Kiev Belediye Başkanı, Zelenski'nin bir otokrata dönüştüğünü söyledi

Eski ağır sıklet boks şampiyonu, "Bir noktada artık her şeyin tek bir adamın hevesine bağlı olduğu Rusya'dan hiçbir farkımız kalmayacak" dedi

Zelenski, sağ tarafta Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Kara Kuvvetleri Komutanı Albay General Oleksandr Sırski ve Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkan Yardımcısı Roman Mashovets, Kupyansk'a yaptıkları ziyarette cephenin haritasına bakıyor (AP)
Zelenski, sağ tarafta Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Kara Kuvvetleri Komutanı Albay General Oleksandr Sırski ve Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkan Yardımcısı Roman Mashovets, Kupyansk'a yaptıkları ziyarette cephenin haritasına bakıyor (AP)
TT

Kiev Belediye Başkanı, Zelenski'nin bir otokrata dönüştüğünü söyledi

Zelenski, sağ tarafta Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Kara Kuvvetleri Komutanı Albay General Oleksandr Sırski ve Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkan Yardımcısı Roman Mashovets, Kupyansk'a yaptıkları ziyarette cephenin haritasına bakıyor (AP)
Zelenski, sağ tarafta Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Kara Kuvvetleri Komutanı Albay General Oleksandr Sırski ve Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkan Yardımcısı Roman Mashovets, Kupyansk'a yaptıkları ziyarette cephenin haritasına bakıyor (AP)

Eski bir ağır sıklet boks şampiyonu olan Kiev Belediye Başkanı Vitali Kliçko, Volodimir Zelenski'nin giderek otokratikleştiğini ve Ukrayna'yı artık Rusya'dan farkı kalmayacağı noktaya doğru ittiğini iddia etti.

Rusya'nın yaklaşık iki yıl önceki istilasından bu yana Ukrayna Devlet Başkanı'na yönelik eşi benzeri görülmemiş bu eleştiri, Kiev'in Vladimir Putin güçlerine karşı başlattığı karşı saldırının durakladığı bir dönemde geldi. Kliçko, İsviçre'nin yayın organı 20 Minuten'e şöyle dedi:

İnsanlar kimin etkili olup kimin olmadığını görmeye başladı. Çok fazla beklenti vardı ve hâlâ da var. Zelenski yaptığı hataların bedelini ödüyor.

Kliçko, kendisini Kiev'in bomba sığınaklarının bakımını istenilen düzeyde yapmamakla suçlayan Zelenski'yle geçen kıştan bu yana anlaşmazlık içinde. 
Ancak Kiev Belediye Başkanı'nın sözlerinin gücü, Zelenski'nin savaş uzun süredir devam ederken Zelenski'nin ülke yönetimini aynı noktada tutmakla ilgili yaşadığı zorlukların altını çiziyor.

Alman haber dergisi Der Spiegel'e konuşan Kliçko, Zelenski'nin Ukrayna için tehlikeli olabilecek otoriter eğilimler gösterdiğini söyledi ancak neyi kastettiği belli değildi.

Kliçko, Alman Der Spiegel dergisine verdiği başka bir röportajda, "Bir noktada artık her şeyin tek bir adamın hevesine bağlı olduğu Rusya'dan hiçbir farkımız kalmayacak" dedi.

The Economist'in geçen ay aktardığı Ukrayna'da yapılan bir kamuoyu oylamasına göre Zelenski'nin güvenilirlik oranı aylardır düşme eğilimi göstererek yüzde 32'ye geriledi.

Kliçko, açıklamalarına rağmen Zelenski'nin savaş bitene kadar görevden ayrılmasını istemediğini de söyledi.

Ukrayna'da martta cumhurbaşkanlığı seçimi yapılması gerekiyordu ancak Rusya'nın istilası sırasında yürürlüğe giren sıkıyönetim altında seçimler yasaklanmıştı. Zelenski yönetimi, çok sayıda askerin cephede olması ve milyonlarca Ukraynalının ülkeyi terk etmek zorunda kalması nedeniyle oylamanın adil olmayacağını savunmuştu.

The Independent'a konuşan Ukraynalı muhalefet lideri Kira Rudik de Zelenski'nin azalan popülaritesine rağmen seçim yapılmasına karşı olduğunu söyledi.

Rudik, "Jeopolitik açıdan bakıldığında, seçimleri sadece kontrolümüzdeki bölgelerde yapmamız çok tehlikeli olur" dedi.

Bu, Ukrayna'nın işgal altındaki toprakları kapsamadığını kabul ettiğimiz anlamına gelir.

Ukraynalı siyasetçilerin savaş döneminde siyasi kampanyalar için para harcamalarının da halk tarafından "çılgınlık" olarak görüleceğini sözlerine ekledi.

Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Başkomutanı Valeri Zalujni'nin geçen ay cephe hattının pat durumuna girdiğini söylediği için eleştirilmesinin ardından Kliçko, Devlet Başkanı'yla - tartışmaya giren ikinci önemli yetkili oldu.

Zelenski savaşın çıkmaza girdiğini reddetti ancak geçen hafta karşı saldırının "istenen sonuçları" elde etmekte başarısız olduğunu kabul etmişti.

Independent Türkçe 



Minnesota'da bir yargıç, göçmenlik uygulamalarına yönelik operasyonların askıya alınması talebini reddetti

Minneapolis'te meydana gelen silahlı saldırı olayının ardından, güvenlik güçleri göz yaşartıcı gazın ortasında bekliyor (Arşiv- AP)
Minneapolis'te meydana gelen silahlı saldırı olayının ardından, güvenlik güçleri göz yaşartıcı gazın ortasında bekliyor (Arşiv- AP)
TT

Minnesota'da bir yargıç, göçmenlik uygulamalarına yönelik operasyonların askıya alınması talebini reddetti

Minneapolis'te meydana gelen silahlı saldırı olayının ardından, güvenlik güçleri göz yaşartıcı gazın ortasında bekliyor (Arşiv- AP)
Minneapolis'te meydana gelen silahlı saldırı olayının ardından, güvenlik güçleri göz yaşartıcı gazın ortasında bekliyor (Arşiv- AP)

Bir ABD yargıcı dün, Minnesota'nın Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatı'nı (ICE) eyaletteki göçmenlerin gözaltına alınmasını ve sınır dışı edilmesini durdurmaya zorlama girişimini reddetti.

Bu arada başka bir yargıç, Minneapolis'te göçmenlik polisi tarafından gözaltına alınan ve mavi şapka takarken çekilmiş fotoğrafı viral olan bir çocuğun serbest bırakılması kararı verdi. Yargıç kararında, "mutlak iktidara duyulan kötü niyetli açlığı" kınadı.

Trump yönetimi, Minnesota'da yasadışı göçmenleri aramak için geniş çaplı bir kampanya başlattı ve görevlendirdiği federal güçler operasyonlar sırasında binlerce kişiyi gözaltına aldı ve iki Amerikan vatandaşı öldürüldü; bu durum kamuoyunda ve siyasi çevrelerde geniş çaplı öfkeye yol açtı.

Federal Yargıç Katherine Menendez, eyaletin geçici tedbir kararı talebine ilişkin kararında şunları belirtti: "Mahkeme, zararların dengesinin ihtiyati tedbiri ezici bir şekilde desteklemediğini tespit etmiştir."

Minnesota, bir ay süren federal güvenlik operasyonunun eyalet egemenliğini ihlal ettiğini savundu. Menendez, ihtiyati tedbir kararı vermeme kararının, eyaletin genel davası hakkında nihai bir karar olmadığını açıkladı. Ayrıca, Minnesota'nın yasadışı göçmenliğe karşı yürüttüğü operasyonun yasayı ihlal edip etmediği konusunda da bir karara varmadı. Bu karar, cuma günü on binlerce Minnesota sakininin operasyona karşı katıldığı büyük bir protestonun ardından geldi.

Minnesota'nın en büyük şehri ve güvenlik operasyonunun ana merkezi olan Minneapolis'in belediye başkanı, yargıcın kararına ilişkin yaptığı yorumda, "Elbette hayal kırıklığına uğradık" dedi. Jacob Frey açıklamasında, "Bu karar, buradaki insanların yaşadıklarını değiştirmiyor: korku, kargaşa ve Minneapolis'te yeri olmayan federal operasyonun neden olduğu zarar"ifadesini kullandı. Buna karşılık, Adalet Bakanı Pam Bondi kararı "muazzam" bir hukuki zafer olarak nitelendirdi.

Maskeli ve makineli tüfekli federal ajanlar tarafından Renee Goode ve Alex Peretti'nin öldürülmesi ülke çapında büyük bir öfkeye yol açtı ve Başkan Donald Trump'ı Minnesota'daki Gümrük ve Sınır Koruma operasyonlarının başkanı Gregory Bovino'yu görevden alıp yerine kendi yönetimindeki sınır güvenliği başkanı Tom Homan'ı atamaya sevk etti.

Trump dün, protestocuları "isyancı" olarak nitelendirerek, Truth Social platformu aracılığıyla federal güçlerin onlarla mücadelede polise yardımcı olmaya hazır olduğunu ifade etti.

Polis operasyonları, büyük kuzey şehri Minneapolis'te hayatı altüst etti; bazı sakinler tutuklanma korkusuyla evlerine hapsoldu. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre isminin açıklanmasını istemeyen Ana, "Böyle yaşamak, kendi evinizde bir mahkum olmak insanlık dışı" dedi. Meksikalı ailesi iki aydır evlerine hapsedilmiş durumda.

Bir başka kararda ise Federal Yargıç Fred Bailey dün, yetkililerin 5 yaşındaki Liam Conejo Ramos ve babasını salı gününe kadar serbest bırakmasına hükmetti.

20 Ocak'ta Minneapolis'in karla kaplı sokaklarında gözaltına alınmaları, özellikle "ICE" çetesinin üyeleriyle çevrili, başında tavşan kulaklı şapka takmış ve korkmuş görünen çocuğun fotoğrafının yayılmasının ardından, Amerika Birleşik Devletleri dışında geniş çaplı bir öfkeye yol açtı.

O zamandan beri baba ve oğul, Teksas'taki göçmen aileler için kurulmuş bir gözaltı merkezinde tutuluyor. Yargıç Bailey kararında, "Bu davanın temelinde, hükümetin günlük sınır dışı etme kotalarını kötü planlayıp uygulaması yatıyor; bu durum çocukların travma geçirmesine yol açsa bile" ifadelerini kullandı.


Tehditler arasında İran'da gizemli olaylar...

Tehditler arasında İran'da gizemli olaylar...
TT

Tehditler arasında İran'da gizemli olaylar...

Tehditler arasında İran'da gizemli olaylar...

İran'ın orta ve güney bölgelerinde gizemli patlamalar meydana geldi. Türkiye savaşı önlemek için dolaylı arabuluculuk teklifinde bulunurken, Washington ve Tahran arasındaki karşılıklı tehdit devam etti.

Devlet televizyonuna göre Bender Abbas şehrinde sekiz katlı bir konutta meydana gelen patlama iki katın yıkılmasına neden oldu.

Ülkenin güneybatısındaki Ahvaz'da meydana gelen bir patlamada ise dört kişi hayatını kaybetti. Tahran'ın güneybatısındaki Parand kasabasında kuraklık nedeniyle bir nehrin kıyısında kuruyan sazların yanması sonucu yoğun dumanlar yükseldi. Kum şehrinde ise sosyal medya kullanıcıları, yükselen siyah duman bulutlarını ve patlama seslerini gösteren videolar paylaştı.

Olaylarla ilgili çeşitli söylentiler dolaşırken, Tesnim haber ajansı Devrim Muhafızları deniz kuvvetleri komutanı Ali Reza Tengsiri'nin suikasta uğradığı haberini hemen yalanladı. İki Amerikalı ve İsrailli yetkili de ülkelerinin patlamalarla bağlantısının olmadığını belirtti.

Patlamalar, ABD'nin İran'a karşı bölgede askeri yığınağını sürdürdüğü ve İran askeri yetkililerinin "Tel Aviv'in kalbinde" herhangi bir saldırıya karşılık verecekleri tehdidinde bulunduğu bir dönemde karşılıklı tehditlerin ortasında meydana geldi.

Ankara, bölgede savaşı önlemek ve yeni müzakere turlarını canlandırmak için bölgesel bir iletişim kanalı kurmaya çalışıyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu, resmi gazetesi aracılığıyla "teslimiyeti" reddettiğini açıklarken, İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani, Amerika Birleşik Devletleri ile müzakerelerde "ilerleme" kaydedildiğinden bahsetti.


Trump: İran bizimle görüşüyor ve bir şeyler yapabilir miyiz göreceğiz

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
TT

Trump: İran bizimle görüşüyor ve bir şeyler yapabilir miyiz göreceğiz

ABD Başkanı Donald Trump (AFP)
ABD Başkanı Donald Trump (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Tahran'ı askeri saldırıyla tehdit ettikten ve bölgedeki güçlerini takviye ettikten sonra, iki taraf arasında çeşitli ülkeler tarafından yoğun diplomatik çabalar sürdürülürken, İran'ın ABD ile "görüşmelerde" bulunduğunu söyledi.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD Başkanı Fox News'e verdiği demeçte, Tahran'ın "bizimle görüşüyor, bir şeyler yapıp yapamayacağımıza bakacağız, aksi takdirde ne olacağını göreceğiz" diyerek, "oraya doğru giden büyük bir filomuz var" ifadesini yineledi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan dün yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail'in düşmanlığı ve husumeti artırma ve savaş dayatma yolunda ilerlemeye devam ettiğini belirtti.

Pezeşkiyan, Mısırlı mevkidaşı Abdülfettah el-Sisi ile yaptığı telefon görüşmesinde, İran'ın sorunlara diplomatik çözümlere savaştan daha fazla öncelik verdiğini belirterek, ülkesinin savaş istemediğini ve istemeyeceğini, çünkü bunun "İran'ın, Amerika'nın veya bölgenin çıkarına olmadığını" ifade etti.

İran Cumhurbaşkanı, Tahran'ın önceliğinin "diplomasi yoluyla sorunları çözmek" olduğunu göz önünde bulundurarak, ABD ile görüşmelerin sakin bir ortamda yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Pezeşkiyan, "Umarız karşı taraf, Tahran'ın tehdit ve güç kullanarak müzakereye zorlanamayacağını ve İran topraklarına yönelik herhangi bir saldırı veya tahribatın kararlı ve güçlü bir karşılık bulacağını anlar" ifadelerini kullandı.