Ermenistan rahatsız: Karabağ operasyonu öncesi İsrail'den Azerbaycan'a silah sevkiyatı yapılmış

"Neler olduğunun farkındayız"

Azerbaycan'ın operasyonunun ardından Dağlık Karabağ'da yaşayan yaklaşık 100 bin kişi Ermenistan'a göç etti (AP)
Azerbaycan'ın operasyonunun ardından Dağlık Karabağ'da yaşayan yaklaşık 100 bin kişi Ermenistan'a göç etti (AP)
TT

Ermenistan rahatsız: Karabağ operasyonu öncesi İsrail'den Azerbaycan'a silah sevkiyatı yapılmış

Azerbaycan'ın operasyonunun ardından Dağlık Karabağ'da yaşayan yaklaşık 100 bin kişi Ermenistan'a göç etti (AP)
Azerbaycan'ın operasyonunun ardından Dağlık Karabağ'da yaşayan yaklaşık 100 bin kişi Ermenistan'a göç etti (AP)

Azerbaycan'ın 19 Eylül'de Dağlık Karabağ'a yönelik operasyonundan önce İsrail'in Bakü'ye silah sevkiyatı yaptığı öne sürüldü.

Times of Israel'in uçuş verileri ve Ermeni diplomatlara dayandırdığı haberine göre, 19 Eylül'deki operasyondan haftalar önce Azerbaycan'a ait askeri kargo uçakları İsrail'in güneyindeki Ovda Hava Üssü'nden Dağlık Karabağ yakınlarındaki bir havaalanına defalarca kez uçuş yaptı.

Konuyu gündeme taşıyan Ermenistan'ın İsrail Büyükelçisi Arman Akopiyan, "Bizim için, İsrail silahlarının halkımıza ateşlenmesi büyük bir endişe kaynağı. İsrail'in en azından yurtlarından sürülen insanların kaderiyle ilgili kaygılarını neden açıklamadığını anlamıyorum" diye konuştu.

Uçuş verilerini inceleyen AP'nin aktardığına göre Azerbaycan'ın Silk Way Havayolları'na ait 6 uçak 1-17 Eylül tarihleri arasında Ovda Hava Üssü'ne iniş yaptı. Bu üs, İsrail sınırları içinde patlayıcı ihracatının yapılabileceği tek üs konumunda.

Akopiyan konuyla ilgili, "2020'de savaş sırasında, her gün uçuşlar yapıldığını görüyorduk. Şimdi yeniden bu uçuşların yoğunlaştığını görüyoruz. Neler olduğunun farkındayız" ifadelerini kullandı.

Martta İsrail merkezli Haaretz gazetesinin yayınladığı haberde 2016-2020 periyodunda Azerbaycan'a ait 92 askeri kargo uçağının Ovda'dan havalandığına dikkat çekilmiş ve savaş dönemi yaklaştıkça uçuşların yoğunlaştığı öne sürülmüştü.

İsrail savunma ve dışişleri bakanlıkları, Dağlık Karabağ'a silah sevkiyatıyla ilgili yorum yapmayı reddetti.

Ancak iki ülkenin uzun süredir stratejik bir ortaklık geliştirdiği biliniyor.

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, temmuzda Bakü'ye bir ziyaret düzenlemiş ve iki ülkenin askeri işbirliğiyle ilgili övgü dolu ifadeler kullanmıştı.

İsrail'in eski Azerbaycan Büyükelçisi Arkady Milman konuyla ilgili, "Azerbaycan'ın savunmasını destekleme pozisyonumuzla ilgili herhangi bir şüphe yok. İran'ı izole etmek için stratejik bir işbirliğimiz var" diye konuştu.

İsrail-Azerbaycan ilişkilerinde İran'ı bölgede yalnızlaştırma hedefinin yanı sıra, enerji de önemli rol oynuyor. 

İsrail yönetimi son yıllarda ülkenin Akdeniz kıyılarında önemli doğalgaz yatakları keşfetse de, petrol ihtiyacının yüzde 40'ı halen Azerbaycan tarafından karşılanıyor. 

İran'a karşı işbirliği ve silah ticareti

Azerbaycan ve İran arasındaki ilişkiler uzun süredir gerilimli bir seyir izliyor. 

Bakü yönetimi İran'ın Ermenistan'la olan yakın ilişkilerinden duyduğu rahatsızlığı gizlemezken, Tahran ise Azerbaycan'ı İsrail istihbaratına üs sağlamakla suçluyor.

İran'ın geniş bir Azerbaycan Türkü nüfusuna ev sahipliği yapması da, Bakü'nün bölgede etki alanını genişletmesini Tahran için olumsuz kılan nedenlerden biri.

Ermeni diplomat Tigran Balayan, "İsrail'in Azerbaycan'da askeri varlığını sürdürerek İran'ı gözlemlediği çok açık" ifadelerini kullandı.

İki ülke arasındaki stratejik ilişkilerden en çok fayda sağlayanlardan biri de İsrailli silah üreticileri oldu. Uzmanlara göre Azerbaycan'ın sahip olduğu silah ve mühimmat envanterinin yaklaşık yüzde 70'i İsrail savunma sanayii tarafından sağlandı.

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'nden Pieter Wezeman, "İsrail silahları Azerbaycan'ın hedeflerine ulaşmasında büyük rol oynadı" ifadelerini kullandı.

Wezeman, Azerbaycan'ın İsrail'den uzun menzilli füzeler ve kamikaze drone'lar aldığına dikkat çekerken, Azerbaycan hava sahasının da İsrail yapımı Barak-8 füzeleriyle korunduğunu söyledi.

Independent Türkçe



İran'ın Asaluyeh kentindeki bir petrokimya tesisine saldırı

İranlı yetkililerin bugün ABD-İsrail hava saldırısıyla vurulduğunu söylediği Tahran'daki Şerif Teknoloji Üniversitesi kompleksinde işçiler enkazı kaldırıyor (AP)
İranlı yetkililerin bugün ABD-İsrail hava saldırısıyla vurulduğunu söylediği Tahran'daki Şerif Teknoloji Üniversitesi kompleksinde işçiler enkazı kaldırıyor (AP)
TT

İran'ın Asaluyeh kentindeki bir petrokimya tesisine saldırı

İranlı yetkililerin bugün ABD-İsrail hava saldırısıyla vurulduğunu söylediği Tahran'daki Şerif Teknoloji Üniversitesi kompleksinde işçiler enkazı kaldırıyor (AP)
İranlı yetkililerin bugün ABD-İsrail hava saldırısıyla vurulduğunu söylediği Tahran'daki Şerif Teknoloji Üniversitesi kompleksinde işçiler enkazı kaldırıyor (AP)

Reuters'ın aktardığına göre, İran'ın Fars Haber Ajansı bugün Asaluyeh'deki Güney Pars Petrokimya Kompleksi'nde birkaç patlama sesi duyulduğunu bildirdi.

Bugün, İran'ın Kum kentindeki bir yerleşim bölgesine düzenlenen hava saldırısında, devlet kontrolündeki İran Daily gazetesinin internet sitesine göre en az 5 kişi öldü. İran, son günlerde savaşla ilgili genel kayıp rakamlarını açıklamadı, ekipman kayıplarından ise bahsetmedi.

Bu sabah erken saatlerde, İran'ın başkenti Tahran'a bir dizi hava saldırısı düzenlendi ve patlamalar gece boyunca yankılandı; ancak hedeflerin ne olduğu anlaşılamadı. Alçak uçuş yapan savaş uçaklarının uğultusu birkaç saat boyunca aralıklarla duyuldu.


Dünya, Trump’ın İran’a verdiği sürenin dolmasına az kala nefesini tutuyor... Seçenekleri neler?

ABD Başkanı Donald Trump, 1 Nisan’da Beyaz Saray’ın ana salonunda İran savaşı hakkında konuşurken (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump, 1 Nisan’da Beyaz Saray’ın ana salonunda İran savaşı hakkında konuşurken (EPA)
TT

Dünya, Trump’ın İran’a verdiği sürenin dolmasına az kala nefesini tutuyor... Seçenekleri neler?

ABD Başkanı Donald Trump, 1 Nisan’da Beyaz Saray’ın ana salonunda İran savaşı hakkında konuşurken (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump, 1 Nisan’da Beyaz Saray’ın ana salonunda İran savaşı hakkında konuşurken (EPA)

Dünya, ABD-İsrail ile İran arasında devam eden savaşın seyrini durdurabilecek her gelişmeyi endişeyle takip ediyor. Bu gerilim, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a verdiği sürenin dolmasına az kala daha da artıyor. Trump, Tahran’dan Hürmüz Boğazı’nı açmasını talep etmiş, aksi takdirde bir misilleme ile karşı karşıya kalacaklarını belirtmişti.

Trump, İran’a Hürmüz Boğazı’nı yeniden açacak bir anlaşmaya varmaları için önümüzdeki çarşamba gününü son tarih olarak verdi. Bu, ABD’nin doğu kıyısı saatiyle salı akşamı 20:00’ye denk geliyor. Taraflar, savaşın kırkıncı gününe yaklaşırken ya bir uzlaşmaya varacak ya da yıkıcı bir saldırıyla yüzleşecek.

Olası ateşkes

ABD ve İsrail kaynaklarına göre, ABD ve bölgesel arabulucular, savaşın kalıcı olarak sona ermesine yol açabilecek 45 günlük olası bir ateşkes üzerine görüşmeler yürütüyor.

Şarku’l Avsat’ın Axios’tan aktardığına göre uzmanlar, sürenin son saatlerinde kısmi bir anlaşma sağlanma olasılığı azalmasına rağmen, bu girişimi savaşın dramatik bir şekilde tırmanmasını önlemek için ‘son şans’ olarak değerlendiriyor.

Savaşı durdurmaya yönelik çabalar

Diplomatik çabalara yakın kaynaklar, görüşmelerin Pakistan, Mısır ve Türkiye aracılığıyla yürütüldüğünü ve ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi arasında doğrudan mesajlaşmaların gerçekleştiğini açıkladı. Axios’a göre müzakereler şu anda iki aşamalı bir anlaşma üzerinde yoğunlaşıyor: İlk aşama, savaşın kalıcı olarak sona erdirilmesi amacıyla yürütülecek görüşmelerin süreceği yaklaşık bir buçuk aylık olası bir ateşkesi kapsıyor. Gerekirse ateşkes süresi uzatılabilecek.

Arabulucular, ikinci aşamaya geçiş ve savaşın tamamen sona erdirilmesinin, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve yüksek zenginleştirilmiş uranyum meselesinin çözümüyle mümkün olacağını, bunun ya uranyumun yurtdışına taşınması ya da yoğunluğunun azaltılması yoluyla olabileceğini belirtiyor. Bu adımların yalnızca kapsamlı bir nihai anlaşma çerçevesinde gerçekleştirilebileceği vurgulanıyor.

Şu anda arabulucular, İran’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve yüksek zenginleştirilmiş uranyum stokuyla ilgili güven artırıcı önlemler almasını sağlayacak taslaklar üzerinde çalışıyor. Kaynaklardan ikisi, bu iki konunun Tahran için temel pazarlık maddeleri olduğunu ve İran’ın yalnızca 45 günlük geçici bir ateşkes karşılığında bunlardan tamamen vazgeçmeyeceğini söylüyor. Arabulucular ise ilk aşamada her iki konuda kısmi adımlar atılması ve ABD’nin de savaşın yeniden başlamayacağına dair garantiler sunması olasılığını değerlendiriyor.

ABD birliklerinin hareketlerini takip etmek

Başarının büyük ölçüde İran’ın vereceği yanıta bağlı olabileceği belirtiliyor. Zira Tahran son günlerde çeşitli teklifleri reddetmişti.

Londra Free Press gazetesinde yayımlanan bir makaleye göre, ABD güçlerinin bölgedeki mevcut hareketliliği biraz daha sürebilir ve bölgeye takviye birlikler gönderilebilir. Makale, mevcut durumun bu ayın sonuna kadar devam edebileceğine işaret ediyor.

Makalede, İran’daki yeni liderlerin Amerikalıların hamlelerini önemsemediği, çünkü Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolün ABD’nin sahip olduğu tüm kozlardan üstün olduğunu düşündükleri ifade ediliyor. Bu nedenle ay sonuna gelindiğinde, Trump’ın önünde büyük olasılıkla yalnızca üç seçenek kalacağı ve bunların hepsinin onun açısından korkutucu olduğu vurgulanıyor.

Trump için olası seçenekler şunlar olabilir:

1- İran rejimi ile anlaşma

İlk seçenek, Tahran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü içeren ve ABD ile İsrail’in İran’a yeniden saldırmayacağına dair uluslararası bir garanti öngören bir anlaşma yapmak. Gazeteye göre bu durum Trump için ‘son derece küçük düşürücü’ olacak. Zira kötü tabloyu hiçbir şekilde düzeltemeyecek.

2- Zafer ilanı ve asker çekme

İkinci seçenek, zafer ilan ederek birlikleri geri çekmek, ancak bu durum Hürmüz Boğazı’nın açılmasını sağlamayacak.

3- Hark Adası’nın ele geçirilmesi

Üçüncü seçenek, kara kuvvetlerini göndererek Hürmüz çevresindeki Hark Adası veya kıyı bölgelerinin ele geçirilmesiyle İran’ı müzakere masasına oturtma umudu. Gözlemciler, Amerikan askerlerinin düşürülen uçağının pilotlarını başarıyla kurtarmasının ardından Trump’ın benzer operasyonları genişletme isteğinin doğabileceğinden endişe ediyor.

2 Nisan’da gerçekleştirilen bu operasyon, pilotların güvenli şekilde kurtarılmasını sağlamıştı. The Hill gazetesine göre Trump, anlaşma sağlanamazsa İran’a kara birlikleri göndermeyi de değerlendiriyor.

Trump, sürenin dolmasına kadar bir anlaşma umudunu korurken, son saatlerdeki açıklamalarında İran’a boyun eğmezse ülkeyi tamamen yok edeceği tehdidinde bulunarak kararlılığını gösterdi. Enerji tesisleri ve başlıca köprüler, saldırı hedefleri arasında öncelikli olarak gösterildi.


Katz: İran Devrim Muhafızları istihbarat şefini öldürdük

Devrim Muhafızları istihbarat servisinin Başkanı Tuğgeneral Mecid Hademi (Arşiv- ISNA)
Devrim Muhafızları istihbarat servisinin Başkanı Tuğgeneral Mecid Hademi (Arşiv- ISNA)
TT

Katz: İran Devrim Muhafızları istihbarat şefini öldürdük

Devrim Muhafızları istihbarat servisinin Başkanı Tuğgeneral Mecid Hademi (Arşiv- ISNA)
Devrim Muhafızları istihbarat servisinin Başkanı Tuğgeneral Mecid Hademi (Arşiv- ISNA)

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, bugün İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu istihbarat şefinin öldürüldüğünü duyurarak, İranlı liderleri "tek tek" takip edeceklerini belirtti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre Katz, "Devrim Muhafızları sivillere ateş açıyor, biz ise terörist liderleri ortadan kaldırıyoruz" dedi.

Katz, "İran liderleri sürekli olarak hedef alındıklarını hissediyorlar ve biz de onları tek tek takip etmeye devam edeceğiz" ifadesini kullandı.

İsrail'in İran'ın çelik ve petrokimya endüstrilerine "önemli ölçüde zarar verdiğini" iddia etti.

Şöyle devam etti: "İran'ın ulusal altyapısını yok etmeye devam edeceğiz ve terörist rejimi çöküş noktasına kadar zayıflatmak, terörizmi yayma ve İsrail Devleti'ne ateş açma kabiliyetini baltalamak için çalışacağız."