamasından saatler sonra geldi. Koalisyon ayrıca Husilerin deniz ulaşımının serbestisi üzerindeki tehdidinin sona erdirilmesi için desteğini sürdüreceğini bildirdi.

El-Alimi, pazar günü Yemen halkına hitaben yaptığı konuşmada, gerilimi düşürme ve barış girişimlerinden sonuç alınamaması üzerine askeri harekata geçildiğini açıklamıştı. El-Alimi, silahlı kuvvetler, güvenlik güçleri ve diğer askeri oluşumlara, onaylanan planlar doğrultusunda görevlerini yerine getirmeleri yönünde talimat verildiğini belirtmişti.

Başkanlık Konseyi Başkanı, savaşın Husilerin kontrolündeki bölgelerde yaşayan halka karşı yürütülen bir savaş olmadığını vurgulayarak sivillere askeri mevzilerden, toplanma noktalarından ve ikmal yollarından uzak durmaları çağrısında bulundu. El-Alimi ayrıca devletin sivilleri ve mülkleri koruma, hukuka uyma ve intikam ile misillemeyi reddetme taahhüdünü yineledi.

Operasyonun başlatılması, Taiz vilayetinde çatışmaların tırmandığı bir döneme denk geldi. Husiler, Taiz kentini hükümetin kontrolündeki Lahic ve Aden gibi bölgelere bağlayan yolları kesme girişimleri kapsamında vilayetin güneybatısındaki kırsal kesimlere yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı.