İsrail, Hamas'ı "operasyonlarını finanse etmek için" kripto para birimleri kullanmakla suçluyor

Ağustos 2021 ile Haziran 2023 arasında gözetimsiz olarak yaklaşık 134 milyon dolar toplandı

ABD'nin Hamas'ı "terör örgütü" olarak tanımlaması, şirketlerin ve finans kuruluşlarının harekete gönderilen her türlü fonu bildirmelerini gerektiriyor (AFP)
ABD'nin Hamas'ı "terör örgütü" olarak tanımlaması, şirketlerin ve finans kuruluşlarının harekete gönderilen her türlü fonu bildirmelerini gerektiriyor (AFP)
TT

İsrail, Hamas'ı "operasyonlarını finanse etmek için" kripto para birimleri kullanmakla suçluyor

ABD'nin Hamas'ı "terör örgütü" olarak tanımlaması, şirketlerin ve finans kuruluşlarının harekete gönderilen her türlü fonu bildirmelerini gerektiriyor (AFP)
ABD'nin Hamas'ı "terör örgütü" olarak tanımlaması, şirketlerin ve finans kuruluşlarının harekete gönderilen her türlü fonu bildirmelerini gerektiriyor (AFP)

İsrail'in 7 Ekim'den bu yana Gazze Şeridi'ndeki Filistinli gruplara karşı yürüttüğü şiddetli saldırılar devam ederken, Tel Aviv için tünel ağı kadar tehlikeli hale gelen internet alanında da daha az gaddar olmayan bir salgın daha alevleniyor.

İsrail tüm güvenlik, istihbarat ve siber yeteneklerini, Gazzelilerin enkaz ve hastane avlularına ilişkin uluslararası platformlarda yayımladığı fotoğraf ve videoları engellemek için değil, Gazze halkını yok etmek ve ortadan kaldırmak için kullanıyor.

İsrail, imkanlarını yıllar boyunca Gazze'de Hamas ve İslami Cihad'ı güçlendiren kripto para birimlerini kurutmak, engellemek ve onlara zulmetmek için kullanıyor.

Çünkü Gazze'deki gruplar bu yolla milyonlarca dolar değerinde fon ve bağış elde etti ve bu da şu ya da bu şekilde askeri silahlarının geliştirilmesine katkıda bulundu.

İsrail yasaları, Savunma Bakanı'na, bakanlığın "teröristlerle bağlantılı" olarak değerlendirdiği varlıklar için müsadere emri çıkarmasına izin veriyor.

Dijital biçimde mevcut olan kripto para birimlerinin herhangi bir fiziksel varlığı veya fiziksel para birimlerine benzer özellikleri yok, ancak çevrimiçi satın alımlarda diğer para birimleri gibi kullanılabilirler ve hatta geleneksel para birimlerine dönüştürülebilirler.

Kripto paraların seri numaraları yok ve hükümetler ve merkez bankaları tarafından kontrol edilmezler.

Bitcoin, yüzlerce benzer para birimi arasında en ünlü sanal para birimi olarak kabul ediliyor ve dünya çapında en büyük piyasa değerine sahip.

Kripto para birimlerinin Hamas ve İslami Cihad tarafından kullanılması, ABD ve Avrupa Birliği ülkelerinin "terörist örgütler" olarak tanımladığı iki hareketin, kovuşturmaya ve yaptırıma maruz kalmadan para toplamaya çalıştığı birçok yoldan birini temsil ediyor.

Modern strateji

Gözlemciler, 2013 yılında İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki Filistinli gruplara ekonomik baskı uyguladığını, onların finansman kaynaklarını kuruttuğunu, onlara yapılan mali transferleri kısıtladığını ve Gazze Şeridi'ne giden tünelleri kapattığını düşünüyor.

Tüm bunlar Şerit'teki Filistinli grupların son yıllarda ciddi bir mali krize girmesine katkıda bulundu ve bu da söz konusu grupları daha modern bir mali strateji sağlamaya ve genç teknik yetenekleri eğitmeye yöneltti.

Bunun sonucunda Filistinli gruplar rekor bir sürede kripto para birimleri dünyasına güçlü bir şekilde dahil olmayı başardı.

Gruplar başlangıçta para birimi tamamen gizlilik içinde alınıp satılan, herhangi bir gözetime tabi olmayan, merkezi otoritesi ya da yasal otoritesi olmayan Bitcoin'e odaklandı.

Dijital para birimi alanında lider şirket olan Elliptic'in web sitesinde, "İsrail'in, Hamas'ın askeri kolunun liderliğindeki bazı Filistinli gruplarla ilişkilendirdiği dijital para cüzdanlarının, Ağustos 2021 ile Haziran 2023 arasında yaklaşık 134 milyon dolar topladığı" belirtildi.

Şirketin araştırmacısı Arda Akartona, Hamas'ın "bugüne kadar kripto varlıklar aracılığıyla en başarılı bağış toplayanlar" arasında yer aldığını doğruladı.

Dijital varlıkları kayıt olmadan anonim olarak nakde dönüştüren yasa dışı para alışverişlerine ek olarak, her bir bağışçı için oluşturulan (tek kullanımlık) cüzdan adreslerinin kullanılması Hamas'ın kripto varlıklar aracılığıyla bağış toplamasını kolaylaştırdı.

İsrail polisi ise "X" platformu üzerinden yaptığı bir açıklamada, dünyanın en büyük kripto para borsası olan "Binance" üzerinde Hamas hareketi tarafından kullanılan yüzlerce kripto para hesabını dondurduğunu bildirdi.

İsrail polisi, Savunma Bakanlığı ve İsrail Güvenlik Ajansı ile işbirliği sayesinde bunu başardığını iddia etti.

İsrail Ulusal Terör Finansmanıyla Mücadele Ofisi, Temmuz 2021 ile geçen ekim ayı arasında yaklaşık 143 Tron (kripto para birimi) cüzdanını dondurduğunu söyledi.

Bu cüzdanların "Belirli bir terör örgütüyle" bağlantılı olduğu veya "ciddi bir terör suçunda" kullanıldığı düşünülüyor.

Ofis'ten yapılan açıklamaya göre, ele geçirilenler arasında Gazze'deki bir borsa şirketine bağlı 46 cüzdan da dahil olmak üzere Hamas'la bağlantılı olduğu söylenen 56 Tron cüzdanı yer alıyor.

Sonuç olarak İsrail, savaşın başında, kullanılan ağları veya kripto para birimlerini açıklamadan yaklaşık 600 hesabı dondurdu.

Bu, bugüne kadar gerçekleştirdiği bilinen en büyük kripto para hesaplarına el koyma olarak değerlendiriliyor.

"Lahav 433"

Uzmanlara göre, rekor bir dönemde Filistinli gruplar, küçük ölçekli bağışlardan, havale ağları içinde büyük ölçekli transferlerin önemli bir aracına kadar kripto para birimleri geliştirdi.

Bu durum, İsrail Ulusal Terörle Mücadele Bürosu'nun (NBCTF) 2021 yılından bu yana, Filistinli gruplarla bağlantısı olduğu iddia edilen Gazze'deki döviz şirketlerinin elinde bulunan kripto para birimlerine el koyma emri çıkarmasına yol açtı.

El koyma emri özellikle Hamas ve diğer grupların şifreli cüzdan adreslerini halka açık olarak yayınlamak ve insanlara nasıl bağış yapacaklarını anlatmak için "Meta" ve "X" platformlarını kullanmasından sonra çıkarıldı.

Geçen nisan ayında Hamas'ın askeri kanadının "dijital para birimi Bitcoin'de para toplamayı bırakacağını" duyurmasına rağmen İsrailli yetkililer, hareketin "7 Ekim'e kadar fon toplamak için kullanmaya devam ettiği" iddia edilen ek kripto para birimi hesaplarının dondurulacağını duyurdu.

Dondurulan kripto para birimi hesapları arasında Bitcoin'e ek olarak Ethereum, Ripple, Tether ve başkaları da yer alıyor.

İsrail'in polise bağlı "Lahav 433" siber birimi, Filistinli gruplara ait yüzlerce aktif cüzdanı parçalayıp dondurmayı başarırken, söz konusu birime göre Hamas, savaş sırasında bile büyük miktarlarda likidite elde edebildi.

"Lahav 433", döviz şirketleri, sahte pasaport ve değiştirilmiş IP adresi taşıyan hayali kişiler aracılığıyla birbirleriyle kripto para alışverişi yapmak için çalışan Filistinli grupların faaliyetlerinin, Avrupa ve ABD'deki polis güçleriyle işbirliği gerektirdiğini söyledi.

Siber Birim yetkilileri Zaman Yisrael internet sitesine bu iş birliğinin artık arttığını ve güçlendiğini söyledi.

Ayrıca ABD Senatörü Elizabeth Warren, Cumhuriyetçi ve Demokrat partilerden 107 ABD'li milletvekiliyle birlikte Beyaz Saray'a bir mesaj gönderdi.

Mesajda, Hamas varlıklarına ve bireylere yaptırım uygulanmasının, "kripto para birimlerinin örgütler tarafından fon toplamak amacıyla kullanılması konusunda var olan büyük boşluğu" ortaya çıkardığını belirttiler.

Mektupta, "Hamas 2019'dan beri kripto para birimleri kullanıyor ve bu, finansmanının en gelişmiş yöntemlerinden biri haline geldi" ifadeleri yer aldı.

Ayrıca mesajda, "Önemli bir terör finansmanı üssü olarak hizmet veren kripto para sektörünün ulusal güvenliğe yönelik ciddi bir tehdidi var" denildi.

Amerika'nın özellikle Hamas'ın para toplamak için dijital varlıkları kullandığı yönündeki ciddi endişeleri devam ederken, ABD Hazine Bakan Yardımcısı Wally Adeyemo kasım ayı ortasında şu açıklamada bulundu:

Hazine Bakanlığı, ABD'nin düşmanlarının kripto para birimleri aracılığıyla finanse edilmesini hedefleyen potansiyel yasama eylemleri hakkında yasa yapıcılarla istişarede bulunuyor.

Adeyemo, geçten ekim ayının 7'sinde Gazze Şeridi'ndeki yerleşimlere yönelik olarak Hamas tarafından düzenlenen operasyonun, "dijital varlıkların yasa dışı finansal kullanımına artan odaklanmanın" kanıtı olduğunu düşünüyor.

ABD'nin Hamas'ı "terör örgütü" olarak tanımlaması, şirketlerin ve finans kurumlarının harekete gönderilen her türlü parayı bildirmelerini gerektiriyor ve hatta Amerika, dijital paranın yasaklı taraflara ödendiğinin ortaya çıkması durumunda şirketlerin sorumlu tutulmasını önerdi.

Kripto savaşı

Filistinli grupların, özellikle de Hamas'ın, kripto para dünyasını profesyonelleştirme ve bağışçı QR kodunu her taradığında dijital cüzdan için yeni bir adres oluşturan bir program oluşturma yeteneklerini geliştirirken, İsrail de blok zincirlerdeki elektronik fonların şifresini çözmek ve takip etmek için siber yeteneklerini geliştirmede başarılı oldu.

Göndereni ve alıcıyı takip edebildi, cüzdan hesaplarını hackleyebildi, sahiplerinin adreslerini bulup takip edebildi.

Ayrıca Tel Aviv cüzdan numarasını öğrenmeyi başardı. Bu onun tüm bakiyesini ortaya çıkarmasını ve gerçekleştirilen işlemleri bilmesini sağladı.

Geçen yıl, İsrail Ekonomik Terörizm ve İstihbarat Otoritesi ve İsrail Polisinin "Lahav 443" Büyük Suçlar Biriminin Siber Suçlar Bölümü, Gazze Şeridi'ndeki bir borsa şirketinden yaklaşık 2,7 milyon dolarlık kripto para birimine el koydu.

Polis o dönemde bu kripto paraların Hamas hareketiyle bağları olduğunu açıklamıştı ve İsrail aynı nedenle geçtiğimiz nisan ayında 80'den fazla dijital hesaba el koydu ve yüzlerce dijital cüzdanı dondurdu.

İsrailli yetkililerin "mali kaynaklarını kurutarak terörist faaliyetleri engellemeye yönelik çalışma çerçevesine girdiğini" söylediği bir politikanın parçası olarak tüm fonlar boşaltıldı ve doğrudan İsrail hükümeti bütçesine aktarıldı.

Öte yandan Filistinliler, İsrail'in Filistinli gruplar ve borsa şirketleri arasında kripto para birimleri ve terörizm suçlamalarıyla bağlantılı bir ilişki olduğu yönündeki giderek artan suçlamalarının, Filistinlilere karşı ekonomik savaşını meşrulaştırma girişimi olduğunu düşünüyor.

Özellikle nüfusun giderek artan bir kısmı geçimini sağlamak için kripto para birimlerine yöneldiğinden Filistinliler bu kanaatte.

Şifreli pazar, fiyat dalgalanmaları, korsanlık, internetin zayıflığı ve İsrail'in uyguladığı kısıtlamalardan kaynaklanan tehlikelere rağmen Batı Şeria ve Gazze'deki internet hızı dünyanın en yavaşlarından biri olarak kabul ediliyor.

Independent Arabia - Independent Türkçe



Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
TT

Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)

Yeni bir ankete göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci First Lady'si seçildi ancak en sevilmeyen First Lady unvanını Trump'ın rakibi Hillary Clinton aldı.

YouGov'a göre bu ay 2 bin 255 ABD vatandaşından son 11 First Lady'yi "Mükemmel"den "Kötü"ye uzanan bir ölçekte sıralamaları istendi.

Yüzde 36'sı Melania'yı "kötü", yüzde 10'u da "ortalama altı" olarak değerlendirdi. Ankete katılanların yaklaşık yüzde 18'i Melania'yı "mükemmel", yüzde 12'si de "ortalama üstü" notu verdi. Böylece net onay oranı -16 çıktı.

Melania'dan daha düşük sırada yer alan tek First Lady, 2016 başkanlık seçimini Donald Trump'a kaybeden Hillary Clinton'dı. Ankete katılanların yüzde 33'ü onu "kötü", yüzde 11'i de "ortalama altı" diye değerlendirdi ve net onay oranı -17 oldu.

Öte yandan en popüler First Lady'ler sırasıyla +56, +32 ve +25 net puanla Jackie Kennedy, Rosalynn Carter ve Nancy Reagan'dı.

Michelle Obama da katılımcılar arasında favori olarak öne çıktı; yüzde 33'ü onu "mükemmel", yüzde 12'si ise "ortalama üstü" olarak değerlendirdi ve bu da ona +21 net onay puanı kazandırdı. Yaklaşık yüzde 22'si onu "kötü" buldu.

Ortalama olarak son 11 First Lady'nin çoğu, eşlerinden daha yüksek net puanlar aldı.

Hillary Clinton, -3 net puanlı eşinden önemli ölçüde daha düşük olan tek First Lady'ydi.

Birçok başkan ve First Lady benzer puanlar aldı; Jacqueline Kennedy Onassis ve John F. Kennedy (+56'ya karşı +61), Nancy ve Ronald Reagan (+25'e karşı +22), Michelle ve Barack Obama (+21'e karşı +15) bunlardan bazıları.

Melania ve Donald Trump da benzer ancak olumsuz puanlar aldı (-16'ya karşı -20).

Anket ayrıca, katılımcıların yüzde 48'inin Donald Trump'ı "kötü" bulduğunu, yüzde 6'sının ise "ortalama altı" olarak değerlendirdiğini ortaya koydu. Trump, YouGov'un katılımcılara sorduğu 20 başkan arasında en düşük puanı aldı. Katılımcıların yaklaşık yüzde 19'u 45 ve 47. başkanı "olağanüstü" olarak değerlendirdi.

Trump'tan sonra, selefi Joe Biden, katılımcıların yüzde 38'inin "kötü", yüzde 12'sinin ise "ortalama altı" şeklinde değerlendirdiği en az popüler eski başkan oldu. Sadece yüzde 7'si Biden'ı "mükemmel" olarak değerlendirdi.

Ankete göre, "First Lady'ler hakkındaki genel görüşler, eşleri hakkındaki görüşlere benzer şekilde siyasi olarak kutuplaşmış durumda".

Anket, tartışmalı belgeseli Melania'nın gösterime girmesiyle birlikte Melania Trump hakkında kamuoyunun ne düşündüğüne dair fikir veriyor. Belgeselin ilk hafta sonu 7 milyon dolar kazandığı bildirilse de bilet satışları ikinci haftada düşerek sadece 2,4 milyon dolar getirdi.

Amazon, belgeselin haklarını satın almak için 40 milyon, tanıtımı içinse 35 milyon dolar daha harcamıştı.

Independent Türkçe


Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
TT

Ortadoğu diken üstünde: “Irak işgalinden bu yana en büyük hava gücü toplandı”

ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)
ABD ordusu, onlarca savaş jetini taşıyan USS Abraham Lincoln ve USS Gerald Ford'la Ortadoğu'daki yığınağı güçlendiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Ortadoğu'daki askeri yığınağını artırarak İran'a saldırı hazırlığı yapıyor.

Kimliklerinin paylaşılmaması şartıyla CNN'e konuşan yetkililer, ordunun İran'a bu hafta sonu saldırı düzenlemeye hazır olduğunu ancak Trump'ın henüz son kararını vermediğini söylüyor.

Üst düzey güvenlik yetkililerinin çarşamba günü Beyaz Saray'da İran'daki durumla ilgili toplantı düzenlediği aktarılıyor. Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner da İran'la müzakereler hakkında Cumhuriyetçi lideri bilgilendirmiş.  

Wall Street Journal (WSJ), Amerikan ordusunun 2003 Irak işgalinden bu yana Ortadoğu'daki en büyük hava gücünü topladığını yazıyor.

Son teknoloji F-35 ve F-22 jet avcı uçaklarının bölgeye yönlendirildiği, büyük hava harekatlarını koordine etmek için hayati önem taşıyan komuta ve kontrol uçaklarının da yola çıktığı aktarılıyor.

ABD ordusu, USS Abraham Lincoln'ın ardından, Venezuela'daki operasyon öncesinde Karayipler'e gönderilen dünyanın en büyük uçak gemisi USS Gerald Ford'u da Ortadoğu'ya yönlendirmişti. Bu gemide de çok sayıda saldırı ve elektronik harp uçağı olduğu ifade ediliyor.

Yetkililer, askeri harekat halinde iki seçeneğin masada olduğunu belirtiyor. ABD ordusu, Tahran yönetimini devirmek amacıyla çok sayıda İranlı siyasi ve askeri lideri hedef alabilir. Bunun yerine nükleer ve balistik füze tesislerinin vurulacağı hava saldırıları da düzenlenebilir. Her iki seçenek de potansiyel olarak haftalarca sürecek bir operasyon anlamına geliyor.

Analizde, geçen yıl haziranda İsrail'le yaşanan çatışmalar nedeniyle İran'ın hava savunma sisteminin ağır hasar aldığı savunuluyor. Buna rağmen Tahran yönetiminin, Hürmüz Boğazını kapatma ve çeşitli menzile sahip füzelerle misilleme yapma ihtimali olduğu vurgulanıyor.

ABD ve İsrail, İran'ın uranyum zenginleştirerek nükleer silah geliştirmeyi planladığını savunurken Tahran yönetimi bunu defalarca reddetmişti.

ABD ve İran arasında Umman'da 6 Şubat'ta başlayan müzakerelerde henüz somut bir sonuca varılamadı. Trump, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını isterken, Tahran ise zenginleştirme seviyelerinin değiştirilebileceğini fakat programın durdurulmayacağını belirtiyor.

Diğer yandan İsrail, İran'ın balistik füze programının ve bölgedeki örgütlere verdiği desteğin sonlanmasını da istiyor. Washington-Tahran müzakerelerinin şimdilik nükleer programa odaklandığı ifade ediliyor. WSJ'ye konuşan yetkililer, İran'ın Trump görevden gidene dek uranyum zenginleştirme programını askıya alabileceğini söylüyor.  

Independent Türkçe, Wall Street Journal, CNN


Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
TT

Ortadoğu’ya askeri yığınak sürerken Trump: İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek

ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)
ABD uçak gemisi USS Abraham Lincoln ve taarruz grubu, Umman Denizi’nde (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü yaptığı açıklamada, Washington’un İran ile “ciddi bir anlaşma” yapması gerektiğini belirterek, Tahran’la yürütülen görüşmelerin iyi gittiğini söyledi.

Trump, Washington’da düzenlenen Barış Konseyi’nin ilk toplantısında, “Görüşmeler iyi. Yıllar içinde İran’la ciddi bir anlaşma yapmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Ciddi bir anlaşma yapmalıyız; aksi takdirde sonuçları ağır olur” dedi.

ABD Başkanı, “İran’la ilgili her şey önümüzdeki 10 gün içinde netleşecek” ifadelerini kullandı.

Washington ile Tahran arasındaki kriz hassas bir dönemece girerken, üst düzey ulusal güvenlik yetkililerinin Trump’a, ABD ordusunun olası bir saldırı için “hazır” olduğunu bildirdiği aktarıldı. Cumartesi gününden itibaren uygulanabilecek muhtemel bir operasyon seçeneğinin masada olduğu, ancak nihai kararın Beyaz Saray’da siyasi ve askerî değerlendirmeye tabi tutulduğu belirtildi.

dfvgthy
İranlı askerlerin, Rus askerlerle birlikte Umman Denizi’nde gerçekleştirdiği askerî tatbikattan bir kare (EPA)

Amerikan televizyon ağlarının kaynaklarına göre son günlerde Ortadoğu’ya sevk edilen güçler – ek hava ve deniz unsurları dâhil – konuşlanmalarını tamamladı. Olası bir harekâtın zaman çizelgesinin hafta sonrasına da sarkabileceği ifade edildi.

Kaynaklar, İran’dan gelebilecek misillemelere karşı Savunma Bakanlığı’nın bazı personeli geçici olarak Avrupa’ya ya da ABD içine kaydırdığını belirtti. Bunun rutin bir önleyici tedbir olduğu ve saldırının kaçınılmaz olduğu anlamına gelmediği vurgulandı.

Angajman kuralları değişebilir

Bu gelişme, Trump açısından karmaşık bir denkleme işaret ediyor. Olası bir askerî darbe, bölgede angajman kurallarını değiştirebilir ve Tahran’ın müzakere pozisyonunu zayıflatabilir. Ancak aynı zamanda Körfez’den Doğu Akdeniz’e uzanabilecek geniş çaplı bir bölgesel tırmanma riskini de beraberinde getirebilir.

Öte yandan bekleme stratejisi, ABD iç kamuoyunda ya da Washington’un müttefikleri nezdinde geri adım olarak yorumlanabilir. Bu durum, askerî tehdidin inandırıcılığının test edildiği bir an olarak değerlendiriliyor.

CNN’e konuşan kaynaklar, ABD ordusunun hafta sonu itibarıyla İran’a yönelik bir saldırıya hazır olduğunu, ancak Trump’ın henüz nihai kararını vermediğini bildirdi.

hyjuıko
İran yönetimi karşıtı göstericiler, 17 Şubat 2026’da Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Ofisi önünde pankart ve fotoğraflar taşıyor (AFP)

Kaynaklara göre Trump, özel görüşmelerde askerî müdahaleyi destekleyen ve karşı çıkan argümanları dinledi, danışmanları ve müttefiklerinin görüşlerini aldı. Bir kaynak, “Bu konu üzerinde uzun süre düşünüyor” dedi.

Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ise televizyonda yaptığı açıklamada, İran’la ilgili kararın fiilen alındığını öne sürdü. Bölgeye yapılan büyük askerî yığınağa dikkat çeken Graham, savaş gemilerinin “bu mevsimde hava güzel olduğu için” bölgeye gelmediğini söyledi.

Daralan müzakere penceresi

Sahadaki gerilim tırmanırken diplomasi de temkinli adımlarla ilerliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre’de yapılan dolaylı görüşmelerin ikinci turunda genel “yol gösterici ilkeler” üzerinde anlayış sağlandığını, ancak ihtilaflı başlıkların sürdüğünü açıkladı.

Bir ABD’li yetkili, Tahran’ın önümüzdeki iki hafta içinde yazılı bir teklif sunabileceğini belirterek “ilerleme sağlandı ancak pek çok ayrıntı hâlâ müzakere ediliyor” dedi.

Tahran, müzakerelerin yalnızca nükleer dosya ve yaptırımların kaldırılmasıyla sınırlı kalmasında ısrar ederken, Washington balistik füze programı ve İran’ın bölgesel müttefiklerine verdiği desteğin de gündeme alınmasını istiyor. Bu iki yaklaşım arasındaki siyasi mesafenin kısa sürede kapanması zor görünüyor.

İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Muhammad Eslami, “Nükleer endüstrinin temeli zenginleştirmedir” diyerek, hiçbir ülkenin İran’ı barışçıl teknoloji hakkından mahrum bırakamayacağını söyledi.

Bu açıklama, ABD’nin diplomasi başarısız olursa askerî seçeneğin masada olduğunu hatırlatmasının hemen ardından geldi.

Rus haber ajansı Interfax, Rus devlet nükleer şirketi Rosatom CEO’su Aleksey Likhachev’in, anlaşma sağlanması hâlinde İran’dan zenginleştirilmiş uranyumu kabul etmeye hazır olduklarını söylediğini aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise uranyumun İran’dan çıkarılması önerisinin hâlâ masada olduğunu, ancak nihai kararın Tahran’a ait olduğunu belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkesinin “ne pahasına olursa olsun Amerika’ya boyun eğmeyeceğini” söyledi. İran’ın savaş istemediğini, ancak “aşağılanmayı kabul etmeyeceğini” vurguladı.

Hürmüz mesajı

Tahran, askeri gücünü Hürmüz Boğazı’nda sergiledi. Bir askeri yetkili, boğazın “en kısa sürede kontrol altına alınabileceği ya da kapatılabileceği” uyarısında bulundu. İran Devrim Muhafızları “Hürmüz Boğazı’nda Akıllı Kontrol” adlı tatbikatını tamamladı.

Boğaz, küresel petrol ve doğalgaz ihracatının önemli bölümünün geçtiği stratejik bir hat olarak, İran’ın geleneksel caydırıcılık kartı olarak görülüyor.

Moskova’dan uyarı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İran’a saldırının “ateşle oynamak” olacağını belirterek siyasi yöntemlere öncelik verilmesi çağrısında bulundu. Kremlin, Tahran’la yapılan ortak deniz tatbikatlarının önceden planlandığını açıkladı.

İsrail’de yayımlanan Maariv gazetesi, Washington’un olası bir saldırıdan kısa süre önce Tel Aviv’i bilgilendireceğinin değerlendirildiğini yazdı.

Polonya Başbakanı Donald Tusk, vatandaşlarına İran’ı derhal terk etmeleri çağrısında bulundu ve çatışma ihtimalinin “oldukça gerçekçi” olduğunu söyledi.

Öte yandan Avrupa Birliği Konseyi, 29 Ocak’taki Dışişleri Konseyi toplantısında varılan mutabakatın ardından 19 Şubat’ta İran Devrim Muhafızları’nı resmen terör örgütleri listesine ekledi. Böylece kurum, AB’nin terörle mücadele yaptırımlarına tabi olacak.