İsrailli esirlerin ailelerinden Gazze'ye "nükleer bomba atılması" olasılığından söz eden Bakan'a tepki

"Tüm esirler ve kayıp kişilerin öldürülmesi çağrısında bulunan bakan, bugün bunun bedelini ödemeli"

(AA)
(AA)
TT

İsrailli esirlerin ailelerinden Gazze'ye "nükleer bomba atılması" olasılığından söz eden Bakan'a tepki

(AA)
(AA)

Gazze'deki İsrailli esirlerin aileleri, İsrailli aşırı sağcı Miras Bakanı Amihai Eliyahu'nun abluka altındaki Gazze Şeridi'ne nükleer bomba atılmasının olasılıklardan biri olduğu şeklindeki açıklamasına tepki gösterdi.

Filistin düşmanlığı ve aşırı sağcı görüşleriyle öne çıkan Otzma Yehudit (Yahudi Gücü) partisinden koalisyon hükümetinde yer alan Eliyahu, katıldığı bir radyo programında Gazze Şeridi'ne nükleer bomba atılmasının olasılıklardan biri olduğunu ve bölgede yaşayan Filistinlilerin ya İrlanda'ya ya da çöle gitmesi gerektiği yönünde skandal sözlere imza atmıştı.

Gazze'deki İsrailli esirlerin aileleri yaptığı yazılı açıklamada, Eliyahu'nun söz konusu sözlerini, "Şok edici" olarak nitelendirdi.

"Başbakan'ı (Netanyahu) esirlere ve kayıp kişilere zarar vermek isteyen bakanlara karşı derhal harekete geçmeye çağırıyoruz." ifadelerine yer verilen açıklamada, "Tüm esirler ve kayıp kişilerin öldürülmesi çağrısında bulunan Bakan, bugün bunun bedelini ödemeli." denildi.

"İsrail'de Kaliteli Yönetim Hareketi" isimli sivil toplum kuruluşu da yazılı açıklamasında, "Bakan Eliyahu'nun açıklaması, hükümetin esirler ve kayıp kişilerin iadesine yönelik temel taahhüdünden tamamen vazgeçtiğini temsil ediyor." görüşünü paylaştı.

"(Bakan'ın) Söylediği her söz açıkça hükümetin tutumunu yansıtıyor." denilen açıklamada, böyle bir iftira atıldığında İsrail hükümeti ve devletine verilen zararın çok büyük olduğu kaydedildi.

İsrail'deki "Silah Arkadaşları Hareketi" de açıklamasında, "Eğer Netanyahu ve (Bakan Benny) Gantz gerçekten bugünlerde var olan göreceli ulusal fikir birliğini ve dünyayla ilişkileri korumak istiyorlarsa, Eliyahu'yu hemen şimdi görevden almalı." ifadelerini kullandı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ofisi, söz konusu konuya dair abluka altındaki "Gazze Şeridi'ne nükleer silah atılmasının olasılıklardan biri olduğu" açıklaması yapan aşırı sağcı Miras Bakanı Amihai Eliyahu'nun süresiz olarak kabine toplantılarından uzaklaştırıldığını bildirmişti.

Eski Başbakan Yair Lapid de Eliyahu'nun sözlerini "sorumsuz bir bakanın korkunç ve çılgınca bir açıklaması" olarak nitelendirmişti.

Lapid, Başbakan Netanyahu'ya seslenerek "Netanyahu onu (Eliyahu) bu sabah kovmalı." ifadelerini kullanmıştı.

Savunma Bakanı Yoav Gallant ise X sosyal medya platformundan Eliyahu'nun sözlerinin "asılsız ve sorumsuz" olduğunu ve bunu kınadığını kaydetmişti.



Rusya’nın Finlandiya sınırına yakın bir limanına İHA saldırısı düzenlendi

Ukrayna askeri birlikleri arasında İHA saldırı sistemi yaygınlaştı (EPA)
Ukrayna askeri birlikleri arasında İHA saldırı sistemi yaygınlaştı (EPA)
TT

Rusya’nın Finlandiya sınırına yakın bir limanına İHA saldırısı düzenlendi

Ukrayna askeri birlikleri arasında İHA saldırı sistemi yaygınlaştı (EPA)
Ukrayna askeri birlikleri arasında İHA saldırı sistemi yaygınlaştı (EPA)

Rus yetkililer bu sabah erken saatlerde, Finlandiya sınırına yakın Leningrad bölgesine düzenlenen insansız hava aracı (İHA) saldırısının ardından Primorsk limanında yangın çıktığını bildirdi.

Leningrad Valisi Alexander Drozdenko, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, Rusya'nın kuzeybatısındaki Leningrad bölgesinin semalarında gece boyunca "50'den fazla İHA’nın" imha edildiğini belirtti. Ayrıca, "Primorsk limanında bir yakıt tankının hasar gördüğünü ve yangına neden olduğunu" bildiren Drozdenko, işçilerin tahliye edildiğini ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre bu liman, Baltık Denizi'nde Finlandiya sınırı ile St. Petersburg şehri arasında yer almaktadır. Leningrad'da daha önce Ukrayna saldırıları olduğuna dair haberler olsa da bölge Şubat 2022'de başlayan Rus-Ukrayna savaşında önemli bir cephe değildir.


Londra polisi: Bir Yahudi örgütüne ait dört ambulans ateşe verildi

İnternette dolaşan bir fotoğrafta Londra'da ambulansların alevler içinde olduğu görülüyor
İnternette dolaşan bir fotoğrafta Londra'da ambulansların alevler içinde olduğu görülüyor
TT

Londra polisi: Bir Yahudi örgütüne ait dört ambulans ateşe verildi

İnternette dolaşan bir fotoğrafta Londra'da ambulansların alevler içinde olduğu görülüyor
İnternette dolaşan bir fotoğrafta Londra'da ambulansların alevler içinde olduğu görülüyor

Londra polisi bugün yaptığı açıklamada, Kuzey Londra'da bir Yahudi örgütüne ait dört ambulansın ateşe verildiğini ve olayın Yahudi karşıtı nefret suçu olarak değerlendirildiğini belirtti.

Metropolitan Polisi yaptığı açıklamada, "Golders Green bölgesinde Yahudi Topluluğu Ambulans Servisi'ne ait dört araca yönelik kundaklama saldırısının ardından soruşturma başlatıldığını" belirtti. Polis, "Ekipler olay yerinde bulunmaya devam ediyor ve kasıtlı kundaklama saldırısı, Yahudi karşıtı nefret suçu olarak değerlendiriliyor" ifadesini kullandı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre ambulanslar, tıbbi acil durumlara müdahale eden kar amacı gütmeyen gönüllü bir kuruluş olan Hatzola'ya ait.


 ABD, Hürmüz Boğazı’nı açmak için beş kritik seçeneği değerlendiriyor

Hürmüz Boğazı yakınlarında Basra Körfezi’nde seyreden yük gemileri (Reuters)
Hürmüz Boğazı yakınlarında Basra Körfezi’nde seyreden yük gemileri (Reuters)
TT

 ABD, Hürmüz Boğazı’nı açmak için beş kritik seçeneği değerlendiriyor

Hürmüz Boğazı yakınlarında Basra Körfezi’nde seyreden yük gemileri (Reuters)
Hürmüz Boğazı yakınlarında Basra Körfezi’nde seyreden yük gemileri (Reuters)

ABD’nin İran’a yönelik askeri harekâtı devam ederken, Hürmüz Boğazı bu savaşta en kritik cephe olarak öne çıkıyor.

Amerikan ve İsrail hava saldırılarına karşı İran, büyük ölçüde boğaza abluka uygulayarak petrol sevkiyatlarını engelledi ve benzin fiyatlarının hızla yükselmesine neden oldu. Savaşın üçüncü haftasına yaklaşılırken, ABD Başkanı Donald Trump, boğazı yeniden açmak için liderlik becerilerini sınayan bir dizi askeri ve diplomatik seçeneği değerlendiriyor.

ABD, sorunu çözmek için bölgeye askeri kaynaklarını sevk ediyor ve İran güçleri ile tesislerine yönelik saldırılar gerçekleştiriyor. Amaç, boğazı yeniden açmak ve Beyaz Saray üzerindeki ekonomik ve siyasi baskıları hafifletmek. Ayrıca Trump, müttefiklerini boğazda petrol tankerlerini korumak için savaş gemileri göndermeye zorladı. Ancak daha önce bu ülkelere defalarca cezai tarifeler uygulamış ve tehditler savurmuş olması, müttefiklerden büyük bir destek görmesini engelledi.

fervgf
NASA tarafından çekilen Hürmüz Boğazı uydu görüntüsü (DPA)

Trump, geçtiğimiz Cuma günü, boğazın yeniden açılmasını kullanan ülkelerin sorumluluğuna bırakacağını belirterek ABD’nin doğrudan kullanmadığını söyledi. Sosyal medyada, “Bize ihtiyaç duyulursa, bu ülkelerin Hürmüz’deki çabalarına yardımcı oluruz, ama İran tehdidi ortadan kalktığında bunun gerekli olmayacağını” yazdı. Bu, Trump yönetiminin savaş konusundaki çelişkili mesajlarından sadece biri.

Boğazı açmak için değerlendirilen seçenekler

Tüm seçenekler karmaşık ve yüksek riskli; hiçbirinin savaşı hızlıca sona erdireceğinin garanti etmiyor.

1. Tehditleri yok etmek

ABD donanması, ticaret gemilerini boğaza eşlik ettirmeden önce, İran’ın füze ve insansız hava aracı kapasitesini mümkün olduğunca yoklamak istiyor.

  • Son günlerde Amerikan savaş uçakları, İran’ın güney hattındaki füze rampalarına yoğun bombardıman düzenledi.
  • ABD Merkezi Komutanlığı, F-15E bombardıman uçaklarının 5 bin pound (2 bin 274 kilogram) ağırlığında bombalar kullanarak yeraltındaki “cruise” füzeleri ve destek ekipmanlarını imha ettiğini açıkladı.
  • Genelkurmay Başkanı General Dan McKenzie, İran’ın füze fırlatma kapasitesinin savaşın başından bu yana yüzde 90 azaldığını belirtti; ancak İran güçlerinin hâlâ sınırlı bir ateş gücüne sahip olduğunu kabul etti.

Bölgesel bazı müttefikler, Apache helikopterleri kullanarak tek yönlü saldırı insansız hava araçlarını hedef alıyor; bu araçlar İran’ın en güçlü deniz tehditlerinden biri.

gffg
11 Mart 2026’ta Birleşik Arap Emirlikleri’nin Hürfakan’dan görülen Hürmüz Boğazı’nda petrol tankerleri ve yük gemileri sıralanıyor (AP)

2. Boğazı mayınlardan temizlemek

ABD yetkilileri, İran’ın boğaza mayın yerleştirip yerleştirmediği konusunda fikir ayrılığı yaşıyor.

  • İstihbarat yetkilileri “evet” diyor, Pentagon yetkilileri ise kesin kanıt görmediklerini belirtiyor.
  • Mayın temizleme süreci haftalar sürebilir ve ABD denizcilerini doğrudan tehlikeye atabilir.

İran’ın farklı tipte mayınları bulunuyor:

  • Küçük yapışkan mayınlar, dalgıçlar tarafından geminin gövdesine yerleştiriliyor.
  • Su yüzeyine yakın yerleştirilen 100 pound (45,36 kg) ve üzeri patlayıcıya sahip mayınlar.
  • Deniz tabanına yerleştirilen gelişmiş mayınlar, manyetik, ses, basınç ve sismik sensörlerle tetikleniyor; patlama gücü yüzlerce pounda ulaşabiliyor.

Emekli Amiral John F. Kirby, “Sadece bir mayının geçmesi bile deniz taşımacılığını felç edebilir. Korku, nakliyeyi durdurabilir” dedi.

fdfv
ABD’nin HIMARS füze sistemi İran topraklarına doğru füzelerini fırlatıyor (DPA)

3. Hızlı bot filosu

Pentagon, savaşın ilk saatlerinden itibaren İran donanmasını hedef alarak 120’den fazla gemiyi imha etti veya hasar verdi. Ama İran Devrim Muhafızları yüzlerce hızlı bot bulunduruyor.

  • Hızlı botlar, roketatarla donatıldığında tanker veya savaş gemisine ölümcül saldırı düzenleyebilir.
  • ABD hava kuvvetleri, A-10 Warthog uçaklarını düşük irtifada uçurarak hızlı botları hedef alıyor.
  • Botlar bazı sivillere yakın limanlarda konuşlandırıldığından, saldırılar sırasında siviller risk altında.

bgf
Tayland bayraklı yük gemisi “Mayuri Nari”, Hürmüz Boğazı’nda İran füzelerinin isabet etmesi sonucu yanıyor (AP)

4. Hark Adası’nın işgali

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper, Hark Adası’ndaki askeri tesislere yönelik saldırıda 90’dan fazla hedefin yok edildiğini belirtti. Bu tesisler, mayın ve füze depolarını içeriyor.

  • Bu saldırı, adanın savunmasını zayıflattı. Trump, adayı kontrol etme ve İran petrol ekonomisini boğma tehdidini değerlendiriyor.
  • Operasyon, yaklaşık 2 bin 200 deniz piyadesi ve üç savaş gemisi ile gerçekleştirilecek; helikopterler, dronlar ve savaş uçakları destek sağlayacak.
  • ABD, önümüzdeki ay bölgeye 2 bin 500 ek deniz piyadesi göndermeyi planlıyor. Alternatif olarak, özel harekât birlikleri ve 82. Hava İndirme Tümeni gibi elit askerler adayı ele geçirebilir.

5. Petrol tankerlerini koruma

Trump, boğazdan tanker geçişini “basit bir askeri operasyon” olarak tanımladı; ancak deniz uzmanlarına göre bu en karmaşık seçeneklerden biri.

  • Operasyon, sadece destroyer ve sahil savaş gemilerini değil, aynı zamanda taarruz uçaklarını da gerektiriyor.
  • Bölgede yaklaşık 12 destroyer ve sahil savaş gemisi konuşlandırılmış durumda; daha fazla gemi gönderilebilir ama bu haftalar alabilir.
  • Bir destroyer, Aegis savaş sistemi ile kara hedeflerini ve İran’dan gelen tehditleri takip ederek koruma sağlayabilir.
  • Tanker başına 5-6 gemi eşlik etmesi gerekebilir; geçiş süresi 10-12 saat sürebilir.

Geçmişte, 1980’lerde İran-Irak arasında “Tanker Savaşı” sırasında ABD, Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’ndan yeniden kayıtlı Kuveyt tankerlerini geçirmişti.