Ukrayna’nın SİHA saldırılarının Rusya’nınkinden daha etkili olmasının nedeni nedir?https://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/4521171-ukrayna%E2%80%99n%C4%B1n-si%CC%87ha-sald%C4%B1r%C4%B1lar%C4%B1n%C4%B1n-rusya%E2%80%99n%C4%B1nkinden-daha-etkili-olmas%C4%B1n%C4%B1n-nedeni-nedir
Ukrayna’nın SİHA saldırılarının Rusya’nınkinden daha etkili olmasının nedeni nedir?
Polisler, bir SİHA’nın düşmesinin ardından Moskova’nın ticari merkezindeki hasarlı bir binanın yanında (EPA)
Ukrayna’nın silahlı insansız hava araçları (SİHA) ile düzenlediği son saldırılar, Rusların kendilerini savunabileceğine dair inancını yerle bir etti.
Şarku’l Avsat’ın The Telegraph gazetesinden aktardığı habere göre, Ağustos ortasında Moskova’nın merkezini hedef alan saldırılardan, bu hafta çok sayıda Rus askeri havaalanına ve üssüne düzenlenen saldırıya kadar, Ukrayna, tek yönlü saldırı SİHA’ları veya kamikaze drone’ları olarak bilinen silahların akıllıca kullanılmasının modern hava savunma sistemleri için sorun teşkil edebileceğini gösterdi.
Dikkatli gözlemciler, Ukrayna’ya ait SİHA’ların, Rusya’nın geçen yıl Ekim ayından bu yana Ukrayna şehirleri ve sivilleri vurmak için kullandığı İran yapımı Şahid kamikaze drone’lardan şekil ve işlev açısından pek farklı görünmediğini fark etti.
Ukrayna’ya ait SİHA’lar, Şahid tipi kamikaze drone’larla pek çok benzerliğe sahip gibi görünüyor. Bunların her ikisi de pervanelerle çalışıyor ve yüzlerce kilometre uzaktaki hedefleri vurmak için yavaşça uçabiliyor.
Rusya liderleri, İran yapımı Şahid tipi kamikaze drone’ları kritik altyapıyı tehdit etmek, Ukrayna’nın hava savunma füzelerini tüketmek ve şimdi de Kiev’in yurt dışına tahıl ihraç etme kabiliyetini tehdit etmek için kullandı.
Bu silahlar, füzelere göre daha az güce sahip olmalarına rağmen, önemli ölçüde daha ucuzlar.
Ukrayna’ya ait SİHA’lar ve Rusya’nın kullandığı İran yapımı Şahid kamikaze drone’lar eğer bu kadar benziyorlarsa, Ukrayna’nın SİHA’ları neden daha fazla etkili oluyor?
ABD Savunma Bakanlığı’nda eski bir analist olan Marcel Plichta imzalı habere göre, bu iki silah arasındaki temel fark Ukrayna’nın hedeflediği şeydir.
Rusya’nın üslerine, gemilerine ve uçaklarına yapılan saldırılar, Rusya’nın savaşma kabiliyetini önemli derecede zayıflatıyor.
Çünkü bu saldırılar, Rus yetkilileri sınırın yüzlerce kilometre yakınındaki her tesis için yeterince koruma sağlamaya zorluyor.
Rusya, Ukrayna uçaklarını yeterince tehdit edecek ve her potansiyel hedefi koruyacak yeterli hava savunmasına sahip değil.
Buna karşın Rusya’nın saldırıları ise, doğrudan sivil nüfusu hedef alıyor.
Ukrayna’nın işgal altındaki Kırım’ı Rusya’ya bağlayan Kerç Köprüsü’nü vurmasının hemen ardından gerçekleşenler gibi bazı Rus saldırılarının zamanlaması, Ukrayna’yı vurma kararlarının askeri faydadan ziyade intikam ve çatışmanın anlatısını kontrol etme amaçlı olduğunu gösteriyor.
Moskova’daki bir yerleşim bölgesine yapılan saldırı gibi bazı Ukrayna saldırıları misilleme amaçlı yapılmış olabilir, ancak çoğunluğu ya Rus ordusunu ya da önemli bir gelir kaynağı olan petrolü hedef alıyor.
Ukrayna’nın dış ortaklardan sürekli istihbarat ve maddi desteğe ihtiyaç duyduğu bir dönemde, savaşı Rus topraklarına taşımak isteseler bile, ahlaki üstünlüğü kaybetmek Ukraynalı komutanların çıkarına değil.
Kiev’in daha fazla SİHA üretme yeteneği arttıkça, Moskova yetkilileri sıkıntıyı hissetmeye başlayacak.
Uçak ve gemiler hızlı bir şekilde hareket ettirilebilir ancak hangarlar, havaalanları ve depolar sabit olduğu için Ukrayna ticari uydu görüntülerini kullanarak buradaki faaliyetleri izleyebilir.
Ukrayna’nın saldırıları henüz Rusya’nınki kadar kapsamlı ve yoğun olmasa da, Kremlin yakın zamanda her gün düzinelerce SİHA saldırı ihtimaliyle karşı karşıya kalabilir.
Yeniden konumlanma sanatında usta bir Devrim Muhafızları generali: Kalibafhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5253641-yeniden-konumlanma-sanat%C4%B1nda-usta-bir-devrim-muhaf%C4%B1zlar%C4%B1-generali-kalibaf
Yeniden konumlanma sanatında usta bir Devrim Muhafızları generali: Kalibaf
Yeniden konumlanma sanatında usta bir Devrim Muhafızları generali: Kalibaf
İran liderine yakın isimler arasında savaş, güvenlik, siyaset ve ekonomiden geçmiş figürler içinde Meclis Başkanı ve Devrim Muhafızları kökenli Muhammed Bakır Kalibaf, bizzat rejimin doğasını en iyi yansıtan isimlerden biri olarak öne çıkıyor: Sadakati ödüllendiren, sahadaki adamlarına yatırım yapan ve iç-dış mücadelelerden çıkanlara tekrar tekrar yeniden konumlanma fırsatı tanıyan bir sistem.
40 yılı aşan bir kariyere sahip Kalibaf, savaş siperlerinden kokpite, polis teşkilatı komutanlığından Tahran Belediye Başkanlığı’na ve oradan Meclis Başkanlığı’na uzanan bir yol izledi. Ancak en büyük hedefi olan cumhurbaşkanlığına ulaşmayı başaramadı.
Kalibaf ile eski Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, Horasan eyaleti kökenli isimlerin yasama ve yürütme organları üzerindeki hâkimiyetinin en belirgin örneğini oluşturdu (İran Parlamento sitesi)
Buna rağmen bu başarısızlık, nüfuz mücadelesini kaybettiği anlamına gelmiyor. Aksine kariyeri, İran içinde özel bir siyasi model ortaya koyuyor: Güvenlik karakterli bir devlet adamı, Devrim Muhafızları ile güçlü bağlara sahip, kendisini zaman zaman sert bir general, zaman zaman bir icracı yönetici, zaman zaman da alt sınıflara yakın pragmatik bir siyasetçi olarak sunabilen bir figür. Bu değişen yüzlere rağmen tek sabit unsur ise sistemin merkezinde kalma konusundaki ısrarı oldu.
Meşhedli, savaş kuşağından gelen bir isim
Kalibaf, 1961 yılında Meşhed yakınlarındaki Torghabeh’te doğdu. Meşhed, İran İslam Cumhuriyeti’nde devlet ve güvenlik elitlerinin önemli bir kısmını yetiştiren şehirlerden biri olarak biliniyor. Bu şehir yalnızca dini bir merkez değil, aynı zamanda din kurumu ile güvenlik ve askeri yapının kesiştiği bir alan.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın pasaportundan bir kare
Kalibaf kamu hayatına İran-Irak Savaşı üzerinden girdi. Kendi kuşağındaki pek çok kişi gibi bu savaş onun siyasi ve güvenlik kimliğini şekillendirdi ve sonraki görevlerinde taşıyacağı sembolik bir sermaye kazandırdı. Önce Besic’e, ardından Devrim Muhafızları’na katıldı ve savaş yıllarında hızla yükselerek en genç komutanlardan biri haline geldi. Bu dönemde ileride sistemin temel direkleri olacak isimlerle ilişkiler kurdu.
Kalibaf, hemşehrisi Meşhedli Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani’nin yanında, resmi bir tören sırasında (İran Parlamento sitesi)
Savaş, Kalibaf için yalnızca bir kahramanlık hikâyesi değil, aynı zamanda iktidar elitine giriş kapısı oldu. Bu kuşak daha sonra güvenlik, ekonomi ve siyasette etkili bir ağ kurdu ve Kalibaf bu askeri sermayeyi siyasi güce dönüştürmede en başarılı isimlerden biri oldu.
Sessiz nüfuz kapısı
Savaşın ardından Kalibaf sistem dışına itilmedi. Aksine Devrim Muhafızları ile birlikte yeni döneme geçti ve bu yapının ekonomik kolu olan Hatem el-Enbiya Karargâhı’nın başına getirildi. Bu kurum zamanla büyük bir ekonomik güce dönüştü.
Eski füze birliği komutanı Emir Ali Hacızade, Kalibaf’ın kulağına bir şeyler fısıldıyor (İran Parlamento sitesi)
Daha sonra 1997-2000 yılları arasında Devrim Muhafızları Hava Kuvvetleri Komutanlığı yaptı. Aynı dönemde jeopolitik alanında doktora alarak kendisini yalnızca asker değil, aynı zamanda eğitimli bir yönetici olarak sunmaya çalıştı.
1999 mesajı: Güvenlikçi yüzün ortaya çıkışı
1999’daki öğrenci protestoları, Kalibaf’ın güvenlikçi kimliğini pekiştiren bir dönüm noktası oldu. Reformist Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi’ye gönderilen ve müdahale tehdidi içeren mektubun imzacıları arasında yer aldı.
Kalibaf, “Düzenin Yararını Teşhis Konseyi” toplantısına katılıyor; genel sekreter General Muhammed Bakır Zolkadr da görülüyor (Kalibaf’ın sitesi)
Daha sonra protestoların bastırılmasındaki rolüne dair açıklamaları ve “kıskaç” yöntemi tartışmaları, özellikle 2013 seçimlerinde gündeme geldi. Bu süreçte “kıskaç generali” olarak anılmaya başlandı.
Bu geçmiş, sistem içinde bir yük değil, aksine çoğu zaman bir güç unsuru olarak görüldü. Güvenliği önceleyen bir devlette bu tür bir sicil, sertlikten ziyade disiplin göstergesi olarak yorumlandı.
Emniyet teşkilatı: Modernleşme ile sertlik birlikte
2000 yılında İran lideri Ali Hamaney tarafından Emniyet Genel Müdürü olarak atandı. Bu dönemde teşkilatta modernleşme adımları atıldı, yeni ekipmanlar devreye sokuldu ve profesyonellik vurgusu yapıldı.
Kalibaf, Haziran 2024’te Meşhed kentinde yaptığı son konuşmada, sert tutumuyla bilinen din adamı Ali Rıza Penahiyan’ın yanında (EPA)
Ancak aynı dönemde siyasi aktivistlere ve basına yönelik baskılar arttı, ahlak polisi yeniden güç kazandı. Bu durum, Kalibaf’ın temel çelişkisini ortaya koydu: modern yönetim dili ile sert güvenlik yaklaşımının birleşimi.
Cumhurbaşkanlığı denemeleri: Sürekli başarısızlık
Kalibaf 2005’te cumhurbaşkanlığına aday oldu ancak başarısız oldu. Mahmud Ahmedinejad’ın halkçı söylemi karşısında etkili olamadı.
Foto: Eski Devrim Muhafızları Komutanı Hüseyin Salami, Aralık 2024’te Kalibaf başkanlığındaki Meclis oturumunda konuşuyor (Tasnim)
2013’te yeniden aday oldu ve ikinci sırada yer aldı, ancak Hasan Ruhani karşısında kaybetti. 2017’de İbrahim Reisi lehine çekildi. 2024’teki seçimlerde ise kendi siyasi kampı içinde dahi öne çıkamadı.
Tahran Belediyesi: Başarı ve tartışmalar
Kalibaf, 12 yıl boyunca Tahran Belediye Başkanlığı yaptı. Bu süreçte metro projeleri ve büyük altyapı yatırımlarıyla “icraatçı yönetici” imajı kazandı.
İran Lideri, yetkililerle görüşürken; arkasında Pezeşkiyan, Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Yargı Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei görülüyor, geçen yıl Mart ayında (AFP)
Ancak bu dönemde ciddi yolsuzluk iddiaları da gündeme geldi. “Astronomik emlak” dosyası ve çeşitli mali skandallar kamuoyunda tartışma yarattı. Ailesiyle ilgili bazı konular da eleştiri konusu oldu.
Çok yüzlü bir siyasi profil
Kalibaf, her seçim döneminde farklı bir profil sundu. 2005’te teknokrat, 2013’te daha güvenlikçi, 2017’de halkçı, 2024’te ise daha ılımlı bir siyasetçi görünümü sergiledi.
Kalibaf ile Devrim Muhafızları lideri ve İran Lideri’nin danışmanı Muhsin Rezai (Meclis Başkanlığı sitesi – Arşiv)
Bu esneklik, sistem içindeki dengeleri iyi okuduğunu gösterirken, aynı zamanda tutarsızlık eleştirilerine de yol açtı.
Meclis Başkanlığı: Güç ama sınırlı etki
2020’de Meclis Başkanı oldu ve görevini sürdürdü. Bu görev ona önemli bir konum sağlasa da İran’da asıl güç liderlik makamı ve güvenlik kurumlarında bulunuyor.
Buna rağmen Kalibaf, bu pozisyon sayesinde siyasi ağırlığını korumayı başardı.
Hamaney ile ilişki: Sürekliliğin anahtarı
Kalibaf’ın sistem içinde kalmasının en önemli nedeni, Ali Hamaney ve Devrim Muhafızları ile olan güçlü ilişkileri. Bu bağlar, krizlere rağmen kariyerini sürdürmesini sağladı.
Savaşlar ve kriz rolü
Son yıllarda yaşanan savaşlarda Kalibaf, kriz anlarında öne çıkan bir isim oldu. 2025’teki çatışmalarda “direniş” söylemini güçlendirdi.
Kalibaf’ın resmi sitesi tarafından yayımlanan görüntü; Temmuz 2024’te Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmesi sırasında.
2026’da başlayan ve Hamaney’in öldüğü savaşta ise siyasi ve güvenlik kurumları arasında kritik bir rol üstlendi.
Sonuç
Kalibaf’ın kariyeri bir çelişkiyi yansıtıyor: Pek çok alanda başarı, ancak cumhurbaşkanlığında sürekli başarısızlık.
Buna rağmen o, sistem içinde kalmayı başaran, kendisini sürekli yeniden konumlandıran bir figür olarak öne çıkıyor. Bu yönüyle Kalibaf, İran siyasi sisteminin en tipik temsilcilerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Kalibaf ile Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro
İran, Hint Okyanusu'ndaki bir ABD-İngiliz üssüne füze fırlattıhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5253623-i%CC%87ran-hint-okyanusundaki-bir-abd-i%CC%87ngiliz-%C3%BCss%C3%BCne-f%C3%BCze-f%C4%B1rlatt%C4%B1
İran, Hint Okyanusu'ndaki bir ABD-İngiliz üssüne füze fırlattı
İngiliz-Amerikan ortak askeri üssünün bulunduğu Diego Garcia Adası'nın havadan görünümü (AP)
Wall Street Journal'ın ABD'li yetkililere dayandırdığı habere göre, İran yakın zamanda Hint Okyanusu'ndaki Diego Garcia'da bulunan ABD-İngiliz ortak askeri üssüne iki balistik füze fırlattı.
Haberde, füzelerin hiçbirinin İran topraklarından yaklaşık 4 bin kilometre uzaklıktaki hedefine isabet etmediği belirtildi, ancak bu fırlatma, Tahran'ın daha önce inanıldığından daha uzun menzilli füzelere sahip olduğunu ortaya koyuyor.
Gazete, füzelerden birinin uçuş sırasında arızalandığını, diğerinin ise ABD savaş gemisinden fırlatılan bir önleme füzesiyle hedef alındığını, ancak füzenin vurulup vurulmadığının belirsiz olduğunu bildirdi.
Chagos Adaları'ndaki Diego Garcia, İngiltere'nin ABD'nin İran'daki "savunma" operasyonları için kullanmasına izin verdiği iki üsten biridir.
ABD ordusu, Afganistan ve Irak'taki ABD bombardıman harekatları da dahil olmak üzere Asya'daki operasyonlar için önemli bir merkez olarak kabul edilen üsse bombardıman uçakları ve diğer teçhizatları konuşlandırdı.
İngiltere, 1960'lardan beri kontrolünde olan Chagos Adaları'nı Mauritius'a iade etmeyi kabul etti; ancak Diego Garcia'daki askeri üssü kiralama hakkını saklı tuttu. ABD Başkanı Donald Trump, Londra'nın adaları iade etme kararını şiddetle eleştirdi.
Hark Adası, Hürmüz Boğazı'nı açmak için uygulanan bir baskı taktiğidirhttps://turkish.aawsat.com/d%C3%BCnya/5253622-hark-adas%C4%B1-h%C3%BCrm%C3%BCz-bo%C4%9Faz%C4%B1n%C4%B1-a%C3%A7mak-i%C3%A7in-uygulanan-bir-bask%C4%B1-takti%C4%9Fidir
Hark Adası, Hürmüz Boğazı'nı açmak için uygulanan bir baskı taktiğidir
Başkan Trump dün Beyaz Saray'da bir grup ABD Deniz Harp Okulu öğrencisini ağırladı (Reuters)
İran savaşı dördüncü haftasına girerken, Hark Adası ABD’nin askeri stratejisinin merkezinde yer aldı; Raporlara göre, Başkan Donald Trump yönetimi, İran'ın petrol ihracatının yüzde 90'ını kontrol eden Hark Adası'nı ele geçirmeyi veya İran'ı, dünya ham petrolünün yüzde 20'sinin geçtiği hayati öneme sahip Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü kaldırması için baskı yapmak amacıyla adaya abluka uygulamayı içeren gerilimi artırma seçeneklerini değerlendiriyor.
Bununla eş zamanlı olarak Washington, boğaz çevresinde konuşlanmış İran güçlerine yönelik hava ve deniz saldırılarını yoğunlaştırdı. Şarku’l Avsat’ın Axios’tan aktardığına göre bir ABD'li yetkili, Trump'ın kara çıkarma dahil her türlü yolla Hark Adası'nı kontrol altına almak istediğini belirtti. ABD yönetimi içindeki tahminlere göre, bu tür bir harekatın gerçekleştirilebilmesi için öncelikle boğaz çevresindeki İran'ın askeri güçlerinin zayıflatılmasına yönelik bir hazırlık aşaması gerekiyor.
Bu arada İsrail, İranlı liderlere yönelik suikast kampanyasını sürdürdü ve dün «Devrim Muhafızları» sözcüsü Ali Muhammed Naini'nin öldürüldüğünü duyurdu. Naini, geçtiğimiz haftalarda onlarca yetkilinin öldürülmesinin ardından İsrail tarafından öldürülen en son üst düzey hükümet ve askeri yetkili oldu. Ayrıca, başkent Tahran'ın merkezine yönelik saldırılarını yoğunlaştırırken, istihbarattan sorumlu “Besic” güçlerinin komutan yardımcısı İsmail Ahmedî'nin de öldürüldüğünü duyurdu.
Yeni Yüksek Lider Mücteba Hameney ise Nevruz vesilesiyle “Ulusal Birlik ve Ulusal Güvenlik Altında Direniş Ekonomisi” sloganını ortaya atarak, İran'ın “düşmanı yendiğini” ifade etti.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة