Kosova Dışişleri Bakanı Gervalla-Schwarz: AB uyarılarımızı dikkate almadı

"Sırbistan'ın Balkanlardaki gerçekliği anlaması lazım"

Çatışmaların ardından Kosova polisi, sınırdaki devriyelerini yoğunlaştırdı (Reuters)
Çatışmaların ardından Kosova polisi, sınırdaki devriyelerini yoğunlaştırdı (Reuters)
TT

Kosova Dışişleri Bakanı Gervalla-Schwarz: AB uyarılarımızı dikkate almadı

Çatışmaların ardından Kosova polisi, sınırdaki devriyelerini yoğunlaştırdı (Reuters)
Çatışmaların ardından Kosova polisi, sınırdaki devriyelerini yoğunlaştırdı (Reuters)

Kosova Dışişleri Bakanı Donika Gervalla-Schwarz, Sırbistan sınırındaki güvenlik kaygılarını defalarca dile getirdiklerini fakat Avrupa Birliği'nin (AB) bunları dikkate almadığını söyledi. 

Gervalla-Schwarz, Brüksel merkezli haber sitesi Euractiv'a verdiği söyleşide şu ifadeleri kullandı: 

Aylardır ortaklarımıza ve müttefiklerimize, polisimizin silah dolu araçları durdurduğunu söyledik fakat endişelerimizi dinlemeye hazır olmadıklarını gördük. Bunları kendi açılarından yorumlayarak, sanki diyalog sürecinden çıkmanın yolunu arıyormuşuz gibi algıladıklarını anladık.

Kosova Dışişleri Bakanı, uluslararası kamuoyundan net bir tepki görmediği sürece Sırbistan yönetiminin Kosova'yı istikrarsızlaştırmaya yönelik faaliyetlerini sürdüreceğini savunarak, şöyle devam etti: 

Hiç kimse Kosova'daki kurumların ve Kosova polisinin bu sorunlarla gerektiği gibi başa çıkabileceğine inanmıyordu. Korkmuyoruz, hazırlıklıyız, tetikteyiz çünkü bunun ilk ya da son olmayabileceğini biliyoruz.

Gervalla-Schwarz, Belgrad yönetimiyle diyaloğa açık olduklarını belirtirken, Sırbistan'ın da süreçte kendi üzerine düşeni yapmasının önemli olduğunu söyledi. Bakan, Belgrad'ın "Balkanlardaki gerçekliği anlaması ve ülke sınırlarının artık değişmeyeceğini kabul etmesi gerektiğini" savundu.  

Ne olmuştu?

Kosova'nın kuzeyinde aylardır süren gerginlik, 24 Eylül sabahı çoğunlukla Sırpların yaşadığı Zveçan'ın Banjska köyündeki bir  silahlı grubun düzenlediği saldırıyla yeniden tırmanmıştı. 

Bir Kosovalı polisin öldüğü saldırının ardından bölgeye operasyon düzenlemiş, çıkan çatışmada üç Sırp öldürülmüş, 6 şüpheli de gözaltına alınmıştı. 

Kosova Başbakanı Albin Kurti, "terör saldırısı" diye nitelediği olaydan Belgrad yönetimini sorumlu tutmuştu. 

AB gerginliği düşürme mesajı verirken, NATO'nun Kosova'daki Barış Gücü de (KFOR) bölgede ek tedbirler almıştı. ABD ise Sırp ordusunun Kosova sınırında geniş çaplı yığınak yaptığını bildirmişti. Priştine yönetimi, Sırbistan'dan sınırdaki tüm birliklerini çekmesini istemiş, Sırp ordusu da birliklerin kısmen geri çekildiğini bildirmişti.

Öte yandan Kosova İçişleri Bakanı Xhelal Sveçla, 25 Eylül'deki açıklamasında, Banjska köyüne düzenlenen baskında birçok silah ve mühimmatın ele geçirildiğini duyurmuştu. 

Sveçla, operasyonda Kosova'daki en büyük Sırp partisi konumundaki Sırp Listesi'nin Genel Başkan Yardımcısı Milan Radojicic'e ait belgelerin de bulunduğunu bildirmişti. Kosova, saldırının ardında ABD'nin kara listeye aldığı Radojicic'in olduğunu öne sürmüştü.

Independent Türkçe



Washington ve Karakas, bir petrol tankerini Venezuela sularına geri götürmek için ortak operasyon düzenledi

Venezüella'nın Maracaibo limanında bir petrol tankeri, (AP)
Venezüella'nın Maracaibo limanında bir petrol tankeri, (AP)
TT

Washington ve Karakas, bir petrol tankerini Venezuela sularına geri götürmek için ortak operasyon düzenledi

Venezüella'nın Maracaibo limanında bir petrol tankeri, (AP)
Venezüella'nın Maracaibo limanında bir petrol tankeri, (AP)

Venezuela Petrol Bakanlığı ve devlet petrol şirketi PDVSA, dün yaptıkları ortak açıklamada, ABD ve Venezuela'nın Minerva petrol tankerini Venezuela sularına geri getirmek için ortak bir operasyon gerçekleştirdiğini bildirdi.

Açıklamaya göre gemi “Venezüella makamlarına herhangi bir ücret ödemeden veya izin almadan” limandan ayrılmıştı.


Avrupa ülkeleri İran'da protestocuların öldürülmesini kınadı

Tahran'da düzenlenen gösteride protestocular yolları kapattı (Arşiv-AFP)
Tahran'da düzenlenen gösteride protestocular yolları kapattı (Arşiv-AFP)
TT

Avrupa ülkeleri İran'da protestocuların öldürülmesini kınadı

Tahran'da düzenlenen gösteride protestocular yolları kapattı (Arşiv-AFP)
Tahran'da düzenlenen gösteride protestocular yolları kapattı (Arşiv-AFP)

Fransa, İngiltere ve Almanya liderleri İran'da protestocuların öldürülmesini kınadı ve İranlı yetkililere itidal gösterip şiddete başvurmaktan kaçınmaları çağrısında bulundu.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Keir Starmer ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in yaptıkları ortak açıklamada, “İran güvenlik güçlerinin şiddet uyguladığına dair haberlerden derin endişe duyuyoruz ve protestocuların öldürülmesini şiddetle kınıyoruz... İranlı yetkilileri itidal göstermeye çağırıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, “İranlı yetkililer halkını korumakla yükümlüdür ve misilleme korkusu olmadan ifade özgürlüğünü ve barışçıl toplanma özgürlüğünü sağlamalıdır” denildi.

Daha önce, Avrupa Birliği'nin dış politika şefi Kaja Kalas, İran halkının “gelecekleri için mücadele ettiğini” belirterek, rejimin meşru taleplerini göz ardı etmesinin “gerçek yüzünü ortaya çıkardığını” belirtmişti.

X platformunda yaptığı paylaşımda, Tahran'dan gelen görüntülerde güvenlik güçlerinin “orantısız ve aşırı tepki” gösterdiğini belirterek, “barışçıl protestoculara yönelik her türlü şiddet kabul edilemez” diye vurguladı.

 İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed kentinde bir protesto yürüyüşü (Reuters)İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed kentinde bir protesto yürüyüşü (Reuters)

“İnterneti kesmek ve protestoları şiddetle bastırmak, kendi halkından korkan bir rejimi ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.

Uluslararası tepkiler artarken, çok sayıda Avrupa Parlamentosu üyesinin protestoculara açık destek verdiğini açıklaması üzerine Tahran ile Avrupa Birliği kurumları arasındaki anlaşmazlık daha da keskinleşti.

Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, “dünya bir kez daha cesur İran halkının ayağa kalktığına tanık oluyor” diyerek “Avrupa halkın yanında” olduğunu vurguladı.

Buna karşılık, İran'ın Avrupa Birliği nezdindeki misyonu, Avrupa Parlamentosu'nu çifte standart ve iç işlerine müdahale etmekle suçladı.

Belçika Başbakanı Bart De Vever, “cesur İranlıların yıllarca süren baskı ve ekonomik sıkıntılardan sonra özgürlüğü savunmak için ayaklandıklarını” belirterek, onların “tam desteğimizi hak ettiklerini” ve “şiddet yoluyla onları susturma girişimlerinin kabul edilemez olduğunu” vurguladı.

İsveç ve Avusturya, İran büyükelçisini dışişleri bakanlığına çağırdıklarını açıkladı.


Rusya, Ukrayna'yı ikinci kez hipersonik füzeyle vurdu

Ukrayna güvenlik servisleri tarafından dağıtılan fotoğrafta Rus füzesinin kalıntıları (AFP)
Ukrayna güvenlik servisleri tarafından dağıtılan fotoğrafta Rus füzesinin kalıntıları (AFP)
TT

Rusya, Ukrayna'yı ikinci kez hipersonik füzeyle vurdu

Ukrayna güvenlik servisleri tarafından dağıtılan fotoğrafta Rus füzesinin kalıntıları (AFP)
Ukrayna güvenlik servisleri tarafından dağıtılan fotoğrafta Rus füzesinin kalıntıları (AFP)

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Washington'dan Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik yeni saldırılarda nükleer savaş başlığı taşıyabilen orta menzilli balistik füze kullanmasına yanıt vermesini istedi.

Moskova, Kiev'de en az dört kişinin ölümüne neden olan Ukrayna'ya yönelik yoğun gece bombardımanı sırasında Oreşnik hipersonik füzesini ikinci kez kullandığını doğruladı. Ukrayna, bu saldırıları Avrupa için “ciddi bir tehdit” ve Batı için bir “sınama” olarak değerlendirdi.

Avrupa Birliği'nin dış politika sorumlusu Kaja Kallas, Rusya'nın saldırısını kınayarak, Başkan Putin'in barış istemediğini ve Moskova'nın diplomasiye daha fazla füze ve yıkımla yanıt verdiğini söyledi.

Kallas, Rusya'nın Oreşnik füzelerini kullanmasının Ukrayna'ya karşı açık bir gerilimi artırma ve Avrupa ile Amerika'ya bir uyarı olduğunu ifade etti.

Kallas, AB üye ülkelerine hava savunma sistemlerini güçlendirmeleri çağrısında bulundu.