FED faiz oranını sabit tuttu

ABD Merkez Bankası Başkanı Jerome Powell (AFP)
ABD Merkez Bankası Başkanı Jerome Powell (AFP)
TT

FED faiz oranını sabit tuttu

ABD Merkez Bankası Başkanı Jerome Powell (AFP)
ABD Merkez Bankası Başkanı Jerome Powell (AFP)

ABD Merkez Bankası (Fed), politika faizini beklentiler dahilinde değiştirmeyerek 23 yılın en yüksek seviyesi olan yüzde 5,25-5,50 aralığında sabit tuttu. Fed'den yapılan açıklamada, faiz oranının sabit tutulması kararının oy birliğiyle alındığı belirtildi.

Açıklamada, son göstergelerin ekonomik aktivitenin sağlam bir hızla genişlediğine işaret ettiği anlatıldı.

İstihdam kazanımlarının güçlü ve işsizlik oranının düşük kalmaya devam ettiği aktarılan açıklamada, enflasyonun ise geçen yıl boyunca düştüğü ancak yüksek kalmayı sürdürdüğü kaydedildi.

Açıklamada, maksimum istihdam ve uzun vadede yüzde 2 oranında enflasyon oranına ulaşılmasının hedeflendiği belirtilerek, Federal Açık Piyasa Komitesi'nin (FOMC) istihdam ve enflasyon hedeflerine ulaşmaya yönelik risklerinin daha iyi bir dengeye doğru ilerlediği görüşünde olduğu ifade edildi.

Ekonomik görünümün belirsiz olduğuna ve enflasyon risklerine karşı son derece dikkatli olunmaya devam edildiğine işaret edilen açıklamada, federal fon oranı hedef aralığının yüzde 5,25-5,50 aralığında tutulmasına karar verildiği bildirildi.

Art arda 5 toplantıda faiz oranında değişikliğe gidilmedi
ABD'de yüksek enflasyon karşısında 2022'de varlık alım operasyonunu tamamlayarak faiz artışlarına başlayan Fed, Mart 2022'den bu yana 11 faiz artırımı gerçekleştirmiş ve faiz oranını toplam 525 baz puan artırmıştı.

Bankanın politika faizi, söz konusu artışlarla 2001'den bu yana en yüksek seviye olan yüzde 5,25-5,50 aralığına çıkmıştı.

Son kararıyla Fed, politika faizini art arda 5 toplantıda değiştirmeyerek mevcut aralıkta sabit bıraktı. Banka, politika faizinde en son Temmuz 2023'te 25 baz puanlık artışa gitmişti.

ABD'de enflasyon, Haziran 2022'de yıllık bazda yüzde 9 ile 1981'den itibaren en yüksek seviyeyi görmesinin ardından son olarak şubat ayında yıllık bazda yüzde 3,2 ile beklentilerin üzerinde gerçekleşti.

İki gün süren Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısının ardından Fed'den yapılan açıklamada, faiz oranlarında herhangi bir ayarlama için gelen verilerin, gelişen görünümün ve risk dengesinin dikkatle değerlendirileceği vurgulandı.

Açıklamada, FOMC'nin enflasyonun sürdürülebilir bir şekilde yüzde 2'ye ineceğine dair daha fazla güven kazanana kadar faiz oranını düşürmenin uygun olacağını öngörmediği yinelendi.

Ekonomiye ilişkin tahminlerini de açıklayan Fed, federal fon oranına ilişkin tahminini bu yıl sonu için geçen yıl aralıkta öngördüğü yüzde 4,6'da sabit bıraktı.

Buna göre, Fed'in federal fon oranına ilişkin 2025 yılı için tahmini yüzde 3,6'dan yüzde 3,9'a, 2026 yılı için yüzde 2,9'dan yüzde 3,1'e çıkarıldı. Uzun dönem ortalama faiz beklentisi de yüzde 2,5'ten yüzde 2,6'ya yükseltildi.

Söz konusu tahminler Fed'in 2024'te hala toplamda 75 baz puanlık 3 faiz indirimi öngördüğüne işaret etti.

Bankanın enflasyon tahminleri ise bu yıl için yüzde 2,4'te, 2026 için yüzde 2'de sabit bırakılırken, 2025 için yüzde 2,1'den yüzde 2,2'ye çıkarıldı.

Değişken enerji ve gıda fiyatlarını içermeyen çekirdek enflasyona ilişkin tahminler de bu yıl için yüzde 2,4'ten yüzde 2,6'ya revize edilirken, 2025 için yüzde 2,2 ve 2026 için yüzde 2 olarak korundu.

ABD ekonomisinin büyüme tahmini bu yıl için yüzde 1,4'ten yüzde 2,1'e, gelecek yıl için yüzde 1,8'den yüzde 2'ye ve 2026 için yüzde 1,9'dan yüzde 2'ye çıkarıldı.

İşsizlik oranına ilişkin tahminler ise bu yıl ve 2026 için yüzde 4,1'den yüzde 4'e çekilirken, 2025 için yüzde 4,1'de sabit tutuldu.

Fed Başkanı Powell, son verilere rağmen enflasyon görünümünün değişmediğini belirtti
Fed Başkanı Jerome Powell, düzenlediği basın toplantısında enflasyonun hala çok yüksek olduğunu belirterek, enflasyonun düşürülmesinde sağlanan ilerlemenin garanti olmadığını ve seyrinin belirsiz olduğunu söyledi.

Powell, iş gücü piyasasındaki sıkılık hafifledikçe ve enflasyondaki ilerleme devam ettikçe bankanın istihdam ve enflasyon hedeflerine ulaşmasına yönelik risklerin daha iyi dengelendiğini aktardı.

Mevcut sıkılaştırma döngüsünde Fed'in politika faiz oranının muhtemelen zirvede olduğuna işaret eden Powell, ekonominin genel olarak beklendiği gibi seyretmesi halinde bu yılın bir noktasında faiz indirimine başlamanın muhtemelen uygun olacağını öngördüklerini yineledi.

Fed, enflasyonun düştüğüne dair daha fazla güven kazanmak istiyor
Powell, ancak ekonomik görünümünün belirsiz olduğunu ve enflasyon risklerine karşı son derece dikkatli olmaya devam ettiklerini vurgulayarak, "Gerekmesi halinde federal fon oranı için mevcut hedef aralığını daha uzun süre korumaya hazırız." dedi.

Faiz oranına yönelik herhangi bir ayarlamayı değerlendirirken Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC), gelen verileri, gelişen görünümü ve risk dengesini dikkate alacağını belirten Powell, "Komite, enflasyonun sürdürülebilir şekilde yüzde 2'ye doğru ineceğine dair daha fazla güven kazanana kadar politika faizini düşürmenin uygun olacağını öngörmüyor." diye konuştu.

Bankanın bilançosunun ise küçültülmeye başlanmasından bu yana menkul kıymet varlıklarının yaklaşık 1,5 trilyon dolar azaldığını ifade eden Powell, bu toplantıda varlıkların azalma hızının yavaşlatılmasına ilişkin konuları görüştüklerini ancak bu hususta herhangi bir karar almadıklarını aktardı.

"Verilere ne aşırı tepki vereceğiz ne de onları görmezden geleceğiz"
Powell, ocak ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve kişisel tüketim harcamaları verilerinin yüksek olduğuna işaret ederek, burada mevsimsel etkilerin olabileceğini ancak yine de verileri göz ardı etmediklerini söyledi.

Şubat ayı verilerinin de beklentilerin üzerinde geldiğine değinen Powell, "Ancak enflasyonun bazen engebeli bir yolda kademeli olarak yüzde 2'ye doğru inmesi şeklindeki genel hikayeyi değiştirmediler. Bu iki aylık verilere ne aşırı tepki vereceğiz ne de onları görmezden geleceğiz." ifadelerini kullandı.

Powell, iş gücü piyasasında ciddi bir zayıflama olmasının faiz indirimi sürecine başlanması için bir neden olabileceğini belirtti.

Küresel finansal kriz sonrası, salgın öncesi dönemdeki çok düşük faiz oranlarını anımsatan Powell, faiz oranlarının bu seviyeye gerileyeceğini düşünmediğini ancak bu konuda büyük belirsizlik olduğunu dile getirdi.

"Daha iyi veriler arıyoruz"
Powell, enflasyonun yılın ilk yarısında biraz daha güçlü, yılın ilerleyen dönemlerinde ise biraz daha zayıf olduğunun görüldüğünü belirterek, gelen verilerin, yolda bir tümsek olup olmadığının değerlendirileceğini kaydetti.

Enflasyonda yüzde 2 hedefine giden yılın "inişli çıkışlı" olacağını söylediklerini hatırlatan Powell, "Şimdi burada bazı tümsekler var ve asıl soru tümseklerden daha fazlası var mı? Bunu bilemeyiz, bu nedenle bu soruya dikkatle yaklaşıyoruz." diye konuştu.

Powell, harika enflasyon verileri görmek isteyeceklerini vurgulayarak, şöyle devam etti:

Geçen yılın ikinci yarısında gerçekten çok iyi enflasyon verileri aldık. Yine aşırı tepki vermedik. Daha fazlasını görmemiz gerektiğini ve yolun inişli çıkışlı olacağını söyledik. Şimdi de ocak ve şubat ayları verileri var. Biliyorsunuz, daha iyi veriler arıyoruz ve bunları kesinlikle memnuniyetle karşılarız.



Woody Allen’ın kızı, üniversiteye Epstein’in torpiliyle girmiş

Amerikan yazar Philip Roth, Bard College'da bir dönem ders vermişti (Bard College)
Amerikan yazar Philip Roth, Bard College'da bir dönem ders vermişti (Bard College)
TT

Woody Allen’ın kızı, üniversiteye Epstein’in torpiliyle girmiş

Amerikan yazar Philip Roth, Bard College'da bir dönem ders vermişti (Bard College)
Amerikan yazar Philip Roth, Bard College'da bir dönem ders vermişti (Bard College)

Jeffrey Epstein, Woody Allen'ın kızının ABD'deki bir üniversiteye girmesini sağlamış.

ABD Adalet Bakanlığı'nın geçen hafta yayımladığı dava belgelerinde, Allen'ın eşi Soon-Yi Previn'in Epstein'le yazışmaları ortaya çıktı. 

2017 tarihli yazışmada Previn, evlatlık kızları Bechet Allen'ın New York'taki Bard College'a kabul sürecine katkısı nedeniyle Epstein'e teşekkür ediyor. 

E-postalara göre Epstein, üniversitenin rektörü Leon Botstein'la kişisel bağlantısı sayesinde Allen'ın kızının okula kabul edilmesini sağlamış.

Previn'in mesajında şu ifadeler yer alıyor: 

Bechet'ın biraz zorlanmasının ve önceden okula kabul aldığını bilmemesinin en iyisi olduğunu düşünüyorum. Böylece Bard'a girene dek biraz ter dökmüş ve bunu gerçekten istemiş olur. Bizim adımıza bu işi hallettiğin teşekkür ederim. Bunun benim için ne kadar önemli olduğunu anlatamam.

Botstein'ın sözcüsü David Wade, New York Times'a gönderdiği açıklamada, Mayıs 2021'de mezun olan Bechet'ın okula kendi başarısı sayesinde kabul edildiğini savunarak iddiaları yalanladı. 

Wade, Botstein'ın onlarca yıldır başvuru sürecindeki ailelerle görüştüğünü, kampüs ziyaretleri ve kabul görüşmeleri konusunda çok sayıda talebe yanıt verdiğini belirterek, "Buradaki tek fark, Epstein'in kendi etkisinin önemli olduğuna aileyi inandırmaya çalışması" dedi.

Sözcü, Epstein hakkında "Her gün güneşin doğuşunu bile kendine mal eden seri bir yalancıydı" ifadelerini kullandı. 

Haberde, Bard College'ın başvuruların yaklaşık yüzde 40'ını kabul ettiği de vurgulanıyor.

Timothée Chalamet'ye sert sözler

Previn'in 2018'de Epstein'e gönderdiği e-postada oyuncu Timothée Chalamet hakkında sarf ettiği ifadeler de dikkat çekti. 

Allen'ın eşi, mesajında "O şerefsiz Chalamet'nin filminin iyi eleştiri almamasına sevindim" diyor. 

Yazışmada bahsedilen filmin, Chalamet'nin başrolde oynadığı 2018 yapımı Sıcak Bir Yaz Gecesi (Hot Summer Night) olduğu düşünülüyor.

Diğer yandan Chalamet, Woody Allen'ın çekimlerini 2018'de tamamladığı New York'ta Yağmurlu Bir Gün'ün (A Rainy Day in New York) kadrosunda da yer alıyordu. 

Amazon, #MeToo hareketinin yükselişi ve Allen'a yönelik geçmiş cinsel istismar suçlamalarının yeniden gündeme gelmesi nedeniyle filmi rafa kaldırılmıştı. Yapım daha sonra farklı şirketler tarafından 2020'de ABD'de vizyona sokulmuştu. Chalamet de filmden kazandığı parayı hayır kurumlarına bağışlamıştı.

Independent Türkçe, New York Times, Variety, NME


Rusya’nın gizli nakit operasyonu: “İran’a 2,5 milyar dolar gönderildi”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le İran'ın dini lideri Ali Hamaney, en son 2022'de Tahran'da görüşmüştü (AFP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le İran'ın dini lideri Ali Hamaney, en son 2022'de Tahran'da görüşmüştü (AFP)
TT

Rusya’nın gizli nakit operasyonu: “İran’a 2,5 milyar dolar gönderildi”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le İran'ın dini lideri Ali Hamaney, en son 2022'de Tahran'da görüşmüştü (AFP)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le İran'ın dini lideri Ali Hamaney, en son 2022'de Tahran'da görüşmüştü (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump ilk döneminde İran'a yaptırım uyguladıktan sonra Rusya, Tahran yönetimine gizlice 2,5 milyar dolar göndermiş.

Telegraph'ın haberinde bu miktarın, Rus devletine ait Promsvyazbank tarafından 2018'de Tahran yönetimine gönderildiği savunuluyor. 

Küresel ticaret ve gümrük verilerini derleyen ImportGenius'un sağladığı bilgileri inceleyen gazete, bankanın nakit paraları 4 ay boyunca tren ve gemi yoluyla İran'a ulaştırdığını yazıyor.

Her biri 57 milyon ile 115 milyon dolar arasında değişen nakit para transferlerinin toplamda 34 sevkıyatla tamamlandığı aktarılıyor. 

Bu kapsamda Rusya'dan İran'a yaklaşık 5 tonluk banknot taşındığı iddia ediliyor. 

İlk sevkıyat 13 Ağustos 2018'de, Trump'ın yaptırım kararından bir hafta sonra yapılmış.  Yaklaşık 57,3 milyon dolar değerindeki toplam 110 kilogramlık banknotlar, trenle Rusya'nın Astrahan limanına gönderilip gemiye yüklenmiş. Hazar Denizi üzerinden İran'ın Emirabad limanına varan gemideki banknotlar, tekrar trenle Tahran'a ulaştırılmış. 

Ağırlık ve değer hesaplarına göre paranın büyük olasılıkla 500 euroluk banknotlar halinde taşındığı ancak kayıtların dolar cinsinden tutulduğu ifade ediliyor.

Trump'ın selefi Joe Biden'ın yönetiminde İran özel temsilciliğinde görev yapan Ariane Tabatabai, ödemelerin İran Devrim Muhafızları'ndan askeri teçhizat alımlarıyla bağlantılı olabileceğine dikkat çekiyor: 

İlk tahminim bu paranın ekipman ve silah, füze sistemleri ya da askeri bileşenler için gönderildiği yönünde. Her iki ülkeye uygulanan kapsamlı yaptırımlar ve İran'ın Swift'ten büyük ölçüde çıkarılmış olması da göz önüne alındığında nakit kullanmaları şaşırtıcı değil.

ABD merkezli düşünce kuruluşu Washington Enstitüsü'nden Anna Borshchevskaya, Moskova'nın kriz dönemlerinde Tahran'ı desteklemek için "yaratıcı yollar" bulduğunu söylüyor: 

Moskova, rejimin desteğe ihtiyacı olduğunu düşünüyor. Rusya askeri müdahalede tereddüt edebilir ancak bir rejimi ayakta tutmak için yapabilecekleri pek çok başka şey var.

Eskiden özel bir banka olan Promsvyazbank, 2017'de Kremlin tarafından devralınmıştı. Rusya Merkez Bankası, kurumu "askeri-sanayi kompleksine hizmet edecek özel amaçlı banka" diye tanımlamıştı.

Bankanın CEO'su Petr Fradkov, eski Rusya Başbakanı ve Rusya Dış İstihbarat Servisi Direktörü Mihail Fradkov'un oğlu. Petr ve Promsvyazbank, 2022'deki Ukrayna işgalinin ardından Birleşik Krallık ve ABD tarafından yaptırım listesine alınmıştı. 

Öte yandan Biden yönetiminde Dışişleri Bakanlığı'nda Ortadoğu danışmanı olarak görev yapan Asha Castleberry-Hernandez, İran'daki rejim karşıtı eylemlere ve ülkenin yaşadığı ekonomik zorluklara işaret ederek, benzer nakit transferlerinin hâlâ sürüyor olabileceğini savunuyor: 

Bu spekülatif olarak mümkün. Rusya mevcut rejimin çöküşünü ciddi bir kayıp olarak görür. Bu onları büyük bir jeopolitik dezavantaja sokabilir.

ABD, Ortadoğu'daki askeri yığınağını artırırken, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, RT'ye verdiği röportajda olası bir askeri müdahalenin sadece İran'ı değil tüm bölgeyi tehlikeye atacağını söylemişti. 

Independent Türkçe, Telegraph, TASS 


SpaceX’te Çinli yatırımcı gerginliği: Pentagon göreve çağrıldı

Senatörler, SpaceX ve Pentagon işbirliğiyle ilgili bilgilerin Pekin'e sızdırılabileceğini öne sürüyor (Reuters)
Senatörler, SpaceX ve Pentagon işbirliğiyle ilgili bilgilerin Pekin'e sızdırılabileceğini öne sürüyor (Reuters)
TT

SpaceX’te Çinli yatırımcı gerginliği: Pentagon göreve çağrıldı

Senatörler, SpaceX ve Pentagon işbirliğiyle ilgili bilgilerin Pekin'e sızdırılabileceğini öne sürüyor (Reuters)
Senatörler, SpaceX ve Pentagon işbirliğiyle ilgili bilgilerin Pekin'e sızdırılabileceğini öne sürüyor (Reuters)

Çinli yatırımcıların SpaceX'ten gizlice hisse senedi aldığı iddiaları üzerine Pentagon'dan acil inceleme istendi.

Demokrat senatörlerden Elizabeth Warren ve Andy Kim, Savunma Bakanı Pete Hegseth'e gönderdikleri mektupta, SpaceX'e yapılan muhtemel Çin yatırımlarının "ulusal güvenlik tehdidi oluşturabileceğini" savundu. 

Bu yatırımlar neticesinde ABD'nin "kritik askeri, istihbarat ve sivil altyapısının riske atılabileceği" gerekçe gösterilerek, Elon Musk'ın firması hakkında inceleme başlatılması talep edildi.

Senatörler, mektupta şu ifadelere yer verdi: 

Çinli yatırımcıların, şirketin sözleşmeleri veya tedarik zinciriyle ilgili ayrıntıları dahil kamuya açık olmayan bilgileri ele geçirerek Çin'in, ABD'nin ulusal güvenliğini tehlikeye atabilecek bilgi ve teknolojilere erişmesini sağlamasından endişeleniyoruz.

Musk'ın firması, Pentagon'un kullandığı Starlink ağını işlettiği gibi, Amerikan ordusuna ait istihbarat uydularını da yörüngeye fırlatıyor. 

Diğer yandan Çin bağlantılı yatırımcıların Cayman Adaları ve Britanya Virjin Adaları'ndaki şirketler üzerinden fon yönlendirerek SpaceX hisselerini satın aldığı iddiaları tartışma yaratmıştı.

ABD'de SpaceX'le ilgili bir yatırım anlaşmazlığının ele alındığı 2021 tarihli davada, Musk'ın firması Çinli bir şirketi devre dışı bırakmıştı. 

Fon yöneticisi Iqbaljit Kahlon, SpaceX hisselerine yatırımı kolaylaştırmak için özel bir fon kurmuş, Hong Kong merkezli Leo Investments firması da 50 milyon dolarlık yatırım yapmıştı. 

Ancak Çinli şirketin yatırımının tartışma yaratması üzerine SpaceX işlemi durdurarak 50 milyon doları firmaya geri ödemişti. Kahlon da Leo Investments firmasını fondan çıkarmıştı.

Çinli şirketin süreçte usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla Kahlon'a karşı açtığı davada Delaware'deki mahkeme, ABD'li fon yöneticisinin firmayı fondan çıkarma kararını haklı bulmuştu. 

Kahlon, olayla ilgili 2024'te yapılan duruşmada, SpaceX'in Çin bağlantılı yatırımcıların Cayman Adaları ve Britanya Virjin Adaları'ndaki offshore hesaplar üzerinden yatırım yapmasına müsaade ettiğini savunmuştu. 

Elizabeth Warren ve Andy Kim, Hegseth'e yazdıkları mektupta Musk'ın şirketine yapılan Çin bağlantılı yatırımların boyutunun açıklanmasını istedi. Ayrıca firmaya yapılan yabancı yatırımların, ABD'deki Yabancı Yatırımlar Komitesi (CFIUS) tarafından incelenip incelenmemesi gerektiğinin belirlenmesi talep edildi. Senatörler, Bakanlık'tan 20 Şubat'a kadar yanıt bekliyor.

Independent Türkçe, Reuters, Truthout