Hamas saldırısının ardından ‘İsrail istihbaratının beceresine’ dair soru işaretleri

Emekli İsrailli General Amir Avivi, Hamas üyelerinin telefon veya bilgisayar kullanmadığını belirterek, “Adeta taş devrine döndüler” dedi.

İsrail askerleri, Hamas tarafından öldürülen bir askerin tabutunu Tel Aviv'deki askeri mezarlığa taşıyor. (AP)
İsrail askerleri, Hamas tarafından öldürülen bir askerin tabutunu Tel Aviv'deki askeri mezarlığa taşıyor. (AP)
TT

Hamas saldırısının ardından ‘İsrail istihbaratının beceresine’ dair soru işaretleri

İsrail askerleri, Hamas tarafından öldürülen bir askerin tabutunu Tel Aviv'deki askeri mezarlığa taşıyor. (AP)
İsrail askerleri, Hamas tarafından öldürülen bir askerin tabutunu Tel Aviv'deki askeri mezarlığa taşıyor. (AP)

İsrail istihbarat teşkilatları, elde ettikleri bir dizi başarı nedeniyle onlarca yıldır yenilmezlik konusunda ün kazandı. İsrail, Batı Şeria'daki planları boşa çıkardı, Dubai'de Hamas aktivistlerini takip etti ve Tahran'ın kalbinde İranlı nükleer bilim adamlarını öldürmekle suçlandı. Hatta çabaları boşa çıktığında bile, Mossad ve Şin Bet (Şabak) gibi istihbarat teşkilatları gizemlerini sürdürdü.

Ancak Hamas'ın hafta sonu başlattığı saldırı, bu itibara şüphe düşürdü. AP'nin raporuna göre bu durum, İsrail’in karşısındaki ‘zayıf’ düşmanla savaşmaya hazır olup olmadığı konusunda bazı soru işaretlerini gündeme getiriyor.

Konuya dair açıklamalarda bulunan İsrail eski Ulusal Güvenlik Danışmanı Yaakov Amidror, “Olanlar büyük bir başarısızlığı temsil ediyor. Bu operasyon aslında İsrail'deki istihbarat kapasitesinin iyi olmadığını kanıtlıyor” ifadelerini kullandı. Ancak Amidror, söz konusu başarısızlığa ilişkin bir açıklama yapmayı reddetti ve “durum sakinleştiğinde derslerin alınması gerektiğini” söyledi.

FOTO ALTI Filistinliler, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bir İsrail tankının ele geçirilmesini kutluyor. (AP)
Filistinliler, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bir İsrail tankının ele geçirilmesini kutluyor. (AP)

İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari ise ordunun kamuoyuna bir açıklama borçlu olduğunu kabul ederek, “Şu anki zaman buna uygun değil. Önce savaşacağız, sonra konuyu araştıracağız” dedi.

Bazıları ise yalnızca istihbaratı suçlamak için henüz çok erken olduğunu söyleyerek, Batı Şeria'daki şiddet dalgasının askeri kaynakların buraya aktarılmasına yol açan bir neden olarak gösteriyor. Zira aşırı sağcı Netanyahu hükümetinin yargı reformu yönünde attığı adımlar nedeniyle İsrail'i kasıp kavuran siyasi kaos İsrail ordusunun bütünlüğünü tehdit ediyordu.

Ancak Hamas saldırısına ilişkin bariz ön bilgi eksikliğinin, İsraillilere karşı onlarca yıldır düzenlenen en ölümcül saldırıya yol açan olaylar zincirinin ana nedeni olarak görülmesi muhtemel.

İsrail, 2005 yılında güçlerini ve yerleşimcilerini Gazze Şeridi'nden çekerek oradaki yakın kontrolünü bıraktı. Ancak Hamas'ın 2007'de Gazze Şeridi'nin kontrolünü ele geçirmesinden sonra bile İsrail'in teknolojik ve insani istihbaratı kullanarak üstünlüğünü korumaya devam ettiği görülüyor. Hareketin liderlerinin yerlerini tam olarak bildiğini iddia ediyordu ve bunu, bu liderlerden bazılarına bazen uyurken suikast düzenleyerek kanıtladı. İsrail, Hamas'ın savaşçı ve silah taşımak için kullandığı yeraltı tünellerinin yerlerini de biliyordu ve onlara saldırdı. Bu da kilometrelerce gizli geçidin yok olmasına yol açtı.

Ancak her şeye rağmen Hamas planını gizli tutmayı başardı. Öyle görünüyor ki, muhtemelen aylarca süren dikkatli planlama ve eğitim gerektiren ve çok sayıda silahlı grup arasındaki koordinasyonu içeren saldırı, İsrail istihbaratının gözünden uzakta gerçekleşti.

Teknolojiyi aşmak

Emekli İsrailli General Amir Avivi, Gazze'de İsrail varlığının olmaması nedeniyle İsrail güvenlik servislerinin istihbarat bilgileri elde etmek için giderek daha fazla teknolojik araçlara bağımlı hale geldiğini söyledi. Avivi, “Gazze Şeridi'ndeki militanlar teknolojiyi aşarak kaçmanın yollarını buldular” dedi.

Emekli İsrailli General Amir Avivi (sosyal medya siteleri)
Emekli İsrailli General Amir Avivi (sosyal medya siteleri)

Avivi, “Karşı taraf bizim teknolojik hakimiyetimizle nasıl başa çıkacağını öğrendi ve onları açığa çıkarabilecek teknolojiyi kullanmayı bıraktı” dedi. Eski İsrail askeri liderlerinden oluşan katı bir grup olan İsrail Savunma ve Güvenlik Forumu'nun kurucusu olan Avivi, halihazırda grubun başkanlığını yürütüyor.

Avivi, Hamas üyelerinin telefon veya bilgisayar kullanmadığını belirterek, “Adeta taş devrine döndüler. Hassas çalışmalarını teknolojik casusluklardan özellikle korunan odalarda yürütüyorlar ya da yeraltına saklanıyorlar” dedi.

FOTO ALTI Londra'da Filistin’e destek gösterisi sırasında açılan bir pankart (AP)
Londra'da Filistin’e destek gösterisi sırasında açılan bir pankart (AP)

Ancak Avivi, başarısızlığın salt istihbarat toplamanın ötesine geçtiğine ve İsrail güvenlik servislerinin aldıkları istihbaratın doğru bir resmini oluşturamadığına inanıyor. Bunu, Hamas'ın niyetleriyle ilgili olarak istihbarat kuruluşların ‘yanlış anlaşılma’ olarak değerlendirdiği duruma bağladı.

İsrail güvenlik kurumlar son yıllarda Hamas'ı, yönetimle, Gazze ekonomisini geliştirmekle ve Gazze Şeridi'nde yaşayan 2,3 milyon kişinin yaşam standardını iyileştirmekle ilgilenen bir aktör olarak görmeye başladı. Avivi ve diğerleri, her zaman İsrail'in yok edilmesi çağrısında bulunan Hamas'ın bu hedefi hâlâ öncelikli olarak gördüğüne inandıklarını ifade etti.

FOTO ALTI Eylül ayı sonunda İsrail ile yeniden açılan Erez Sınır Kapısı’ndaki Filistinli işçiler (Reuters)
Eylül ayı sonunda İsrail ile yeniden açılan Erez Sınır Kapısı’ndaki Filistinli işçiler (Reuters)

İsrail'in son yıllarda Gazze'den gelen 18 bin kadar Filistinli işçinin kendi topraklarında çalışmasına izin vermesi ve bu işçilerin fakir kıyı şeridindeki maaşlarının yaklaşık 10 katı kadar maaş alabilmeleri dikkat çekici. İsrail güvenlik kurumu bu kararı, göreceli sakinliği korumanın bir yolu olarak değerlendirdi.

Askeri analist Amos Harel, Haaretz gazetesinde şunları yazdı: “Binlerce olmasa da yüzlerce Hamas mensubu birkaç aydır sürpriz bir saldırı düzenlemeye hazırlanıyordu. Ancak hiçbir haber sızmadı. Sonuç felaket oldu.”

‘Büyük bir mesele’ konusunda uyarı

Öte yandan İsrail'le istihbarat alışverişinde bulunan müttefikler, güvenlik kurumlarının gerçeği yanlış yorumladığını itiraf etti.

AP'nin aktardığına göre Mısırlı bir istihbarat yetkilisi, genellikle İsrail ile Hamas arasında arabuluculuk rolünü üstlenen ülkesinin defalarca ‘büyük bir mesele’ hakkında İsraillilerle konuştuğunu, İsrailli yetkililerin ise dikkatlerini Batı Şeria'ya odakladıklarını ve Gazze'den gelen tehdidi hafife aldıklarını söyledi.

FOTO ALTI Cumartesi günü Gazze Şeridi sınırındaki bir İsrail gözetleme kulesi yakıldı. (AP)
Cumartesi günü Gazze Şeridi sınırındaki bir İsrail gözetleme kulesi yakıldı. (AP)

İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, “Onları çok yakında büyük bir patlamanın olacağı konusunda uyardık” dedi.

Başka bir bilgi sahibi Mısırlı kaynak, Şarku'l Avsat'a, İsrail'deki siyasi çatışmanın bir kısmının, bazı tarafların “rakiplerini zayıf, beceriksiz ve kibirli” olarak sunma girişiminden kaynaklandığını söyledi.

Mısır, İsrail hükümeti iktidara geldiğinden beri gerilimi tırmandıracak önlemlere karşı uyarıda bulunmaya devam ediyor. Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü bunu açıkça duyurdu ve İsrail gazeteleri de bu uyarılara ilişkin haberler yayınladı.

Kaynak, Mısır'ın politikasının net olduğunu, uluslararası meşruiyete uygun kararların uygulanmasına, saldırgan ve provokatif davranışların durdurulmasına, anlayışa yönelik yol ve mekanizmaların bulunmasına dayalı olduğunu vurguladı.

Öte yandan İsrail Başbakanlığı, Mısır'ın Gazze'ye operasyon konusunda İsrail'e yaptığı uyarıyla ilgili ortalıkta dolaşan haberlerin doğru olmadığını bildirdi.

Netanyahu'nun yargı reformu planı

Bütün bunların üzerine İsrail, Netanyahu'nun yargı reformu planıyla meşgul ve parçalanmış vaziyetteydi. Netanyahu, savunma teşkilatının liderlerinden ve ülkenin istihbarat teşkilatlarının bazı eski liderlerinden, bölücü planın İsrail güvenlik servislerinin uyumunu baltaladığı yönünde defalarca uyarı aldı.

Bu bağlamda Obama yönetimi döneminde İsrail-Filistin müzakerelerinde özel elçi olarak görev yapan Martin Indyk, “Yasal değişiklikler konusundaki iç bölünmelerin İsraillilerin şaşkınlık duygusunu daha da artıran bir faktör olduğunu” söyledi. Indyk, “Bu konu İsrail ordusunu o kadar rahatsız etti ki sanırım daha sonra büyük bir dikkat dağıtıcı olduğunun farkına vardık” dedi.



İran'ın Asaluyeh kentindeki bir petrokimya tesisine saldırı

İranlı yetkililerin bugün ABD-İsrail hava saldırısıyla vurulduğunu söylediği Tahran'daki Şerif Teknoloji Üniversitesi kompleksinde işçiler enkazı kaldırıyor (AP)
İranlı yetkililerin bugün ABD-İsrail hava saldırısıyla vurulduğunu söylediği Tahran'daki Şerif Teknoloji Üniversitesi kompleksinde işçiler enkazı kaldırıyor (AP)
TT

İran'ın Asaluyeh kentindeki bir petrokimya tesisine saldırı

İranlı yetkililerin bugün ABD-İsrail hava saldırısıyla vurulduğunu söylediği Tahran'daki Şerif Teknoloji Üniversitesi kompleksinde işçiler enkazı kaldırıyor (AP)
İranlı yetkililerin bugün ABD-İsrail hava saldırısıyla vurulduğunu söylediği Tahran'daki Şerif Teknoloji Üniversitesi kompleksinde işçiler enkazı kaldırıyor (AP)

Reuters'ın aktardığına göre, İran'ın Fars Haber Ajansı bugün Asaluyeh'deki Güney Pars Petrokimya Kompleksi'nde birkaç patlama sesi duyulduğunu bildirdi.

Bugün, İran'ın Kum kentindeki bir yerleşim bölgesine düzenlenen hava saldırısında, devlet kontrolündeki İran Daily gazetesinin internet sitesine göre en az 5 kişi öldü. İran, son günlerde savaşla ilgili genel kayıp rakamlarını açıklamadı, ekipman kayıplarından ise bahsetmedi.

Bu sabah erken saatlerde, İran'ın başkenti Tahran'a bir dizi hava saldırısı düzenlendi ve patlamalar gece boyunca yankılandı; ancak hedeflerin ne olduğu anlaşılamadı. Alçak uçuş yapan savaş uçaklarının uğultusu birkaç saat boyunca aralıklarla duyuldu.


Dünya, Trump’ın İran’a verdiği sürenin dolmasına az kala nefesini tutuyor... Seçenekleri neler?

ABD Başkanı Donald Trump, 1 Nisan’da Beyaz Saray’ın ana salonunda İran savaşı hakkında konuşurken (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump, 1 Nisan’da Beyaz Saray’ın ana salonunda İran savaşı hakkında konuşurken (EPA)
TT

Dünya, Trump’ın İran’a verdiği sürenin dolmasına az kala nefesini tutuyor... Seçenekleri neler?

ABD Başkanı Donald Trump, 1 Nisan’da Beyaz Saray’ın ana salonunda İran savaşı hakkında konuşurken (EPA)
ABD Başkanı Donald Trump, 1 Nisan’da Beyaz Saray’ın ana salonunda İran savaşı hakkında konuşurken (EPA)

Dünya, ABD-İsrail ile İran arasında devam eden savaşın seyrini durdurabilecek her gelişmeyi endişeyle takip ediyor. Bu gerilim, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a verdiği sürenin dolmasına az kala daha da artıyor. Trump, Tahran’dan Hürmüz Boğazı’nı açmasını talep etmiş, aksi takdirde bir misilleme ile karşı karşıya kalacaklarını belirtmişti.

Trump, İran’a Hürmüz Boğazı’nı yeniden açacak bir anlaşmaya varmaları için önümüzdeki çarşamba gününü son tarih olarak verdi. Bu, ABD’nin doğu kıyısı saatiyle salı akşamı 20:00’ye denk geliyor. Taraflar, savaşın kırkıncı gününe yaklaşırken ya bir uzlaşmaya varacak ya da yıkıcı bir saldırıyla yüzleşecek.

Olası ateşkes

ABD ve İsrail kaynaklarına göre, ABD ve bölgesel arabulucular, savaşın kalıcı olarak sona ermesine yol açabilecek 45 günlük olası bir ateşkes üzerine görüşmeler yürütüyor.

Şarku’l Avsat’ın Axios’tan aktardığına göre uzmanlar, sürenin son saatlerinde kısmi bir anlaşma sağlanma olasılığı azalmasına rağmen, bu girişimi savaşın dramatik bir şekilde tırmanmasını önlemek için ‘son şans’ olarak değerlendiriyor.

Savaşı durdurmaya yönelik çabalar

Diplomatik çabalara yakın kaynaklar, görüşmelerin Pakistan, Mısır ve Türkiye aracılığıyla yürütüldüğünü ve ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi arasında doğrudan mesajlaşmaların gerçekleştiğini açıkladı. Axios’a göre müzakereler şu anda iki aşamalı bir anlaşma üzerinde yoğunlaşıyor: İlk aşama, savaşın kalıcı olarak sona erdirilmesi amacıyla yürütülecek görüşmelerin süreceği yaklaşık bir buçuk aylık olası bir ateşkesi kapsıyor. Gerekirse ateşkes süresi uzatılabilecek.

Arabulucular, ikinci aşamaya geçiş ve savaşın tamamen sona erdirilmesinin, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve yüksek zenginleştirilmiş uranyum meselesinin çözümüyle mümkün olacağını, bunun ya uranyumun yurtdışına taşınması ya da yoğunluğunun azaltılması yoluyla olabileceğini belirtiyor. Bu adımların yalnızca kapsamlı bir nihai anlaşma çerçevesinde gerçekleştirilebileceği vurgulanıyor.

Şu anda arabulucular, İran’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve yüksek zenginleştirilmiş uranyum stokuyla ilgili güven artırıcı önlemler almasını sağlayacak taslaklar üzerinde çalışıyor. Kaynaklardan ikisi, bu iki konunun Tahran için temel pazarlık maddeleri olduğunu ve İran’ın yalnızca 45 günlük geçici bir ateşkes karşılığında bunlardan tamamen vazgeçmeyeceğini söylüyor. Arabulucular ise ilk aşamada her iki konuda kısmi adımlar atılması ve ABD’nin de savaşın yeniden başlamayacağına dair garantiler sunması olasılığını değerlendiriyor.

ABD birliklerinin hareketlerini takip etmek

Başarının büyük ölçüde İran’ın vereceği yanıta bağlı olabileceği belirtiliyor. Zira Tahran son günlerde çeşitli teklifleri reddetmişti.

Londra Free Press gazetesinde yayımlanan bir makaleye göre, ABD güçlerinin bölgedeki mevcut hareketliliği biraz daha sürebilir ve bölgeye takviye birlikler gönderilebilir. Makale, mevcut durumun bu ayın sonuna kadar devam edebileceğine işaret ediyor.

Makalede, İran’daki yeni liderlerin Amerikalıların hamlelerini önemsemediği, çünkü Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolün ABD’nin sahip olduğu tüm kozlardan üstün olduğunu düşündükleri ifade ediliyor. Bu nedenle ay sonuna gelindiğinde, Trump’ın önünde büyük olasılıkla yalnızca üç seçenek kalacağı ve bunların hepsinin onun açısından korkutucu olduğu vurgulanıyor.

Trump için olası seçenekler şunlar olabilir:

1- İran rejimi ile anlaşma

İlk seçenek, Tahran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü içeren ve ABD ile İsrail’in İran’a yeniden saldırmayacağına dair uluslararası bir garanti öngören bir anlaşma yapmak. Gazeteye göre bu durum Trump için ‘son derece küçük düşürücü’ olacak. Zira kötü tabloyu hiçbir şekilde düzeltemeyecek.

2- Zafer ilanı ve asker çekme

İkinci seçenek, zafer ilan ederek birlikleri geri çekmek, ancak bu durum Hürmüz Boğazı’nın açılmasını sağlamayacak.

3- Hark Adası’nın ele geçirilmesi

Üçüncü seçenek, kara kuvvetlerini göndererek Hürmüz çevresindeki Hark Adası veya kıyı bölgelerinin ele geçirilmesiyle İran’ı müzakere masasına oturtma umudu. Gözlemciler, Amerikan askerlerinin düşürülen uçağının pilotlarını başarıyla kurtarmasının ardından Trump’ın benzer operasyonları genişletme isteğinin doğabileceğinden endişe ediyor.

2 Nisan’da gerçekleştirilen bu operasyon, pilotların güvenli şekilde kurtarılmasını sağlamıştı. The Hill gazetesine göre Trump, anlaşma sağlanamazsa İran’a kara birlikleri göndermeyi de değerlendiriyor.

Trump, sürenin dolmasına kadar bir anlaşma umudunu korurken, son saatlerdeki açıklamalarında İran’a boyun eğmezse ülkeyi tamamen yok edeceği tehdidinde bulunarak kararlılığını gösterdi. Enerji tesisleri ve başlıca köprüler, saldırı hedefleri arasında öncelikli olarak gösterildi.


Katz: İran Devrim Muhafızları istihbarat şefini öldürdük

Devrim Muhafızları istihbarat servisinin Başkanı Tuğgeneral Mecid Hademi (Arşiv- ISNA)
Devrim Muhafızları istihbarat servisinin Başkanı Tuğgeneral Mecid Hademi (Arşiv- ISNA)
TT

Katz: İran Devrim Muhafızları istihbarat şefini öldürdük

Devrim Muhafızları istihbarat servisinin Başkanı Tuğgeneral Mecid Hademi (Arşiv- ISNA)
Devrim Muhafızları istihbarat servisinin Başkanı Tuğgeneral Mecid Hademi (Arşiv- ISNA)

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, bugün İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu istihbarat şefinin öldürüldüğünü duyurarak, İranlı liderleri "tek tek" takip edeceklerini belirtti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre Katz, "Devrim Muhafızları sivillere ateş açıyor, biz ise terörist liderleri ortadan kaldırıyoruz" dedi.

Katz, "İran liderleri sürekli olarak hedef alındıklarını hissediyorlar ve biz de onları tek tek takip etmeye devam edeceğiz" ifadesini kullandı.

İsrail'in İran'ın çelik ve petrokimya endüstrilerine "önemli ölçüde zarar verdiğini" iddia etti.

Şöyle devam etti: "İran'ın ulusal altyapısını yok etmeye devam edeceğiz ve terörist rejimi çöküş noktasına kadar zayıflatmak, terörizmi yayma ve İsrail Devleti'ne ateş açma kabiliyetini baltalamak için çalışacağız."