İsrail kaynakları: Suriye ile 1974 Kuvvetler Ayrılığı Anlaşması temelinde "güvenlik ilkelerine" doğru adım atılıyor

Suriye'nin egemenliğini tehlikeye atmadan İsrail ordusunu Hermon Dağı'ndaki mevzilerinde tutacak bir formül aranıyor

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara (solda), dün New York'ta düzenlenen yıllık Concordia Zirvesi'nde ABD eski Generali David Petraeus ile el sıkışıyor (AP)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara (solda), dün New York'ta düzenlenen yıllık Concordia Zirvesi'nde ABD eski Generali David Petraeus ile el sıkışıyor (AP)
TT

İsrail kaynakları: Suriye ile 1974 Kuvvetler Ayrılığı Anlaşması temelinde "güvenlik ilkelerine" doğru adım atılıyor

Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara (solda), dün New York'ta düzenlenen yıllık Concordia Zirvesi'nde ABD eski Generali David Petraeus ile el sıkışıyor (AP)
Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara (solda), dün New York'ta düzenlenen yıllık Concordia Zirvesi'nde ABD eski Generali David Petraeus ile el sıkışıyor (AP)

Tel Aviv'deki siyasi kaynaklar, ABD öncülüğünde yürütülen resmi İsrail-Suriye müzakerelerinin yönünün "iki ülke arasında 1974 tarihli Kuvvetler Ayrılığı Anlaşması'na dayalı güvenlik ilkeleri anlaşması" olacağını, ancak bunun şu aşamada tam bir anlaşma biçimine ulaşmayacağını bildirdi.

İbranice Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre, "İki ülke arasında tam bir barış anlaşmasına varılması ihtimali şu aşamada ortadan kalktı, çünkü İsrail, 1967'den beri işgal altında tuttuğu Golan Tepeleri'ni elinde tutmakta ısrar ediyor, Suriye hükümeti ise bunu reddediyor."

Bunun yerine, aşağıdaki güvenlik mutabakatlarını içeren bir ilkeler bildirgesi hazırlanacak: Suriye, güney Şam'dan Ürdün ve Golan Tepeleri sınırına kadar olan sınırlarında silahsızlandırılmış bir bölge oluşturacak ve Suriye ordusu ağır teçhizat kullanmaktan kaçınacak. Suriye, topraklarındaki herhangi bir İran varlığı ile mücadele etme sözü verecek.

d
1973'te İsrail tarafından işgal edilen Golan Tepeleri'ndeki Hermon Dağı Gözlemevi (AFP)

İsrail karşılığında, Beşşar Esed rejiminin devrilmesinden bu yana işgal ettiği bazı bölgelerden çekilecek ve Hermon Dağı ile doğu Golan Tepeleri'ndeki hayati güvenlik mevzilerini elinde tutacak. İki taraf, güvenlik sorunlarını ele almak için ortak bir askeri koordinasyon ekibi oluşturacak. İsrail, Süveyda ve diğer bölgelerdeki Dürzi topluluğunun güvenliğini sağlarken, Suriye'nin içişlerine karışmama sözü verecek.

fdth
Suriye Dışişleri Bakanı Esad el-Şeybani ve İsrailli Bakan Ron Dermer, (AFP)

Gazete, ABD Başkanı'nın, Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu arasında güvenlik mutabakat anlaşmasının imzalanacağı bir görüşme ayarlamaya çalıştığını bildirdi. Ancak Suriye Devlet Başkanı, İsrail'in Gazze'ye yönelik savaşı nedeniyle bu konuda pek istekli değil ve anlaşmayı Dışişleri Bakanı Esad el-Şeybani ile İsrail Stratejik İşler Bakanı Ron Dermer arasında imzalanmasını tercih ediyor. Anlaşmanın nihai metninin henüz kesinleşmediğini, bu nedenle ayrıntılı müzakereler gerektiren bir ilkeler bildirgesi üzerinde anlaşmaya doğru bir eğilim olduğunu vurguladı.

Gazete, iyimser görünen haberlere rağmen, iki taraf arasında şimdiye kadar birçok konuda önemli görüş ayrılıkları olduğunu vurguladı. Bu iyimserlik, Netanyahu'nun "İsrail ve Suriye arasında inanılmaz şeyler oluyor. Suriye geniş bir silahsızlandırılmış bölge kurulmasını başlatacak ve İsrail, Süveyda'da güvenliği sağlama sorumluluğunu üstlenecek" şeklindeki açıklamalarından kaynaklanıyor.

fdvgrt
Birleşmiş Milletler Gözlem Gücü'nden bir asker, işgal altındaki Golan Tepeleri sınırına yakın Kuneytra’daki bir gözlem noktasında duruyor (AFP)

Netanyahu'nun dün, aralarında çok sayıda bakan ve güvenlik birimi başkanının da bulunduğu savaş komuta heyeti ile Suriye meselesine odaklanan bir toplantı yapması dikkat çekicidir. Ortaya çıkanlar arasında, Netanyahu ve Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir'in, dün gece başlayan İbrani yılını, İran ekseninin tamamen ortadan kaldırılacağı bir savaş yılı olarak değerlendirdikleri de yer aldı. Bu savaş söylemi, özellikle Cumhurbaşkanı Şara'nın İsrail'i Esed rejiminin devrilmesinden bu yana Suriye'ye düzenlediği binden fazla saldırı nedeniyle eleştirmesinin ardından, İsraillilerin bu savaşta Suriye için ne hazırladıklarına dair soruları gündeme getirdi. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Şara, güvenlik anlaşmasının Suriye hava sahasının ihlal edilmemesini garanti altına alması gerektiğini düşünüyor.

fgth
ABD'deki Suriye toplumu, pazar günü New York'ta Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ile bir araya geldi. Toplantıya 11 Suriyeli Yahudi göçmen de katıldı (web siteleri)

İsrail medyası, New York'ta Suriye kökenli 11 Amerikalı Yahudi şahsiyetin, Suriye toplumuyla yapılan halka açık toplantı kapsamında Cumhurbaşkanı Şara ile özel bir görüşme gerçekleştirdiğini bildirdi. İsrail'in adı toplantıda hiç geçmese de medya bu görüşmeyi İsrail için olumlu bir mesaj olarak değerlendirdi. Yahudiler, Suriye özlemlerinden, Suriye'ye ait olmaktan duydukları gururdan ve Suriye'nin yeniden inşasına katılma isteklerinden bahsettiler. Şara ise Suriye'nin toplumsal yapısının mezhep veya din ayrımı gözetmediğini, aksine mensubiyetleri ne olursa olsun her Suriyeliyi kucakladığını belirterek, sıcak bir karşılamayla cevap verdi.

Suriye kökenli Amerikalı iş adamı Yusuf Cacati, kendisi ve diğer Suriyeli-Amerikalıların, Şara ile yaptıkları görüşmeden, Şara'nın Suriyeliler için parlak bir gelecek vaat etmesi nedeniyle etkilendiklerini söyledi. Başkan Trump'ın İsrail ile yeni Suriye arasında bir barış ve güvenlik anlaşmasına varmada başarılı olmasını umduğunu ifade etti.



Batı Şeria’da İran roket saldırısı: 3 Filistinli kadın öldü

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Batı Şeria’da İran roket saldırısı: 3 Filistinli kadın öldü

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Filistin Kızılayı, Çarşamba akşamı Batı Şeria’yı hedef alan İran roket saldırısında üç kadının hayatını kaybettiğini açıkladı. Bu saldırı, bölgede gerçekleşen ilk ölümcül İran saldırısı ve ABD-İsrail-İran savaşının başlamasından bu yana Filistinlilerin hayatını kaybettiği ilk olay oldu.

Filistin resmi haber ajansı Wafa’nın bildirdiğine göre, roketler Hebron’un güneybatısındaki Beit Awa kasabasındaki bir berberi salonunu vurdu. Saldırıda bir Filistinli ağır yaralandı.

İsrail ordusu, saldırının küme mühimmat türü bir başlık kullanılarak gerçekleştirildiğini ve başlığın küçük bombalara ayrılarak farklı noktalara saçıldığını düşündüklerini açıkladı.

Şubat ayı sonunda İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarından bu yana, İsrail’de en az 14 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi.


Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği’ne İHA saldırısı düzenlendi

Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği çevresinde insansız hava araçları ve füzelerle yapılan saldırının ardından yükselen alev ve duman (Reuters)
Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği çevresinde insansız hava araçları ve füzelerle yapılan saldırının ardından yükselen alev ve duman (Reuters)
TT

Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği’ne İHA saldırısı düzenlendi

Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği çevresinde insansız hava araçları ve füzelerle yapılan saldırının ardından yükselen alev ve duman (Reuters)
Bağdat’taki ABD Büyükelçiliği çevresinde insansız hava araçları ve füzelerle yapılan saldırının ardından yükselen alev ve duman (Reuters)

Güvenlik kaynakları, bu sabah erken saatlerde ABD Büyükelçiliği’nin Bağdat’taki binasının insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alındığını ve bölgede patlama seslerinin duyulduğunu açıkladı. Saldırının, önceki gün gerçekleşen bir dizi saldırının ardından geldiği belirtildi.

Güvenlik yetkilileri, dün de füze ve İHA saldırılarının büyükelçiliğe yöneldiğini, bunun sonucunda alarm sistemlerinin devreye girdiğini ve diplomatik kompleks yakınlarında patlama seslerinin duyulduğunu bildirmişti.

er
Bağdat’taki Yeşil Bölge’de bulunan ABD Büyükelçiliği’nin genel görünümü (EPA)

Kaynaklar, en az üç patlayıcı yüklü İHA’nın Bağdat Uluslararası Havalimanı yakınındaki Amerikan diplomatik tesislerini hedef aldığını, bunun üzerine C-RAM hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini aktardı.

Tahran destekli silahlı grupların, 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail savaşı kapsamında İran’a karşı yürütülen operasyonlara yanıt olarak Irak’taki Amerikan çıkarlarına saldırılar düzenlediği bildirildi.

Şu ana kadar olayda yaralanma veya maddi hasar ile ilgili resmi bir rapor yayınlanmadı.


Lübnan-İsrail müzakereleri girişiminin tüm hikayesi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Fransız Büyükelçi Hervé Magro'yu Baabda Sarayı'nda ağırladı (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Fransız Büyükelçi Hervé Magro'yu Baabda Sarayı'nda ağırladı (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

Lübnan-İsrail müzakereleri girişiminin tüm hikayesi

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Fransız Büyükelçi Hervé Magro'yu Baabda Sarayı'nda ağırladı (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Fransız Büyükelçi Hervé Magro'yu Baabda Sarayı'nda ağırladı (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Lübnanlı üst düzey bir resmi kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun 10 gün önce bir ateşkes önerisinde bulunduğunu ve bu önerinin Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn'a iletildiğini açıkladı. Ancak Hizbullah'ın iletişim kanallarını kapatması ve ardından ‘El-Asf el-Me'kul’ (Yutan Fırtına) adını verdiği askeri operasyonunu başlatması, bu girişimi boşa çıkardı. İsrail, buna karşılık saldırılarını daha da sertleştirdi.

Ateşkes sağlama yönündeki siyasi çabaların başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, Lübnan hükümetinin Ramazan Bayramı'nda bir ‘insani ateşkes’ talebinde bulunmaktan başka bir seçeneği kalmadı. İsrail, ateş altında müzakereleri dayatmak için ‘karadan baskıyı’ derinleştirmeye çalışırken, Cumhurbaşkanı Avn, ‘Lübnan ulusal yelpazesini’ temsil eden 4 kişilik müzakere heyetini oluşturmaya çalışıyor. Ancak buna paralel olarak Tel Aviv, Macron ve Birleşmiş Milletler (BM) Lübnan Özel Koordinatörü Jeanine Hennis-Plasschaert aracılığıyla Lübnan'a mesajlar göndermeye devam ediyor. Bu mesajlarda temel bir soru olan ‘Eğer çatışmayı durdurursak, Hizbullah roket atışlarını durduracak mı?’ sorusu yer alıyor.

İsrail gazetesi Yediot Aharonot, Netanyahu tarafından Lübnan ile müzakereleri yürütmek üzere görevlendirilen Ron Dermer'in “Lübnan ile bir anlaşma mümkün, çünkü meseleler o kadar da karmaşık değil” dediğini aktardı. İsrail'in ‘Lübnan'da herhangi bir toprak talebinde bulunmak istemediğini’ vurgulayan Dermer, “Lübnan'ı işgal etmek veya saldırmak istemiyoruz, ancak Hizbullah'ın kuzey sınırımızda doğrudan faaliyet göstermesine izin vermeyeceğiz” diye ekledi.