Zengin Çinliler, yurtdışına para akıtıyor: "Ülkeden ayda 50 milyar dolar çıkıyor"

Külçe altınlar, sigorta poliçeleri ve Tokyo'da lüks daireler…

NYT'nin aktardığına göre külçe altın satışlarında bankaların sunduğu fiyatlar yüzde 7'ye varan oranda değişebiliyor (Reuters)
NYT'nin aktardığına göre külçe altın satışlarında bankaların sunduğu fiyatlar yüzde 7'ye varan oranda değişebiliyor (Reuters)
TT

Zengin Çinliler, yurtdışına para akıtıyor: "Ülkeden ayda 50 milyar dolar çıkıyor"

NYT'nin aktardığına göre külçe altın satışlarında bankaların sunduğu fiyatlar yüzde 7'ye varan oranda değişebiliyor (Reuters)
NYT'nin aktardığına göre külçe altın satışlarında bankaların sunduğu fiyatlar yüzde 7'ye varan oranda değişebiliyor (Reuters)

ABD'nin önde gelen gazetelerinden New York Times (NYT), Çinli zenginlerin ülkenin "ekonomik ve siyasi geleceğinden endişelenerek" yatırımlarını yurtdışına aktardığını yazdı. 

Japonya merkezli çevrimiçi gayrimenkul platformu Shenjumiaosuan'ın yöneticisi Zhao Jie, başkent Tokyo'da 3 milyon dolar ve üzerinde değere sahip lüks dairelerin çoğunun Çinli zenginler tarafından satın alındığını söyledi.

Jie, yatırımcıların bu miktarları "bavullar dolusu nakitle" ödediğini belirterek, pandemi öncesi dönemde Çinlilerin genelde 300 bin dolar ve altındaki stüdyo daireleri tercih ettiğine dikkat çekti.

NYT'nin paylaştığı rakamlara göre, Çin'deki zengin aileler ve özel sektördeki şirketler, bu yıl yurtdışına her ay yaklaşık 50 milyar dolar civarında yatırım yaptı.

Öte yandan haberde, Pekin yönetiminin yurtdışında otel ya da ofis binası satın alınması gibi yatırımlara izin vermediği, bu yüzden zenginlerin farklı yöntemlerle paraları yabancı ülkelere aktardığı belirtildi.

Bu yöntemlerden biri külçe altın satın alıp yurtdışına göndermek. Haberde, külçe altına talebin artması nedeniyle Çin'deki bankalar arasında altın satışı rekabeti başladığına da dikkat çekildi. 

Başvurulan bir diğer yöntemse, Çin'in Hong Kong Özel İdari Bölgesi'ndeki bankalarda hesap açıp, bunlar üzerinden yurtdışında farklı sigorta ürünlerine yatırım yapmak. Hong Kong yönetiminin verilerine göre, Çin anakarasından yatırımcılara satılan sigorta poliçelerinde bu yılın ilk yarısında, 2019'un aynı dönemine kıyasla yüzde 21,3 artış yaşandı. 

Öte yandan uzmanlar, Çin'den yurtdışına hızlı para akışının ülkenin 17 trilyon dolarlık ekonomisi için yakın vadede risk oluşturmadığını söyledi.  

Çin merkezli Hang Seng Bank'in başekonomisti Wang Dan, ülke dışına akıtılan para miktarının devlet için "gayet kontrol edilebilir düzeyde olduğunu" savundu.

Ancak NYT, yoğun para çıkışının devam etmesinin uzun vadede Çin'de finansal sorunlara yol açabileceğine işaret etti. 

Haberde, Çin'de 2015'te borsanın çökmesinin ardından yüklü miktarda paranın ülke dışına çıkarıldığı, Çin Merkez Bankası'nın da yuanın değerini tekrar istikrarlı hale getirmek için döviz rezervlerinden ayda 100 milyar dolara yakın harcama yaptığı hatırlatıldı.

Yuan, eylülde ABD doları karşısında son 16 yılın en düşük seviyesine gerilemişti. 

Independent Türkçe



Arakçi: Protestolar şiddete dönüştü, ancak durum kontrol altında

İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
TT

Arakçi: Protestolar şiddete dönüştü, ancak durum kontrol altında

İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)
İran'da sosyal medyada dolaşan bir videodan alınan karede, artan baskıya rağmen protestocuların sokaklara döküldüğü görülüyor (AP)

İran Dışişleri Bakanı dün yaptığı açıklamada, ülkedeki protestoların “başka bir aşamaya” girdiğini ve 1 Ocak'tan bu yana şiddete dönüştüğünü söyledi.

Tahran'daki diplomatik misyon başkanlarıyla yaptığı toplantıda bakan, yetkililerin protestolara ilk aşamalarında diyalog ve reform önlemleriyle yanıt verdiğini ifade etti.

Arakçi şöyle devam etti: “(ABD Başkanı Donald) Trump müdahale etmekle tehdit ettiğinden beri, İran'daki protestolar müdahaleyi meşrulaştırmak için kanlı şiddete dönüştü.” Ve ekledi: “Teröristler protestocuları ve güvenlik güçlerini hedef aldı.”

Bakan, “durumun tamamen kontrol altında olduğunu” vurguladı.

Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü dün yaptığı açıklamada, en az 192 protestocunun öldüğünü doğruladığını, ancak gerçek kurban sayısının çok daha yüksek olabileceği konusunda uyararak, olayı "katliam" ve "İran halkına karşı işlenmiş büyük bir suç" olarak kınadı.

Protestolar, 28 Aralık'ta Tahran'da, kötüleşen döviz kuru ve satın alma gücündeki düşüş nedeniyle Tahran çarşısındaki tüccarların greviyle başladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre protestolar aaha sonra 1979'dan beri iktidarda olan yetkililere karşı siyasi sloganlar atılan bir harekete dönüştü.

İnterneti izleyen sivil toplum kuruluşu NetBlocks'a göre, yetkililer protestolara yanıt olarak interneti 72 saatten fazla süreyle kesintiye uğrattı. İran İnsan Hakları Örgütü, 2 bin 600'den fazla protestocunun gözaltına alındığını bildirdi.


Danimarka Başbakanı: Grönland "kritik bir anla" karşı karşıya

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
TT

Danimarka Başbakanı: Grönland "kritik bir anla" karşı karşıya

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen (AFP)

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen dün yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı ilhak etme girişiminde bulunması nedeniyle, özerk bölge Grönland'ın “karar anı” ile karşı karşıya olduğunu söyledi.

Frederiksen, diğer Danimarka partilerinin liderleriyle yaptığı görüşmede, “Grönland konusunda bir anlaşmazlık var... Bu, görünenden öteye geçen, belirleyici bir an” ifadesini kullandı.

Frederiksen bu hafta başında, ABD'nin bir NATO üyesine saldırmasının "her şeyin sonu" anlamına geleceğini, özellikle de NATO'nun ve İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinden sonra kurulan güvenlik sisteminin bitireceğini açıklamıştı.

Trump, Rusya ve Çin'in Kuzey Kutbu'nda oluşturduğu tehdidin giderek artması nedeniyle, Washington'un, bakir kaynaklar açısından zengin kutup adasını kontrol etmesinin ABD'nin ulusal güvenliği için hayati önem taşıdığına inanıyor. Perşembe günü The New York Times'a verdiği röportajda Trump, NATO'nun birliğini korumak ile Danimarka topraklarını kontrol etmek arasında bir seçim yapmak zorunda kalabileceğini kabul etti.

Frederiksen, Facebook ve Instagram'da yayınladığı bir mesajda, "Danimarka sadık ve kararlı bir müttefiktir. Büyük bir yeniden silahlanma sürecinden geçiyoruz ve Arktik dahil olmak üzere gerekli olduğu her yerde değerlerimizi savunmaya hazırız“ diyerek, ”Uluslararası hukuka ve halkların kendi kaderini tayin hakkına inanıyoruz ve bu nedenle egemenlik, kendi kaderini tayin ve toprak bütünlüğü ilkelerini savunuyoruz" ifadelerini kullandı.

Grönland halkı, Amerika Birleşik Devletleri'ne katılmayı defalarca reddetti. Grönland gazetesi Sermitsiaq'ın Ocak 2025'te yayınladığı bir ankete göre, ada nüfusunun %85'i gelecekte Amerika Birleşik Devletleri'ne katılmaya karşı çıkarken, sadece %6'sı bu adımı destekledi.


Trump, Venezuela'nın geçici cumhurbaşkanıyla görüşmeye açık olduğunu ifade etti

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
TT

Trump, Venezuela'nın geçici cumhurbaşkanıyla görüşmeye açık olduğunu ifade etti

ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, yönetiminin Venezuela'nın geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodríguez ile iyi bir iş birliği içinde olduğunu belirterek, onunla görüşmeye açık olduğunu ifade etti.

Trump, Air Force One uçağında gazetecilere verdiği demeçte, "Venezuela ile ilişkilerimiz çok iyi gidiyor. Liderlikle çok iyi çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.

Devrik Başkan Nicolás Maduro'nun yardımcısı olan Rodríguez ile görüşmeyi planlayıp planlamadığı sorulduğunda ise “Bir ara bunu yapacağım” cevabını verdi.

Rodríguez, Maduro ve eşi 3 Ocak'ta tutuklandıktan sonra geçici başkan olarak yemin etti ve o zamandan beri, Venezuela'nın devasa petrol rezervlerini özellikle kullanmak isteyen Washington ile çeşitli konularda müzakerelere başladı.

Karakas, 2019'dan beri kesik olan ABD ile diplomatik ilişkilerini yeniden başlatmak amacıyla bir “keşif sürecine” karar verirken, Washington'a “bağımlı” olmadığını vurguladı.

Beyaz Saray'da cuma günü düzenlenen bir toplantıda Donald Trump, büyük petrol şirketlerinin yetkililerini Venezuela'ya yatırım yapmaya çağırdı, ancak temkinli yanıtlar aldı.

Exxon Mobil CEO'su Darren Woods, Venezuela'yı derin reformlar yapılmadan “yatırım için elverişsiz” bir ülke olarak nitelendirdi ve bu sözleri başkanın tepkisini çekti.

Donald Trump dün yaptığı açıklamada, “Bildiğiniz gibi, bunu yapmak isteyen birçok kişi var, bu yüzden muhtemelen (Exxon'u) hariç tutmaya meyilliyim. Onların yanıtını beğenmedim” dedi.

Uzmanlar, yıllarca süren kötü yönetim ve yaptırımların ardından Venezuela'nın petrol altyapısının harap olduğunu vurguluyor.