İsrail'in tutukladığı Amerikalı kardeşlerin ailesi cevap bekliyor

ABD Dışişleri Bakanlığı durumdan haberdar olduğunu açıkladı

İsrail'in Refah'ta bir konuta düzenlediği hava saldırısının ardından Filistinliler hayatta kalanları arıyor (AP)
İsrail'in Refah'ta bir konuta düzenlediği hava saldırısının ardından Filistinliler hayatta kalanları arıyor (AP)
TT

İsrail'in tutukladığı Amerikalı kardeşlerin ailesi cevap bekliyor

İsrail'in Refah'ta bir konuta düzenlediği hava saldırısının ardından Filistinliler hayatta kalanları arıyor (AP)
İsrail'in Refah'ta bir konuta düzenlediği hava saldırısının ardından Filistinliler hayatta kalanları arıyor (AP)

İsrail Savunma Kuvvetleri'nin (IDF) Gazze'de bir eve düzenlediği baskın sırasında karşılaştığı iki Amerikalıyı tutukladığı bildirildi.

20 yaşındaki Hashem Alagha ve 18 yaşındaki Borak Alagha'nın yakınları, kardeşlerin bir baskın sonrasında IDF'nin tutukladığı yaklaşık 20 kişilik bir grupta  olduğunu söyledi.

CNN'e göre Alagha kardeşlerin kuzeni Yasmeen Elagha, her ikisinin de Şikago banliyölerinde doğmuş Amerikan vatandaşları olduğunu belirtti. Kuzenlerinin çocukluklarının ilk yıllarında Şikago'da kaldıklarını daha sonra taşındıklarını söyledi.

Elagha'ya göre kardeşlerin babasının da Kanada vatandaşı olduğu bildirildi.

İddiaya göre Hashem ve Borak'ın annesi de baskın sırasında oradaydı. Elagha, IDF güçlerinin erkek grubu uyurken bir kapıyı kırarak içeri girdiklerini, kadınları ve çocukları bağladıklarını ve erkekleri tutukladığını söyledi.

Elagha erkeklerin nereye götürüldüğünü bilmediğini iddia etti.

Elagha, IDF'nin baskın yaptığı evin amcasına ait olduğunu ve ailesinin Hamas'la hiçbir bağı olmadığını söyledi.

ABD Dışişleri Bakanlığı, IDF'nin bir çift Amerikan vatandaşını gözaltına aldığından haberdar.

Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Vedant Patel bir basın brifingi sırasında yaptığı açıklamada, "Bu haberlerden haberdarız ve şu anda ek bilgi arayışındayız ancak paylaşacak ek bilgim yok ve gizlilik hususları göz önüne alındığında bu aşamada paylaşamayacağım" dedi.

Elagha'nın suçlamaları, Filistin Kızılay Derneği'nin İsrail'in kasıtlı olarak küçük bir kızı, ailesini ve onları kurtarmaya gönderilen sağlık görevlilerini öldürdüğünü iddia ettiği bir dizi çarpıcı iddianın hemen ardından geldi.

Gazze'de öldürülen Hind Rajab (AFP)
Gazze'de öldürülen Hind Rajab (AFP)

Bu iddialar, Uluslararası Af Örgütü'nün pazartesi günü yayımladığı ve hem İsrail'in "Filistinlilerin yaşamlarını tüyler ürpertici bir şekilde hiçe saydığını" ortaya koyan hem de savaş suçu soruşturması açılmasının gerekli olduğunu öne sürecek kadar ileri giden sert bir raporun ardından geldi.

ABD'li yetkililer, rehine takasını kolaylaştırmak ve çatışmalara "insani ara" vermek için İsrail'le Hamas arasında ateşkes görüşmeleri yürütmeye çalışıyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu bu zamana kadar ateşkes çağrılarına olumlu yanıt vermedi.

Gazze (AP)
Gazze (AP)

Netanyahu ateşkes görüşmelerinin ardından düzenlediği basın toplantısında "Hamas'ın az önce duyduğumuz gülünç taleplerine boyun eğmek rehinelerin kurtarılmasına sağlamayacak, sadece yeni bir katliama davetiye çıkaracak" demişti.

New York Times'a göre Blinken, ABD'nin İsrail'i ateşkesi kabul etmeye zorlayamayacağını söylemişti.

Blinken, "Ne yapmak istediklerine, ne zaman yapmak istediklerine ve nasıl yapmak istediklerine İsrailliler karar verecek" demişti.

Kimse onlar adına bu kararları vermeyecek. Yapabileceğimiz tek şey, olasılıkların ve seçeneklerin neler olduğunu, geleceğin nasıl olabileceğini göstermek ve bunu alternatifle karşılaştırmak. Şu anki alternatif de sonsuz bir şiddet, yıkım ve umutsuzluk döngüsü gibi görünüyor.

Independent Türkçe



Trump: Davos ziyaretim harikaydı... Birçok şeyi başardım

ABD Başkanı Donald Trump, Davos’a yaptığı ziyaretten sonra Beyaz Saray'a dönerken... Washington, 22 Ocak 2026 (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Davos’a yaptığı ziyaretten sonra Beyaz Saray'a dönerken... Washington, 22 Ocak 2026 (Reuters)
TT

Trump: Davos ziyaretim harikaydı... Birçok şeyi başardım

ABD Başkanı Donald Trump, Davos’a yaptığı ziyaretten sonra Beyaz Saray'a dönerken... Washington, 22 Ocak 2026 (Reuters)
ABD Başkanı Donald Trump, Davos’a yaptığı ziyaretten sonra Beyaz Saray'a dönerken... Washington, 22 Ocak 2026 (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump bugün yaptığı açıklamada, Davos ziyaretinin birçok başarıyla sonuçlandığını belirterek, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) ile Grönland konusunda bir anlaşma çerçevesi oluşturulduğunu ve Barış Konseyi’nin kurulduğunu söyledi.

Trump, Truth Social platformunda paylaştığı mesajda, “Davos’a harika bir yolculuktu. NATO ile Grönland konusunda bir anlaşma çerçevesinin oluşturulması da dahil olmak üzere pek çok başarı elde edildi. Ayrıca Barış Konseyi kuruldu. Harika! Amerika’yı yeniden büyük yapalım” ifadelerini kullandı.

Trump dün Davos’ta yaptığı açıklamada, NATO ile Grönland konusunda anlaşmaya varılmasının yakın olduğunu duyurmuş, bu kapsamda ABD ve müttefikleri için ‘hayati bir stratejik öncelik’ niteliği taşıyan güvenceler aldığını belirtmişti.

Trump, NATO ile yapılan anlaşma çerçevesinde ABD’nin Grönland’a tam ve kalıcı erişim hakkını güvence altına aldığını ifade ederek, söz konusu düzenlemeyi ‘nihai ve uzun vadeli bir anlaşma’ olarak nitelendirdi.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile ‘son derece verimli’ bir görüşme gerçekleştirdiğini kaydeden Trump, Rutte’nin de Danimarka ve Grönland’ın bölgede daha fazla ABD varlığına açık olduğunu teyit ettiğini aktardı.

Öte yandan ABD Başkanı dün Davos’ta, uluslararası anlaşmazlıkların çözümünü hedefleyen bir yapı olarak tanımladığı Barış Konseyi’nin kuruluş sözleşmesini, kurucu üyelerin katılımıyla imzaladı.


Tahran uyarılarını daha da sertleştirirken Trump diplomasi istiyor

Tahran'da son dönemdeki halk protestoları sırasında yakılan hükümet binalarının önünde ayakkabı tamir eden bir ayakkabıcı (AFP)
Tahran'da son dönemdeki halk protestoları sırasında yakılan hükümet binalarının önünde ayakkabı tamir eden bir ayakkabıcı (AFP)
TT

Tahran uyarılarını daha da sertleştirirken Trump diplomasi istiyor

Tahran'da son dönemdeki halk protestoları sırasında yakılan hükümet binalarının önünde ayakkabı tamir eden bir ayakkabıcı (AFP)
Tahran'da son dönemdeki halk protestoları sırasında yakılan hükümet binalarının önünde ayakkabı tamir eden bir ayakkabıcı (AFP)

İran, dün ABD'ye yönelik uyarılarını tırmandırdı; askeri liderler herhangi bir "yanlış hesaplamaya" karşı uyardı ve ABD üslerini ve çıkarlarını "meşru hedefler" olarak ilan etti. Bu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'ın diplomatik yola ilgi duymaya devam ettiği yönündeki açıklamasıyla eş zamanlı olarak geldi.

Mesaj alışverişi, İran'ı sarsan yaygın protestoların ardından yaşanan iç karışıklıklar, artırılmış güvenlik önlemleri ve benzeri görülmemiş bir internet kesintisi ile birlikte, çelişkili kayıp rakamları arasında gerçekleşti.

Son günlerde Tahran ve Washington, iki ülkenin lider kadrosunun hedef alınması durumunda daha geniş çaplı bir çatışmanın yaşanabileceği konusunda karşılıklı uyarılarda bulundular.

ABD Başkanı dün Davos'tan yaptığı açıklamada, İran'ın nükleer silah edinmesini engellemek için İran tesislerine saldırma niyetini yineledi. Müzakereye hazır olduğunu belirtmesine rağmen, daha fazla eylem olasılığını da dışlamadı.

İran operasyon komutanı Tümgeneral Gulam Ali Abdullahi, herhangi bir saldırıya "hızlı, kesin ve yıkıcı" bir yanıt verileceği uyarısında bulunurken, Devrim Muhafızları komutanı General Muhammed Pakpur ise güçlerin "harekete geçmeye hazır" olduğunu açıkladı.

Bu arada, Kum'daki dini yetkililer de söylemlerini sertleştirdi; Nasır Makarem Şirazi, Yüksek Lider'e yönelik herhangi bir tehdidi, kesin yanıt gerektirecek bir savaş ilanı olarak nitelendirdi.


ABD Suriye'den askeri olarak tamamen çekilmeyi değerlendiriyor

Bir ABD askeri, el-Tanf bölgesinde Suriye Demokratik Güçleri (SDG) üyesiyle el sıkışıyor (Arşiv-ABD Ordusu)
Bir ABD askeri, el-Tanf bölgesinde Suriye Demokratik Güçleri (SDG) üyesiyle el sıkışıyor (Arşiv-ABD Ordusu)
TT

ABD Suriye'den askeri olarak tamamen çekilmeyi değerlendiriyor

Bir ABD askeri, el-Tanf bölgesinde Suriye Demokratik Güçleri (SDG) üyesiyle el sıkışıyor (Arşiv-ABD Ordusu)
Bir ABD askeri, el-Tanf bölgesinde Suriye Demokratik Güçleri (SDG) üyesiyle el sıkışıyor (Arşiv-ABD Ordusu)

Wall Street Journal (WSJ), ABD'li yetkililerin Washington'ın Suriye'den Amerikan birliklerinin tamamen çekilmesini değerlendirdiğini söylediğini belirtti.

ABD'li yetkililer, Washington'ın Suriye'den Amerikan güçlerinin tamamen çekilmesini değerlendirdiğini açıkladı. Bu adım, ABD eski Başkanı Barack Obama'nın ülkedeki iç savaşa müdahale ettiği 2014 yılında başlayan on yıllık ABD Suriye operasyonunu sona erdirecektir.

WSJ'a göre, ABD daha önce de Suriye'deki güçlerini azaltmayı düşünmüştü. Aralık 2018'de Başkan Trump, yaklaşık 2 bin Amerikan askerinin tamamen çekilmesini aniden duyurmuş ve bu da dönemin Savunma Bakanı Jim Mattis'in istifasına yol açmıştı. Dönemin Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton ve diğer üst düzey yetkililer, kararı yumuşatmayı başararak, ülkede az sayıda askeri gücün kalmasına neden olmuşlardı.

Suriye'de yaklaşık 1000 ABD askeri bulunuyor ve bunların çoğu kuzeydoğudaki tesislerde konuşlandırılmış durumda; burada Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile birlikte görev yapıyorlar. Daha az sayıda asker ise güney Suriye'deki el-Tanf üssünde konuşlanmış durumda. ABD ordusunun birincil görevi DEAŞ'ın yeniden ortaya çıkmasını önlemektir ve birlikler sık ​​sık SDG ile birlikte devriye ve operasyonlar yürütmekte

Üç ABD yetkilisine göre geçen haftaki olaylar ve Suriye hükümet güçleri ile SDG arasındaki çatışma, SDG'nin yenilgisinin ardından Pentagon'un Suriye'deki ABD askeri misyonunun sürdürülebilirliğini sorgulamasına yol açtı.

Eğer SDG tamamen dağılırsa, ABD yetkilileri, özellikle 9 bin DEAŞ tutuklusundan 7 bininin Irak'a transferi zaten başlamışken, ABD ordusunun Suriye'de kalmasının bir nedeni olmadığını düşünüyor.

Ortadoğu Enstitüsü'nün Suriye programı direktörü Charles Lister Şarku’l Avsat’a, DEAŞ mahkumlarının ülkeden çıkarılmasının, ABD güçlerinin Suriye'deki varlığının devam etmesinin nedenlerinden birini ortadan kaldırdığını belirterek şunları söyledi: "Açıkçası, ABD güçlerinin son bir yıldır Suriye'de kalmasının en önemli nedeni gözaltı merkezleri ve kamplarıydı." Lister sözlerine şöyle devam etti: "ABD'nin Suriye'deki askeri varlığının sürdürülebilirliği konusunda kendimize bir soru sormamız gerekiyor."