Trump, savaşı sona erdirme anlaşmasını doğruladı... Netanyahu, Filistin devletini reddetti

İsrail Başbakanı, Filistin devletini tanıyan ülkelere yüklendi… Suriye ve Lübnan ile barıştan söz etti

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dün Birleşmiş Milletler'de (BM) yaptığı konuşmada, ‘İran terör ekseninin laneti’ olarak adlandırdığı durumu anlatırken elinde bir harita tutuyor. (AFP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dün Birleşmiş Milletler'de (BM) yaptığı konuşmada, ‘İran terör ekseninin laneti’ olarak adlandırdığı durumu anlatırken elinde bir harita tutuyor. (AFP)
TT

Trump, savaşı sona erdirme anlaşmasını doğruladı... Netanyahu, Filistin devletini reddetti

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dün Birleşmiş Milletler'de (BM) yaptığı konuşmada, ‘İran terör ekseninin laneti’ olarak adlandırdığı durumu anlatırken elinde bir harita tutuyor. (AFP)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dün Birleşmiş Milletler'de (BM) yaptığı konuşmada, ‘İran terör ekseninin laneti’ olarak adlandırdığı durumu anlatırken elinde bir harita tutuyor. (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump'ın Batı Şeria'nın ilhakına izin vermeyeceğini bildirdiği günün ertesi günü, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün New York'ta düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nun 80’inci yıllık oturumunda yaptığı konuşmada, Filistin-İsrail çatışmasını çözmek ve Gazze Şeridi'nde yaklaşık iki yıldır süren savaşı sona erdirmek için yoğun küresel çabalar konusunda hükümetinin aşırı tutumları nedeniyle kendisi ve İsrail'i giderek artan uluslararası izolasyonundan kurtarmaya çalıştı.

Netanyahu kürsüye çıktığında, yüzlerce uluslararası yetkili ve diplomat salondan çıkarken, İsrail heyetinin üyeleri onu sürekli alkışladı.

Netanyahu'nun Filistin devletinin kurulmasını reddeden konuşmasıyla eş zamanlı olarak, Başkan Trump Gazze savaşını sona erdirmek için bir anlaşmaya varıldığına inandığını ifade etti. Beyaz Saray'da gazetecilere verdiği demeçte, “Sanırım bir anlaşmaya vardık... Gazze konusunda bir anlaşmaya vardık gibi görünüyor. Umuyorum ki bu anlaşma rehineleri geri getirecek ve savaşı sona erdirecek bir anlaşma olacak” dedi.

 İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün, neredeyse boş olan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu salonunda konuşmasını yaptı. (DPA)İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün, neredeyse boş olan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu salonunda konuşmasını yaptı. (DPA)

Netanyahu, New York'taki konuşmasına, geçen yılki konuşmasında, tüm dünyanın barışını tehdit eden ‘İran terör ekseninin laneti’ olarak nitelendirdiği durumu açıklamak için kullandığı bir haritayı göstererek başladı. İran'ı ‘sadece İsrail'i yok etmekle kalmayıp, aynı zamanda ABD'yi de tehdit etmek’ amacıyla ‘hızla devasa bir nükleer silah ve balistik füze programı geliştirmekle’ suçladı.

İsrail'in bölgede çeşitli cephelerdeki savaşlarına atıfta bulunarak, Tahran'ın Hamas, Hizbullah, Yemen’deki Husiler ve Suriye'deki milislerine verdiği desteği ele aldı. Netanyahu, “İran'ın askeri nükleer kapasitesini ve zenginleştirilmiş uranyum stoklarını yeniden inşa etmesine izin vermemeliyiz. Bu stoklar ortadan kaldırılmalı ve BM Güvenlik Konseyi yaptırımları yeniden uygulanmalı… Henüz işimiz bitmedi” ifadelerini kullandı.

Gazze'nin geleceği

Netanyahu, “Hamas'ın geri kalan liderlerine ve rehinelerimizin başında bekleyen görevlilere sesleniyorum: Silahlarınızı bırakın… Rehineleri hemen serbest bırakın, bunu yaparsanız yaşarsınız. Bunu yapmazsanız, İsrail sizi yakalayacaktır” şeklinde konuştu.

“Hamas taleplerimizi kabul ederse, savaş şimdi sona erebilir” diyen Netanyahu, ‘İsrail'in Gazze Şeridi’nde en üst düzey güvenlik kontrolünü elinde tutacağını ve barışçıl bir sivil otorite kurulacağını’ belirtti.

Netanyahu, İran ve destekçilerini ‘modern dünyayı geçmişe, şiddet, hoşgörüsüzlük ve terörizmin karanlık çağına geri sürüklemek istemekle’ suçlarken, ‘İsrail'in dünya ulusları için bir savaş verdiğini’ söyledi. Trump'ın, İsrail ve ABD'nin İran ve onun ajanlarından kaynaklanan ortak bir tehditle karşı karşıya olduğunu diğer liderlerden daha iyi anladığını vurguladı.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nda dün konuşma yapan Netanyahu'ya karşı New York'ta protesto gösterisi düzenlendi. (Reuters)Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nda dün konuşma yapan Netanyahu'ya karşı New York'ta protesto gösterisi düzenlendi. (Reuters)

Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) Netanyahu'ya insanlığa karşı suç işlediği gerekçesiyle tutuklama emri çıkarması ve Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) İsrail'in Filistinlilere karşı işlediği iddia edilen soykırımla ilgili yargılaması sürerken Netanyahu, “Bu salonda temsil edilen liderlerin birçoğunun bize karşı hukuki savaş açarak tamamen farklı bir mesaj verdiğini” söyledi.

İsrail'in ‘sivil kayıpları en aza indirmek için tarihteki herhangi bir ordudan daha fazla önlem aldığını’ iddia eden Netanyahu, İsrail'in milyonlarca broşür attığını ve milyonlarca kısa mesaj ve telefon görüşmesi yaparak ‘sivilleri Gazze şehrini terk etmeye çağırdığını’ belirtti.

Netanyahu, “Sözde hedef aldığı sivil nüfusa karşı soykırım yapan bir devlet, onlara bu zor durumdan kurtulmaları için yalvarır mı? Soykırım yapmak isteseydik, onlardan gitmelerini ister miydik?” diye sordu. Hamas'ı ‘soykırım yapmakla’ suçlayan Netanyahu, Filistinlilerin aç bırakıldığına dair söylentileri ‘şaka’ olarak nitelendirdi. Netanyahu, “İsrail'e karşı soykırım ve açlık iddialarını yayanların, Orta Çağ'da Yahudilere iftira atanlardan hiçbir farkı yok” dedi.

Netanyahu, Avustralya, Kanada, Fransa ve Birleşik Krallık dahil olmak üzere ondan fazla ülkenin Filistin devletini tanıdığını belirterek, “Filistin devletini tanıyan liderlerin verdiği mesaj, Hamas’ın Yahudileri öldürmenin karşılığını aldığıdır” dedi. Netanyahu, bunun ‘tüm ülkelerin üzerinde bir leke olacağını’ söyledi.

Netanyahu sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz, Yahudi devleti İsrail'in Filistin devletiyle barış içinde yan yana yaşadığı iki devletli bir çözüme inanıyoruz. Bununla ilgili tek bir sorun var: Filistinliler bu çözüme inanmıyorlar. 7 Ekim 2023'ten sonra Filistinlilere Kudüs'ten bir mil uzaklıkta bir devlet vermek, 11 Eylül 2001'den sonra el Kaide'ye New York'tan bir mil uzaklıkta bir devlet vermek gibidir.”

“İsrail, bize terörist bir devlet dayatmanıza izin vermeyecek” diyen Netanyahu, Knesset'te Filistin devleti konusunda bir oylama yapıldığını ve ‘120 milletvekilinden 99'unun aleyhte, sadece 9'unun lehte oy kullandığını’ belirtti. Netanyahu, “Bu yüzde 90'ın üzerinde bir oran, marjinal bir grup değil. Başbakan’ın kendisi aşırılıkçı değil, aşırılıkçı partilerin esiri de değil. Onun yanında İsraillilerin yüzde 90'ından fazlası var. Filistin devletine karşı çıkmam sadece benim politikam ya da hükümetimin politikası değil; İsrail devletinin ve halkının politikası” ifadelerini kullandı.

İsrail Başbakanı'nın eşi Sara Netanyahu ve heyet üyeleri, dün Birleşmiş Milletler'de (BM) yaptığı konuşma sırasında Binyamin Netanyahu’yu alkışlıyor. (AFP)İsrail Başbakanı'nın eşi Sara Netanyahu ve heyet üyeleri, dün Birleşmiş Milletler'de (BM) yaptığı konuşma sırasında Binyamin Netanyahu’yu alkışlıyor. (AFP)

İsrail barışı

Netanyahu, İsrail'in İran terör ekseni üzerindeki zaferlerinin ‘Suriye ile barış için yeni olanaklar yarattığını’ söyledi. Netanyahu sözlerine şöyle devam etti: “Yeni Suriye hükümetiyle ciddi müzakerelere başladık. Suriye'nin egemenliğine saygı duyan, İsrail'in güvenliğini ve Dürzi azınlık da dahil olmak üzere bölgedeki azınlıkların güvenliğini koruyan bir anlaşmaya varılabileceğine inanıyorum.”

“İsrail ile Lübnan arasında da barış mümkün” diyen Netanyahu, Lübnan hükümetine ‘İsrail ile doğrudan müzakerelere başlaması’ çağrısında bulundu. Netanyahu, “Lübnan, Hizbullah'ı silahsızlandırmak için gerçek ve sürdürülebilir adımlar atarsa, kalıcı bir barışa ulaşabileceğimize inanıyorum… Hamas üzerinde kazanılan zafer, Arap ve İslam dünyasıyla barışı mümkün kılacak” dedi.

Netanyahu pazartesi günü Trump ile görüşecek

Uluslararası yetkililer, pazartesi günü Beyaz Saray'da Trump ve Netanyahu arasında yapılacak toplantıyı bekliyor. Bu toplantıda, ABD Başkanı’nın İsrail Başbakanı’na, Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un bahsettiği 21 maddelik plana onay vermesi için ne kadar baskı uygulayacağını görecekler. Trump, geçtiğimiz perşembe günü Oval Ofis'te gazetecilere verdiği demeçte, “İsrail'in Batı Şeria'yı ilhak etmesine izin vermeyeceğim. Hayır, buna izin vermeyeceğim. Bu olmayacak” ifadelerini kullandı. Netanyahu ile bu konuyu konuştuğunu vurgulayan Trump, “Yeter. Artık durma zamanı” dedi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu salonunda konuşmasını yaptı. (AFP)İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu dün Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu salonunda konuşmasını yaptı. (AFP)

Diplomatlar, Trump'ın BM'de bir araya geldiği bir dizi üst düzey Arap ve Müslüman yetkiliye planı sunduğunu açıkladı.

Beyaz Saray, Avrupalı yetkililerle de görüşülen ve savaş sonrası Filistin devleti ve Gazze Şeridi için geçici yönetimden açıkça bahseden planın ayrıntılarını açıklamayı reddetti.

Konuya yakın kaynaklar, Mısır'da büyük bir yeniden inşa konferansı düzenleneceğini ve İsrailli rehinelerin anlaşmanın yürürlüğe girmesinden sonraki 48 saat içinde serbest bırakılacağını söyledi. Batı Şeria ve Gazze Şeridi'ndeki Filistinli yetkililer arasındaki bağlantıların, nihai olarak Filistin devletinin kurulmasına yönelik bir adım olarak rol oynayacağını, ancak Hamas sempatizanlarının kaderinin henüz belirsiz olduğunu da bildirdiler.

Washington Post gazetesi, toplantı sırasında bir dizi Arap ve Müslüman yetkilinin Trump'a ‘Netanyahu Batı Şeria'yı ilhak etmeye devam ederse, İsrail ile bölgesel entegrasyonun etkileneceğini’ açıkça belirttiğini bildirdi. Trump, Netanyahu'ya nadir görülen Amerikan baskısı olarak değerlendirilen bir yanıtla, “İsrail'in halihazırda işgal ettiği toprakları ilhak etmesine izin vermeyeceğini” söyledi.

Bir diplomat, Witkoff ve diğer üst düzey yetkililerin ‘Netanyahu'ya sunmadan önce Gazze anlaşmasına ilişkin vizyonları konusunda İslam ülkeleri arasında bir anlaşmaya varmaya çalıştıklarını’ belirtti.

Arap ve Avrupalı diplomatlar, Trump'ın planının ‘Trump yönetiminin önceki vizyonlarına göre bir gelişme olduğunu’ ifade ettiler. Ancak, İsrail'in herhangi bir anlaşmaya uyacağına ve Trump'ın Netanyahu üzerindeki mevcut baskısını sürdüreceğine dair derin bir güvensizlik var. Şarku'l Avsat'ın edindiği bilgiye göre birçok diplomat halen Gazze Şeridi'nde barışın uzak bir ihtimal olduğunu düşünüyor. Üst düzey bir diplomat, “Analizimize göre, gece yarısına sadece beş dakika kaldı. Bu savaşı sona erdirmek için şimdi baskı yapmalıyız, aksi takdirde durum şu anda gördüğümüzden daha da kötüye gidecek” değerlendirmesinde bulundu.

Öte yandan Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, “Arap ve Müslüman ülkeler, Başkan Trump'ı Batı Şeria'da herhangi bir ilhakın tehlikeleri ve bunun sadece Gazze Şeridi'nde barış olasılığını değil, bölgedeki kalıcı barışı da tehdit ettiği konusunda uyardı” dedi.

Ürdün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Eymen es-Safadi, iki devletli çözümün adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu konusunda uluslararası bir konsensüs olduğunu belirterek, bunun uygulanmasının önündeki ana engelin Netanyahu hükümeti olduğunu vurguladı.



İsrail’in Mısır-Türkiye arasındaki askeri yakınlaşmaya ilişkin endişeleri neden artıyor?

 Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, 19 Aralık 2024’te düzenlenen D-8 Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, 19 Aralık 2024’te düzenlenen D-8 Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
TT

İsrail’in Mısır-Türkiye arasındaki askeri yakınlaşmaya ilişkin endişeleri neden artıyor?

 Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, 19 Aralık 2024’te düzenlenen D-8 Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)
Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, 19 Aralık 2024’te düzenlenen D-8 Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya geldi. (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Mısır ile Türkiye arasındaki ilişkilerde gözlenen yakınlaşma, özellikle iki ülkenin askeri eğitim ve tatbikat alanındaki iş birliğini genişletmesiyle birlikte İsrail’de endişelere yol açıyor. Bölgenin en büyük ordularına sahip ve stratejik ağırlığı yüksek iki güç arasındaki bu gelişmeler, Tel Aviv’de yakından takip ediliyor.

Bu kaygılar, Sirte kentinde Mısır ve Türkiye’nin katılımıyla gerçekleştirilen uluslararası askeri tatbikatın tamamlanmasının ardından yeniden gündeme geldi. Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, söz konusu endişelerin iki ülkenin askeri kapasitesi, savunma sanayii alanındaki iş birliği ve bölgesel konulardaki yakınlaşmadan kaynaklandığını belirtti. Uzmanlar, Mısır ile Türkiye arasındaki bu yakınlaşmanın zamanla daha geniş kapsamlı bir bölgesel ittifaka dönüşebileceğini ve farklı alanlarda etkisini artırabileceğini öngörürken, yakın vadede doğrudan bir askeri çatışma ihtimalini düşük görüyor.

İsrail’in endişeleri

İsrail gazetesi Maariv’de yayımlanan bir makalede emekli general Yitzhak Brick, Türkiye ile Mısır arasında oluşabilecek bir ittifakın İsrail’i ‘zorlu bir savaşa’ sürükleyebileceği ihtimalini göz ardı etmedi.

Brick, Kahire ile Ankara arasında stratejik bir iş birliğinin oluşabileceği uyarısında bulunarak, bunun ortak askeri üretim ve savunma alanında entegrasyona kadar uzanabileceğini ifade etti. İki ülke arasındaki olası askeri yakınlaşmanın bölgedeki caydırıcılık dengelerini yeniden şekillendirebileceğini belirten Brick, bunun İsrail’i güvenlik açısından yeni tehditlerle karşı karşıya bırakacağını ve askeri doktrin ile savunma stratejisinin kapsamlı biçimde yeniden değerlendirilmesini gerektireceğini söyledi.

İsrail merkezli i24NEWS ise 18 Nisan’da yayımladığı haberinde, Türkiye ile Mısır arasındaki yakınlaşmaya dair uyarılara yer verdi. Haberde, iki ülke arasında güvenlik, savunma ve istihbarat alanlarındaki parlamenter komisyonlarda ele alınan derinlemesine görüşmelerin bulunduğu aktarıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz şubat ayında Kahire’yi ziyaret etmiş, bu ziyaret kapsamında savunma dahil birçok alanda anlaşmalar imzalanmıştı. Ortak basın toplantısında konuşan Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ise iki ülke arasında Gazze Şeridi, Sudan, Libya ve Afrika Boynuzu gibi bölgesel konularda görüş birliği bulunduğunu açıklamıştı.

Sisi ve Erdoğan, iki ülke arasında askeri alanlarda mutabakat zaptlarının imzalanması sırasında... Şubat 2026 (Mısır Cumhurbaşkanlığı)Sisi ve Erdoğan, iki ülke arasında askeri alanlarda mutabakat zaptlarının imzalanması sırasında... Şubat 2026 (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

İsrail, Türkiye’nin Gazze Şeridi’nde oluşturulması planlanan uluslararası istikrar gücüne katılma ihtimaline temkinli yaklaşıyor. Ankara’nın, ekim ayında Gazze’de sağlanan ateşkes anlaşmasının uygulanmasına yönelik arabuluculuk ve garanti mekanizmalarına dahil olması, Tel Aviv’de dikkatle takip ediliyor. Bazı medya raporları ise Gazze Şeridi’ndeki gelişmelerin yanı sıra İran’la yaşanan savaşın ardından İsrail ile Türkiye arasında olası bir askeri gerilim ihtimalinin de gündeme gelebileceğini öne sürüyor.

Soğuk barış

Mısırlı strateji uzmanı Semir Ragıb, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, Türkiye’nin bölgede doğrudan varlık göstermesinin ve Mısır ile artan yakınlaşmasının İsrail ile ‘soğuk barış’ niteliğindeki mevcut dengeyi daha da pekiştirdiğini belirtti. Ragıb’a göre Mısır ve Türkiye, bölgenin en büyük iki ordusuna sahip ülkeler olarak önemli bir stratejik ağırlık taşıyor ve her ikisinin de bölgesel güç merkezleriyle güçlü ilişkileri bulunuyor. Bu durumun İsrail tarafından dikkatle izlendiği ifade ediliyor.

Ragıb, İsrail açısından en rahatsız edici başlıklardan birinin insansız hava araçları (İHA) alanındaki askeri iş birliği olduğunu vurguladı. Mısır ve Türkiye’nin bu alanda önemli üretim kapasitesine sahip olduğunu belirten Ragıb, bu ortaklığın iki ülkenin ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra bölgede İsrail’in İHA pazarındaki rekabet gücünü de zayıflatabileceğini söyledi. Özellikle İsrail ürünlerine yönelik olumsuz algının arttığı bir ortamda, Türk-Mısır üretiminin daha çok tercih edilebileceğini dile getirdi.

Ragıb, iki ülke arasındaki koordinasyonun Somali’den Suriye’ye, Libya üzerinden geniş bir coğrafyaya yayıldığını ve bunun İsrail açısından rahatsız edici bir gelişme olduğunu belirtti. Ayrıca Türkiye’nin Afrika ile ilişkilerini Mısır üzerinden güçlendirme çabasının, Kahire’nin kıta için ana giriş kapısı konumunu pekiştirdiğini ve bunun İsrail’in bölgesel etkisini sınırladığını ifade etti.

Türkiye üzerine çalışan araştırmacı Taha Avdetoğlu da değerlendirmesinde, Mısır ile Türkiye arasındaki Gazze Şeridi, Libya ve Afrika eksenli iş birliğinin İsrail tarafındaki endişe seviyesini daha da yükselttiğini söyledi.

Artan askeri iş birliği

Mısır ile Türkiye arasındaki askeri iş birliği son dönemde belirgin şekilde artış gösterdi. Geçtiğimiz yılın sonunda, 13 yıl aradan sonra ilk kez Mısır Silahlı Kuvvetleri unsurları Türk karasularında düzenlenen ortak deniz tatbikatına katıldı. Söz konusu tatbikatta Türk fırkateynleri, hücum botları, bir denizaltı ve F-16 uçakları yer alırken, Mısır donanmasına ait birlikler de etkinlikte görev aldı.

Millî Savunma Bakanlığı (MSB) yaptığı açıklamada Flintlock 2026 Çok Uluslu Özel Kuvvetler Tatbikatı kapsamındaki faaliyetlerin tamamlandığını duyurdu. Açıklamaya göre tatbikat, 13-30 Nisan tarihleri arasında Sirte kentinde gerçekleştirildi ve Mısır’ın da aralarında bulunduğu birçok ülke katılım sağladı. Tatbikatın temel amacının askeri iş birliğini geliştirmek ve kara, hava ve deniz unsurlarını içeren entegre senaryolar üzerinden muharip kabiliyeti artırmak olduğu belirtildi.

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Kahire’de Türk mevkidaşı Recep Tayyip Erdoğan’ı ağırladı... Şubat 2024 (Mısır Cumhurbaşkanlığı)Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi, Kahire’de Türk mevkidaşı Recep Tayyip Erdoğan’ı ağırladı... Şubat 2024 (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, eylül ayında katıldığı bir televizyon programında Mısır ile savunma sanayii ve ortak güvenlik alanlarında iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, bölgedeki tehditlerin iki ülkeyi güvenlik konularında daha yoğun temas kurmaya yönelttiğini ifade etti.

Semir Ragıb, İsrail’in Mısır ya da Türkiye ile askeri bir maceraya girmesinin mümkün olmadığını savunarak, İsrail askeri doktrininin aynı anda birden fazla büyük cephede savaşmayı zorlaştırdığını ifade etti. Ragıb ayrıca, ABD’nin de Türkiye ve Mısır büyüklüğündeki ülkelerle yaşanabilecek bir çatışmada İsrail’e açık destek vermesinin beklenmediğini söyledi. Ragıb’a göre her iki ülke de söylemden ziyade güç üzerinden caydırıcılık üreten aktörler konumunda.

Ragıb, Mısır-Türkiye yakınlaşmasının doğrudan İsrail karşıtı bir hat oluşturmadığını ancak zamanla Pakistan gibi ülkeleri de içerebilecek daha geniş bir bölgesel ittifaka dönüşme potansiyeli taşıdığını belirtti.

Taha Avdetoğlu ise iki ülke arasındaki askeri iş birliğinin önümüzdeki dönemde daha da genişleyeceğini, farklı coğrafyalara yayılacağını ancak bunun İsrail ile doğrudan bir çatışmaya dönüşmesinin beklenmediğini ifade etti.


Katz: "Hameney hanedanlığının" ortadan kaldırılmasını tamamlamak için Amerika'dan onay bekliyoruz

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (AP)
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (AP)
TT

Katz: "Hameney hanedanlığının" ortadan kaldırılmasını tamamlamak için Amerika'dan onay bekliyoruz

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (AP)
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz (AP)

İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, yaptığı açıklamada, ülkesinin “İran’a karşı savaşı yeniden başlatmaya hazır olduğunu” duyurdu. Katz dün, geniş çaplı ve İran’da büyük yıkıma yol açabilecek saldırıların gerçekleştirilmesi için ABD’nin onayının beklendiğini belirtti.

Katz, “Öncelikle ABD’den yeşil ışık bekliyoruz; İsrail’in yok edilmesi projesinin mimarı olan Ali Hameney çizgisinin tamamen ortadan kaldırılması ve İran rejimi liderliğinin devamını sağlayan unsurların hedef alınması için” ifadelerini kullandı. Ayrıca İran’ın enerji ve elektrik tesislerinin yok edilmesi ve ekonomik altyapısının parçalanmasıyla “karanlık ve taş devri” koşullarına geri döndürülmesini hedeflediklerini söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump salı günü yaptığı açıklamada, 8 Nisan’dan bu yana yürürlükte olan İran ile ateşkesin, Tahran ile müzakerelere alan açmak amacıyla uzatıldığını duyurmuştu.

Katz, yayımladığı video mesajında, “İsrail İran’a karşı savaşı yeniden başlatmaya hazır. İsrail ordusu hem savunma hem de saldırı düzeyinde hazır durumda ve hedefler belirlenmiş bulunuyor” ifadelerini kullandı.

“Bu kez saldırılar yeniden başladığında farklı ve daha ölümcül olacak” diyen Katz, “İran rejiminin aldığı ağır darbelerin ardından en hassas noktaları hedef alan yıkıcı saldırılar olacak ve bu durum rejimin temellerini sarsarak çöküşüne yol açacak” şeklinde konuştu.

İran ile savaş, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in düzenlediği sürpriz saldırıyla başlamış; ilk gününde İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in öldürülmesi, binlerce kişinin hayatını kaybettiği bölgesel bir çatışmayı tetiklemişti. Çatışmalar özellikle İran ve Lübnan’da ağır kayıplara yol açtı.

Küresel ekonomi de bu çatışmadan olumsuz etkilendi. Özellikle normal şartlarda dünya ham petrolünün yaklaşık beşte birinin ve sıvılaştırılmış doğal gazın geçtiği Hürmüz Boğazı’nın kapanması, ekonomik baskıyı artırıyor.


İsrail ve Hizbullah arasındaki ateşkes yürürlüğe girdi, tüm gözler Beyaz Saray'da

16 Nisan 2026'da Lübnan'ın güneyindeki Sur kenti yakınlarında İsrail'in hava saldırısına hedef olan Kasımiye Köprüsü'nün hasar görmüş bir bölümünde duran bir adam (EPA)
16 Nisan 2026'da Lübnan'ın güneyindeki Sur kenti yakınlarında İsrail'in hava saldırısına hedef olan Kasımiye Köprüsü'nün hasar görmüş bir bölümünde duran bir adam (EPA)
TT

İsrail ve Hizbullah arasındaki ateşkes yürürlüğe girdi, tüm gözler Beyaz Saray'da

16 Nisan 2026'da Lübnan'ın güneyindeki Sur kenti yakınlarında İsrail'in hava saldırısına hedef olan Kasımiye Köprüsü'nün hasar görmüş bir bölümünde duran bir adam (EPA)
16 Nisan 2026'da Lübnan'ın güneyindeki Sur kenti yakınlarında İsrail'in hava saldırısına hedef olan Kasımiye Köprüsü'nün hasar görmüş bir bölümünde duran bir adam (EPA)

Lübnan'da «Hizbullah» ile İsrail arasında imzalanan ateşkes anlaşması, ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamasından birkaç saat sonra dün gece yarısı yürürlüğe girdi. Trump, ayrıca Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun birkaç gün içinde Beyaz Saray'da bir araya geleceğini belirtti.

Bu gerçekleşirse, 1948'den beri resmi olarak savaş halinde olan iki ülke arasında bu düzeyde ilk görüşme olacak. 2 Mart'ta İran'a destek vermek amacıyla çatışmayı başlatan “Hizbullah” ile İsrail, ateşkes anlaşmasına bağlı kalacaklarını açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı

ABD Dışişleri Bakanlığı daha önce, İsrail ve Lübnan'ın, kalıcı bir barış ve güvenlik anlaşmasına varılması için müzakerelere fırsat tanımak amacıyla, dün gece yarısı Lübnan yerel saatiyle 00.00 itibarıyla başlayacak 10 günlük bir ateşkes uygulayacağını duyurmuştu.

Bakanlık, ateşkes süresinin karşılıklı anlaşma ile uzatılabileceğini belirtti.

Lübnan ve İsrail, iki ülke arasında kalıcı bir barışın sağlanması, her iki ülkenin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün tam olarak tanınması ve ortak sınırlarında etkin güvenliğin sağlanması için elverişli koşullar yaratmak üzere çalışacakları, aynı zamanda İsrail'in doğal öz savunma hakkını koruyacakları konusunda bir anlaşmaya vardılar.

Taraflar, Lübnan devletinin egemenliğini zayıflatan ve bölgesel istikrarı tehdit eden devlet dışı silahlı grupların varlığı nedeniyle karşı karşıya kaldığı önemli zorlukları kabul etmektedir. Ayrıca, bu grupların faaliyetlerinin sınırlandırılmasının gerekliliğini de anlamaktadırlar; bu nedenle Lübnan'da silah taşıma yetkisine sahip güçler yalnızca Lübnan Ordusu, İç Güvenlik Kuvvetleri, Genel Güvenlik Müdürlüğü, Devlet Güvenlik Genel Müdürlüğü, Lübnan Gümrük İdaresi ve Belediye polisi (bundan sonra "Lübnan güvenlik kurumları" olarak anılacaktır) ile sınırlı kalmalıdır.

 16 Nisan 2026'da Lübnan'ın güneyindeki Sur kenti yakınlarında İsrail'in hava saldırısına hedef olan Kasımiye Köprüsü'nün hasar görmüş bir bölümünde duran bir adam (EPA)16 Nisan 2026'da Lübnan'ın güneyindeki Sur kenti yakınlarında İsrail'in hava saldırısına hedef olan Kasımiye Köprüsü'nün hasar görmüş bir bölümünde duran bir adam (EPA)

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre Trump, İsrail ve Lübnan'ın 10 günlük bir ateşkes üzerinde anlaştığını duyurdu.

Trump, “Truth Social” platformundaki hesabından, ateşkes anlaşmasının Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yapılan “mükemmel” görüşmelerin ardından geldiğini yazdı.