Libya: Derne’de 55 çocuk su kirliliği nedeniyle zehirlendi

Yardım kuruluşları, sel sonrası cesetlerin toplu mezarlara gömülmesine son verilmesi çağrısında bulunuyor.

Kayıp Şahısları Arama ve Tespit Genel Müdürlüğü çalışanları Derne’de bir cesedi çıkarıyor. (Müdürlük)
Kayıp Şahısları Arama ve Tespit Genel Müdürlüğü çalışanları Derne’de bir cesedi çıkarıyor. (Müdürlük)
TT

Libya: Derne’de 55 çocuk su kirliliği nedeniyle zehirlendi

Kayıp Şahısları Arama ve Tespit Genel Müdürlüğü çalışanları Derne’de bir cesedi çıkarıyor. (Müdürlük)
Kayıp Şahısları Arama ve Tespit Genel Müdürlüğü çalışanları Derne’de bir cesedi çıkarıyor. (Müdürlük)

Başkent Trablus’taki Ulusal Hastalık Kontrol Merkezi, Derne’de selin su şebekelerini tahrip etmesi sonucu oluşan su kirliliği nedeniyle çocuklar arasında 55 zehirlenme vakası kaydedildiğini duyurdu.

Merkezin başkanı Haydar es-Sayeh, dün Libya Al Ahrar TV’ye dün (Cuma) yaptığı açıklamada, “Şehrin sağlık sistemi harap durumda ve oluşması beklenen zehirlenme vakaları sağlık durumunu daha da kötüleştirecek” dedi. Sayeh, binaların hasar gördüğü bölgelerdeki tüm sakinlerin tamamen tahliye edilmesi çağrısında bulundu.

Derne’de su zehirlenmesi uyarıları ve korkuları ile çürüyen cesetlerden kaynaklanan yüksek düzeyde çevre kirliliği yaşanıyor. İnsani İşlerden Sorumlu Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı ve Acil Yardım Koordinatörü Martin Griffiths, dün  modern tarihin en kötü doğal felaketi ve Libya’da binlerce insanın hayatına mal olan sel felaketinin iklim ve imkanların çarpışmasından kaynaklandığını söyledi.

Derne şehrindeki su kirliliği nedeniyle çocuklarda 55 zehirlenme vakası kaydedildi. (EPA)
Derne şehrindeki su kirliliği nedeniyle çocuklarda 55 zehirlenme vakası kaydedildi. (EPA)

Griffiths, Cenevre’deki BM brifinginde “Libya’da Derne’ye erişim hâlâ oldukça zor. Bu, iklim ile imkanların çarpıştığı bir trajedi” dedi. Martin Griffiths, Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi’nin (OCHA), geçen hafta depremin vurduğu Fas’tan nakledilen 15 kişiden oluşan bir afet koordinasyon ekibi gönderdiğini vurguladı.

Buna rağmen Ulusal Birlik Hükümeti, binlerce kişinin ölümüne ve kayıplara yol açan kasırga felaketinden 3 gün sonra, perşembe akşamı geç saatlerde Derne’nin birçok bölgesinde elektrik ve iletişim hizmetlerinin yeniden sağlandığını duyurdu.

Trablus’taki Ambulans ve Acil Servis Medya Ofisi, ajans müdürü Salim el-Fercani’den aktardığına göre vatandaşların Derne’den tahliye edilmesi için operasyonlar başladı ve sivillerin içeri girmesi engelleniyor. Fercani, Derne’deki operasyonun kurtarma ekipleri, gönüllüler ve ordu güçleriyle sınırlı olarak yürütüleceğini belirtti.

Öte yandan Ulusal Birlik Hükümeti’ne bağlı Adalet Bakanlığı, Derne şehrindeki sel ve su baskınları nedeniyle kaybolan vatandaşların kimliğinin tespit edilebilmesi için Adli Tıp Kurumu Adli Araştırma ve Uzmanlık Merkezi ekibine DNA örneği verilmesi konusunda çağrıda bulundu. Vatandaşların DNA örneği vermek için Harişa Hastanesi ile el-Fatayeh ve el-Zehr el-Hamar mezarlıklarına gitmeleri istendi.

Libya’daki Uluslararası Kızılhaç Komitesi, dün yaptığı açıklamada, doğal afet kurbanlarının cesetlerinin kendi başlarına sağlık riski oluşturmadığını söyledi. Ancak kirlenmeyi önlemek için gerekli önlemlerin alınması ve cesetlerin içme suyu kaynaklarının yakınında bırakılmaması çağrısında bulunuldu.

Komite, “Kimliği belirsiz cesetlerin işaretsiz, izi sürülemeyen toplu mezarlara alelacele gömülmesi, akrabalarının ölümleri adli tıp uzmanları tarafından doğrulanması gereken aileler için uzun vadeli acı çekme riskini artırıyor” dedi.

Yardım kuruluşları, Libyalı yetkililere selden sonra cesetlerin toplu mezarlara gömülmesini durdurma çağrısında bulundu (Reuters)
Yardım kuruluşları, Libyalı yetkililere selden sonra cesetlerin toplu mezarlara gömülmesini durdurma çağrısında bulundu (Reuters)

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve yardım kuruluşları, dün BM raporunun felaketten bu yana binden fazla kişinin toplu olarak gömüldüğünü belirtmesinin ardından, Libya’daki yetkililere sel mağdurlarını toplu mezarlara gömmeyi bırakmaları çağrısında bulundu. WHO Sağlık Acil Durumları Programı biyogüvenlik ve biyogüvenlik tıbbi görevlisi Kazunobu Kojima, Uluslararası Kızılhaç Komitesi ve Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu ile yaptıkları ortak açıklamada, “Trajediden etkilenen bölgelerdeki yetkilileri, toplu cenaze törenleri veya cesetlerin toplu olarak yakılması konusunda acele etmemeye çağırıyoruz” dedi.

Açıklamada, defin işlemlerinin yönetiminin belirli, iyi belgelenmiş bireysel mezarlıklarda gerçekleştirilmesi yönünde çağrı yapılırken, aceleci definlerin sosyal ve hukuki sorunların yanı sıra, kurbanların aileleri için uzun vadeli psikolojik sorunlara da yol açabileceği belirtildi. Doğal afet kurbanlarının cesetlerinin neredeyse hiçbir zaman herhangi bir sağlık tehdidi oluşturmadığı belirtilen açıklamada, “Atık sızıntısı ihtimali nedeniyle tatlı su kaynaklarının yanında veya yakınında ceset bulunması, bir istisnadır” ifadelerine yer verildi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre perşembe günü yayınlanan BM raporunda, 11 Eylül’de meydana gelen sel felaketinin ardından Derne’de binden fazla, el-Beyda’da ise 100’den fazla cenazenin toplu mezarlara gömüldüğü belirtildi.

Uluslararası Kızılhaç Komitesi Afrika Bölgesi Adli Tıp Direktörü Bilal Sabluh, Cenevre’de düzenlediği basın toplantısında “Cesetler sokaklara dağılmış, dalgalarla kıyıya vuruyor ya da çökmüş binaların ve molozların altında. Meslektaşlarımdan biri sadece iki saat içinde Derne yakınlarındaki sahilde 200’den fazla ceset saydı” dedi. Sabluh ayrıca Libya’nın bazı bölgelerine yayılan patlamamış mühimmatın, kurbanların cesetlerinin çıkarılmasıyla ilgilenen kişiler için tehlike oluşturduğu konusunda da uyarıda bulundu.



Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki tüm güçlerini geri çekmeye hazırlanıyor

Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
TT

Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'deki tüm güçlerini geri çekmeye hazırlanıyor

Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)
Suriye'nin Kamışlı kentinde bir ABD devriyesi (Arşiv- Reuters)

Wall Street Journal (WSJ), üç ABD'li yetkiliye atıfta bulunarak, Amerika Birleşik Devletleri'nin Suriye'deki yaklaşık 1.000 askerinin tamamını geri çekmeye hazırlandığını bildirdi.

ABD ordusu geçen hafta Suriye'deki stratejik üssünden çekilme işlemini tamamladığını ve üssü Suriye güçlerine devrettiğini duyurdu. Bu, ABD-Suriye ilişkilerinin güçlendiğinin son işareti olup, daha geniş kapsamlı bir ABD çekilmesinin yolunu açabilir. WSJ’de dün yer alan habere göre, birlikler önümüzdeki iki ay içinde Suriye'deki kalan ABD mevzilerinden de çekilecek.

Suriye Savunma Bakanlığı geçen perşembe günü yaptığı açıklamada, ABD güçlerinin ayrılmasının ardından ordu birliklerinin Tanf askeri üssünü devraldığını belirtti.

Bakanlık şu açıklamayı yaptı: “Suriye ve Amerika Birleşik Devletleri tarafları arasındaki koordinasyon sayesinde, Suriye Arap Ordusu birlikleri el-Tanf üssünün kontrolünü ele geçirdi, üssü ve çevresini güvence altına aldı ve el-Tanf çölündeki Suriye-Irak-Ürdün sınırına konuşlanmaya başladı.” Açıklamada ayrıca, “Bakanlığın sınır koruma güçleri önümüzdeki günlerde görevlerine başlayacak ve bölgede konuşlanacak” denildi.

El-Tanf üssü, Suriye, Ürdün ve Irak arasındaki sınır üçgeni bölgesinde stratejik bir konuma sahiptir. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre üs, 2014 yılında Suriye ve Irak'ın büyük bir bölümünde DEAŞ'a karşı yürütülen savaşta çok önemli rol oynamıştır. Örgüt, 2017'de Irak'ta ve iki yıl sonra da Suriye'de yenilgiye uğratıldı.

Beşşar Esed rejiminin 8 Aralık 2024'te devrilmesinden önce, üsse insansız hava araçlarıyla (İHA) birkaç kez saldırı düzenlenmiş ve bu saldırıların sorumluluğunu Irak'taki gruplar üstlenmiştir.


Kanada, Suriye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımları kaldırdı

Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)
Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)
TT

Kanada, Suriye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımları kaldırdı

Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)
Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, 13 Şubat 2026'da Almanya'da düzenlenen bir etkinlikte (DPA)

Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand dün yaptığı açıklamada, Kanada'nın Suriye'ye uyguladığı ekonomik yaptırımları, mal ithalat ve ihracatı, yatırım faaliyetleri, finansal ve diğer hizmetlerin sağlanmasıyla ilgili kısıtlamaları hafifletecek şekilde değiştirdiğini söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre "Değişiklikler ayrıca, Suriye ile ilgili yaptırım listelerinden 24 kuruluşu ve bir kişiyi çıkarıyor; amaç, ekonomik faaliyetin önündeki engelleri azaltmak ve Suriye'nin toparlanması için kritik öneme sahip kilit sektörlerdeki devlet bağlantılı kuruluşlarla işlemleri kolaylaştırmaktır."


Irak'ta Ramazan reklamında el-Cevahiri'nin kullanılmasına yönelik eleştiriler

Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor
Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor
TT

Irak'ta Ramazan reklamında el-Cevahiri'nin kullanılmasına yönelik eleştiriler

Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor
Bir Ramazan reklamında yer alan görüntülere göre, merhum Iraklı şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri, Başbakan Muhammed Şia el-Sudani'ye çay ikram ederken görülüyor

Irak'ta yayınlanan ve bir platformu tanıtan Ramazan reklamı, şair Muhammed Mehdi el-Cevahiri'nin yapay zeka tarafından oluşturulmuş bir görüntüde, Başbakan Muhammed Şiya es Sudani'ye ofisinde çay ikram ederken gösterilmesi nedeniyle geniş çaplı eleştirilere yol açtı. Bu sahne, "Arapların en büyük şairi" olarak nitelendirilen el-Cevahiri'ye hakaret olarak değerlendirildi.

"Birleşik Irak" başlıklı reklamda, monarşinin merhum Başbakanı Nuri el-Said de eski Meclis Başkanı Muhammed el-Halbusi ile benzer bir pozda yer alarak, "sembollerin ticari amaçlarla istismar edilmesi" konusundaki tartışmayı daha da derinleştirdi.

Başbakan içeriği reddetti ve acil soruşturma emri vererek yapımcıya dava açmakla tehdit etti; platform ise yaptığı basın açıklamasında, çalışmanın resmi onaylarla gerçekleştirildiğini ve saldırının "ideolojik güdümlü" olduğunu belirtti.

Yazarlar Birliği, ulusal sembolleri ilgilendiren "tehlikeli bir emsal" olarak nitelendirdiği durumu kınarken, Şarku’l Avsat’ın ulaştığı kaynaklar "reklamın hazırlanmasında yetkililerin de rolü olduğuna" işaret etti.