Libya: Protestocular Trablus'taki Başbakanlık binasının bir bölümünü ateşe verdi

Ulusal birlik hükümetinin başkanı Abdulhamid Dibeybe (Reuters)
Ulusal birlik hükümetinin başkanı Abdulhamid Dibeybe (Reuters)
TT

Libya: Protestocular Trablus'taki Başbakanlık binasının bir bölümünü ateşe verdi

Ulusal birlik hükümetinin başkanı Abdulhamid Dibeybe (Reuters)
Ulusal birlik hükümetinin başkanı Abdulhamid Dibeybe (Reuters)

Libya’nın başkenti Trablus’ta bazı futbol taraftarları, dün gece Ulusal Birlik Hükûmeti Başbakanlık binasının bir bölümünü ateşe verdi. Protestocular, Başbakan Abdulhamid Dibeybe’nin ailesini, Libya Ligi’ndeki bazı takımlara diğerleri karşısında ayrıcalık tanımakla suçladı.

Olaylar, Trablus merkezli El-İttihad takımının taraftarlarının dün akşam Terhune Stadyumu’nda oynanan karşılaşma sırasında sahaya girmesinin ardından yaşandı. Taraftarlar, Batı Bölgesi şampiyonluk grubunda Es-Suveyhli Misrata’ya karşı oynanan maçın son dakikalarında takımları lehine penaltı verilmemesini protesto etti.

Stadyumdaki kameralar, silah sesleri ve saha içindeki kargaşayı kaydederken, yaralıların ambulanslarla taşındığı görüldü. Olaylara müdahale eden silahlı güçlerin, seyircisiz oynanan Libya Ligi maçına izinsiz giren taraftarları dağıtmak amacıyla ateş açtığı bildirildi. Trablus hükûmeti ise olaylara ilişkin henüz açıklama yapmadı.

Terhune Spor Kompleksi Müdürü Abdullah Ferec, basına yaptığı açıklamada, çıkan olaylarda canlı yayın aracının ve stadyum tesislerinin bir bölümünün yandığını doğruladı.

Maçla eş zamanlı olarak, başbakanlık binasına yakın ve El-İttihad kulübünün merkezinin bulunduğu Bab Bin Gaşir bölgesinde de olaylar yaşandı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre göstericiler, güvenlik güçlerine ait bir araca saldırdıktan sonra başbakanlık binası önünde protesto düzenledi.

Göstericilerin yoğun şekilde havai fişek kullanması sonucu binanın bazı bölümlerinde yangın çıktı. Güvenlik güçleri protestocuları dağıtırken, sivil savunma ekipleri yangına müdahale etti.

Şu ana kadar başbakanlık binasında meydana gelen hasarın boyutu ya da stadyum içi ve dışındaki olaylarda yaralananların sayısına ilişkin resmî bir açıklama yapılmadı.



Hizbullah, İsrail'in kuzeyindeki askeri toplantıyı hedef aldı

Ras el-Naqoura bölgesindeki bir İsrail askeri kontrol noktası, İHA saldırısının ardından (Reuters)
Ras el-Naqoura bölgesindeki bir İsrail askeri kontrol noktası, İHA saldırısının ardından (Reuters)
TT

Hizbullah, İsrail'in kuzeyindeki askeri toplantıyı hedef aldı

Ras el-Naqoura bölgesindeki bir İsrail askeri kontrol noktası, İHA saldırısının ardından (Reuters)
Ras el-Naqoura bölgesindeki bir İsrail askeri kontrol noktası, İHA saldırısının ardından (Reuters)

Hizbullah, dün yaptığı açıklamada, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarına karşılık olarak Kuzey İsrail’de bir askerî noktayı hedef aldığını duyurdu. Bu açıklama, taraflar arasındaki ateşkese rağmen karşılıklı saldırıların sürdüğü bir dönemde geldi.

Örgütün açıklamasında, “İsrail düşmanının ateşkesi ihlal etmesine ve Güney Lübnan’daki köylere yönelik saldırılarına karşılık olarak, İslami Direniş mücahitleri Ras en-Nakura mevkiindeki İsrail askerî birliklerini kamikaze tipi bir İHA ile hedef aldı” ifadeleri kullanıldı.

İsrail ordusu ise daha önce yaptığı açıklamada, Hizbullah’a ait bir insansız hava aracının (İHA) saldırısı sonucu bazı İsrailli sivillerin yaralandığını bildirdi.

Ordudan yapılan açıklamada, “Kısa süre önce Hizbullah terör örgütü tarafından gönderilen patlayıcı yüklü bir İHA, İsrail topraklarında Lübnan sınırı yakınlarında düştü” denildi. Açıklamada ayrıca, olay sonucu bazı İsrailli sivillerin yaralandığı ve tedavi için hastaneye kaldırıldığı belirtildi. Celile Tıp Merkezi, yaralıların Ras en-Nakura bölgesinde yaralandığını açıkladı.

Görsel kaldırıldı.

Olay, Lübnan ile İsrail’in Washington’da iki gün sürecek yeni bir müzakere turuna başlamasıyla eş zamanlı olarak meydana geldi. Görüşmelerin, savaşı sona erdirmeyi ve iki ülke arasındaki ilişkilerin geleceğini belirlemeyi amaçladığı belirtilirken, ateşkes süresinin sonuna yaklaşılması ve özellikle Güney Lübnan’daki ölümcül İsrail saldırılarının sürmesi dikkat çekiyor.

Müzakerelerin başlamasından saatler önce İsrail, Güney Lübnan’a yönelik hava saldırılarını yeniden yoğunlaştırdı. İsrail ordusu, bazı bölgelere tahliye uyarısı yaptıktan sonra “Hizbullah terör örgütüne ait altyapı hedeflerinin vurulduğunu” açıkladı.

Lübnan resmi haber ajansı ise İsrail saldırılarının Güney Lübnan ve ülkenin doğusundaki bazı bölgeleri hedef aldığını, bunlardan bazılarının İsrail’in tahliye uyarılarında yer almadığını bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Ortadoğu’daki savaşın Lübnan cephesine taşınması, Hizbullah’ın 2 Mart’ta İran lideri Ali Hamaney’in öldürülmesine karşılık olarak İsrail’e


ABD'nin baskısı altında Parlamento 14 bakana güvenoyu verdi

Irak'ın yeni başbakanı Ali ez-Zeydi (ön sol tarafta), hükümetinin oylaması için parlamentoya gelirken (AP)
Irak'ın yeni başbakanı Ali ez-Zeydi (ön sol tarafta), hükümetinin oylaması için parlamentoya gelirken (AP)
TT

ABD'nin baskısı altında Parlamento 14 bakana güvenoyu verdi

Irak'ın yeni başbakanı Ali ez-Zeydi (ön sol tarafta), hükümetinin oylaması için parlamentoya gelirken (AP)
Irak'ın yeni başbakanı Ali ez-Zeydi (ön sol tarafta), hükümetinin oylaması için parlamentoya gelirken (AP)

Irak Parlamentosu, dün yapılan oturumda, Başbakan adayı Ali ez-Zeydi başkanlığındaki eksik ve silahlı gruplardan arındırılmış hükûmete güvenoyu verdi. Oturuma 226 milletvekili katılırken, kararın, silahlı grupların devlet kurumlarındaki rolüne ilişkin Amerikan baskılarına yanıt niteliği taşıyan uzlaşının devamı olduğu belirtildi.

Parlamento, hükûmet programını da onaylarken, 14 bakana güvenoyu verdi. Ancak Şii, Sünni ve Kürt siyasi güçler arasında nüfuz paylaşımına ilişkin anlaşmazlıkların sürmesi nedeniyle bazı egemenlik ve hizmet bakanlıkları henüz onaylanmadı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre silahlı gruplara yakın siyasi bloklar parlamentoda yaklaşık 80 sandalyeye sahip olmasına rağmen, söz konusu gruplar süreçte belirgin şekilde geri planda kaldı.

Güvenoyu oylamasının ardından konuşan Başbakan Ali ez-Zeydi, “istikrarın güçlendirilmesi ve devlet otoritesinin pekiştirilmesi” yönünde çalışmaları sürdüreceklerini belirtti.

ABD yönetimi ise Irak hükûmetinin izlediği süreci yakından takip ettiğini belirterek, iki ülke arasındaki ilişkilerin özellikle silahların devlet kontrolünde toplanması konusunda “sözlerden çok icraatlara” göre şekilleneceğini vurguladı.


Yemen krizinde en büyük esir takası anlaşması imzalandı

Yemen hükümeti ile Husi milisleri arasında, BM himayesinde, çok sayıda mahkûm ve tutuklunun takası konusunda anlaşmaya varıldı (Birleşmiş Milletler)
Yemen hükümeti ile Husi milisleri arasında, BM himayesinde, çok sayıda mahkûm ve tutuklunun takası konusunda anlaşmaya varıldı (Birleşmiş Milletler)
TT

Yemen krizinde en büyük esir takası anlaşması imzalandı

Yemen hükümeti ile Husi milisleri arasında, BM himayesinde, çok sayıda mahkûm ve tutuklunun takası konusunda anlaşmaya varıldı (Birleşmiş Milletler)
Yemen hükümeti ile Husi milisleri arasında, BM himayesinde, çok sayıda mahkûm ve tutuklunun takası konusunda anlaşmaya varıldı (Birleşmiş Milletler)

Yemen’deki “Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu”, dün tüm Yemenli taraflar arasında bin 750 esir ve tutuklunun serbest bırakılmasını öngören en kapsamlı anlaşmanın imzalandığını açıkladı. Anlaşmanın, aralarında 7 Suudi vatandaşının da bulunduğu 27 koalisyon mensubunu kapsadığı belirtildi.

Koalisyon Sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, anlaşmanın Ürdün’ün başkenti Amman’da imzalandığını duyurdu. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre görüşmelere, koalisyona bağlı ortak güçlerin müzakere komitesi ile Yemenli tarafların katıldı, süreç ise BM Genel Sekreteri Yemen Özel Temsilcisi Hans Grundberg’in himayesinde yürütüldü.

Maliki yaptığı açıklamada, esir ve tutuklular dosyasının insani bir mesele olduğunu ve tüm esirler evlerine dönene kadar, koalisyon liderliğinin konuya doğrudan önem vermeyi sürdüreceğini belirtti.

Birleşmiş Milletler anlaşmayı memnuniyetle karşılarken, bunun güven artırıcı önemli bir adım ve siyasi sürecin yeniden canlandırılması açısından olumlu bir gelişme olduğunu açıkladı.

Yemen hükûmeti anlaşmayı “insani dosyada gerçek bir dönüşüm” olarak nitelerken, Husiler ise bunu “tarihi bir başarı” şeklinde değerlendirdi.

Uluslararası arabulucular, anlaşmanın uygulanmasının ülkede tıkanan barış sürecine ivme kazandıracak daha olumlu bir atmosfer oluşturmasını umut ediyor.