Filistinlilerin evleri yerleşimcilere karşı Amerikan bayrağının korumasında

ABD’nin İsrail Büyükelçiliği, İsrail ordusunu Ramallah'ta bir doktorun evinden çekilmeye zorladı

Filistinliler evlerinin üzerine Amerikan bayrağı çekmeye başvururken, İsrail ordusu bunların bazılarını askeri karargâh olarak kullanmayı alışkanlık haline getirmişti (Independent Arabia)
Filistinliler evlerinin üzerine Amerikan bayrağı çekmeye başvururken, İsrail ordusu bunların bazılarını askeri karargâh olarak kullanmayı alışkanlık haline getirmişti (Independent Arabia)
TT

Filistinlilerin evleri yerleşimcilere karşı Amerikan bayrağının korumasında

Filistinliler evlerinin üzerine Amerikan bayrağı çekmeye başvururken, İsrail ordusu bunların bazılarını askeri karargâh olarak kullanmayı alışkanlık haline getirmişti (Independent Arabia)
Filistinliler evlerinin üzerine Amerikan bayrağı çekmeye başvururken, İsrail ordusu bunların bazılarını askeri karargâh olarak kullanmayı alışkanlık haline getirmişti (Independent Arabia)

Halil Musa

ABD vatandaşlığı taşıyan Filistinliler, Ramallah'ın kuzeyinde bulunan ve yerleşimciler ile İsrail ordusunun saldırılarının arttığı Turmus Aya beldesinde, kendilerini ve evlerini savunmaya çalışmanın bir yolunu buluyor. Kendilerini savunacak araçların yokluğunda, beldedeki birçok kişi evlerinin üzerine ABD bayrağı çekme yoluna gitti. Bu yolla kendilerini hedef almaya veya evlerine baskın düzenleyip saldırmaya çalışan herkesi ‘caydırmaya’ çalışıyorlar.

15 bin nüfuslu köyün yaklaşık yüzde 90'ı hem ABD hem de Filistin vatandaşlığı taşıyor. Bunlardan dört bini kasabada sürekli olarak yaşarken, geriye kalan 11 bin kişi de düzenli olarak beldeyi ziyaret etmeye özen gösteriyor.

Ramallah'ın kuzeyinde ve doğusunda bulunan birçok belde, sakinlerinin son yüz yıl içinde ABD'ye göç etmesi nedeniyle Amerikan vatandaşlığı taşımasıyla biliniyor. Ramallah ile Nablus kentleri arasında yer alan Turmus Aya beldesi sakinleri, yılın yalnızca birkaç haftası burada ikamet etmelerine rağmen, gösterişli evler inşa etmeye özen gösteriyor.

Ramallah'ın kuzeyinde ve doğusundaki birçok belde, sakinlerinin son yüz yıl içinde ABD'ye göç etmesi nedeniyle Amerikan vatandaşlığı taşımasıyla biliniyor. Ramallah ile Nablus kentleri arasında yer alan Turmus Aya beldesi sakinleri de yılın yalnızca birkaç haftası burada ikamet etmelerine rağmen, gösterişli evler inşa etmeye özen gösteriyor.

Yerleşimcilerin geçtiğimiz aylarda Turmus Aya topraklarında altı yerleşim çekirdeği kurması, belde sakinlerine yönelik saldırıların tırmanmasına yol açtı. Beldenin ana girişlerine İsrail ordusu iki demir kapı yerleştirdi ve istediği zaman bunları kapatıyor. Yerleşimciler askerlerin korumasında beldeye baskın düzenlemeyi, Filistinlilerin evlerine ve mülklerine saldırmayı alışkanlık haline getirdi.

Bunu sınırlamaya çalışan köy sakinlerinin bazıları, evlerinin üzerine Amerikan bayrağı çekmeye başvuruyor. Bu sırada İsrail ordusu, sahiplerini günlerce evlerinden kovduktan sonra bazı evleri kendisine askeri karargâh olarak kullanmayı alışkanlık haline getirmişti.

Birkaç gün önce Filistin kökenli Amerikalı doktor Hasan Zaatar, beldedeki üç katlı evinin üzerine ABD bayrağı çekti, ancak yıllık iznini kullandığı ve evinde bulunduğu bir sırada, bir İsrail ordu devriyesinin eve baskın düzenleyip, askeri karargâh olarak kullanmak amacıyla evi 24 saat uzatılabilir bir süre boyunca boşaltmasını talep etmesiyle şaşkınlığa uğradı.

Ancak Dr. Zaatar'ın ABD’nin İsrail Büyükelçiliği ile gerçekleştirdiği temaslar, orduyu baskından yalnızca dört saat sonra evden çekilmeye zorladı. Turmus Aya Belediyesi Sözcüsü Yasir Alkam, “ABD bayrağının çekilmesinin olumlu sonuçlar verdiğini gördük. İsrail ordusu, 24 saat uzatılabilir bir süre boyunca kalmayı planlamış olsa da evden çekilmek zorunda kaldı” diyor.

Alkam'a göre ABD’nin İsrail Büyükelçiliği, İsrail ordusunun ABD bayrağı çekilmiş bir eve baskın düzenlemesini ‘kendisine yönelik bir kışkırtma’ olarak değerlendirdi, bu yüzden İsrail makamları üzerinde evden çekilmesi için baskı uyguladı.

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre Alkam, ABD bayrağının çekilmesinin, ‘yerleşimci ve İsrail ordusu saldırılarına karşı güvenlik sağlayacak herhangi bir araç bulunmayışı karşısında’ belde sakinlerine ‘bir umut ışığı’ verdiğini değerlendirdi ve ‘bunun yerleşimciler karşısında bir tür caydırıcılık sağladığını’ belirtti.

Alkam'a göre Turmus Aya beldesinde yaklaşık 15 eve ABD bayrağı çekildi ve alınan olumlu sonuçlarla Dr. Zaatar'ın evinde yaşananların ardından bu sayının artması bekleniyor.

Alkam, Dr. Zaatar'ın evinin, beldede ABD bayrağı çekilip de baskına uğrayan ilk ev olduğunu belirterek, evin, sahipleri Amerikan vatandaşlığı taşımasına rağmen bayrak çekmeyen ve günlerce İsrail ordusu tarafından askeri karargâh olarak kullanılan başka bir evin karşısında bulunduğunu ekledi.

Geçtiğimiz aylar boyunca yerleşimciler, Turmus Aya ovasında 60 binden fazla zeytin ağacını kesti. Bu sırada yerleşimciler, o toprakların sahibi olan 150 kişinin arazilerine ulaşmasını engelledi. Bu nedenle toprak sahipleri, arazilerine ulaşıp tarımsal faaliyetlerini yapabilmelerini sağlamak amacıyla İsrail Yüksek Mahkemesi'ne dilekçe verme sürecini başlattı.

Beldedeki Filistinlilere yönelik yerleşimci saldırıları, rahatsız edici ışık tutmadan evlerini yakmaya, arabalarına zarar vermeye ve yerleşimcilerin hayvanlarını beldenin sokaklarında otlatmasına kadar çeşitlilik gösteriyor. Ancak Turmus Aya Belediyesi Sözcüsü Alkam, ABD Büyükelçiliği'nin ‘kasabadaki evlere yönelik saldırılara ilişkin bazı şikayetler karşısında herhangi bir adım atmadığını’ belirtti.

Turmus Aya kasabasından çok uzak olmayan bir konumda, Ramallah'ın doğusunda, 22 bin nüfuslu Deyr Dibvan kasabası yer alıyor. Bu nüfusun altı bini kasabada sürekli olarak yaşarken, geri kalanı ABD'de ikamet ediyor. Kasaba sakinleri her yıl kasabayı ziyaret ederek, kasabanın tanındığı gösterişli evlerinde ikamet ediyor, bu da kasabada ekonomik bir hareketliliğe yol açıyor.

Ancak kasaba, altı yerleşim çekirdeği kurup buradan saldırılarını gerçekleştiren yerleşimcilerin sürekli saldırılarına maruz kalıyor. Aktivist Ata Cabr'a göre bu durum, ABD vatandaşlığı taşıyan 50 aileyi kasabayı terk edip kalıcı olarak ikamet etmek üzere ABD'ye dönmek zorunda bıraktı.

Birkaç hafta önce yerleşimciler, kasaba kenarında Filistin kökenli bir Amerikalı iş insanının inşa ettirmekte olduğu, kuruluş aşamasındaki özel bir Amerikan okulunu tahrip etti.

Cabr, iş insanının ‘eğitim sektörüne yatırım yapma ve okul kurarak Filistinlileri ABD’den geri dönmeye teşvik etme konusunda kararlı olduğunu’ belirtti.

Turmus Aya ve Deyr Dibvan beldelerine benzer şekilde, El-Mazraa eş-Şarkiyye köyü sakinlerinden 13 binden fazla kişi ABD'de yaşıyor ve Amerikan vatandaşlığı taşıyor. Ramallah'ın doğusunda bulunan belde ise sadece dört bin kişi ikamet ediyor.

Yerleşimciler geçtiğimiz aylar boyunca beldenin eteklerinde iki yerleşim çekirdeği kurdu. Bu çekirdekler, istikrarsızlık ve sürekli saldırıların kaynağını oluşturuyor.

Öte yandan İsrail ordusu, son iki yılda Turmus Aya, El-Mazraa eş-Şarkiyye, Muhmas ve Sincil köylerinde Amerikan vatandaşı olan beş Filistinliyi öldürdü.