Yardım savaşı bitti, Ukrayna savaşının ise sonu yok

Son desteğin ardından çatışmalar daha da yoğunlaşacak ve hiçbir şey çözüme yönelik müzakerelere kapının açık olduğunu göstermiyor

Ukrayna'nın doğusundaki Dovhenke köyünde yaşayan ve bir misket bombasının kalıntılarını gösteren çiftçi, (AFP)
Ukrayna'nın doğusundaki Dovhenke köyünde yaşayan ve bir misket bombasının kalıntılarını gösteren çiftçi, (AFP)
TT

Yardım savaşı bitti, Ukrayna savaşının ise sonu yok

Ukrayna'nın doğusundaki Dovhenke köyünde yaşayan ve bir misket bombasının kalıntılarını gösteren çiftçi, (AFP)
Ukrayna'nın doğusundaki Dovhenke köyünde yaşayan ve bir misket bombasının kalıntılarını gösteren çiftçi, (AFP)

Refik Huri

Doğrudan taraflarından daha büyük ve tek başına bir yeni çok kutuplu dünya düzenine yol açamayacak kadar küçük savaşta, kesin olan belirsizliktir.

Kongre'de Cumhuriyetçilerin Ukrayna'ya ek yardım sunulmasına karşı kurmuş oldukları duvar, son oylamada, yine Beyaz Saray ve Demokratlar ile anlaşan Cumhuriyetçilerin önemli bir kesimi tarafından yıkıldı. Başkan Joe Biden'ın aylar önce talep ettiği ve Ukrayna için 61 milyar dolar, İsrail için 24 milyar dolar, Tayvan ve Hint-Pasifik bölgesi için 8 milyar dolar içeren yardım paketinin tamamı onaylandı. Ukrayna'nın bu yardıma güvenmesi ve kendisini uzun süre beklemesi, füze ve uçaksavar füzelerinin tükenmesi arasında sorulan soru şu; Avrupa'nın yardımlarıyla birlikte bu yardım, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı başlattığı savaşın gidişatında neyi değiştirir?

Yardımın kabul edilmesinin hemen ardından Moskova'dan gelen cevap, bunun savaşın gidişatında hiçbir şeyi değiştirmeyeceği, sadece kaosu ve acıları artıracağı yönündeydi. Washington'un hızlı yanıtı ise bu yardımın, Ukrayna'nın 2024 sonuna kadar ayakta kalmasını garanti edeceğini söyleyen CIA Direktörü William Burns'ten geldi.

Ancak savaşın gidişatı hep tek yönde ilerleyen bir çizgide olmadı, aksine dairesel ve bazen iki yönde hareket etti ve etmeye de devam ediyor. Bir yerde Rusya başarılı olurken, başka bir yerde Ukrayna başarılı oldu. Bazı yerlerde ise başarı ve başarısızlık dönüşümlüydü. Doğu Avrupa Vakfı Başkanı Viktor Lach ile hukuk ve uluslararası ilişkiler uzmanı Elena Khamilivka’nın raporunda, "Batı'nın şu ana kadarki desteği Ukrayna'nın zaferi için değil, daha ziyade çöküşünü önlemek içindi" denildi. Eski Polonya Savunma Bakanı Radek Sikorski'nin görüşüne göre, "Ukrayna'nın savaşı kazanıp kazanmayacağı belli değil ama Rusya'nın kaybettiği kesin."

Eski ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Samuel Charrap ise “kazanılamaz bir savaş”tan bahsediyor. Buna karşılık Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin “Rusya yenilmezdir” iddiasında ısrar ederken ölçü nihayetinde sahadır ve sahanın arkasında olan da budur.

Son haftalarda sahadaki manzaraya göre Rusya doğu Ukrayna'da ilerledi, Rus ordusu diğer bölgelerde kaybettiklerini geri kazanmaya hazırlanıyor, Ukrayna'yı Karadeniz'deki ana ve son limanından mahrum bırakmak için Odessa üzerindeki baskısını artırıyor. Buna karşılık Ukrayna Karadeniz'deki Rus filosunu hedef alma, Kırım Yarımadası'nda operasyonlar yürütme kapasitesini artırırken, geçen yılki karşı taarruz başarısızlığından da dersler çıkarmış durumda. Aralarındaki fark ise Rusya'nın kaynaklarının büyük, silah üretiminin fazla ve zaten yorgun olan Batı'nın yorgunluğu üzerine bahse girmekten asla yorulmayacak olmasıdır.

Rusya’nın aksine Ukrayna günlük olarak Batı’dan gelecek silah ve mühimmata ihtiyaç duyuyor ama kendi topraklarını savunuyor. Rus işgali Ukrayna vatanseverliğini güçlendirdi ve yeni yardım paketinden sonra çatışmaların daha da yoğunlaşacağı aşikâr. Çözüme yönelik müzakerelere kapının açık olduğunu gösteren hiçbir şey yok.1940'tan 2021'e kadar olan verileri kullanan Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi'ne göre "Ülkeler arasındaki savaşların yüzde 26'sı bir ay içinde, yüzde 25'i bir yıl içinde sona erdi. Bir yılı aşan her savaş ise onlarca yıl sürdü.” Ukrayna savaşı üçüncü yılına girerken, bunu “özel askeri operasyon” olarak tanımlamakta ısrar eden Moskova, geçtiğimiz günlerde artık savaş halinde olduğunu itiraf etti. Bunu üçüncü dünya savaşı olarak değil, küreselleşmiş bir savaş olarak gören Batı ise Putin'in yenilgisinden olduğu kadar zaferinden de korkuyor görünüyor. Amerikalı strateji uzmanı Friedman'ın dillendirdiği son görüş ise şu: “Ukrayna savaşı bitti ama kimse onu nasıl sonlandıracağını bilmiyor. Kimse amacına ulaşacak bir konumda değil, ancak bir çözüme ulaşmak da son derece zor."

Moskova ile Kiev arasında arabuluculuk teklifinde bulunanların hangi talepleri duydukları bir sır değil; Rusya, daha fazlasını elde etme hırsı ile birlikte, Ukrayna'yı biri Batı ile olan, diğeri Rusya'ya katılan iki ülkeye bölecek Kore modeline dayanan bir çözümden daha azını kabul etmiyor. Ukrayna ise Rusya’nın Kırım Yarımadası dahil işgal ettiği tüm bölgelerden çekilmesinden daha azını talep etmiyor veya savaşta tüm toprakların özgürleştirmesi ve 1991 Bükreş Antlaşması'na dönmekten başka bir hedef koymuyor. Söz konusu anlaşmada ABD, İngiltere ve Rusya’nın, Sovyetler Birliği'nden beri sahip olduğu nükleer silahlardan vazgeçmesi karşılığında, Ukrayna'ya kendi sınırları içinde egemenliğini garanti ediyordu. Ukrayna nükleer silahlardan vazgeçti ama Putin taahhüdünü yerine getirmedi.

Ukrayna bir yerde her ilerleme kaydettiğinde Moskova'nın yanıtı nükleer bir gücü yenmenin imkânsız olduğu yönünde oluyor. Ancak Şanghay'daki Fudan Üniversitesi Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü Dekan Yardımcısı Profesör Feng Yujun, savaşın gidişatını etkileyecek dört faktör belirliyor: “Ukrayna'ya uluslararası destek, rekabetin endüstriyel güç, komuta ve kontrol, iletişim ve istihbarat sistemlerinin birleşimi etrafında döndüğü modern savaşın doğası, Ukrayna direnişinin seviyesi ve bilgi.” Feng Yujun, Putin'in iktidarda uzun süre kalması nedeniyle, bir bilgi kozası içinde sıkışıp kaldığına inanıyor. Rusya'nın yenilgisinin ve işgal ettiği tüm topraklardan çekilmesinin kaçınılmaz olduğunu kaydediyor. Dahası nükleer bir güç olan ABD'nin Kore'den, Vietnam'dan ve Afganistan'dan çekildiğine dikkat çekerek, nükleer bir gücün mağlup edilemeyeceği söylemiyle alay ediyor. Doğrudan taraflarından daha büyük ve tek başına bir yeni çok kutuplu dünya düzenine yol açamayacak kadar küçük bir savaşta kesin olan, belirsizliktir.



Danimarka, usulsüz kayıt nedeniyle İran bayraklı bir gemiyi alıkoydu

Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
TT

Danimarka, usulsüz kayıt nedeniyle İran bayraklı bir gemiyi alıkoydu

Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)
Danimarka polis memurları (AFP- Arşiv)

Danimarka denizcilik yetkilileri dün, ülkenin sularında demirlemiş olan İran bayraklı bir konteyner gemisinin, usulüne uygun olarak kayıtlı olmadığı gerekçesiyle alıkonulduğunu açıkladı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre konteyner gemisinin adı "Nora" idi ve Komor Adaları bayrağı taşıyordu; ancak Danimarka yetkilileri Reuters'e e-posta yoluyla Komor Adaları'nın Kopenhag'a gemiyi kayıtlarında bulamadığını bildirdiğini söyledi.

Yetkililer, "Gemi, bayrak devleti Danimarka denizcilik yetkililerine tam olarak kayıtlı ve yetkilendirilmiş olduğuna dair kanıt sunana kadar alıkonulacaktır" diyerek, gemiyi serbest bırakmadan önce inceleyeceklerini belirterek, "Denetim, hava koşulları güvenli bir şekilde izin verdiğinde gerçekleştirilecek" ifadelerini kullandı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan verilere göre, "Noura" gemisi şu anda İran bayrağı altında seyrediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre haberi ilk duyuran Danimarka televizyon kanalı TV2, geminin çarşamba günü bayrağını Komor Adaları'ndan İran'a değiştirdiğini belirtti. Reuters, değişikliğin ne zaman gerçekleştiğini bağımsız olarak doğrulayamadı.

Londra Borsası Grubu'ndan alınan veriler, "Nora" gemisinin, ABD Hazine Bakanlığı'nın yaptırım listesinde yer alan ve daha önce "Cyrus" adıyla anılan bir konteyner gemisiyle aynı Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) numarasına sahip olduğunu gösteriyor.

IMO numaraları, isim veya bayrak değişikliklerinden bağımsız olarak değişmeden kalan kalıcı gemi tanımlayıcılarıdır.

Cyrus, ABD Yabancı Varlık Kontrol Ofisi'nin İran yaptırım programı kapsamında belirlenmiş olup, Londra Borsası Grubu'ndan elde edilen veriler, şirketin Argon Shipping ve Rail Shipping ile bağlantılı olduğunu göstermektedir.

Reuters, Argon Shipping ve Rail Shipping şirketlerine yorum almak için ulaşamadı.

TV2, geminin son 25 gündür limanda demirli ve kullanılmadan beklediğini bildirdi.


İran'da bir askeri eğitim uçağı düştü bir pilot hayatını kaybetti

İran Hava Kuvvetlerine ait bir uçak enkazı (Arşiv)
İran Hava Kuvvetlerine ait bir uçak enkazı (Arşiv)
TT

İran'da bir askeri eğitim uçağı düştü bir pilot hayatını kaybetti

İran Hava Kuvvetlerine ait bir uçak enkazı (Arşiv)
İran Hava Kuvvetlerine ait bir uçak enkazı (Arşiv)

İran Radyo ve Televizyon Kurumu'nun bildirdiğine göre, İran'a ait bir savaş uçağı dün gece geç saatlerde batı İran'da bir eğitim görevi sırasında düştü ve pilotlardan biri hayatını kaybetti.

Kurumun açıklamasına göre uçak Hemedan vilayetinde gece eğitim görevi sırasında düştü. İran Hava Kuvvetleri Halkla İlişkiler Ofisi, resmi IRNA haber ajansı tarafından yayınlanan açıklamada, "Hava Kuvvetlerine ait bir uçak bu akşam Hemedan vilayetinde (batı İran) gece eğitim görevi sırasında düştü" denildi.

Haberde, "Kazada pilotlardan biri hayatını kaybetti, diğeri ise kurtuldu. Kazanın nedenini belirlemek için soruşturmaların devam ettiği" ifadeleri yer aldı.


Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
TT

Melania Trump, en sevilen First Lady'ler listesinde sondan ikinci çıktı

YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)
YouGov'un yeni bir anketine göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci first lady'si seçildi (Reuters)

Yeni bir ankete göre Melania Trump, yakın tarihin en az popüler ikinci First Lady'si seçildi ancak en sevilmeyen First Lady unvanını Trump'ın rakibi Hillary Clinton aldı.

YouGov'a göre bu ay 2 bin 255 ABD vatandaşından son 11 First Lady'yi "Mükemmel"den "Kötü"ye uzanan bir ölçekte sıralamaları istendi.

Yüzde 36'sı Melania'yı "kötü", yüzde 10'u da "ortalama altı" olarak değerlendirdi. Ankete katılanların yaklaşık yüzde 18'i Melania'yı "mükemmel", yüzde 12'si de "ortalama üstü" notu verdi. Böylece net onay oranı -16 çıktı.

Melania'dan daha düşük sırada yer alan tek First Lady, 2016 başkanlık seçimini Donald Trump'a kaybeden Hillary Clinton'dı. Ankete katılanların yüzde 33'ü onu "kötü", yüzde 11'i de "ortalama altı" diye değerlendirdi ve net onay oranı -17 oldu.

Öte yandan en popüler First Lady'ler sırasıyla +56, +32 ve +25 net puanla Jackie Kennedy, Rosalynn Carter ve Nancy Reagan'dı.

Michelle Obama da katılımcılar arasında favori olarak öne çıktı; yüzde 33'ü onu "mükemmel", yüzde 12'si ise "ortalama üstü" olarak değerlendirdi ve bu da ona +21 net onay puanı kazandırdı. Yaklaşık yüzde 22'si onu "kötü" buldu.

Ortalama olarak son 11 First Lady'nin çoğu, eşlerinden daha yüksek net puanlar aldı.

Hillary Clinton, -3 net puanlı eşinden önemli ölçüde daha düşük olan tek First Lady'ydi.

Birçok başkan ve First Lady benzer puanlar aldı; Jacqueline Kennedy Onassis ve John F. Kennedy (+56'ya karşı +61), Nancy ve Ronald Reagan (+25'e karşı +22), Michelle ve Barack Obama (+21'e karşı +15) bunlardan bazıları.

Melania ve Donald Trump da benzer ancak olumsuz puanlar aldı (-16'ya karşı -20).

Anket ayrıca, katılımcıların yüzde 48'inin Donald Trump'ı "kötü" bulduğunu, yüzde 6'sının ise "ortalama altı" olarak değerlendirdiğini ortaya koydu. Trump, YouGov'un katılımcılara sorduğu 20 başkan arasında en düşük puanı aldı. Katılımcıların yaklaşık yüzde 19'u 45 ve 47. başkanı "olağanüstü" olarak değerlendirdi.

Trump'tan sonra, selefi Joe Biden, katılımcıların yüzde 38'inin "kötü", yüzde 12'sinin ise "ortalama altı" şeklinde değerlendirdiği en az popüler eski başkan oldu. Sadece yüzde 7'si Biden'ı "mükemmel" olarak değerlendirdi.

Ankete göre, "First Lady'ler hakkındaki genel görüşler, eşleri hakkındaki görüşlere benzer şekilde siyasi olarak kutuplaşmış durumda".

Anket, tartışmalı belgeseli Melania'nın gösterime girmesiyle birlikte Melania Trump hakkında kamuoyunun ne düşündüğüne dair fikir veriyor. Belgeselin ilk hafta sonu 7 milyon dolar kazandığı bildirilse de bilet satışları ikinci haftada düşerek sadece 2,4 milyon dolar getirdi.

Amazon, belgeselin haklarını satın almak için 40 milyon, tanıtımı içinse 35 milyon dolar daha harcamıştı.

Independent Türkçe