Japonya'da turistler Fuji Dağı manzarasını engelleyen bariyeri delik deşik etti

Fuji Dağı manzarasını engelleyen siyah ağ, yerleştirilmesinden bir hafta sonra şimdiden delik deşik oldu ancak deliklerin hiçbiri sosyal medyada paylaşılabilecek fotoğraflar için yeterince büyük değil

Yamanashi prefaktörlüğündeki Fujikawaguchiko kasabasında uygun davranmayan turistleri caydırmak amacıyla bir işçi, bir marketin arkasından kendini gösteren Japonya'nın Fuji Dağı'nın manzarasını kapatmak için bariyer kuruyor (AFP)
Yamanashi prefaktörlüğündeki Fujikawaguchiko kasabasında uygun davranmayan turistleri caydırmak amacıyla bir işçi, bir marketin arkasından kendini gösteren Japonya'nın Fuji Dağı'nın manzarasını kapatmak için bariyer kuruyor (AFP)
TT

Japonya'da turistler Fuji Dağı manzarasını engelleyen bariyeri delik deşik etti

Yamanashi prefaktörlüğündeki Fujikawaguchiko kasabasında uygun davranmayan turistleri caydırmak amacıyla bir işçi, bir marketin arkasından kendini gösteren Japonya'nın Fuji Dağı'nın manzarasını kapatmak için bariyer kuruyor (AFP)
Yamanashi prefaktörlüğündeki Fujikawaguchiko kasabasında uygun davranmayan turistleri caydırmak amacıyla bir işçi, bir marketin arkasından kendini gösteren Japonya'nın Fuji Dağı'nın manzarasını kapatmak için bariyer kuruyor (AFP)

Japonya'nın Fuji Dağı'nı görmeye hevesli turistler, popüler bir manzara noktasında uygunsuz davranışları önlemek için tasarlanan yeni bir bariyerde delikler açmaya başladı bile.

Fujikawaguchiko'daki siyah ağdan paravanın kurulumu sadece bir hafta önce tamamlanmıştı ve yerel halkın, sosyal medyaya layık mükemmel fotoğraflar çekmek amacıyla çöp atan, izinsiz giren ve trafik kurallarını ihlal eden yabancı ziyaretçi akınından giderek daha fazla sinirlenmesinin ardından Yamanashi prefaktörlüğündeki yetkililerce gerçekleştirilmişti.

Seyir noktasının kapatıldığı Lawson's marketinde görev yapan bir güvenlik görevlisi, sabah ya da akşam saatlerinde kimse bakmazken küçük deliklerin ortaya çıkmaya başladığını fark ettiğini söyledi.

AFP haber ajansına konuşan güvenlik görevlisi, "Bu görgü kurallarıyla ilgili. Bu utanç verici" dedi. Deliklerin parmakların geçebileceği kadar büyük olduğunu ancak yine de bir fotoğraf makinesinin Fuji'nin karla kaplı yanardağını gösteren, Instagram'a layık bir kare yakalayamayacağını söyledi.

Bir belediye yetkilisi, deliklerden birine fotoğraf makinesi dayamaya çalıştığını ancak mükemmel bir çekim yapmayı başaramadığını söyledi. "İyi bir fotoğraf çektim mi? Aslında sanırım ağ kadraja girdi" dedi.

Kalabalıktan ve kurallara uymayan turistlerden bıkan Japon tatil beldesinin yetkilileri geçen hafta 20 metreye 2,5 metre boyutlarında bir ağ kurdu ve bunun etkili olduğunu söylüyorlar.

Belediye yetkilisi, "Paravanın kendisini görmek için gelenler oldu. Ancak insanları orada kalmaktan caydırma amacımıza ulaştık" dedi.

Sözkonusu dar sokak, Lawson's marketler zincirinin bir şubesinin arkasında yükselen, her daim karla kaplı dağın manzarasını sunuyor. Bölge sakinleri, buraya akın eden çok sayıda kişinin genellikle yasadışı park ettiğini ya da diğer yayaların kaldırımı kullanmasını engellediğini ve hatta kazalara neden olduğunu söylüyor.

Belediye yetkilisi, marketin önündeki fotoğraf kabinine benzeyen nokta popülerliğini kaybettiğinde, siyah paravanın ortadan kalkabileceğini söyledi.

Öte yandan, Fuji Dağı'nın fotoğraflarının çekilebileceği alternatif yerler de dahil ziyaret edilebilecek diğer turistik noktalarla ilgili bilgilere bağlantı veren QR kodlarını ağ paravana yerleştirmeyi planlıyorlar.

Pandemi karantinasının ardından yabancı turistlere yeniden açıldığından beri Japonya'ya muazzam sayıda gezgin geri döndü. Mart ve Nisan 2024'te ayda üç milyondan fazla ziyaretçi geldi. Bu yeni bir rekor ve devam etmesi muhtemel görünen bir eğilimin parçası.

Independent Türkçe



Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
TT

Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Başkan Donald Trump’ın İran’ın nükleer programına ilişkin bir anlaşmayı neden hâlâ kabul etmediğini sorguladığını söyledi. Witkoff, Washington’ın baskı uygulamasına rağmen Tahran’ın anlaşmaya yanaşmamasının Beyaz Saray’da şaşkınlık yarattığını ifade etti.

Fox News’e verdiği röportajda Witkoff, Trump’ın İran’ın tutumuna hayret ettiğini belirterek, “Neden teslim olmadıklarını merak ediyor... ‘Teslim olmak’ ifadesini kullanmak istemiyorum ama neden teslim olmadılar?” dedi.

Witkoff, Trump’ın ayrıca İran’ın ‘bu denli yoğun baskı ve bölgede sahip olduğumuz deniz gücünün büyüklüğü karşısında’ ABD ile temasa geçmemesini sorguladığını aktardı. Trump’ın, Tahran’ın nükleer silah edinme niyetinde olmadığını ilan etmesini ve hangi adımları atmaya hazır olduğunu netleştirmesini beklediğini dile getirdi.

ABD’li yetkili, Trump tarafından belirlenen kırmızı çizgilerin İran’ın uranyum zenginleştirmede ‘sıfır zenginleştirme’ seviyesini korumasını şart koştuğunu söyledi. Witkoff, İran’ın uranyumu sivil amaçlar için gerekli seviyenin ötesinde zenginleştirdiğini de ifade etti.

Witkoff, aynı röportajda, devrik İran Şahı’nın oğlu Rıza Pehlevi ile görüştüğünü de doğruladı.

Witkoff, “Başkanın talimatıyla onunla görüştüm” ifadesini kullanırken, görüşmenin içeriğine ilişkin ayrıntı vermedi.

Geçen hafta Pehlevi, Başkan Donald Trump’a İran’a yönelik askeri müdahale çağrısını yinelemiş ve ülkede bir ‘geçiş sürecine’ liderlik etmeye hazır olduğunu açıklamıştı.

Witkoff’un açıklamaları, Trump’ın İran’a yönelik askeri saldırı tehdidinde bulunduğu ve bölgedeki askeri konuşlanmayı artırdığı bir dönemde geldi. Trump, aynı zamanda Tahran ile nükleer program konusunda bir anlaşmaya varma isteğini de dile getirdi.

İran’ın nükleer programı, Tahran ile Batılı ülkeler arasında yıllardır süren anlaşmazlığın merkezinde yer alıyor. Batılı ülkeler, İran’ın nükleer silah edinme ihtimalinden endişe duyuyor.


İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
TT

İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)

İran, Avrupa Birliği (AB) üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini terör örgütü olarak tanımladı.

İran Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, Tahran'ın İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu (DMO) terör örgütü olarak sınıflandıran AB'nin ‘yasadışı ve haksız’ olarak nitelendirdiği karara yanıt olarak harekete geçeceği belirtildi.

AB'nin 19 Şubat'ta aldığı karara yanıt olarak yayınlanan açıklamada, “Avrupa hükümetleri, İran silahlı kuvvetlerinin resmi bir kolu olan Devrim Muhafızlarını terör örgütü olarak tanımladığından, İran da karşılıklılık ilkesine dayalı önlemler alacaktır” denildi.

Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığına göre Tahran’ın kararı 2019 yılında çıkarılan ‘ABD’nin DMO’yu Terör Örgütü Olarak Tanımlamasına Karşı Misilleme Tedbirleri Yasası'nın 7’nci maddesine dayanıyor. İran Dışişleri Bakanlığı, “ABD’nin bu konudaki kararını herhangi bir şekilde destekleyen veya buna uyan tüm ülkeler, İran tarafından benzer tedbirlere tabi tutulacaktır” açıklamasında bulundu.

Açıklama şöyle devam etti:

“Bu yasa ve 4’üncü madde dahil olmak üzere hükümleri uyarınca İran, AB üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini bu yasanın hükümlerine tabi kabul etmekte ve bunları terörist örgütler olarak sınıflandırıp ilan etmektedir.”

Bakanlık, bu önlemin İran'ın iç hukuku çerçevesinde, Avrupa hükümetlerinin uluslararası hukuk ilkelerini açıkça ihlal etmesine yanıt olarak alındığını vurgulayarak açıklamasını sonlandırdı.


ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
TT

ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)

Arap ve Müslüman ülkeler tarafından bugün yapılan ortak açıklamada, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin, Tevrat'a dayanarak İsrail'in Ortadoğu'nun büyük bir bölümünü kapsayan topraklar üzerinde hakkı olduğunu söylediği açıklamalarını kınadılar.

ABD’li muhafazakar çizgideki gazeteci Tucker Carlson, 2025 yılında Başkan Donald Trump tarafından büyükelçi olarak atanan, eski Baptist papazı ve Yahudi devletinin önde gelen destekçisi Huckabee ile bir röportaj gerçekleştirdi.

Arap ve İslam ülkeleri tarafından yapılan ortak açıklamada şöyle denildi:

"Suudi Arabistan Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Katar Devleti, Suriye Arap Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Umman Sultanlığı, Körfez İşbirliği Konseyi Sekreterliği, Arap Birliği (AL) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin, işgal altındaki Batı Şeria dahil olmak üzere Arap devletlerine ait topraklar üzerinde İsrail'in kontrolünü kabul ettiğini belirten açıklamalarını kategorik olarak kınıyor ve derin endişelerini ifade ediyor.”

Açıklamada, ‘uluslararası hukuk ilkelerini ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartını açıkça ihlal eden ve bölgenin güvenliği ve istikrarına ciddi bir tehdit oluşturan bu tür tehlikeli ve kışkırtıcı açıklamaların kategorik olarak reddedildiği’ vurgulandı.

dfvgthy
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Reuters)

Suudi Arabistan, Büyükelçisi Huckabee’nin açıklamalarını ‘sorumsuzca’ ve ‘tehlikeli bir emsal’ olarak değerlendirirken Ürdün, bu sözleri ‘bölge ülkelerinin egemenliğine yönelik bir ihlal! olarak gördü. Mısır, !İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları veya diğer Arap toprakları üzerinde egemenliği olmadığını’ teyit etti.

Kuveyt, Huckabee’nin açıklamalarını ‘uluslararası hukuk ilkelerinin açık bir ihlali’ olarak kınarken Umman, bu sözlerin ‘barış şansını zedelediğini ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit ettiğini’ vurguladı.

Filistin Yönetimi, Huckabee’nin açıklamalarının ‘ABD Başkanı Donald Trump'ın işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakını reddeden açıklamasının tersi’ olduğunu değerlendirdi.

ABD’nin İsrail Büyükelçisi dün sosyal medya platformu X’te, Siyonizm'in tanımı da dahil olmak üzere röportajda tartışılan diğer konular hakkındaki tutumunu açıklığa kavuşturmak için iki mesaj yayınladı. Ancak İsrail'in Ortadoğu'daki topraklar üzerindeki kontrolüne ilişkin açıklamalarına değinmedi.

Huckabee, söz konusu açıklamaları, İsrail'in 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria üzerindeki kontrolünü artırmak için önlemlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde yaptı.

İsrail, onlarca yıl önce Doğu Kudüs ve Suriye'ye ait Golan Tepeleri'nin bir kısmını ilhak ettiğini açıklamıştı.