Birleşik Arap Listesi lideri Dr. Mansur Abbas’ın, gelecek seçimlerde kendisinin ardından ikinci sıradan aday olmak üzere İsrail polisinin eski üst düzey personellerinden Yoav Segalovich’i listeye dahil etme kararı, İsrail’de büyük yankı uyandırırken siyasi arenada da sarsıntıya yol açtı. Ancak Abbas’ın bu konuda kararlı olduğu görülüyor. Destekçileri ise bu hamleyi, Birleşik Arap Listesi’ni seçimlerden menetmeye yönelik girişimleri boşa çıkaran ‘ustaca bir hamle’ olarak değerlendiriyor. Aşırı sağcı çevreler, partinin terörü desteklediği gerekçesiyle seçimlere katılmasının engellenmesini savunuyor.
Bu girişim İsrail kamuoyunda geniş yankı bulurken, söz konusu adım Birleşik Arap Listesi’nin kurulacak bir sonraki hükümete katılmasının ve bir veya daha fazla bakanlık elde etmesinin önünü açabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Maariv gazetesinin düzenlediği kamuoyu araştırmasında İsraillilere bu konudaki görüşleri soruldu. Katılımcıların yüzde 55’i, Segalovich’in listede ikinci sıraya yerleştirilmesi halinde dahi Birleşik Arap Listesi’nin gelecekteki koalisyona dahil edilmesine karşı olduğunu belirtti. Katılımcıların yüzde 20’si girişimi desteklerken, yüzde 25’i görüş bildirmedi.
Buna karşılık İsrail televizyonu Kanal 13’ün yaptığı ankette, Birleşik Arap Listesi’nin Segalovich’in de yer aldığı bir listeyle seçime girmesi halinde Knesset’teki sandalye sayısının 5’ten 7’ye çıkacağı görüldü. Diğer Arap partilerinin de ortak bir liste oluşturarak seçimlere katılması halinde ise sandalye sayısının 5’ten 8’e yükseleceği tahmin edildi. Bu durumda Arap partileri Knesset’te toplam 15 sandalyeyle temsil edilecek. Anket sonuçlarına göre böyle bir tabloda iktidardaki sağ partilerin sandalye sayısı 68’den 49’a gerilerken, muhalefetin sandalye sayısı 71’e yükselecek. Gadi Eisenkot ise 63 sandalyenin desteğiyle hükümet kurabilecek. Böylece kurulacak hükümete, “Arapların oylarına dayanıyor” şeklinde ırkçı bir suçlama yöneltilmesinin de önüne geçilebilecek.

Segalovich’in, Naftali Bennett ile Yair Lapid hükümetinde 2021-2022 yıllarında İç Güvenlik Bakan Yardımcısı olarak görev yaptığı ve Arap toplumunda yaygınlaşan şiddet ve suçla mücadele dosyasının yönetiminden sorumlu olduğu belirtiliyor. Bu konuda profesyonel bir hükümet planı hazırlayan Segalovich’in liderliği döneminde şiddet olaylarının yüzde 16 oranında azaldığı ifade ediliyor. Bu nedenle İsrail’deki İslami Hareket’in onu kendi siyasi ittifakına dahil etme girişimi geniş çevreler tarafından anlaşılır bulunuyor. Özellikle Milletvekili Mansur Abbas’a yakın isimler, Abbas’ın Segalovich’e gelecek hükümette İç Güvenlik Bakanlığı’nın verilmesini talep edeceğini belirtiyor. Bunun nedeni ise suçla mücadelenin Abbas’ın öncelikleri arasında ilk sıralarda yer alması.
Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail’deki Arap vatandaşlar, ülke nüfusunun yüzde 20’sini, Knesset seçimlerinde oy kullanma hakkına sahip kişilerin ise yüzde 16’sını oluşturuyor. Arap vatandaşlar, ayrımcı politikalara dayanan hükümet uygulamaları altında yaşıyor. Bu politikalar, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te İsrail’e düzenlediği saldırının ardından daha da ağırlaştı. İsrail toplumunda giderek daha büyük bir kesim, herhangi bir Arap partisinin hükümete katılmasına karşı çıkarken, ülkenin ‘hayati konularda tamamen Yahudi bir karar mekanizmasına’ sahip olmasını istiyor.
Aşırı sağ ise bunun da ötesine geçerek, Siyonist mutabakatın dışına çıktıkları ve Filistinlileri destekledikleri gerekçesiyle Arap seçim listelerinin kapatılmasını talep ediyor. Hatta bazıları Arapların oy kullanma hakkından mahrum bırakılmasını savunuyor. Arap partilerinin saflarını birleştirerek tek bir liste oluşturma girişiminde bulunması üzerine, İsrail’de bu listenin seçimlerden menedilmesine yönelik tehditler gündeme geldi. Ancak Birleşik Arap Listesi bu girişimden ayrılarak söz konusu birlikteliğe katılmama ve birlikte yaşamaya önem veren Yahudi isimlerle ittifak kurma kararı aldı. Liste, şiddet ve suçla mücadeledeki geçmişi nedeniyle Segalovich’i aradığı uygun isim olarak gördü. Segalovich’in halen Yair Lapid’in Gelecek Var (Yesh Atid) Partisi’nden Knesset üyesi olması nedeniyle, Abbas’a katılmasının önünü açmak amacıyla istifa etmeye karar verdiği belirtildi.
Segalovich’in listeye dahil edilmesi kararı Arap toplumunda da özellikle tartışmalı görüşmelere yol açtı. Kendisine yakın bir kaynağın aktardığına göre Segalovich, Birleşik Arap Listesi’ne katılmak için partinin İsrail’i ‘Yahudi ve demokratik bir devlet’ olarak tanımasını ve orduda görev yapmayan Arap gençleri için sivil hizmet sisteminin uygulanmasını kabul etmesini şart koştu. Ancak Abbas, yaptırdığı kamuoyu araştırmalarının Arap seçmenlerin çoğunluğunun bu ittifak girişimini desteklediğini gösterdiğini söyledi. Abbas’a göre Arap seçmenler, bu ittifakın ırkçı sağın iktidarına son vereceğine ve Araplara eşitlik ve barış doğrultusunda kamu politikaları üzerinde etkide bulunma imkânı sağlayacağına güveniyor.