Filipinler'den ihtilaflı sularda hukukun üstünlüğünün sağlanması için bölgedeki ülkelere dayanışma çağrısı

Filipin Sahil Güvenlik tarafından 22 Şubat'ta Güney Çin Denizi'nde bir Çin teknesinin fotoğrafı (AFP)
Filipin Sahil Güvenlik tarafından 22 Şubat'ta Güney Çin Denizi'nde bir Çin teknesinin fotoğrafı (AFP)
TT

Filipinler'den ihtilaflı sularda hukukun üstünlüğünün sağlanması için bölgedeki ülkelere dayanışma çağrısı

Filipin Sahil Güvenlik tarafından 22 Şubat'ta Güney Çin Denizi'nde bir Çin teknesinin fotoğrafı (AFP)
Filipin Sahil Güvenlik tarafından 22 Şubat'ta Güney Çin Denizi'nde bir Çin teknesinin fotoğrafı (AFP)

Filipinler Dışişleri Bakanı Enrique Manalo, ihtilaflı Güney Çin Denizi'nde hukukun üstünlüğünün sağlanması için bölgedeki ülkelere dayanışma çağrısında bulundu.

Manalo, Avustralya'nın Melbourne kentinde düzenlenen Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) Özel Zirvesi'nde yaptığı konuşmada, ihtilaflı sularda hukukun üstünlüğünü korumak ve barışı sağlamak için dava açtıklarını, Uluslararası Tahkim Mahkemesinin 2016'da Çin'in, Güney Çin Denizi'nde tek taraflı egemenlik taleplerinin yasal zemininin bulunmadığına karar verdiğini hatırlattı.

Bölgedeki ülkelere ihtilaflı sulardaki sorunun çözümü için işbirliği ve dayanışma çağrısı yapan Manalo, "Güney Çin Denizi ve Hint-Pasifik'teki deniz ve okyanuslarda barış, istikrar ve refah için daha sağlam şekilde bir araya gelmemiz gerekiyor." şeklinde konuştu.

Avustralya'dan denizcilik alanında 26 milyon dolar yatırım

ASEAN Zirvesi'nde konuşan Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong, Gazze ve Ukrayna'da olduğu gibi bölgede çıkabilecek büyük bir çatışmanın ekonomik ve toplumsal yıkıma yol açabileceği uyarısında bulundu.

Su kaynaklarının bölgedeki ülkelerin geçim kaynaklarından olduğunu vurgulayan Wong, ülkelerin ticaretini devam ettirebilmeleri için Güney Çin Denizi'nin açık ve özgür olması gerektiğine dikkati çekti.

Wong, bölgenin güvenliği ve refahı için Avustralya'nın denizcilik alanındaki ortaklıklarını geliştirmek amacıyla yaklaşık 26 milyon dolar yatırım yapmayı planladığını duyurdu.

Öte yandan, yerel basındaki haberlere göre Filipinler Sahil Güvenliğinden yapılan açıklamada, hükümetin "Philippine Rise" (Filipinler Denizaltı Yükseltisi) olarak adlandırdığı "Benham Rise" su altı bölgesinde iki hafta sürecek denetim kapsamında Çin'e ait gemilerin kontrol edileceği bildirildi.

Güney Çin Denizi anlaşmazlığı

Güney Çin Denizi, kıyıdaş ülkelerin bağımsızlıklarını kazandığı İkinci Dünya Savaşı sonrasından bu yana bölge ülkeleri arasında egemenlik ihtilaflarının odağında yer alıyor.

Çin, ilk kez 1947'de yayımladığı haritayla Güney Çin Denizi'nin yüzde 80'i üzerinde egemenlik iddiasında bulunurken yer altı kaynakları açısından zengin bölgede Filipinler'in yanı sıra Vietnam, Brunei ve Malezya da hak iddia ediyor.

Çin'in bölgedeki ihtilaflı adalarda üsler inşa etmesine, askeri unsurlarının yanı sıra sivil gemi filolarıyla varlık göstermesine bölge ülkelerinin yanında ABD de karşı çıkıyor.



Trump, İran'da ABD'li pilotun kurtarılmasıyla ilgili haberi sızdıran gazeteciyi hapse atmakla tehdit etti

Trump, Beyaz Saray'da İran hakkında düzenlediği basın toplantısında konuşuyor (AP)
Trump, Beyaz Saray'da İran hakkında düzenlediği basın toplantısında konuşuyor (AP)
TT

Trump, İran'da ABD'li pilotun kurtarılmasıyla ilgili haberi sızdıran gazeteciyi hapse atmakla tehdit etti

Trump, Beyaz Saray'da İran hakkında düzenlediği basın toplantısında konuşuyor (AP)
Trump, Beyaz Saray'da İran hakkında düzenlediği basın toplantısında konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump dün, İran'da bir ABD Hava Kuvvetleri mensubunun kurtarılmasını ilk haber yapan gazeteciden kaynağını açıklamasını talep edeceğini ve reddetmesi halinde hapse atılmakla tehdit ettiğini söyledi.

Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında yaptığı bu açıklamalar, yönetimin medyaya yönelik saldırılarında önemli bir gerilimi temsil ediyor.

Trump, geçtiğimiz birkaç hafta içinde yardımcılarıyla yaptığı özel görüşmelerde, ABD-İsrail'in İran ile olası bir savaşına ilişkin medya haberlerinin ezici bir çoğunlukla olumsuz olduğunu dile getirirken, kendisi ve müttefikleri de bazı haber kuruluşlarının haberlerini kamuoyu önünde eleştirdi.

Cuma günü İran'da bir ABD savaş uçağının düşürülmesinin ardından, çeşitli medya kuruluşları ABD kurtarma güçlerinin uçaktaki iki pilottan birini başarıyla kurtardığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump, 6 Nisan 2026'da Washington DC'deki Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında İran'daki çatışma hakkında konuştu (AFP)ABD Başkanı Donald Trump, 6 Nisan 2026'da Washington DC'deki Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında İran'daki çatışma hakkında konuştu (AFP)

Trump, bu bilginin sızdırılmasının ikinci pilotun kurtarılmasını tehlikeye attığını, ancak o pilotun da nihayetinde kurtarıldığını söyledi. Sözlerine şöyle devam etti: "Bir saat boyunca ilk pilot hakkında konuşmadık. Sonra biri bir şey sızdırdı ve o kişiyi bulmayı umuyoruz. Onu bulmak için çok çalışıyoruz."

"Bu haberi yayınlayan haber kuruluşuna gidip onlara şunu söyleyeceğiz: Ya onu ihbar edin ya da ulusal güvenlik gerekçeleriyle hapse girin." diye devam etti Trump. Trump, bahsettiği haber kuruluşunun veya gazetecinin adını vermedi.

New York Times, CBS News ve Axios dahil olmak üzere birçok medya kuruluşu, ilk pilotun kurtarılmasını kısa süre içinde haber yaptı. Beyaz Saray, Trump'ın hangi gazeteciden bahsettiği sorusuna henüz yanıt vermedi.

Federal İletişim Komisyonu Başkanı Brendan Carr geçen ay, "sahte haber" yayınlayan yayıncıların "lisansları yenilenmeden önce kendilerini düzeltme" şansına sahip olduklarını söyledi. Açıklamalarına, Trump'ın aynı gün TruthSocial'da yaptığı ve "Azgın gazeteler ve medya aslında savaşı kaybetmemizi istiyor" dediği paylaşımının ekran görüntüsü eşlik etti.


Zelenskiy: Rusya'ya sunulan ateşkes önerisine bağlıyız

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (DPA)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (DPA)
TT

Zelenskiy: Rusya'ya sunulan ateşkes önerisine bağlıyız

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (DPA)
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy (DPA)

Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy dün yaptığı açıklamada, Moskova'nın enerji altyapısına yönelik tüm saldırıları durdurması şartıyla, Rusya'ya sunulan ateşkes teklifine bağlılığını sürdürdüğünü söyledi.

Zelenskiy, dün akşam televizyonda yayınlanan konuşmasında, ABD'nin teklifi Moskova'ya ilettiğini belirtti. Kalıcı barışın anahtarı olarak nitelendirdiği güvenlik garantileri konusunda Amerikalı müzakerecilerle çalışmaların devam ettiğini ifade etti.

Zelenskiy, “Eğer Rusya enerji altyapımıza yönelik saldırıları durdurmaya hazırsa, biz de karşılık vermeye hazırız… Bu teklif Amerikalılar aracılığıyla Rus tarafına iletildi” dedi.

Geçtiğimiz hafta Zelenskiy, hem Rusya hem de Ukrayna'da baskın inanç olan Ortodoks Hristiyanlar için pazar gününe denk gelen Paskalya için benzer koşullar altında ateşkes taahhüdünde bulunmayı teklif etmişti.

Ancak Rusya'nın yeni saldırılarının ardından, Rusya'nın bu öneriye İran yapımı Şahed insansız hava araçlarını (İHA) konuşlandırarak karşılık verdiğini söyledi.

Ukrayna uçaksavar bataryaları pazartesi günü Kiev üzerinde Rus İHA’larını engelledi (AFP)Ukrayna uçaksavar bataryaları pazartesi günü Kiev üzerinde Rus İHA’larını engelledi (AFP)

Moskova, geçen hafta Zelenskiy'nin önerisine soğuk bir şekilde yanıt vererek, bunun yerine kapsamlı bir barış anlaşmasını tercih ettiğini söyledi. Karadeniz limanı Odessa'ya gece düzenlenen saldırıda üç kişinin ölmesinin ardından Zelenskiy dün, Rusya'nın Paskalya ateşkesine yanaşma konusunda isteksiz göründüğünü belirtti.

Şöyle dedi: "Rusya'ya en azından Paskalya döneminde, ki bu yılın özel bir zamanıdır, ateşkes teklifini defalarca ilettik... ama onlar için her zaman aynı. Hiçbir şey kutsal değil."


İran’a verilen süre sona yaklaşırken baskılar yoğunlaşıyor

Dün sabaha karşı Tahran'ın batısındaki Mehrabad Uluslararası Havalimanı'ndan yükselen duman (sosyal medya)
Dün sabaha karşı Tahran'ın batısındaki Mehrabad Uluslararası Havalimanı'ndan yükselen duman (sosyal medya)
TT

İran’a verilen süre sona yaklaşırken baskılar yoğunlaşıyor

Dün sabaha karşı Tahran'ın batısındaki Mehrabad Uluslararası Havalimanı'ndan yükselen duman (sosyal medya)
Dün sabaha karşı Tahran'ın batısındaki Mehrabad Uluslararası Havalimanı'ndan yükselen duman (sosyal medya)

ABD Başkanı Donald Trump'ın belirlediği sürenin sona ermesine az bir zaman kala, dün İran'daki tesislere yönelik saldırılar yoğunlaştı. Öte yandan savaşı durdurmaya yönelik Pakistan'ın planı, Washington ve Tahran'ın çekinceleriyle karşılaştı. Bir diğer gelişmede İsrail, Tahran'a düzenlenen bir hava saldırısında İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) İstihbarat Teşkilatı Komutanı Tümgeneral Mecid Hademi'nin öldürüldüğünü duyurdu.

Başkan Trump, Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında, bu akşam sona erecek sürenin ‘son tarih’ olduğunu vurguladı ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının ‘çok büyük bir öncelik’ olduğunu, petrolün sevkiyatının buradan serbestçe geçmesinin İran ile yapılacak herhangi bir anlaşmanın parçası olması gerektiğini söyledi. Ayrıca İran'ın boğazdan geçen gemilere ücret uygulamasını reddeden Trump, bunun yerine ABD'nin geçiş ücreti uygulamasını önerdi. Eğer yetki kendisinde olsaydı İran'ın petrolünü ‘alacağını’ da söyleyen Trump, İran'ı bir gecede yok etmenin mümkün olduğunu ve bunun ‘yarın gece’ olabileceğini söyledi. ABD Başkanı, Tahran'ı, bu akşama kadar bir anlaşma imzalaması gerektiği, aksi takdirde ağır sonuçlarla karşı karşıya kalacağı konusunda uyardı.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre bilgili bir kaynak, Pakistan'ın planının derhal ateşkes ve ardından 15 ila 20 gün içinde kapsamlı bir anlaşma için müzakere yapılmasını önerdiğini aktardı. Ancak Beyaz Saray, Trump'ın bu planı onaylamadığını açıkladı. Öte yandan İran'ın resmi haber ajansı IRNA, İran'ın Pakistan'a on maddelik bir yanıt ilettiğini, bu yanıtta geçici ateşkes önerisini reddettiğini ve savaşın kalıcı olarak sona erdirilmesi gerektiğini vurguladığını bildirdi.

İsrail’in dün İran’a düzenlediği hava saldırıları, başkentteki havaalanları ile hava üslerine ve askeri noktalara yoğunlaştı. Bombalanan noktalar arasında başkentin batısındaki Mehrabad, Behram ve Azmayeş havalimanlarını yer aldı. Daha sonra saldırılar, merkez ve güneydeki sanayi ve petrokimya tesislerine yayıldı. Fars Körfezi kıyısında bulunan liman şehri Aseluye kentindeki Güney Pars Petrokimya Tesisi'ni hedef alan İsrail, burada füze ve silahlarla ilgili malzemelerin üretiminde kullanılan bir tesisi hedef aldığını açıkladı.