ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, İran'la yürütülen savaşta önceliğin artık nükleer program değil, akaryakıt fiyatlarını düşürmek olduğunu söyledi. Donald Trump yönetiminin, yaklaşık altı ayını doldurmak üzere olan savaşta yeni askeri saldırılar düzenlemek yerine Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı artırmaya yöneldiği bir dönemde Vance'in açıklaması geldi.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de İran'ı yeni ekonomik yaptırımlarla tehdit ederek, Washington'ın Tahran'a karşı 40 yılı aşkın süredir uyguladığı baskı politikasını daha da sertleştireceğinin sinyalini verdi.
ABD ve İsrail, 28 Şubat'ta İran'a karşı savaşı başlatırken, açıklanan hedefler arasında Tahran'ın nükleer silah geliştirmesinin engellenmesi de bulunuyordu. İran ise bölgedeki ülkelere saldırılar düzenleyerek ve enerji sevkiyatları açısından hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı'nı kapatarak karşılık verdi. Bu durum piyasalarda dalgalanmaya yol açarken akaryakıt fiyatlarının yükselmesine neden oldu.
Fransız Haber Ajansı AFP’nin haberine göre Vance ve Bessent'in açıklamaları, İran'ın boğazdaki deniz trafiğini stratejik bir pazarlık kozu haline getirme çabalarını yansıtırken, ABD'de ara seçimlere aylar kala akaryakıt fiyatlarının giderek artan önemine de işaret ediyor.
Trump'ın saldırıları yeniden başlatma konusunda tereddütlü göründüğü bir dönemde Cumhuriyetçiler, Amerikalılar arasında popüler olmayan savaşın ve Trump'ın politikalarının kasım ayında yapılacak seçimlerde Kongre'deki çoğunluklarını kaybetmelerine yol açmasından endişe ediyor.
Vance, Fox News kanalına yaptığı açıklamada, önceliğin petrol sevkiyatının Hürmüz Boğazı üzerinden yeniden akışını sağlamak olduğunu ve bunun nükleer meselenin önüne geçtiğini belirtti.
Vance, "Petrol fiyatlarının bugünlerde düşük olduğunu biliyorum ve çatışmanın ilk günlerinde ulaştığı yüksek seviyelerin oldukça altında. Birinci hedefimiz, ülkemizin dört bir yanındaki Amerikalılar için petrol ve doğal gaz fiyatlarını düşük tutmak. İkinci hedefin ise İran'ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmamasını sağlamak" dedi..
Savaş nedeniyle petrol fiyatları sert şekilde yükselerek zaman zaman varil başına 110 doların üzerine çıktı. Bu, Rusya'nın 2022'de Ukrayna'yı işgalinden bu yana görülmeyen bir seviyeydi. Petrol şu anda 80 ila 86 dolar aralığında işlem görürken piyasalar çatışmanın gelişmelerine karşı hassasiyetini koruyor.
"Dünyanın daha önce benzerini görmediği" ekonomik izolasyon
Vance, Washington'ın zaman zaman enerji meselesine odaklandığını belirterek bunun nedenini "Amerikalıların petrol ve doğal gaz fiyatlarını karşılayabilmesini istememiz" şeklinde açıkladı. Vance, diğer zamanlarda ise "açıkça askeri boyuta ve nükleer programa" odaklandıklarını söyledi.
Çatışmanın ekonomik boyutu da belirginleşirken Hazine Bakanı Bessent, İran'ı ekonomik izolasyonla tehdit etti ve gelecek hafta yeni yaptırımlar açıklanabileceğinin sinyalini verdi.
Bessent, alınacak önlemlerin "dünyanın daha önce benzerini görmediği bir ekonomik izolasyon" karışımı olacağını söyledi. Hazine Bakanı ayrıca Hürmüz Boğazı'ndaki devam eden ablukaya işaret ederek bunun "İran limanlarına herhangi bir şeyin girmesini veya limanlardan çıkmasını engelleyeceğini" belirtti.
Bu açıklamalar, Trump'ın son dönemde tercih ettiği daha temkinli yaklaşımı ortaya koyuyor. Bu yaklaşım, İran'ı yeni saldırılarla hedef almak yerine limanlarını kuşatma ve petrol satışlarını engelleme yoluyla ekonomik baskı altına almayı öngörüyor.
İranlı yetkililer daha önce ekonomik baskıların Tahran'ın tutumunu değiştirmeyeceğini vurgulamıştı.
Vance, Trump yönetimi içinde İran'a yönelik saldırı konusunda en fazla kaygı duyan isimlerden biri olmuştu. Pakistan'ın arabuluculuğunda İran'la yürütülen müzakerelerde ABD heyetine başkanlık eden Vance'in çabaları, haziran ortasında savaşı sona erdirmeyi amaçlayan bir mutabakat zaptının ortaya çıkmasını sağlamıştı.
Hürmüz'de saldırılar
Ancak iki taraf temmuz başında çatışmaları kısa süreliğine yeniden başlattı ve bu gelişme fiilen mutabakatın çökmesine yol açtı. İran Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğini yeniden kısıtlarken Washington da İran limanlarına yönelik ablukasını yeniden uygulamaya koydu.
İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları Kurumu (UKMTO) cuma günü yaptığı açıklamada, perşembe günü Hürmüz Boğazı'nda bir petrol tankerinin insansız hava aracı saldırısına uğradığını bildirdi. Saldırıda tankerde hafif hasar meydana gelirken yaralanan olmadı.
Saldırı, Birleşik Arap Emirlikleri'nin İran'ın Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi'ne (ADNOC) ait iki gemiyi Hürmüz Boğazı'ndan geçişleri sırasında hedef almasını kınamasından birkaç saat sonra gerçekleşti.
BAE Dışişleri Bakanlığı, "Birleşik Arap Emirlikleri, Hürmüz Boğazı'ndan geçişleri sırasında ADNOC'a ait iki tankeri hedef alan İran'ın saldırgan saldırısını şiddetle kınıyor ve reddediyor. Olayda herhangi bir yaralanma meydana gelmedi" açıklamasını yaptı.
Tahran ise gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan yalnızca İran kıyılarına paralel bir güzergâhtan ve İran'la koordinasyon halinde geçmesine izin vereceğini belirtiyor. İran, boğazdaki deniz trafiğinin savaş öncesindeki haline dönmeyeceğini ve boğazın yönetimi konusunda Umman'la görüşmeler yürüttüğünü bildiriyor. Bu düzenlemenin gemilerden "hizmet bedeli" alınmasını da içerebileceği belirtiliyor.
Washington ve diğer birçok taraf ise Hürmüz'de herhangi bir ücret uygulanmasını reddediyor ve boğazda kısıtlama olmaksızın serbest seyrüsefer hakkının güvence altına alınmasını talep ediyor.
Trump, geçen hafta Tahran'a yönelik ekonomik baskının artırılacağı yönündeki açıklamalarından önce İran'a yeni ve güçlü saldırılar düzenlenebileceğinin sinyalini vermişti. Ancak Amerikan basınında çıkan haberlerde ABD'nin pahalı hava savunma füzeleri ve diğer silahlardan büyük miktarlarda stok tükettiği, bunun da mevcut aşamada Washington'ın askeri seçeneklerini sınırladığı bildirildi.
Trump Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasında ısrar ederken Tahran bunun için bir dizi şart ortaya koydu. İran'ın şartları arasında bölgedeki savaşın tamamen sona erdirilmesi, ABD'nin deniz ablukasını kaldırması, ekonomik yaptırımların sonlandırılması, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması ve savaş nedeniyle tazminat ödenmesi bulunuyor.







