İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği hava saldırılarında 5 Filistinli hayatını kaybettihttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5334989-i%CC%87srail%E2%80%99-gazze-%C5%9Feridi%E2%80%99ne-d%C3%BCzenledi%C4%9Fi-hava-sald%C4%B1r%C4%B1lar%C4%B1nda-5-filistinli-hayat%C4%B1n%C4%B1
İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği hava saldırılarında 5 Filistinli hayatını kaybetti
İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği hava saldırılarının yol açtığı yıkımdan bir görüntü (AFP)
Gazze Şeridi’nde dün düzenlenen bir dizi İsrail hava saldırısında en az 5 Filistinli hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı. Sivil Savunma yetkilileri ve sağlık kaynakları, saldırıların Gazze’nin farklı bölgelerini hedef aldığını bildirdi.
Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre İsrail ordusu yaptığı açıklamada, “teröristleri hedef aldığını” belirterek konuya ilişkin ek bilgilerin daha sonra paylaşılacağını kaydetti.
Gazze Sivil Savunma Sözcüsü Mahmud Basal AFP’ye yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’ın el-Mevasi bölgesinin kuzeyinde, Ekonomi Bakanlığına ait bir noktanın İsrail’e ait insansız hava aracıyla (İHA) hedef alınması sonucu “3 kişinin hayatını kaybettiğini, bazılarının durumu ağır olmak üzere çok sayıda kişinin yaralandığını” bildirdi.
Nasır Hastanesi, Han Yunus’taki sağlık kuruluşuna Mahmud Ebu Nime, Muhammed Hamid Şerik Ebu Sultan ve Hemmam Cebr es-Seyyid Ebu Lebde’nin cansız bedenlerinin yanı sıra 15 yaralının getirildiğini doğruladı.
Sivil Savunma’ya göre, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kent merkezinde bulunan el-Beyuk Mahallesi’ne düzenlenen İsrail saldırısında bir kişi daha hayatını kaybetti.
Nasır Hastanesi de Han Yunus’a yönelik bombardımanda yaşamını yitiren Muhammed Alyan el-Beyuk’un naaşını teslim aldığını açıkladı.
İsrail, ABD, Mısır ve Katar’ın arabuluculuğunda 10 Ekim 2025’te varılan ateşkes anlaşması öncesine kıyasla saldırılarının yoğunluğunu azaltmış olsa da Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarını neredeyse her gün sürdürüyor. İsrail, bölgenin yaklaşık yüzde 70’ini kontrol altında tutuyor. Hamas’a bağlı Gazze Sağlık Bakanlığına göre ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana en az bin 550 kişi hayatını kaybetti.
Saldırılar, İsrail’deki parlamento seçimlerinin kesin sonuçlarının beklendiği bir dönemde gerçekleşti. Mevcut tabloya göre, yarışan iki siyasi bloktan hiçbirinin tek başına hükümet kurmaya yetecek çoğunluğu elde edemediği görülüyor.
İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği hava saldırılarında 5 Filistinli hayatını kaybettihttps://turkish.aawsat.com/arap-d%C3%BCnyasi/5334989-i%CC%87srail%E2%80%99-gazze-%C5%9Feridi%E2%80%99ne-d%C3%BCzenledi%C4%9Fi-hava-sald%C4%B1r%C4%B1lar%C4%B1nda-5-filistinli-hayat%C4%B1n%C4%B1
İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği hava saldırılarında 5 Filistinli hayatını kaybetti
İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği hava saldırılarının yol açtığı yıkımdan bir görüntü (AFP)
Gazze Şeridi’nde dün düzenlenen bir dizi İsrail hava saldırısında en az 5 Filistinli hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı. Sivil Savunma yetkilileri ve sağlık kaynakları, saldırıların Gazze’nin farklı bölgelerini hedef aldığını bildirdi.
Şarku’l Avsat'ın AFP’den aktardığına göre İsrail ordusu yaptığı açıklamada, “teröristleri hedef aldığını” belirterek konuya ilişkin ek bilgilerin daha sonra paylaşılacağını kaydetti.
Gazze Sivil Savunma Sözcüsü Mahmud Basal AFP’ye yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’ın el-Mevasi bölgesinin kuzeyinde, Ekonomi Bakanlığına ait bir noktanın İsrail’e ait insansız hava aracıyla (İHA) hedef alınması sonucu “3 kişinin hayatını kaybettiğini, bazılarının durumu ağır olmak üzere çok sayıda kişinin yaralandığını” bildirdi.
Nasır Hastanesi, Han Yunus’taki sağlık kuruluşuna Mahmud Ebu Nime, Muhammed Hamid Şerik Ebu Sultan ve Hemmam Cebr es-Seyyid Ebu Lebde’nin cansız bedenlerinin yanı sıra 15 yaralının getirildiğini doğruladı.
Sivil Savunma’ya göre, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kent merkezinde bulunan el-Beyuk Mahallesi’ne düzenlenen İsrail saldırısında bir kişi daha hayatını kaybetti.
Nasır Hastanesi de Han Yunus’a yönelik bombardımanda yaşamını yitiren Muhammed Alyan el-Beyuk’un naaşını teslim aldığını açıkladı.
İsrail, ABD, Mısır ve Katar’ın arabuluculuğunda 10 Ekim 2025’te varılan ateşkes anlaşması öncesine kıyasla saldırılarının yoğunluğunu azaltmış olsa da Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarını neredeyse her gün sürdürüyor. İsrail, bölgenin yaklaşık yüzde 70’ini kontrol altında tutuyor. Hamas’a bağlı Gazze Sağlık Bakanlığına göre ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana en az bin 550 kişi hayatını kaybetti.
Saldırılar, İsrail’deki parlamento seçimlerinin kesin sonuçlarının beklendiği bir dönemde gerçekleşti. Mevcut tabloya göre, yarışan iki siyasi bloktan hiçbirinin tek başına hükümet kurmaya yetecek çoğunluğu elde edemediği görülüyor.
Yemen’de Husilerin tırmandırdığı gerilim, Lahic ve Taiz vilayetlerindeki köyleri ve yerleşim bölgelerini hedef alan saldırıların yoğunlaşmasıyla insani krizi daha da derinleştirdi. Yüzlerce aile evlerini terk etmek zorunda kalırken, uluslararası kuruluşlar ülkedeki insani sıkıntıların yayılabileceği ve yardım ihtiyacının artabileceği uyarısında bulundu. Yemen’de 22,3 milyon kişi insani yardıma ihtiyaç duyuyor.
Hükümet kaynakları, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, Husilerin sahada ilerleme sağlama girişimlerinin başarısızlığa uğramasının ardından yerleşim bölgelerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığını belirtti. Kaynaklar, saldırılarda füze, insansız hava aracı (İHA) ve havan toplarının kullanıldığını, bu yöntemle hem siviller hem de hükümet güçleri üzerinde baskı kurulmasının amaçlandığını ifade etti.
Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu (IFRC), yerinden edilen kişilerin koşullarının kötüleştiği ve insani yardımlara ve temel hizmetlere erişimin zorlaştığı uyarısında bulundu. Federasyon, son gerilim dalgasından önce yaklaşık 5,2 milyon kişinin ülke içinde yerinden edildiğine dikkat çekerken, beş yaşın altındaki 2,2 milyon çocuğun akut yetersiz beslenmeden muzdarip olduğunu bildirdi.
Yemen’deki gerilimle eş zamanlı olarak, Yemen’de meşruiyeti destekleyen koalisyon, çarşamba günü şafak saatlerinde Husilerin Taif yönüne fırlattığı bir balistik füzenin önlenerek imha edildiğini duyurdu. Koalisyon, salı günü de Doğu Bölgesi ve Riyad’ı hedef alan beş balistik füzenin yanı sıra Güney Bölgesi yönünde fırlatılan dört İHA’nın engellendiğini açıklamıştı.
Husiler, yerleşim bölgelerini bombalayarak cephelerde baskıyı artırıyor
Taiz’de Husilerin bombardımanı sonucu sivil evlerde meydana gelen hasar (AP)
Yemen’de Husilerin tırmandırdığı gerilimin insani sonuçları ağırlaşırken, hükûmet kaynaklarına göre grup, Lahic vilayetinin kırsal kesimlerinde ve Taiz kenti çevresinde yerleşim bölgelerini hedef alan saldırılarını yoğunlaştırdı. Çatışma bölgelerinden kaçan ailelerin sayısı artarken, hâlihazırda dünyanın en büyük insani krizlerinden birini yaşayan ülkede yardım kuruluşlarının karşı karşıya olduğu ihtiyaçlar da giderek büyüyor.
Kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, sahada ilerleme sağlama girişimlerinin sonuçsuz kalmasının ardından Husilerin Lahic vilayetine bağlı el-Mudâribe ilçesindeki köyleri neredeyse her gün füze ve insansız hava araçlarıyla hedef almaya başladığını belirtti. Saldırıların yüzlerce ailenin evlerini terk etmesine ve Batı Sahili ile Lahic’in çevre bölgelerinden gelen göç dalgalarına katılmasına yol açtığı kaydedildi.
Husilerin bombardımanında yaralanan bir kız çocuğu, Taiz’deki bir hastanede tedavi görüyor (Reuters)
Kaynaklar, bu saldırılarla aşiret mensupları üzerinde baskı kurulmasının ve onların hükûmet güçlerine verdikleri desteği kesmeye zorlanmasının amaçlandığını değerlendirdi.
Taiz kenti çevresinde ise Husilerin, hükûmet güçlerine bağlı birliklerin ve gönüllü sivillerin direnişini kırmak amacıyla Cebel Sabır’daki köyleri insansız hava araçları ve havan toplarıyla hedef aldığı bildirildi. Kaynaklar, yerel halktan gönüllülerin son günlerde, cephe hattını yarmaya yönelik tekrarlanan Husi saldırılarını püskürttüğünü aktardı.
Husilerin tırmandırdığı gerilimden kaçanlar, en temel yaşam koşullarından yoksun alanlarda yaşam mücadelesi veriyor (Yerel medya)
Kaynaklara göre bu gelişmeler, Taiz’in 20 gündür devam eden bir kuşatma altında bulunduğu sırada yaşanıyor. Çatışmalar sivillerin temel hizmetlere ve ihtiyaçlara erişimini zorlaştırırken yerel yönetimler ile insani yardım kuruluşlarının üzerindeki yükü de artırıyor.
İnsani durumla ilgili uyarılar
Husi saldırılarının insani sonuçları ağırlaşırken Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu, mevcut tırmanışın uzun süredir devam eden insani krizi daha da derinleştirdiği uyarısında bulundu. Federasyon, Yemen’de 22,3 milyon kişinin insani yardıma ihtiyaç duyduğunu, bunların yaklaşık 5,2 milyonunun son tırmanış dalgasından önce ülke içinde yerinden edilmiş kişilerden oluştuğunu bildirdi.
Federasyonun yakın tarihli raporunda, çatışmalar ve güvenlik sorunlarının sağlık hizmetlerine, eğitime, pazarlara ve temel ihtiyaç malzemelerine erişimi engellediği belirtildi. Yerinden edilen ailelerin barınma alanlarına sınırlı sayıda eşyayla ulaştığı, bu ailelerin barınak, ev eşyası, gıda, temiz su ve sağlık hizmetlerine ihtiyaç duyduğu kaydedildi.
Husilerin tırmanan saldırılarıyla birlikte, hükümetin kontrolündeki bölgelere yönelik göç dalgası sürüyor (Yerel medya)
Raporda, yerinden edilenleri kabul eden toplulukların da hizmetler ve kaynaklar üzerindeki baskıyla karşı karşıya kaldığına dikkat çekildi. Tekrarlanan göçlerin geçim kaynaklarını zayıflattığı ve korunma risklerini artırdığı, daha fazla ailenin yaşadığı bölgeleri terk etmek zorunda kalma ihtimalini yükselttiği ifade edildi.
Federasyon, insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasının ve sahadaki ihtiyaçların değişimine uyum sağlayabilecek esnek bir müdahalenin sürdürülmesinin önemini vurguladı. Özellikle güvenlik koşullarının insanların ve yardım malzemelerinin hareketini kısıtladığı bölgelerde bu ihtiyacın daha da belirginleştiği kaydedildi.
Rapora göre yerinden edilen aileler; barınma, gıda, temiz su, sanitasyon, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimde birbiriyle bağlantılı çok sayıda engelle karşılaşıyor. Güvenlik sorunları ve yolların kapanması pazar faaliyetlerini, tedarik hatlarını ve yardım ulaştırma çalışmalarını aksatıyor. Gelir kaynaklarının kaybedilmesi, mevcut varlıkların tükenmesi ve fiyatların yükselmesi de ailelerin temel ihtiyaçlarını satın alma kapasitesini azaltıyor.
Federasyon, tecrit edilmiş bölgelerde yaşayan toplulukların daha ağır kısıtlamalarla karşı karşıya olduğunu belirtti. Bu bölgelerde ticari mal tedarikinin sürdürülmesi ve temel hizmetlerin devam ettirilmesi zorlaşırken gıda güvensizliği, zaten yeterli besine erişemeyen ailelerin kırılganlığını daha da artırıyor.
Krizin boyutunu ortaya koyan raporda, ülke genelinde beş yaşın altındaki yaklaşık 2,2 milyon çocuğun akut yetersiz beslenmeden etkilendiği bildirildi. Kuşatmanın ve yardımların kesintiye uğramasının devam etmesinin, özellikle küçük çocuklar ile hamile ve emziren kadınların durumunu daha da kötüleştirebileceği uyarısında bulunuldu.
Raporda ayrıca tekrarlanan yerinden edilmelerin ailelerin krizlerle başa çıkma kapasitesini tükettiği belirtildi. Üç ayrı yerinden edilme bölgesinde gerçekleştirilen hızlı değerlendirme, incelemeye katılan ailelerin yaklaşık yüzde 45’inin daha önce de yerinden edildiğini ortaya koydu.
Federasyon, bu oranın yalnızca söz konusu üç bölgedeki değerlendirmeye katılan ailelerin durumunu yansıttığını ve Yemen’deki tüm yerinden edilmiş kişilere genellenmemesi gerektiğini özellikle vurguladı.
Ek riskler
Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu, insani duruma ilişkin endişeler kapsamında, mülk kaybı ve geçim kaynaklarındaki istikrarsızlığın ailelerin krizlerle mücadele kapasitesini zayıflattığına dikkat çekti. Bu koşulların, çocuk işçiliği gibi zararlı başa çıkma yöntemlerine başvurma riskini artırdığı belirtildi.
Husiler, hükümet güçleri üzerinde baskı kurmak amacıyla yerleşim yerlerini hedef alıyor (Yerel medya)
Federasyon, yaşanan sıkıntıların gıda ve barınma eksikliğiyle sınırlı olmadığını vurguladı. Kadınların geçimini sağladığı ailelerin, ailelerinden ayrı düşen çocukların, yaşlıların, engellilerin ve düzenli tedaviye ihtiyaç duyan hastaların da ek güçlüklerle karşı karşıya olduğu kaydedildi.
Uygun barınma imkânlarının ve sanitasyon tesislerinin yetersiz olduğu bölgelerde kadınlar ve kız çocukları daha fazla korunma riskiyle karşı karşıya kalıyor. Hareket kabiliyeti veya kaynakları sınırlı olan kişiler ise tecrit edilmiş bölgelerden ayrılmakta ya da temel hizmetlere ulaşmakta güçlük çekebiliyor.
Bu uyarılar, insani ihtiyaçlarla bunları karşılama kapasitesi arasındaki açığın giderek büyüdüğünü ortaya koyuyor. Çatışmaların sürmesi, insanların tekrar tekrar yerinden edilmesi, yolların kapanması ve tedarik hatlarının aksaması ailelerin kırılganlığını artırırken, yerinden edilenleri kabul eden toplulukların üzerindeki yükü de ağırlaştırıyor.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة