İsrail yönetimi, savaşın durdurulması ihtimalini ciddiye aldığını ve böyle bir durumda ateşkese bağlı kalacağını vurgularken, ülkede normal hayata dönüş hazırlıkları da başladı. Bu kapsamda önümüzdeki pazar günü okulların yeniden açılması ve cumartesi günü futbol karşılaşmalarının başlatılması planlanıyor. Ancak İsrail tarafı, İran’ın mevcut aşamada savaşı sona erdirmeyi planlamadığı görüşünü sürdürüyor. Bu nedenle Tel Aviv yönetimi, ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran’a tanıdığı sürenin sona ermesiyle birlikte büyük bir askeri tırmanışa hazırlık yapıyor. Ayrıca, İran Dini Lideri Ali Hamaney’e yönelik suikastın kırkıncı gününde ciddi bir gerilim yaşanabileceği değerlendiriliyor.
Öte yandan İsrailli yetkililer, Trump’ın aksi yönde bir karar alarak savaşın anlaşmayla ya da anlaşma olmaksızın sona erdirilmesine yönelebileceğini de göz ardı etmiyor. Böyle bir senaryoda İsrail’in, savaşı sona erdirmeyi kabul etmesi karşılığında bazı ‘telafi edici’ adımlar talep etmesi bekleniyor. Bu talepler arasında Lübnan’daki askeri operasyonların sürdürülmesi, Gazze Şeridi’ne ilişkin anlaşmanın İsrail lehine yeniden düzenlenmesi ve Batı Şeria’da ilhak yönünde ilerleyen yerleşim projelerine onay verilmesi yer alıyor. Bu çerçevede İsrail’in, Lübnan, Gazze Şeridi ve Batı Şeria’nın İran ile yapılabilecek herhangi bir anlaşmanın dışında tutulmasını isteyebileceği ifade ediliyor.
Trump’ın tehditlerine boyun eğmemek
İsrail Kan 11 televizyonu, İran ile yakın ilişkilere sahip bir ülkenin yabancı bir diplomatına dayandırdığı haberinde, “İranlılar, Trump’ın aşağılayıcı ültimatomuna boyun eğmeyecek” değerlendirmesine yer verdi. Haaretz ve Yedioth Ahronoth gazeteleri de bu görüşe katılarak, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, müzakerelerin başarısız olması halinde İran’daki enerji tesisleri ve sivil altyapıya yönelik saldırılar için ABD Başkanı Donald Trump’tan onay almaya hazırlandığını yazdı.
İsrailli yetkililer, İran ile ABD arasındaki müzakerelerin kaçınılmaz olarak başarısız olacağını savunuyor. Buna gerekçe olarak tarafların uzlaşmaz tutumları gösterilirken, Tahran’ın 15 maddelik plan kapsamında kabul etmeye hazır olduğu azami seviyenin, Washington’un belirlediği asgari şartları karşılamadığı ifade ediliyor. Bu çerçevede İsrail’in, Tel Aviv’in ‘kirli operasyonlar’ yürütmekle görevlendirileceği yeni bir gerilim sürecine hazırlandığı belirtiliyor.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in, Haziran 2025’teki savaş sırasında aynı ifadeyi kullandığı ve bu sözlerin İsrail tarafından bir iltifat olarak kabul edildiği hatırlatılıyor. Bu nedenle söz konusu ifadenin bugün de itirazla karşılanmadığı, aksine benimsendiği kaydediliyor. Haberde ayrıca, İran’da üst düzey rejim yetkililerine yönelik suikastların İsrail tarafından gerçekleştirildiği, ABD’nin ise uluslararası kamuoyundaki tartışmalar nedeniyle bu tür operasyonlara doğrudan dahil olmak istemediği belirtiliyor. Bunun yanı sıra Washington’un, İran halkına zarar verebilecek altyapı yıkımlarını da doğrudan üstlenmeyerek bu tür adımları İsrail’e bıraktığı ifade ediliyor.
Gazze’ye bağlılık
Gazze Şeridi’nin orta kesiminde yer alan el-Bureyc Mülteci Kampı’ndaki bir çöp sahasında geri dönüştürülebilir malzeme arayan çocuklar (AFP)
İsrail’in bu alanda İran’a yönelik planının, daha önce ‘Dahiye doktrini’ olarak bilinen ve bu savaşla birlikte ‘Gazze modeli’ şeklinde anılan stratejiye dayandığı belirtiliyor. Bu yaklaşım, Beyrut’un güney banliyölerinde önceki operasyonlarda görüldüğü gibi, geniş çaplı ve yıkıcı bir imha politikasını ifade ediyor.
Ynet’in stratejik işler editörü Ron Ben-Yishai’ye göre, İsrail ordusu ile ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran’ın ulusal altyapısına kademeli zarar verecek hava saldırıları düzenlenmesi konusunda mutabakata vardı. Artarak derinleşmesi öngörülen bu hasarın, İran yönetimini vatandaşlarına elektrik, ulaşım ve ticaret gibi temel hizmetleri sağlayamaz hale getirebileceği ve bunun da rejimin varlığını ciddi şekilde tehdit edebileceği değerlendiriliyor.
Ben-Yishai, bu stratejinin temel sorununun zaman alması olduğunu belirtti. Bu sürecin, İran yönetimine ve halkına duruma uyum sağlama ve geçici çözümler üretme imkânı tanıyabileceğini ifade eden Ben-Yishai, aynı zamanda petrol ve gaz krizinin derinleşmeye devam edeceğini, İsrail’de hayatın aksayacağını ve ABD güçlerinin yıpranacağını kaydetti. Bu nedenle daha kısa sürede sonuç verecek alternatif bir stratejiye ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.
Dahiye doktrini
Beyrut’un güney banliyösünde Hizbullah mensuplarının yoğun olduğu iddia edilen bir bölgeden yükselen dumanlar (DPA)
Çatışmaları daha hızlı ve Washington ile Tel Aviv açısından kabul edilebilir koşullarda sona erdirebilecek seçeneklerden birinin, İsrail’de ‘Dahiye doktrini’ olarak bilinen yaklaşımın uygulanması olduğu belirtiliyor. Şarku'l Avsat'ın aldığı bilgiye göre bu ilke, başkentteki belirli mahalle ve bölgelerden, tercihen rejime yakın olduğu düşünülen yüz binlerce sivilin, tüm medya kanallarından yapılan ön uyarılarla toplu şekilde tahliye edilmesini öngörüyor.
Sivillerin tahliyesinin ardından ise söz konusu mahalle ya da bölgenin yoğun hava bombardımanıyla tamamen yok edilmesi hedefleniyor. Bu yöntemin, İkinci Lübnan Savaşı sırasında Beyrut’un güney banliyölerinde uygulanarak Hizbullah’ı ateşkese zorladığı, 2024 yılında Kuzeyin Okları Operasyonu kapsamında da geliştirilmiş bir versiyonuyla yeniden devreye sokulduğu ifade ediliyor.
Bu değerlendirmelerin, hassas istihbarat analizlerine dayandığı belirtilirken, çoğu askeri kökenli olan uzmanların, mevcut rejimin ne kadar süre ayakta kalacağı ve savaş sonunda belirlenecek uzlaşma şartlarının ne olacağı netleşmeden, İran’ın çevresi için oluşturduğu varoluşsal tehdidi ne zaman kaybedeceğini öngörmenin mümkün olmadığı görüşünde olduğu aktarılıyor.
Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu'nun açılışında konuşuyor (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Gazze Arap İslami İrtibat Komitesi Toplantısı (Türkiye Dışişleri Bakanlığı)
Fidan, Gazze Temas Komitesi toplantısı sonunda basın toplantısı düzenledi.
Filistin Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed Mustafa, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Antalya Diplomatik Forumu oturum aralarında bir toplantıda (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Erdoğan ile Dibeybe görüşmesinden (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)