Çin Devlet Başkanı Şi'den BRICS'e: Uluslararası kurallar en güçlü kasa ve en yüksek sese sahip olanlarca dikte edilmemeli

Çin Devlet Başkanı Şi'den BRICS'e, "küresel adaleti ve eşitliği savunma" mesajı: İnsanlık tarihi bir uygarlıkla veya sistemle sona ermeyecek

Şi Cinping (AA)
Şi Cinping (AA)
TT

Çin Devlet Başkanı Şi'den BRICS'e: Uluslararası kurallar en güçlü kasa ve en yüksek sese sahip olanlarca dikte edilmemeli

Şi Cinping (AA)
Şi Cinping (AA)

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, dünyanın kargaşa ve dönüşümlerden geçtiği, bölünmelerin hakim olduğu bir dönemde BRICS (Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika Cumhuriyeti'nden oluşan ülkeler grubu) işbirliğinin küresel yönetişimde adalet ve kalkınmada eşitliğin savunucu olması gerektiğini vurguladı.

Şi, Güney Afrika'nın Johannesburg kentinde düzenlenen 15. BRICS Zirvesi kapsamında düzenlenen liderler toplantısında yaptığı konuşmada grubun genişlemesine desteğini ifade ederek, BRICS işbirliğinin dünyayı daha adil ve eşitlikçi hale getirecek gücün ve bilgi birikiminin oluşumuna katkı sağlayacağına inandığını ifade etti.

Konuşmasında, BRICS Zirvesi'nin dünyanın kargaşa ve dönüşümlerden geçtiği, bölünmelerin, kaymaların ve gruplaşmaların olduğu bir dönemde toplandığına işaret eden Şi, şunları kaydetti:

BRICS ülkeleri olarak kurucu amacımızı daima akılda tutarak güçlenmek için birliğimizi artırmalı, sorumlulukla hareket etmeli ve farklı alanlarda işbirliğiyle yüksek nitelikli büyümeyi hedeflemeliyiz.

Şi, ekonomik toparlanmadaki kırılganlığın dünya genelinde sürdüğünü, uluslararası kurumların bu yıl ekonomik büyümenin yüzde 3’ten az olacağını öngördüğünü, bunun gelişmekte olan ülkeleri daha büyük zorluklarla karşı karşıya bırakacağını belirtti.

BRICS ülkelerinin büyümeyi canlandırmak için ekonomik ve mali işbirliğini geliştirmesi gerektiğini ifade eden Şi, bunun belirsizlikleri azaltacağına, dünya ekonomisine istikrar ve pozitif enerji katacağına inandığını dile getirdi.

"Kalkınma tüm ülkelerin hakkıdır, az sayıda ülkenin ayrıcalığı değil"

Şi, sürdürebilir kalkınma hedeflerine ulaşmak için BRICS ülkelerinin, ekonomik bağların koparılmasına, tedarik zincirlerinin kesilmesine ve ekonomik baskılara karşı birlikte mücadele etmesi gerektiğini vurgulayarak, "Kalkınma tüm ülkelerin hakkıdır, az sayıda ülkenin ayrıcalığı değil" ifadesini kullandı.

Çin’in ayrıca BRICS ülkeleri arasında Sürdürülebilir Kalkınma İçin Sanayi İşbirliği Çerçevesi oluşturmayı hedeflediğini kaydeden Şi, sanayi alanında eşgüdümü ve ortak proje yönetimi sağlayacak platformun Birleşmiş Milletlerin (BM) 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin uygulanmasını sağlayacağını ifade etti.

BRICS ülkelerinin dijital ekonomi, yeşil kalkınma ve tedarik zincirleri alanlarında pratik işbirliğini artırma çağrısında bulunan Şi, Çin'in, yeni dönemde teknolojik yenilikçiliği desteklemek üzere Çin-BRICS Bilim ve İnovasyon Kuluçka Parkı kuracağını açıkladı.

Şi, ayrıca BRICS Uzaktan Algılama Takım Uydu Ağı mekanizması çerçevesinde Küresel Uzaktan Algılama Uydu Veri ve Uygulama İşbirliği Platformu'nu hayata geçirmeyi planladıklarını, söz konusu platformun farklı ülkelere tarım, çevre koruma ve afet önleme alanlarında gerçek zamanlı veri desteği sağlayacağını bildirdi.

"Yapay zeka kalkınmanın yeni ufku"

Yapay zeka teknolojilerini "kalkınmanın yeni ufku" olarak niteleyen Şi, söz konusu teknolojilerin kalkınmaya katkısının yanında riskleri ve sorunları da barındırdığına dikkati çekti.

Şi, 5 ülkenin BRICS Gelecek Teknoloji Ağları Enstitüsü bünyesinde Yapay Zeka Çalışma Grubu'nu en kısa zamanda hayata geçirme konusunda mutabakata vardığını bildirdi.

Riskleri giderecek bir yapay zeka yönetim çerçevesinin oluşturulmasının önemini vurgulayan Şi, böyle bir yaklaşımın yapay zeka ağlarını daha güvenli, güvenilir, kontrol edilebilir ve kazançlı hale getirmek için gerekli olduğunu vurguladı.

"Soğuk Savaş zihniyeti dünyayı etkilemeye devam ediyor"

BRICS ülkelerinin dünyada barış ve huzurun sağlanması için siyasi ve güvenlik alanında da işbirliğini geliştirmesi gerektiğini vurgulayan Şi, şöyle konuştu:

Soğuk Savaş zihniyeti hala dünyayı etkilemeye devam ediyor. Jeopolitik durum gerginliğini koruyor. BRICS ülkeleri, barışçı kalkınma doğrultusuna bağlı kalmalı, stratejik işbirliğini güçlendirmeli ve temel çıkarları ilgilendiren konularda birbirine destek olmalı.

Şi, BRICS ülkelerinin uluslararası sorunların çözümünde eşgüdümü artırması, kriz bölgelerinde siyasi çözümü destekleyerek gerilimlerin düşürülmesine yardımcı olması gerektiğini belirtti.

"İnsanlık tarihi bir uygarlıkla veya sistemle sona ermeyecek"

Şi, dünya halkları arasında etkileşimlerin artırılmasının önemine dikkati çekerek, BRICS ülkelerinin kapsayıcılık ruhuyla hareket edip uygarlıklarının uyumunu ve barış içinde birlikte yaşamasını savunması gerektiğini dile getirdi.

Her ülkenin kendi seçtiği modernleşme yoluna saygı göstermenin, ideolojik husumetten, sistemler arası cepheleşmeden ve uygarlıklar arası çatışmadan kaçınmanın önemini vurgulayan Şi, “Dünyada çok sayıda farklı uygarlık ve kalkınma yolu var ve böyle de olmalı. İnsanlık tarihi bir uygarlıkla veya sistemle sona ermeyecek.” değerlendirmesinde bulundu.

"Kurallar, en güçlü kasa ve en yüksek sese sahip olanlarca dikte edilmemeli"

Şi, BRICS ülkelerinin küresel düzeyde eşitliği ve adaleti savunması gerektiğine işaret ederek, "Eğer uluslararası toplum kalkınma fırsatlarının paylaşımını ve küresel sorunların çözümünü istiyorsa küresel yönetişimin güçlendirilmesi doğru tercih olacaktır" dedi.

BRICS ülkelerinin gerçek çok taraflılıktan yana olması, BM'nin merkezinde olduğu uluslararası sistemi ve Dünya Ticaret Örgütünün (DTÖ) merkezinde olduğu çok taraflı ticaret sistemini desteklemesi ve güçlendirmesi gerektiğini vurgulayan Şi, şu ifadeleri kullandı:

Uluslararası kurallar, BM Şartı'nın amaç ve ilkelerine uygun olarak tüm ülkeler tarafından belirlenmeli, en güçlü kasa ve en yüksek sese sahip olanlarca dikte edilmemeli.

Şi, ABD ve Batılı müttefiklerine örtülü bir eleştiri olarak, dışlayıcı gruplar oluşturup kendi kurallarını uluslararası norm olarak dayatmanın kabul edilemeyeceğini, BRICS ülkelerinin böylesi girişimlere karşı çıkması gerektiğini söyledi.

"BRICS ailesine daha fazla ülkeyi katmalıyız"

BRICS işbirliğinin gelişmekte olan ülkeler arasında heyecan yarattığını, çok sayıda ülkenin işbirliği mekanizmasına katılmak için başvurduğunu görmekten mutlu olduğu ifade eden Şi, "Açıklık, kapsayıcılık ve kazan kazan işbirliği ruhuyla BRICS ailesine daha fazla ülkeyi katmalıyız" diyerek grubun genişlemesine desteğini dile getirdi.

BRICS işbirliğinin dünyayı daha adil ve eşitlikçi hale getirecek gücün ve bilgi birikiminin oluşumuna katkı sağlayacağına inandığını ifade eden Şi, sözlerini şöyle sonlandırdı:

"Eski bir Çin deyişi, 'Adalet için kurulan düzen galip gelir, halkın yararına yapılan iş başarılı olur.' der. Uluslararası adaletin ve halklarımızın yararının savunucusu olan BRICS ortaklığı, dünya barışına ve kalkınmasına katkı sağlamayı sürdürecektir."



Prens Harry: Gazze’deki yıkım görüntüleri endişe verici… İngiltere’deki Antisemitizm ise “son derece kaygı uyandırıcı"

 Prens Harry (EPA)
 Prens Harry (EPA)
TT

Prens Harry: Gazze’deki yıkım görüntüleri endişe verici… İngiltere’deki Antisemitizm ise “son derece kaygı uyandırıcı"

 Prens Harry (EPA)
 Prens Harry (EPA)

Prens Harry, İngiltere’de antisemitizm eğilimlerinin artış gösterdiği uyarısında bulunarak, Yahudilere yönelik düşmanca söylemlerdeki yükselişi “son derece kaygı verici” olarak nitelendirdi. Harry, Ortadoğu’daki gelişmelere duyulan öfkenin bireylere ya da dinlere yönelik nefrete dönüşmemesi gerektiğini vurguladı.

Harry, “New Statesman” dergisinde yayımlanan makalesinde, İsrail politikalarına dolaylı eleştiriler yöneltirken, meşru protestoların Yahudi toplumlarına karşı nefret veya kışkırtmaya dönüşmemesi gerektiğinin altını çizdi.

Kral Charles III’ün küçük oğlu olan Harry, İngiltere’de “oldukça endişe verici bir antisemitizm artışı” yaşandığını belirterek, çok sayıda Yahudi aile, çocuk ve toplum üyesinin artık yaşadıkları ülkeyi güvenli hissetmediğini söyledi.

Harry, “Bu kaygı verici bir durum, ancak aynı zamanda bizi birlik olmaya yöneltmeli” ifadelerini kullandı.

Prens Harry’nin açıklamaları, Hamas’ın 2023 yılında İsrail’e düzenlediği saldırının ardından başlayan Gazze savaşı sonrası İngiltere’de antisemitik olayların artış gösterdiği bir dönemde geldi. Son haftalarda Londra’daki Yahudi kurumlarına yönelik kundaklama girişimleri ile nisanda iki Yahudi’nin bıçaklandığı ve polisin “terör saldırısı” olarak değerlendirdiği olay dikkat çekmişti.

Bazı siyasetçiler ve Yahudi toplumunun önde gelen isimleri de Filistin yanlısı gösteriler sırasında aşırılıkçı söylemlerin arttığı uyarısında bulunmuştu. Londra polisi ise kısa süre önce, Filistin yanlısı ve göç karşıtı büyük protestolar öncesinde “benzeri görülmemiş” güvenlik önlemleri alınacağını açıkladı.

Harry, İsrail’in adını doğrudan vermeden, Ortadoğu’daki insani kayıplara ilişkin “derin ve haklı bir endişe” bulunduğunu ifade etti. Gazze, Lübnan ve diğer bölgelerdeki yıkım görüntülerinin dünya genelinde insanlar üzerinde derin etki bıraktığını belirtti.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre Kaliforniya’da yaşayan Harry, “Ortadoğu’daki devlet politikalarına yönelik meşru protestoların, ülke içinde Yahudi toplumlarına karşı düşmanlıkla birlikte ortaya çıktığını görüyoruz. Aynı şekilde, bu politikalara yönelik eleştirilerin kolayca görmezden gelinebildiğine veya çarpıtılabildiğine de tanık oluyoruz” dedi.

Prens Harry, “Hiçbir şey; ister bir hükümete yönelik eleştiri olsun ister şiddet ve yıkım gerçeği, bir halka veya dine yönelik düşmanlığı asla haklı çıkaramaz” ifadelerini kullandı.

Harry ayrıca yaklaşık 20 yıl önce bir kostüm partisinde Nazi üniforması giymesi nedeniyle gündeme gelen olaya da değindi. O dönemde büyük tepki çeken olayla ilgili olarak, “Geçmişte yaptığım hataların tamamen farkındayım. Bunlar düşüncesiz davranışlardı. Özür diledim, sorumluluğunu üstlendim ve ders çıkardım” ifadelerini kullandı.


Trump: Şi ile görüşmeler çok olumlu ve verimli geçti

Trump, Şi ile Halkın Büyük Salonu'nda düzenlenen devlet yemeğinde yaptığı konuşmada (AP)
Trump, Şi ile Halkın Büyük Salonu'nda düzenlenen devlet yemeğinde yaptığı konuşmada (AP)
TT

Trump: Şi ile görüşmeler çok olumlu ve verimli geçti

Trump, Şi ile Halkın Büyük Salonu'nda düzenlenen devlet yemeğinde yaptığı konuşmada (AP)
Trump, Şi ile Halkın Büyük Salonu'nda düzenlenen devlet yemeğinde yaptığı konuşmada (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, bugün Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile gerçekleştirdiği görüşmelerin “son derece olumlu” geçtiğini açıkladı.

Trump, Pekin’de düzenlenen zirvenin ilk gününde verilen akşam yemeğinde yaptığı konuşmada, “Bugün Çin heyetiyle son derece verimli ve olumlu görüşmeler ve toplantılar gerçekleştirdik” dedi. Trump, akşam yemeğini ise “dostlar arasındaki diyalog için değerli bir fırsat” olarak nitelendirdi.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, bugün Pekin’de Trump’ı resmî törenle karşıladı. İki liderin, ticaret, İran ve Tayvan başta olmak üzere birçok ihtilaflı konuyu ve bunların küresel etkilerini ele alacağı bir zirve gerçekleştireceği belirtildi.

Şi, Trump’ı yerel saatle 10.00’dan kısa süre sonra Büyük Halk Salonu’nda karşıladı. Şi, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ile Çin karşıtı tutumuyla bilinen ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun da aralarında bulunduğu çok sayıda Amerikalı yetkiliyle tokalaştı.


Adalar sorunu İran'ı alarma geçirdi

8 Mayıs'ta amfibi hücum gemisi USS Tripoli'de bir Seahawk helikopterinden halatla atlama eğitimi tatbikatı sırasında ABD Deniz Piyadeleri (AFP)
8 Mayıs'ta amfibi hücum gemisi USS Tripoli'de bir Seahawk helikopterinden halatla atlama eğitimi tatbikatı sırasında ABD Deniz Piyadeleri (AFP)
TT

Adalar sorunu İran'ı alarma geçirdi

8 Mayıs'ta amfibi hücum gemisi USS Tripoli'de bir Seahawk helikopterinden halatla atlama eğitimi tatbikatı sırasında ABD Deniz Piyadeleri (AFP)
8 Mayıs'ta amfibi hücum gemisi USS Tripoli'de bir Seahawk helikopterinden halatla atlama eğitimi tatbikatı sırasında ABD Deniz Piyadeleri (AFP)

İran’da dün, ABD ve İsrail’in daha geniş çaplı bir askerî harekâta hazırlandığı yönündeki uyarılar öne çıktı. Tahran’da, operasyonların güneydeki bazı adaların kontrolünü hedef alabileceğine dair kaygı ve endişeler dile getirildi.

İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı “bir güç kaldıracına” dönüştürmek istediğini söyledi. Komisyon üyesi Alaeddin Burucerdi ise İran’ın “Hürmüz Boğazı kozunu kaybetmeyeceğini” ve uranyum zenginleştirme konusunda müzakere etmeyeceğini belirtti.

Devrim Muhafızları, alarm durumunu andıran bir atmosferde, Tahran’daki tatbikatlarının ikinci gününde ABD helikopterlerini düşürmeye yönelik senaryolar üzerinde eğitim gerçekleştirdi. Tahran Devrim Muhafızları Komutanı Hasan Hasanzade, birliklerinin “mümkün olan en kısa sürede” her türlü operasyonu gerçekleştirmeye hazır olduğunu ifade etti.

ABD Başkanı Donald Trump ise Pekin ziyareti sırasında tehdit dozunu artırarak, İran’ın “ya iyi bir anlaşmaya varacağını ya da yıkımla karşı karşıya kalacağını” söyledi.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’la bağlantılı 67 geminin uygulanan yaptırımlar nedeniyle rotasını değiştirmek zorunda kaldığını açıkladı.

Tahran yönetimi ise bugün Hindistan’da düzenlenecek BRICS toplantılarında, müttefiki Moskova’nın desteğiyle diplomatik mücadeleyi uluslararası platforma taşımayı hedefliyor.

Öte yandan Avrupa ülkeleri de Hürmüz Boğazı’na yönelik hamlelerini hızlandırıyor. İtalya, Körfez çevresine iki mayın tarama gemisi göndereceğini açıklarken; İngiltere ve Fransa’nın boğazda savunma amaçlı bir deniz misyonu için istişareler yürüttüğü bildirildi.