BM Güvenlik Konseyi'nde ‘istikrar gücü’ konusunda yaşanan karar çatışması, Gazze anlaşmasını tehdit ediyor

Arabulucular uzlaşma çağrısı yapıyor

Gazze şehrinde İsrail hava saldırıları sonucu yıkılan bir evin enkazından çıkardıkları cesetleri taşıyan Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde İsrail hava saldırıları sonucu yıkılan bir evin enkazından çıkardıkları cesetleri taşıyan Filistinliler (AFP)
TT

BM Güvenlik Konseyi'nde ‘istikrar gücü’ konusunda yaşanan karar çatışması, Gazze anlaşmasını tehdit ediyor

Gazze şehrinde İsrail hava saldırıları sonucu yıkılan bir evin enkazından çıkardıkları cesetleri taşıyan Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinde İsrail hava saldırıları sonucu yıkılan bir evin enkazından çıkardıkları cesetleri taşıyan Filistinliler (AFP)

Gazze'deki ateşkes anlaşması, Moskova'nın ABD'nin Gazze Şeridi'ne istikrar güçlerinin konuşlandırılmasına ilişkin karar tasarısına karşı bir tasarıyı Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'ne sunmasının ardından uluslararası bir çekişme dönemine girdi. Bu karşı tasarı, Arap bakış açısına daha yakın ve Washington'ın müttefiki İsrail'in tutumlarından daha uzak hükümler içeriyor. Yedioth Ahronoth gazetesine göre, ABD’nin kendi tasarısında yaptığı ve İsrail’in tepkisini çeken değişikliklere rağmen bu durum yaşanıyor.

Şarku’l Avsat ile konuşan uzmanlara göre, arabulucuların uzlaşı çağrıları eşliğinde gelen bu adım, BM Güvenlik Konseyi’nde ‘veto’ yetkisine sahip ülkeler arasında bir ‘karar çatışması’ niteliği taşıyor. Şayet uzlaşı sağlanamaz, İsrail’e ayrıcalık tanımayan ve anlaşmanın özünü (İsrail’in çekilmesi ve direnişin silahsızlandırılmasının uygun bir şekilde gerçekleştirilmesi) boşaltmayan yaklaşımlar geliştirilemezse, Gazze anlaşmasına ve ikinci aşamaya geçişe açık bir tehdit oluşturuyor.

Bu atmosfer içinde, ABD ve bazı ortakları, BM Güvenlik Konseyi’ni, Başkan Donald Trump’ın Gazze Şeridi için ortaya koyduğu barış planını destekleyen Amerikan tasarısını ‘ivedilikle’ kabul etmeye çağırdı. ABD, Suudi Arabistan, Katar, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya, Pakistan, Ürdün ve Türkiye yayımladıkları ortak açıklamada, diğer hususların yanı sıra uluslararası bir istikrar gücü oluşturulmasına yetki veren Amerikan karar tasarısına ‘ortak desteklerini’ ifade ederek, tasarının ‘hızla’ kabul edilmesini umduklarını belirtti.

ABD değişiklikleri

Washington, kendi karar taslağı üzerinde İsrail’in çekincelerine yol açan bir dizi değişiklik yaptı.

Yedioth Ahronoth gazetesinin dün aktardığına göre, yeni taslakta İsrail’in endişe duyduğu en önemli maddeler; Filistinlilerin kendi kaderini tayin etmesine götüren bir sürece dair giriş ifadesinin eklenmesi, yardım dağıtımının denetiminde BM’nin genişletilmiş rolü ve Gazze Şeridi’ni yönetmek üzere kurulması öngörülen geçiş yönetimi otoritesinin yetkilerinin genişletilmesi etrafında yoğunlaşıyor.

Diğer yandan Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ile Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, dün yaptıkları telefon görüşmesinde Gazze Şeridi’ndeki gelişmeleri ele aldı. Mısır Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre ikili, ‘Şarm eş-Şeyh Barış Anlaşması’nın pekiştirilmesine ve sürecin bunun üzerine inşa edilmesine yönelik çabalara destek konusunda Mısır–Suudi Arabistan koordinasyonunun sürdürülmesinin önemini, anlaşmanın maddelerinin tamamen uygulanmasını sağlayarak ateşkesin kalıcı hale gelmesini ve Gazze halkının insani sıkıntılarının hafifletilmesini’ vurguladı.

Bu görüşmeler, Gazze Şeridi’ne istikrar güçleri konuşlandırılmasına ilişkin BM Güvenlik Konseyi karar tasarısı konusunda ABD ile Rusya arasındaki çekişmelerin sürdüğü bir dönemde gerçekleşti. Söz konusu tasarı, 10 Ekim’de yürürlüğe giren anlaşmanın ikinci aşamasına geçiş anlamına geliyor.

Rusya’nın önerisi

Rusya perşembe günü, ABD’nin çabalarına meydan okuyarak, BM’de Gazze konusunda kendi hazırladığı bir karar tasarısı önerdi.

Rusya’nın BM Daimî Temsilciliği’nin Güvenlik Konseyi üyelerine gönderdiği bir notta, “Taslağımızın amacı, Güvenlik Konseyi’nin, çatışmaların sürdürülebilir biçimde durdurulmasına yönelik dengeli, kabul edilebilir ve ortak bir yaklaşım benimsemesini sağlamaktır” denildi. Rus tasarısı, BM Genel Sekreteri’nin Gazze’de istikrarı sağlamak üzere uluslararası bir güç için seçenekler belirlemesini talep ediyor.

Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Nuseyrat'ta İsrail bombardımanı sonucu yıkılan bir evin enkazı arasında oturan bir çocuk (AFP)Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Nuseyrat'ta İsrail bombardımanı sonucu yıkılan bir evin enkazı arasında oturan bir çocuk (AFP)

Mısır Dış İlişkiler Konseyi üyesi ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Reha Ahmed Hasan, “Moskova'nın hamlesi, Washington'un gücün görev ve yetkilerine ilişkin karar tasarısının aksine” dedi. Washington'un değişmeyen İsrail yanlısı tutumu göz önüne alındığında bunun beklenen bir şey olduğunu belirtti.

Filistinli siyasi analist Abdulmehdi Mutava, Rusya'nın önerisinin ‘Moskova'nın iki şeyi dayatmak için yaptığı nüfuz mücadelesi ve siyasi manevra’ olduğunu düşünüyor. Birincisi, ABD ve İsrail'inkinden farklı olan Arap-Filistin pozisyonunu desteklemek. İkincisi ise Washington'a Moskova'nın çok uzak olmadığı ve bu konunun gelecekteki müzakerelerin bir parçası olabileceği mesajını vermek.

Buna yanıt olarak, ABD'nin BM Daimî Temsilciliği Güvenlik Konseyi'ni Amerikan metnini onaylamaya çağırdı. Reuters'a göre ABD'nin BM Daimî Temsilciliği, ‘tasarı üzerinde aktif müzakereler sürerken şimdi uyuşmazlık yaratma girişimlerinin, Gazze'deki Filistinliler için ciddi ve somut sonuçları olacağını’ vurguladı. ABD'nin BM Daimî Temsilciliği tarafından yapılan açıklamada, “Ateşkes kırılgan… BM Güvenlik Konseyi'ni birleşmeye ve çok ihtiyaç duyulan barışı sağlamak için ilerlemeye çağırıyoruz” denildi.

BM Güvenlik Konseyi kararının kabul edilmesi için en az dokuz olumlu oy ve Rusya, Çin, ABD, Birleşik Krallık veya Fransa'nın veto etmemesi gerekiyor.

ABD, bir hafta önce 15 Güvenlik Konseyi üyesine karar tasarısını resmen sundu ve tasarının bölgesel destek gördüğünü, bu kararın geçiş dönemi yönetim organına ve uluslararası istikrar gücüne iki yıllık yetki vereceğini belirtti.

Karar tasarısı, istikrar gücüne Gazze'yi silahsızlandırmak, sınırlarını güvence altına almak, sivilleri korumak, yardım ulaştırmak ve eğitilmekte olan yeni Filistin polis gücünü desteklemek için ‘gerekli tüm adımları atma’ yetkisi veriyor. Arap tarafının geçen hafta yaptığı açıklamalara göre bu tasarı, özellikle silahsızlandırma konusunda tartışmalı ve bölücü nitelikte.

Reha Ahmed Hasan, Amerikan ve Rus karar taslaklarının oylamaya sunulmadan önce herkesin kabul edebileceği tek bir taslakta birleştirilmesini bekliyor. Hasan, Washington'un konsensüs sağlanmadan taslağı üzerinde ısrar etmesi halinde Moskova'nın veto hakkını kullanmasının beklendiğini ve bunun Gazze anlaşmasını etkileyerek uygulanmasını geciktireceğini belirtti.

Abdulmehdi Mutava, Washington ile bu farklılıkların devam etmesinin anlaşmanın askıya alınmasına yol açabileceğini, ancak anlaşmanın çökmesine yol açmayacağını tahmin ediyor. “Anlaşmanın ilk aşamada askıya alınmasının, çökmesinden daha tehlikeli olduğunu” vurgulayan Mutava, arabulucuların farklılıklar üzerinde daha büyük bir uzlaşma arayışına gireceklerini öne sürüyor.

Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Nuseyrat'ta İsrail bombardımanı sonucu yıkılan bir evin enkazı arasında yürüyen bir kız çocuğu (AFP)Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki Nuseyrat'ta İsrail bombardımanı sonucu yıkılan bir evin enkazı arasında yürüyen bir kız çocuğu (AFP)

Rusya ile ABD arasındaki gerginlikler ve bunların yansımaları sürerken, Endonezya Savunma Bakanı Şafri Şemseddin dün yaptığı açıklamada, ‘ülkesinin, savaşın yıkıma uğrattığı Gazze Şeridi'nde planlanan barış gücü operasyonu sırasında sağlık ve yeniden inşa ile ilgili görevleri üstlenmek üzere yaklaşık 20 bin asker eğittiğini’ söyledi.

Endonezya, bu bölgede varlık göstermeye çalışan tek ülke değil. Reuters'ın dün ulaştığı bir belgede, Avrupa Birliği (AB) dışişleri bakanlarının önümüzdeki hafta, 3 bin Filistinli polis memurunu eğitme görevini üstlenmek için bir öneriyi görüşecekleri ve bu polis memurlarını daha sonra Gazze Şeridi'nde görevlendirmek istedikleri belirtildi.



Irak, Körfez ülkelerini ve Ürdün'ü hedef almayı reddetti

Irak'lı bir asker, 26 Mart 2026'da ABD hava saldırısıyla hedef alınan Habbaniye'deki yıkılmış bir üssün enkazının yanında (AFP)
Irak'lı bir asker, 26 Mart 2026'da ABD hava saldırısıyla hedef alınan Habbaniye'deki yıkılmış bir üssün enkazının yanında (AFP)
TT

Irak, Körfez ülkelerini ve Ürdün'ü hedef almayı reddetti

Irak'lı bir asker, 26 Mart 2026'da ABD hava saldırısıyla hedef alınan Habbaniye'deki yıkılmış bir üssün enkazının yanında (AFP)
Irak'lı bir asker, 26 Mart 2026'da ABD hava saldırısıyla hedef alınan Habbaniye'deki yıkılmış bir üssün enkazının yanında (AFP)

Irak Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı resmi açıklamada, hükümetin Körfez ülkeleri ve Ürdün'e yönelik her türlü saldırganlığı veya hedef almayı kesin bir dille reddettiğini teyit ederek, bölgenin istikrarının herkesin ortak çıkarı olduğunu vurguladı.

Bakanlık, Irak'ın Arap devletleriyle karşılıklı saygıya dayalı ilişkiler kurma ve denge politikasına olan bağlılığını yinelediğini belirterek, bu ülkelerin güvenliğinin Irak'ın kendi güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu kaydetti.

Güvenlik sorunlarına yönelik önlemler alındığını ve Irak topraklarından kaynaklanan herhangi bir hedef alma hakkında bilgi alıp hızlı bir şekilde müdahale etmek için hazırlıkların yapıldığını ifade etti.

Körfez ülkeleri ve Ürdün, İran'a bağlı Iraklı grupların saldırılarını kınadı.

Irak ve Ürdün ayrıca savaşın sonuçları konusunda uyararak, çatışmaların durdurulması, koordinasyonun güçlendirilmesi, uluslararası seyrüsefer özgürlüğünün garanti altına alınması, bölgesel ve uluslararası istikrarın korunması ve bölge üzerindeki ekonomik ve güvenlik etkilerinin azaltılması gerektiğinin altını çizdi.


UNICEF: Lübnan'da 370 binden fazla çocuk yerinden edildi, 121 çocuk ise öldürüldü

İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği hava saldırılarından yükselen dumanılar (Arşiv-Reuters)
İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği hava saldırılarından yükselen dumanılar (Arşiv-Reuters)
TT

UNICEF: Lübnan'da 370 binden fazla çocuk yerinden edildi, 121 çocuk ise öldürüldü

İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği hava saldırılarından yükselen dumanılar (Arşiv-Reuters)
İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği hava saldırılarından yükselen dumanılar (Arşiv-Reuters)

UNICEF'in Lübnan temsilcisi Marco Luigi Corsi bugün yaptığı açıklamada, İsrail'in Hizbullah'a karşı yürüttüğü askeri harekat nedeniyle Lübnan'da 370 binden fazla çocuğun evlerinden ayrılmak zorunda kaldığını söyledi.

Sözlerine şöyle devam etti: Çağrı sırasında en az 121 çocuk öldü ve 399 çocuk yaralandı.

Hizbullah Eski Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın, Beyrut'un güney banliyölerinde İsrail baskını sonucu yıkılan "Karz-ı Hasen" binasının enkazı arasında görülen fotoğrafı (EPA)Hizbullah Eski Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın, Beyrut'un güney banliyölerinde İsrail baskını sonucu yıkılan "Karz-ı Hasen" binasının enkazı arasında görülen fotoğrafı (EPA)

İsrail ve Lübnan'daki Hizbullah arasındaki savaş, grubun İran'ın dini liderinin İsrail-Amerikan hava saldırısında öldürülmesine misilleme olarak 2 Mart'ta İsrail'e roket fırlatmasıyla patlak verdi. İsrail, Lübnan genelinde ağır hava saldırıları ve güneye kara harekatıyla karşılık verdi.


Lübnan, Mısır'dan "uzun sürecek bir İsrail savaşı" hakkında istihbarat aldı

Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ve Mısır Büyükelçisi Alaa Musa ile görüştü (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ve Mısır Büyükelçisi Alaa Musa ile görüştü (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

Lübnan, Mısır'dan "uzun sürecek bir İsrail savaşı" hakkında istihbarat aldı

Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ve Mısır Büyükelçisi Alaa Musa ile görüştü (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ve Mısır Büyükelçisi Alaa Musa ile görüştü (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Lübnan, Mısır'dan İsrail savaşının uzun süreceğine dair olumsuz bilgiler aldı; bu bilgiler, yakın bir ateşkesin kesin işaretlerinin olmaması ve İsrail'in güney Lübnan'a yeni bir askeri birlik konuşlandırarak çatışma alanını kademeli olarak tırmandırma niyetini teyit etmesiyle eş zamanlı olarak geldi.

Beyrut'ta yetkililerle bir araya gelen Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, "ülkesinin, gerilimi azaltmak ve bölgedeki çatışmanın yayılmasını önlemek amacıyla, İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında mesaj iletimi de dahil olmak üzere yoğun temaslar yürüttüğünü, aynı zamanda İsrail tarafıyla da iletişim halinde olduğunu" açıkladı. Ancak Abdulati'nin Beyrut'taki görüşmelerine yakın kaynaklar, atmosferin "cesaret kırıcı" olduğunu ifade etti.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, siyasi ve askeri verilerin Lübnan meselesine olumlu bir yaklaşımı yansıtmadığını, özellikle de İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Lübnan savaşına Amerika ve İran arasındaki müzakerelerin bir parçası olmasına izin vermeyi reddettiğini ve "Hizbullah'ı ortadan kaldırma" konusundaki tutumunu sertleştirdiğini, bunun da Lübnan savaşının uzun vadeli olacağının göstergesi olduğunu belirtti.