Suriye’de Şeyh Hicri’ye bağlı silahlı grup tarafından alıkonulan 3 Hristiyan’ın yakınları hayatta olduklarını doğruladı

Suveyda'dan Şam'a yoğun göç hareketliliği

Suveyda'daki güvenlik ofisi doğrudan Şeyh Hikmet el-Hicri ve oğlu Selman'a bağlı (Suwayda24)
Suveyda'daki güvenlik ofisi doğrudan Şeyh Hikmet el-Hicri ve oğlu Selman'a bağlı (Suwayda24)
TT

Suriye’de Şeyh Hicri’ye bağlı silahlı grup tarafından alıkonulan 3 Hristiyan’ın yakınları hayatta olduklarını doğruladı

Suveyda'daki güvenlik ofisi doğrudan Şeyh Hikmet el-Hicri ve oğlu Selman'a bağlı (Suwayda24)
Suveyda'daki güvenlik ofisi doğrudan Şeyh Hikmet el-Hicri ve oğlu Selman'a bağlı (Suwayda24)

Geçtiğimizi hafta yaşanan tutuklu kaçırma olayının ardından Suveyda'da Şeyh Hikmet el-Hicri'ye bağlı olan ve ‘Ulusal Muhafızlar’ olarak bilinen yapı tarafından alıkonulan 3 Hristiyan'ın yakınları, bu kişilerin idam edildiğine dair çıkan haberleri yalanladı.

Suveyda'daki olayları yakından takip eden bir kaynak Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, “Mesber ailesiyle iletişime geçtim. Alıkonulan oğullarının hayatta olduğunu ve sorgulama sürecinde bulunduklarını söylediler” ifadelerini kullandı.

Ortadoğu Enstitüsü Terörle Mücadele ve Aşırılık Programı Direktörü Charles Lister'ın salı günü X platformunda Suveyda'daki silahlı grupların geçtiğimiz cuma gecesi ‘ihanet’ suçlamasıyla Hristiyan cemaatinden iki kişi hakkında alınan idam kararını gerçekleştirdiğini duyurmuştu.

Lister'ın aktardığına göre alıkonulan iki kişi, Ulusal Muhafızlar’ın kontrolündeki cezaevlerinden üç tutukluyu kaçırıp Suriye hükümeti kontrolündeki bölgelere geçmelerine yardım etmekle suçlanıyor.

Ulusal Muhafızlar’dan yetkililer ve ona yakın kaynaklar, Şarku’l Avsat'ın söz konusu haberler hakkında yorum taleplerine yanıt vermediler.

Suriye resmi haber ajansı SANA geçtiğimiz cuma günü, nüfusunun çoğunluğunu Dürzilerin oluşturduğu Suveyda ilindeki iç güvenlik güçlerinin şehir içinde yasadışı gruplarca alıkonulan 3 kişiyi kurtarmayı başardığını duyurmuştu. SANA bunu, güvenlik ve istikrarı güçlendirme ile vatandaşları korumaya yönelik süregelen çabalar çerçevesinde gerçekleştirilen bir operasyon olarak nitelendirdi.

ergfrg
Suriye İç Güvenlik Teşkilatı, cuma günü Suveyda'daki Ulusal Muhafızları’nın kontrolündeki hapishanelerden serbest bırakılan tutukluları kabul etti (SANA)

Olayın ardından Ulusal Muhafızlar’a bağlı gruplar geniş çaplı baskın ve gözaltı operasyonları başlattı. Yerel kaynaklar, bu operasyonların halk desteğini yitirme kaygısı ve toplumsal hoşnutsuzluğun ardından geldiğini belirtti.

Kaynaklar, gözaltındakiler arasında bölgenin Hristiyan topluluğundan Dani el-Mesber ve iki kardeşinin de bulunduğunu doğruladı.

Suveyda'daki olayları yakından takip eden kaynak, gözaltılar nedeniyle Hristiyan ve Dürzi toplulukları arasında şu an herhangi bir gerilim yaşanmadığını söyledi. Hristiyanlara yönelik herhangi bir saldırı olduğunu duymadığını söyleyen kaynak, bölgede belirgin bir sükûnet hüküm sürdüğünü teyit ederek Ulusal Muhafızlar’ın yaşanan büyük skandalların ardından tırmanmayı istemediklerini vurguladı.

Kaynak aynı zamanda Suveyda'daki Rum Ortodoks Aziz Georgios Kilisesi'nden bir din adamının ‘her şeyin yolunda olduğunu ve olağandışı bir şeyin yaşanmadığını’ teyit ettiğini aktardı.

Aziz Georgios Kilisesi geçtiğimiz 18 Mayıs'ta bazı sosyal medya sayfaları ve sitelerinde dolaşan kiliseye saldırı yapıldığına ilişkin haberleri yalanladı. Kilise, söz konusu haberlerin doğru olmadığını ve tümüyle asılsız olduğunu açıkladı.

Öte yandan Şam-Suveyda yolu, üç gün boyunca Suveydalıların başkent Şam'a yönelik yoğun geçişine sahne oldu. Hükümetin iç güvenlik güçleri, el-Metune Kontrol Noktası çevresinde ve yolun çeşitli kesimlerinde konuşlanarak yolcuların düzenli geçişini sağlamak, hareket etmelerini kolaylaştırmak ve sivillerin güvenliğini güvence altına almak amacıyla görev yaptı.

Suriye El-İhbariyye kanalı dün, yolun sabahın erken saatlerinden itibaren yoğun bir geçiş trafiğine sahne olduğunu, yasadışı grupların günler boyunca sivillere uyguladığı çıkış yasağının ardından yaklaşık bin 500 ilin sakininin el-Metune Kontrol Noktası’ndan geçerek Şam'a yöneldiğini aktardı.

drgth
Şam-Suveyda yolu üzerinde mal taşımacılığı yeniden başladı (SANA)

Suveyda'daki sosyal medya platformlarında Suriye'nin eski para biriminin yerine yeni para birimiyle değiştirilmesine yönelik çağrılar yayıldı. Şam yönetimi, eski paranın geçersiz hale geleceği tarihi Temmuz sonuyla sınırlandırmıştı. Bu çağrılar, daha önce bazı kesimlerin para değişimine karşı çıkmasının ardından yapıldı. Suveyda'dan Şam'a yönelik yoğun göç hareketinin bir kısmı da lise bitirme sınavları ve para değişimi işlemleriyle ilişkilendirildi.

Suveyda İl Basın İlişkileri Müdürü Kuteybe Azzam, pazartesi günü yaklaşık 30 ailenin el-Metune Kontrol Noktası’ndan geçerek Suveyda'dan Şam ve çevresine göç ettiğini açıkladı. Bunu, bozulan geçim kaynakları ve güvenlik koşullarının yol açtığı en büyük toplu çıkış dalgalarından biri olarak nitelendirdi.

Azzam, yerel basına yaptığı açıklamada ailelerin çıkış hareketinin aylardır sürdüğünü belirterek vatandaşların yasadışı milis gruplarının baskısından bıktığını ve güvenlik ile iş imkânı arayışıyla devlet kontrolündeki bölgelere sığınmayı tercih ettiğini vurguladı.

Suveyda'daki yerel kaynaklar ise Şarku’l Avsat'a yaptıkları açıklamada göç hareketini, yolun kapatılmasının ardından biriken zorunlu gecikmeler göz önüne alındığında doğal bir süreç olarak değerlendirdi. Aynı kaynaklar, “Şam kırsalında akrabaları ya da evi olan insanlar sorunlardan uzaklaşmak için oraya gitti. Ancak bazı çevrelerin propagandasını yaptığı gibi toplu bir göç söz konusu değil" dediler.

Öte yandan Suveyda, pazar sabahı valilik binası önünde kalabalık gösterilere sahne oldu. Göstericiler ‘Güvenlik Ofisi’ olarak bilinen yapının kapatılmasını talep etti. ‘Suwayda24’ adlı haber sitesine göre bu protestolar, Suveyda’da tırmanan halk öfkesinin bir yansıması niteliğinde. Güvenlik Ofisi, yerel yetkililerle paralel yapılanarak geniş nüfuz kullanan ve çok sayıda ihlalle suçlanan bir kurum olarak algılanıyor.

Suveyda’da geçtiğimiz yıl temmuz ayında patlak veren krizdeki çıkmaz devam ediyor. Suriye hükümeti ile Dürzileri ruhani lideri Şeyh Hikmet el-Hicri ve ona bağlı Ulusal Muhafızlar arasındaki kopuk ilişkilerin düzeldiğine işaret edecek herhangi bir gelişme henüz söz konusu değil. Şeyh el-Hicri ve Ulusal Muhafızlar, Suveyda’nın geniş bir bölümünü kontrol ediyor.



Irak, İran’ın sınır geçiş noktalarına yönelik kısıtlamaları artırıyor

Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)
Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)
TT

Irak, İran’ın sınır geçiş noktalarına yönelik kısıtlamaları artırıyor

Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)
Basra vilayetinde İran ile Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı. (AFP)

Bağdat’ta, ABD’nin Irak yönetimine daha fazla sınır kapısını kapatması ve İran’a yönelik kısıtlamaları artırması için sürekli baskı uyguladığı yönündeki iddiaların gölgesinde, İran ile bir sınır kapısının kapatıldığı bildirildi.

Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre Iraklı bir kaynak, Irak hükümetinin dün ülkenin güneyindeki Şeyb Sınır Kapısı’nı kapattığını bildirdi. İranlı bir yetkili ise Irak ile sınır kapılarının yolcu geçişlerine açık olduğunu, ancak tır ve kamyonların geçişlerinde gecikmeler yaşandığını söyledi.

İki siyasi kaynak, ABD’nin Bağdat yönetimine İran ile arasındaki bütün sınır kapılarını kapatması yönünde baskı yaptığını belirtti. Kaynaklardan biri, “ABD Hazine Bakanlığı bu konuyu, Zeydi geçen ay New York’tayken gündeme getirdi” dedi.

Irak hükümet sözcüsü Haydar el-Abudi ise İran ile Şeyb Sınır Kapısı’nın kapatılmasının geçici olduğunu belirterek, “Verimliliği artırmak amacıyla gerçekleştirilen bu işlem tamamen idari niteliktedir ve siyasi bir anlam yüklenmesini gerektirmemektedir” açıklamasında bulundu.


Husilerden Aden ve Mukalla havalimanlarına saldırı

Yemen’in Taiz vilayetinin batısındaki Cebel Han cephesinde hükümet güçlerinin konuşlanmasından, (AFP)
Yemen’in Taiz vilayetinin batısındaki Cebel Han cephesinde hükümet güçlerinin konuşlanmasından, (AFP)
TT

Husilerden Aden ve Mukalla havalimanlarına saldırı

Yemen’in Taiz vilayetinin batısındaki Cebel Han cephesinde hükümet güçlerinin konuşlanmasından, (AFP)
Yemen’in Taiz vilayetinin batısındaki Cebel Han cephesinde hükümet güçlerinin konuşlanmasından, (AFP)

Husiler, Yemen’deki kritik tesislere yönelik saldırılarını artırdı. Grup, Aden Uluslararası Havalimanı ile Mukalla kentindeki er-Reyyan Havalimanı’nı balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef aldı. Saldırılar, Taiz ve Lahic’in batısında çatışmaların şiddetlendiği ve “Yemen Şafağı” operasyonunun Husilerin askerî ve insan gücünü yıpratmayı sürdürdüğü bir dönemde gerçekleşti.

Şarku’l Avsat’ın resmî kaynaklardan edindiği bilgilere göre, Aden Havalimanı çevresine bir balistik füze düştü. Hadramut vilayetindeki er-Reyyan Havalimanı da füze ve hava saldırılarına maruz kaldı. Yerel yönetim, saldırılarda can kaybı yaşanmadığını bildirdi. Husiler ayrıca Taiz kentinin Bir Başa bölgesindeki bir sünger fabrikasını hedef aldı. Böylece saldırılar, sivil ve kritik altyapı tesislerini de kapsadı.

Yemen ordu sözcüsü, muhaliflerini kuşatma uygulamakla suçlayan Husilerin, havalimanlarını, tesisleri, altyapıyı, seyahat güzergâhlarını ve geçim kaynaklarını hedef alarak fiilen halka kuşatma uyguladığını söyledi. Sözcü, saldırıların Husilerin sahada baskı altına alındığı dönemlerde daha da yoğunlaşan bir yaklaşımın göstergesi olduğunu ifade etti.


Sisi: Suudi Arabistan’la askerî iş birliğimiz savunma amaçlı, Yemen’e saldırıyı kapsamıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi “Mısır Forumu” kapsamında düzenlenen “Kentsel ve İmar Gelişimi” oturumunda (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi “Mısır Forumu” kapsamında düzenlenen “Kentsel ve İmar Gelişimi” oturumunda (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

Sisi: Suudi Arabistan’la askerî iş birliğimiz savunma amaçlı, Yemen’e saldırıyı kapsamıyor

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi “Mısır Forumu” kapsamında düzenlenen “Kentsel ve İmar Gelişimi” oturumunda (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi “Mısır Forumu” kapsamında düzenlenen “Kentsel ve İmar Gelişimi” oturumunda (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi, “Mısır’ın askerî çabalarının Suudi Arabistan topraklarını savunmaya yönelik olduğunu ve Yemen’e yönelik bir saldırıyı kapsamadığını” vurguladı. Sisi dün akşam yaptığı açıklamada, “Buradaki amaç, Suudi Arabistan’ın topraklarını ve sınırlarını, ayrıca Mısır’dan talep edilmesi hâlinde diğer Arap ülkelerinin topraklarını savunmaktır” dedi. Mısır’ın askerî faaliyetlerinin kendi sınırlarının ötesine ya da güvenliğini ve istikrarını korumayı önemsediği kardeş ülkelerin topraklarında saldırı amacıyla yürütülmeyeceğini ifade etti.

Sisi, Mısır’ın Körfez ülkelerinin yanında durmasının ortak Arap ulusal güvenliğinin bir uzantısı olduğunu belirtti. “Arap ulusal güvenliği bir bütündür” diyen Sisi, Körfez’deki kardeş ülkelerin istikrarının Mısır’ı ulusal güvenlik açısından doğrudan ilgilendirdiğini vurguladı. Sudan, Libya ve Somali dâhil bütün Arap ülkelerinde istikrarın yeniden sağlanması gerektiğini söyledi.

Mısır Parlamentosunun, Suudi Arabistan’a destek amacıyla gerekli adımların atılması konusunda Cumhurbaşkanı Sisi’ye yetki verilmesini görüşmek üzere önümüzdeki pazartesi toplanması planlanıyor.

Sisi, dün Başbakan Mustafa Medbuli ve çok sayıda bakanın katılımıyla, “Mısır Forumu 2026” kapsamında düzenlenen “Vatan ve Vatandaş Güvenliği” başlıklı oturuma katıldı.

Mısır Cumhurbaşkanı, tüm Arap ülkelerinde istikrarın yeniden sağlanması gerektiğini vurguladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı, tüm Arap ülkelerinde istikrarın yeniden sağlanması gerektiğini vurguladı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Muhammed Şinavi’nin açıklamasına göre İçişleri Bakanı Mahmud Tevfik, güvenlik sisteminin geliştirilmesi ve adli suçlarla mücadele için yürütülen çalışmaları anlattı.

Tevfik, suç yöntemlerinin gelişmesi karşısında güvenlik çalışmalarını yeniden yapılandırmak amacıyla kapsamlı bir plan hazırlandığını belirtti. Planın temel başlıkları arasında siber suçlar ve fikrî mülkiyet alanlarında uzman kadroların yetiştirilmesi, terör örgütlerinin faaliyetlerinin erken aşamada izlenmesi, vatandaşların bilinç düzeyinin artırılması ve hükümlülere yönelik ceza politikalarının güncellenmesi yer alıyor. Tevfik, vatandaşların bilinçlendirilmesinin ülkenin istikrarını hedef alan girişimlere karşı önemli bir savunma hattı oluşturduğunu kaydetti.

Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdülati ise ülkesinin kriz ve çatışmaların yaşandığı ülkelerle çevrili olduğunu, bu durumun doğrudan Mısır’ın ulusal güvenliğiyle bağlantılı bulunduğunu söyledi. Abdülati, Mısır’ın dünyanın önde gelen güçleriyle stratejik ilişkilere ve ortaklıklara sahip olduğunu belirterek, bu ilişkilerin Sisi’nin ortaya koyduğu “stratejik denge” doktrini doğrultusunda ihtiyatlı ve dengeli biçimde yürütüldüğünü ifade etti.

Kızıldeniz’in güvenliği konusunda da açıklamalarda bulunan Abdülati, Mısır’ın kıyıdaş ülkelerle iş birliği yaparak bölgede güvenlik ve istikrarı sağlamayı hedeflediğini belirtti. Bu iş birliğinin lojistik, ekonomi ve turizm alanlarında ortaklıkların geliştirilmesini de kapsadığını kaydetti.

Abdülati, su güvenliğinin Mısır için hayati bir mesele olduğunu vurgulayarak, “110 milyon Mısırlının yaşamı hiçbir tarafın tek taraflı iradesine bırakılamaz” dedi. Mısır’ın yalnızca uluslararası hukuk kurallarının uygulanmasını talep ettiğini belirtti.

Mısır’ın Afrika Boynuzu ülkelerine yönelik politikasının temel ilkelerini de sıralayan Abdülati; ülkelerin iç işlerine müdahale edilmemesi, ulusal birlik ve bağımsızlıklarının korunması, bölgede ayrılıkçılığın ve ülkelerin bölünmesinin kesin biçimde reddedilmesi ile denize erişim konusunun komşu ülkelerle koordinasyon ve anlaşma yoluyla ele alınması gerektiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Sisi, Mısır’ın Körfez ülkelerine verdiği desteğin, ortak Arap ulusal güvenliğinin bir uzantısı olduğunu teyit etti. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Sisi, Mısır’ın Körfez ülkelerine verdiği desteğin, ortak Arap ulusal güvenliğinin bir uzantısı olduğunu teyit etti. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Abdülati, Mısır’ın Sudan’ın bölünmesine ve Sudan devletinin kurumlarının çökmesine izin vermeyeceğini de söyledi. Mısır’ın, Sudan’da siyasi bir çözüm bulunması için bölgedeki diğer aktörlerle birlikte çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.

Dün akşam oturumu sırasında yeniden söz alan Sisi ise devlet kurumlarının korunmasının önemine dikkat çekti. Devlet kurumlarının ayakta tutulamamasının ülkelerin çöküşüne yol açtığını belirten Sisi, devletlerin çökmesinin çok ciddi sorunlara neden olduğunu söyledi. Bölgedeki mevcut tablonun bu durumu açıkça ortaya koyduğunu vurguladı.

Sisi ayrıca, 2014’ten bu yana Mısır dış politikasına yön veren temel ilkeleri sıraladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu ilkelerin; ülkelerin iç işlerine müdahale etmemek, komplolardan kaçınmak, ulusal devletlerin birliğini ve kurumlarını korumak, silahlı milislerle ilişki kurmamak, inşa ve kalkınma için iş birliği yapmak ve bütün aktörlerle dengeli ilişkiler içinde olumlu bir angajman yürütmek olduğunu ifade etti.