Eritre, Rusya-Çin ekseninden neyi hedefliyor?

Moskova'da Putin ile bir araya gelen Eritre Devlet Başkanı Afewerki, iki hafta önce de Pekin ile görüşmelerde bulundu

Putin dün Afewerki'yi Kremlin Sarayı'nda ağırladı / Fotoğraf: Kremlin Basın Ofisi
Putin dün Afewerki'yi Kremlin Sarayı'nda ağırladı / Fotoğraf: Kremlin Basın Ofisi
TT

Eritre, Rusya-Çin ekseninden neyi hedefliyor?

Putin dün Afewerki'yi Kremlin Sarayı'nda ağırladı / Fotoğraf: Kremlin Basın Ofisi
Putin dün Afewerki'yi Kremlin Sarayı'nda ağırladı / Fotoğraf: Kremlin Basın Ofisi

Mahmud Ebu Bekir 

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, dün Kremlin Sarayı'nda Eritre Devlet Başkanı Isaias Afewerki'yi ağırladı.

Afewerki'nin dört günlük Rusya ziyareti, ülkesinin 1993'te bağımsızlığını kazanması ardından bir Afrika liderinin Moskova'ya yaptığı ilk ziyaret sayılıyor.

Afewerki 15 Mayıs'ta ise Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile görüşmek üzere Pekin'i ziyaret etmişti.

Peki Eritre, Rusya-Çin ekseninden neyi hedefliyor?

Kremlin Basın Ofisi tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı: 

Putin, Eritreli mevkidaşı ile Rusya ve Eritre arasındaki ikili ilişkilerin çeşitli alanlarda geliştirilmesine yönelik umutları, bölgesel ve uluslararası gündemdeki bir dizi meseleyi görüştü. Görüşmelerde Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un ocak ayında Asmara'ya yaptığı ziyarette üzerinde anlaşmaya varılan hususların etkinleştirilmesi üzerine duruldu. Siyasi, diplomatik, askeri ve eğitim alanlarında ikili iş birliğinin derinleştirilmesi de bu kapsamdaydı. Bilhassa Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş ile ilgili olmak üzere mevcut uluslararası durum ve uluslararası kuruluşlardaki diplomatik tutumların koordinasyonu ele alındı.

Eritre Enformasyon Bakanı Yemane Ghebremeskel ise Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "Afewerki ile Putin arasındaki görüşmelerde ikili ilişkilere, uluslararası meselelere ve ortak çıkarları ilgilendiren gelişmeleri güçlendirmeye odaklanıldı" ifadelerini kullandı. 

Çin-Rus ekseni

Afewerki ile gerçekleştirdiği görüşmenin bölgesel barış ve uluslararası adaletin sağlanması için büyük önem taşıdığını vurgulayan Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, ülkesinin Eritre ile stratejik ortaklığı daha da geliştirmeye, yeni çerçeveler ve platformlar inşa ederek işbirliğini geliştirmeye hazır olduğunu da sözlerine eklemişti.

Bir Kuşak, Bir Yol Projesi, Çin-Afrika İşbirliği Forumu (FOCAC) ve Afrika Boynuzu için barış ve kalkınma vizyonu da bu kapsamda yer alıyor. 

Cinping, görüşmenin ardından düzenlediği basın toplantısında, ülkesinin Eritre'nin uzun vadede bağımsız bir dış politika taahhüdünü takdir ettiğini vurguladı.

Tek taraflılığa karşı çıkmak ve gelişmekte olan ülkelerin çıkarlarını korumak için Asmara ile ortaklaşa çalışmaya hazır olduğunu vurgulayan Cinping, Çin vatandaşlarının Sudan'dan tahliye edilmesine yardım etmede Eritre'nin rolüne işaret etti.

Afewerki de Çin kanalı CGTN ile yaptığı bir televizyon röportajında, ülkesinin Pekin'in uluslararası düzeyde tek kutupluluğu sona erdirmeyi amaçlayan pozisyonlarını desteklediğini söyledi.

Çin'in Afrika'daki büyük yatırımlarına övgüde bulunan Afewerki, "Kahverengi kıta, egemenlik sürme politikalarından ve büyük güçlerin kendi servetini tüketmesinden muzdarip" ifadelerini kullandı.

Aynı zamanda uluslararası adaletin hüküm sürdüğü uluslararası bir düzen çağrısında bulundu.

İzolasyonun kırılması

Afewerki, Moskova ile işbirliği alanlarını genişletmeye çalışıyor. Zira Eritre rejimi, ABD tarafından uygulanan ekonomik ambargonun etkilerinden mustarip.

Asmara'nın yaklaşık 10 yıldır içerisinde bulunduğu uluslararası izolasyon ise ülkedeki birçok kalkınma projesinin başarısızlığına katkıda bulunuyor. 

Afewerki'nin Moskova ziyareti; ekonomik ve ticari işbirliğinin yanısıra madencilik ve eğitim alanlarında Rus alternatiflerinden yararlanmayı, Etiyopya'nın Tigray bölgesinde yürüttüğü şiddetli savaştan çıkan Eritre ordusunu yeniden inşa ve modernize etmek için Rus askeri teknolojisinden faydalanmayı amaçlıyor.

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov'un söz konuu ziyaretinde Asmara'da imzalanan anlaşmalar, Eritre askeri teşkilatının modernizasyonunu ve rehabilitasyonunu içeriyordu. 

Rus üssü

Eritre'nin Moskova Büyükelçisi Petros Tseggai, daha önce Rus haber sitesi Sputnik'e verdiği demeçte, Eritre'nin kendi kıyılarında bir Rus lojistik merkezinin kurulmasına karşı çıkmadığını ifade etmiş, kıtada daha etkili hale gelen diğer güçlere benzer şekilde Moskova'nın da kahverengi kıtada büyük bir rol oynaması çağrısında bulunmuştu.

Bunlar, o dönemde Eritre'de kafa karışıklıklarına neden olan açıklamalardı. Zirâ Asmara, daha önce ise Kızıldeniz kıyılarında hiçbir yabancı varlığını hoş karşılamadığını beyan etmişti.

Eritreli siyasi analist Süleyman Hüseyin, "Dolaşan veriler, Rusya'nın arzusuyla kesişen medya kampanyalarından başka bir şey olmadığı, ancak ülkesinin politikalarından tamamen uzak olduğu yönünde. Rusya Dışişleri Bakanı'nın ziyareti sırasında Asmara'da imzalanan anlaşmalar, ekonomik ve ticari işbirliği ve Eritre ordusu teçhizatının modernizasyonu ile ilgili" diye konuştu. 

İlgi çekmek

Afrika Boynuzu meselelerinde uzman siyasi analist Abdurrahman Seyyid de şunları söyledi:

1998-2000 yılları arasında Etiyopya ile olan sınır savaşından bu yana boğucu bir diplomatik izolasyona maruz kalan Eritre rejimi, bu izolasyonu Çin ve Rus ekseniyle, bazen de Batı ülkeleriyle kırmaya çalıştı.

Bu ülkelerin Eritre'ye yönelik acil ilgilerinin olmaması ve stratejik motivasyon eksikliği, Eritre'nin ABD yönetimlerinin dikkatini çekmeye yönelik tüm girişimlerini başarısız kıldı. Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşı ise Asmara'nın Moskova'yı cezalandırmaya yönelik uluslararası karara karşı bir tavır almasına neden oldu.

İkili ilişkileri yeniden pekiştirmek isteyen Asmara, bu karara karşı oy vererek Rusya'nın Birleşmiş Milletler'deki konumunu destekleyen beş ülkeden biriydi. Komşu Sudan ve Etiyopya'daki kargaşa ise Asmara'yı Moskova ve Pekin'in çıkarları listesine dahil etti.

Çinliler ve Ruslar Eritre'yi küçük, ancak daha tutarlı ve istikrarlı, dolayısıyla bu önemli bölgede stratejik roller oynayabilecek bir ülke olarak gördüler. Nitekim Kızıldeniz'in güneyinde Babü'l Mendep'e bakan batı kıyısındaki konumuyla Eritre, bölgede gelişmiş bir askeri üs olarak ondan yararlanmak isteyen başlıca ülkeler için jeopolitik bir öneme sahip.

Diplomatik ivme

Seyyid, Afewerki'nin bir yandan ABD ile Batı'nın ülkesine uyguladığı ablukaya karşı diplomatik ivme bulmaya çalıştığını, diğer yandan ise bu sorunlu bölgedeki rolünün bir şekilde tanınmasını sağlamak istediğini, böylece uluslararası izolasyondan kaçmaya çalıştığını vurguladı. 

Son ziyarete ve Asmara ile Moskova arasında ekonomik düzeyde imzalanan anlaşmalara pek güvenmediğini söyleyen Seyyid, "Rusların ve Çinlilerin Eritre'deki çıkarları güvenlik ve askeri yönlerle sınırlı kalacak. Belki bunun ötesine geçerek Eritre rejiminin ticari kurumlarıyla ortaklaşa bazı maden ve deniz kaynaklarının işletilmesine kadar gidebilir" şeklinde konuştu.

Kriz yatırımı

Eritreli aktivist Yusuf Cibri ise Eritre hükümetinin hızla dağılan kırılgan ittifaklar kurmak için genellikle uluslararası ve bölgesel krizlere güvendiğini söyledi.

Asmara'nın bilhassa Ukrayna'daki savaşa yönelik tutumlarının, gerek BM'de uluslararası karara karşı oy kullanması, gerek ise Eritreli ve Rus yetkililer arasında sık sık ziyaretlerin yapılması yolu ile Eritre'yi Rus ekseni ile yeniden konumlandırmak için bir fırsat olduğuna işaret eden Cibri, "Geçici taktiklerle ilgili olduğu kadar stratejik boyutla ilgili değil" nitelendirmesinde bulundu. 

 

 

Independent Arabia



Putin’e yönelik sözde suikast girişiminden kim fayda sağlıyor?

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (solda), ABD Başkanı Donald Trump (ortada) ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yer aldığı kolaj fotoğraf. (AFP)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (solda), ABD Başkanı Donald Trump (ortada) ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yer aldığı kolaj fotoğraf. (AFP)
TT

Putin’e yönelik sözde suikast girişiminden kim fayda sağlıyor?

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (solda), ABD Başkanı Donald Trump (ortada) ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yer aldığı kolaj fotoğraf. (AFP)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (solda), ABD Başkanı Donald Trump (ortada) ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yer aldığı kolaj fotoğraf. (AFP)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geçen pazar günü ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde çarpıcı bir iddiayı gündeme getirerek adeta “bomba etkisi” yarattı. Putin, Ukrayna’nın Novgorod yakınlarındaki Valday Tepeleri’nde bulunan konutuna insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırı düzenlediğini öne sürdü.

Ancak iddia edilen saldırının ardından yaklaşık üç gün boyunca Moskova’dan herhangi bir somut kanıt sunulmadı. Ancak 31 Aralık’ta ABD Doğu Yakası saatiyle sabah geç saatlerde, internette düşürüldüğü öne sürülen İHA’lara ait, ikna edici bulunmayan bir video yayılmaya başladı.

juık
Rusya Savunma Bakanlığı tarafından yayımlanan bir videodan alınan, yeri belirtilmeyen bir noktada düşürülen Ukrayna’ya ait insansız hava aracının (İHA) enkazını gösteren görüntü. (AP)

Washington merkezli The National Interest dergisinde kıdemli araştırmacısı ve Johns Hopkins Üniversitesi İleri Uluslararası Çalışmalar Okulu  (SAIS) öğretim üyesi siyasi analist Andrew Kuchins’e göre Putin’in iddiasının doğruluğu konusunda şu aşamada kesin bir sonuca varmanın erken olduğunu vurguladı.

Buna rağmen Hindistan, Pakistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Özbekistan, Kazakistan ve Nikaragua’nın da aralarında bulunduğu birçok ülke, söz konusu saldırıyı kınadı.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise belirsiz ifadelerle, Rusya’nın saldırıya “kendi seçeceği zaman ve yerde” karşılık vereceği uyarısında bulundu ve Moskova’nın Ukrayna savaşıyla ilgili barış müzakerelerindeki tutumunu yeniden değerlendirebileceğini söyledi.

hyu
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkesinin Ukrayna’ya karşı yürüttüğü askeri operasyon kapsamında görev yapan askerlere madalya verdiği törende, Moskova, 17 Aralık. (Reuters)

Kuchins, “Sovyet ve Rus dış politikasını 47 yıldır inceliyorum. Araştırmacı bir bakış açısı geliştirmek için her zaman klasik Rus sorusunu sormanın faydalı olduğunu gördüm: ‘Bundan kim fayda sağlıyor?’” ifadelerini kullandı.

Analize göre, söz konusu saldırı iddiasının zamanlaması dikkat çekici. Zira iddia, Trump ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin Florida’daki Mar-a-Lago’da pazar günü yaptıkları görüşmeyle neredeyse eş zamanlı olarak gündeme geldi. Kuchins, bunun “neredeyse gerçek olamayacak kadar tuhaf” olduğunu belirtti.

Kimin fayda sağladığı sorusuna gelince, Kuchins’e göre ilk bakışta ve daha derin bir değerlendirmeyle, bu durumdan kazançlı çıkan tarafın Putin olduğu görülüyor. Zelenskiy ve Ukrayna açısından ise böyle bir girişimin fayda sağlaması pek mümkün görünmüyor.

Trump-Zelenskiy görüşmesinin büyük bir diplomatik atılım üretmediğini ancak her iki taraf açısından da yapıcı geçtiğini hatırlatan Kuchins, görüşmenin Şubat ayında Oval Ofis’te yaşanan “felaket” toplantıdan tamamen farklı bir atmosferde gerçekleştiğine dikkat çekti. Putin’in görüşmenin kötü geçtiğini düşünmesi hâlinde dahi, bir “sahte bayrak operasyonuna” ya da uydurma bir saldırı iddiasına başvurması için makul bir neden bulunmadığını ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın Alman Haber Ajansı DPA’dan aktardığı değerlendirmelerde Kuchins, Putin’in bu hamleyle Zelenskiy’yi Trump’ın gözünde “sorunun kaynağı” gibi göstermeyi amaçladığını ve Kremlin liderinin savaşı bitirme yönünde herhangi bir niyeti olmadığını savundu. Kuchins, yaklaşık bir yıldır Rus devlet medyasını yakından izlediğini ve Putin’in Ukrayna savaşını sona erdirmek için taviz vermeye hazır olduğuna dair hiçbir işaret görmediğini söyledi.

cdfvghyj
ABD Başkanı Donald Trump ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy arasında Florida’da yapılan görüşmelerden bir kare. (Ukrayna Devlet Başkanlığı – DPA)

Rusya’da devlet medyasının, savaşın yakın zamanda sona ermesi hâlinde ülke ve halkın karşılaşabileceği sonuçları neredeyse hiç tartışmadığına dikkat çeken Kuchins, toplumun böyle bir ihtimale kesinlikle hazırlanmadığını vurguladı.

Putin’in hedefinin Ukrayna’nın Donbas bölgesinin tamamını ele geçirmek olduğunu belirten analist, bunun müzakereler yoluyla mümkün olmaması hâlinde Kremlin’in askeri güç kullanma konusunda kararlı olduğunu ifade etti.

Rus kamuoyuna, çoğu Doğu Ukrayna’da yer alan, büyük ölçüde yıkılmış ve neredeyse boş köylerde elde edilen “büyük askeri zaferler” hakkında sürekli haberler servis edildiğini belirten Kuchins, devlet medyasının Rusya’nın savaşı kazandığı, Ukrayna’nın ise asker kaçakları ve yolsuzluk nedeniyle çöktüğü algısını yaratmaya çalıştığını söyledi.

Ancak bu tablonun büyük ölçüde bir “Potemkin köyü” anlatısı olduğunu ifade eden Kuchins, ironik bir tarihsel göndermeyle, Donbas ve Kırım’ı Rus İmparatorluğu’na katan kişinin de 18. yüzyılda İmparatoriçe II. Katerina’nın danışmanı olan Grigory Potemkin olduğunu hatırlattı. 12 Ocak 2026 itibarıyla Rusya’nın, Ukrayna ile olan savaşının süresi, Nazi Almanyası’na karşı yürüttüğü İkinci Dünya Savaşı’ndan daha uzun olacak.

hyju
ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’i 28 Aralık’ta Florida’daki Mar-a-Lago konutunda karşılarken. (AP)

1945’ten bu yana Sovyetler Birliği ve Rusya’nın, Nazi Almanyası’na karşı kazanılan zaferi modern tarihin en büyük başarısı olarak andığını vurgulayan Kuchins, mevcut savaşın toprak kazanımları açısından “Büyük Vatanseverlik Savaşı” ile kıyaslanamayacağını belirtti.

Rus devlet medyasının bir diğer yönteminin de, ele geçirilen toprakların gerçek büyüklüğünü gösteren haritaları yayınlamamak olduğunu ifade eden analist, coğrafi verilerin çarpıtılarak Rus ordusunun büyük ilerleme kaydettiği izlenimi yaratıldığını, gerçekte ise ilerlemenin son derece yavaş olduğunu söyledi.

Putin’e yönelik olduğu iddia edilen saldırının “son anda kurgulanmış” bir girişim izlenimi verdiğini belirten Kuchins, internette dolaşan görüntülerde karda duran bir ya da iki İHA’nın görüldüğünü, Rus hava savunması tarafından vurulduklarına dair çok sınırlı hasar işareti bulunduğunu ve parçaların yeni ve parlak göründüğünü kaydetti.

frvf
ABD Başkanı Donald Trump ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin Florida’da pazar günü gerçekleştirdikleri görüşmede el sıkıştıkları an. (AFP)

Buna rağmen Kuchins, daha fazla bilgi ortaya çıkmadan kesin hüküm vermekten kaçınılması gerektiğini vurgulayarak şu soruyu sordu: “Zelenskiy ve Ukrayna, Putin’e yönelik bir suikast girişiminden nasıl fayda sağlayabilir?” Analiste göre bunun mantıklı bir açıklaması yok; zira Kiev için riskler son derece yüksek. Böyle bir durumda Batı’nın Ukrayna’ya desteği zayıflayabilir ve Rusya’nın çok sert karşılıklar vermesi kaçınılmaz olabilir.

Kuchins, söz konusu operasyon türünün, eski bir KGB mensubu olan Putin’in psikolojisiyle büyük ölçüde örtüştüğünü belirterek, bu savaşın Putin açısından son derece kişisel bir mesele haline geldiğini ve hedeflerine ulaşmak için neler yapabileceğinin asla hafife alınmaması gerektiğini ifade etti.

Bununla birlikte, alternatif bir senaryonun da tamamen göz ardı edilemeyeceğini belirten Kuchins, Ukrayna güçlerinin Zelenskiy’nin bilgisi dışında, hatta Rus istihbaratının yardımıyla böyle bir girişimde bulunmuş olabileceği ihtimaline dikkat çekti. Putin’in Zelenskiy’den uzun süredir nefret ettiği ve onu iktidardan düşürmek istediği biliniyor.

Bu çerçevede dikkat çekici bir gelişme olarak, perşembe günü üst düzey bir Rus askeri yetkili, bir ABD askeri ataşesine, Ukrayna’ya ait olduğu iddia edilen ve Putin’in konutunun hedef alındığını kanıtladığını öne sürdüğü bir İHA parçasını teslim etti.

Rusya Savunma Bakanlığı’nın Telegram kanalında yayımlanan videoda, Rus Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı İstihbarat Dairesi Başkanı Amiral Igor Kostyukov’un, hava savunması tarafından düşürülen enkaz arasında bulunduğu belirtilen bir İHA’ya ait kontrol mekanizmasını ABD’li askeri ataşeye verdiği görülüyor.

Kostyukov videoda, “Yönlendirme verilerinin çözülmesi, 29 Aralık 2025’teki Ukrayna İHA saldırısının nihai hedefinin Novgorod bölgesindeki Rusya Devlet Başkanlığına ait bir tesis olduğunu ortaya koydu” dedi ve “Bu adımın tüm soru işaretlerini ortadan kaldıracağını ve gerçeğin ortaya çıkmasını sağlayacağını varsayıyoruz” ifadelerini kullandı.


Arjantin Cumhurbaşkanı, sosyalizm kanserine karşı uluslararası bir koalisyon kurma planlarını açıkladı

Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei (Arşiv- AP)
Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei (Arşiv- AP)
TT

Arjantin Cumhurbaşkanı, sosyalizm kanserine karşı uluslararası bir koalisyon kurma planlarını açıkladı

Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei (Arşiv- AP)
Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei (Arşiv- AP)

Arjantin Devlet Başkanı Javier Milei, "özgürlük ideallerini benimsemeyi" ve "sosyalizm kanseriyle" mücadele etmeyi amaçlayan yeni bir blok oluşturmak için diğer Latin Amerika ülkeleriyle birlikte çalıştığını söyledi.

CNN’de çarşamba günü yayınlanan röportajında aşırı sağcı başkan, "Henüz adını koymadık, ancak birlikte çalıştığımız on ülkelik bir grup var" dedi, ancak hangi ülkeler olduğunu belirtmedi.

sfrgt
Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Milei, partisinin ara dönem kongre seçimlerindeki ezici zaferini kutluyor (AFP)

Milei, bloğun "21. yüzyıl sosyalizmi ya da uyanış hareketi gibi çeşitli biçimleriyle sosyalizm kanseriyle" mücadele edeceğini ifade etti.

Arjantin Devlet Başkanı son aylarda, Santiago Pena (Paraguay), Nayib Bukele (El Salvador) ve Nasri Asfura (Honduras) gibi bölgedeki diğer liderlerle yakın ilişkiler sergiledi.

Bölge dışında ise Donald Trump (Amerika Birleşik Devletleri), Binyamin Netanyahu (İsrail), Viktor Orban (Macaristan) ve Georgia Meloni (İtalya) gibi liderlerle ittifaklar kurma arzusunu defalarca dile getirdi.


Kuzey Kore lideri, kızıyla birlikte ilk kez aile mozolesini ziyaret etti

Kim Jong Un, eşi Ri Sol Ju ve kızları Kim Ju Ae, Pyongyang'daki Kumsusan Güneş Sarayı'nda (Reuters)
Kim Jong Un, eşi Ri Sol Ju ve kızları Kim Ju Ae, Pyongyang'daki Kumsusan Güneş Sarayı'nda (Reuters)
TT

Kuzey Kore lideri, kızıyla birlikte ilk kez aile mozolesini ziyaret etti

Kim Jong Un, eşi Ri Sol Ju ve kızları Kim Ju Ae, Pyongyang'daki Kumsusan Güneş Sarayı'nda (Reuters)
Kim Jong Un, eşi Ri Sol Ju ve kızları Kim Ju Ae, Pyongyang'daki Kumsusan Güneş Sarayı'nda (Reuters)

Kuzey Kore devlet medyasının bugün yayınladığı fotoğraflara göre, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, Yeni Yıl Günü'nde ilk kez kızı Ju-ae ile birlikte, babası ve dedesine adanmış aile mozolesini ziyaret etti.

Güney Kore'nin Yonhap haber ajansı, Kim Jong-un'un dün Kumsusan Güneş Sarayı'nı ziyaret ettiğini bildirdi. Ziyarette kendisine eşi ve üst düzey parti ve hükümet yetkilileri eşlik etti.

Kore Merkez Haber Ajansı şunları bildirdi: “Tüm ziyaretçiler, büyük Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti'nin (Kuzey Kore) ebedi refahı ve kalkınması için kutsal davayı gerçekleştirmek ve halkın refahını artırmak için ön saflarda sorumluluklarını ve görevlerini yerine getireceklerini, Kim Jong-un'un fikirlerine ve liderliğine eşsiz bir sadakatle bağlı kalacaklarını kesin olarak taahhüt ettiler.”