İsrail ordusu: Hizbullah’ın 440 üyesini öldürdük ve İran'a karşılık vereceğiz

TT

İsrail ordusu: Hizbullah’ın 440 üyesini öldürdük ve İran'a karşılık vereceğiz

İsrail ordusu: Hizbullah’ın 440 üyesini öldürdük ve İran'a karşılık vereceğiz

İsrail ordu sözcüsü Daniel Hagari dün yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyine kara harekatı başlatmasından bu yana Hizbullah’ın 440 üyesinin öldürdüğünü söyledi.

Hagari, televizyon ekranlarından yaptığı açıklamada İsrail ordusunun cumartesi günü Lübnan’ın güneyindeki Bint Cubeyl’de Şehit Salah Gandur Hastanesi kampüsü içinde yer alan bir camide olduğu iddia edilen komuta merkezinde bulunan Hizbullah üyelerine saldırı düzenlediğini açıkladı.

İsrail haber sitesi Times of Israel tarafından aktarılan açıklamasında Hagari, söz konusu komuta merkezinin İsrail güçlerine karşı terör eylemleri planlamak ve gerçekleştirmek üzere kullanıldığını vurguladı.

Hagari, İsrail'in Tahran'ın geçtiğimiz hafta düzenlediği füzeli saldırısına doğru zaman geldiğinde karşılık vereceklerini de sözlerine ekledi.

Reuters'ın aktardığına göre İran saldırısında iki hava üssünün vurulduğunu belirten Hagari, ancak bu üslerin halen tam kapasite olarak faaliyet gösterdiğini ve hiçbir savaş uçağının zarar görmediğini söyledi.

Hagari, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu utanç verici saldırıya verilecek karşılığın şeklini, yerini ve zamanını siyasi liderliğin talimatları doğrultusunda belirleyeceğiz.”

İran 1 Ekim'de İsrail'e hava üslerini ve İsrail dış istihbarat teşkilatı Mossad’ın Tel Aviv'deki merkezini hedef alan füzeli bir saldırı düzenlemiş, İsrail buna misillemede bulunacağını açıklamıştı.

Hizbullah, geçtiğimiz yıl 8 Ekim’de Gazze Şeridi’ni desteklemek için İsrail’in kuzeyinde bir cephe açtığını duyurmuştu. O tarihten bu yana İsrail ile İran destekli Hizbullah arasında her gün karşılıklı bombardımanlar gerçekleşirken sınırın her iki tarafında yaşayan on binlerce kişi yerlerinden edildi.

Geçtiğimiz ayın ortalarında ‘askeri ağırlığını’ kuzey cephesine kaydırdığını duyuran İsrail, 23 Eylül'den bu yana da özellikle Lübnan’ın güneyinde, doğusunda ve başkent Beyrut'un güney banliyölerinde Hizbullah'ın kalesi olarak kabul edilen bölgelere yönelik hava saldırılarını yoğunlaştırdı.

Öte yandan İsrail, Hizbullah’ın üst düzey liderlerini hedef alan saldırılar düzenledi. Bunların başında 27 Eylül'de Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın öldürüldüğü Beyrut’un güney banliyölerine düzenlenen büyük bir hava saldırış geliyor.

İsrail, 30 Eylül'de Lübnan'ın güneyine ‘Hizbullah'ın altyapısını hedef aldığını’ söylediği ‘sınırlı, lokal ve hedefli kara operasyonlarına’ başlattığını duyurmuştu.



Bessent: İran havayollarıyla iş yapan kurumlar yaptırım riskiyle karşı karşıya

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (AFP)
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (AFP)
TT

Bessent: İran havayollarıyla iş yapan kurumlar yaptırım riskiyle karşı karşıya

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (AFP)
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent (AFP)

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, dün Wall Street Journal'a verdiği demeçte, İran havayollarıyla iş yapan kurumların ABD yaptırımlarıyla karşı karşıya kalma riski taşıdığını söyledi.


İran'ın BM nükleer silahların yayılmasını önleme konferansına seçilmesi ABD'de öfkeye neden oldu

Birleşmiş Milletler Genel Merkezi'nde (New York) düzenlenen Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması Gözden Geçirme Konferansı'nın faaliyetlerinden (EPA)
Birleşmiş Milletler Genel Merkezi'nde (New York) düzenlenen Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması Gözden Geçirme Konferansı'nın faaliyetlerinden (EPA)
TT

İran'ın BM nükleer silahların yayılmasını önleme konferansına seçilmesi ABD'de öfkeye neden oldu

Birleşmiş Milletler Genel Merkezi'nde (New York) düzenlenen Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması Gözden Geçirme Konferansı'nın faaliyetlerinden (EPA)
Birleşmiş Milletler Genel Merkezi'nde (New York) düzenlenen Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması Gözden Geçirme Konferansı'nın faaliyetlerinden (EPA)

Birleşmiş Milletler merkezinde dün, İran’ın nükleer programı ve Tahran’ın nükleer silahların yayılmasını önleme anlaşmasının gözden geçirildiği bir ay sürecek konferansta başkan yardımcılarından biri olarak seçilmesi nedeniyle ABD ile İran arasında gerginlik yaşandı.

1970 yılında yürürlüğe giren Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması’nın uygulanmasının ele alındığı 11. Gözden Geçirme Konferansı, dün New York’taki BM merkezinde başladı. Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre, farklı gruplar konferans için 34 başkan yardımcısı adayı gösterdi.

Konferans Başkanı ve Vietnam’ın BM Daimi Temsilcisi Do Hung Viet, İran’ın “Bağlantısızlar Hareketi ve diğer ülkeler grubu” tarafından aday gösterildiğini açıkladı.

ABD Dışişleri Bakanlığı Silah Kontrolü ve Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme’den sorumlu yetkilisi Christopher Yau, konferansta yaptığı konuşmada, İran’ın seçilmesini “anlaşmaya hakaret” olarak nitelendirdi.

ABD'nin yeni başkanı Donald Trump (Reuters)ABD'nin yeni başkanı Donald Trump (Reuters)

Yau, “İran’ın uzun süredir anlaşma kapsamındaki nükleer silahların yayılmasını önleme yükümlülüklerini küçümsediği tartışma götürmez” ifadelerini kullanarak, Tahran’ın programıyla ilgili meselelerin çözümü için Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ile iş birliği yapmayı reddettiğini belirtti.

Bu seçimi “son derece utanç verici” olarak tanımlayan Yau, durumun konferansın güvenilirliğine zarar verdiğini ifade etti.

İran’ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı nezdindeki temsilcisi Rıza Necefi ise ABD’nin açıklamalarını reddederek, “asılsız ve siyasi saiklerle yapılmış” olarak değerlendirdi.

Necefi, toplantıda yaptığı konuşmada, “Nükleer silahları tarihte kullanmış tek ülke olan ve nükleer cephaneliğini genişletmeye ve modernize etmeye devam eden ABD’nin kendisini uyum konusunda hakem konumuna koymaya çalışması kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

Nükleer mesele, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik politikalarının en önemli başlıklarından biri olmaya devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın asla nükleer silah sahibi olmayacağını sık sık dile getiriyor.

İran ise uzun süredir Washington’dan uranyum zenginleştirme hakkının tanınmasını talep ediyor ve bu faaliyetlerin yalnızca barışçıl amaçlarla yürütüldüğünü savunuyor. Ancak Batılı ülkeler, bu sürecin nükleer silah üretiminde kullanılabileceğini öne sürüyor.

Tahran yönetimi nükleer silah geliştirme niyetinde olmadığını ısrarla vurguluyor. Ancak bazı değerlendirmeler İran’ın 2003 yılında durdurduğu bir nükleer silah geliştirme programına sahip olduğunu belirtiyor.


"Silahlı saldırgan" Trump'a suikast girişiminde bulunmakla suçlanıyor

Kaliforniya'dan 31 yaşındaki silahlı saldırgan Cole Thomas Allen, Washington Hilton Oteli'nde düzenlenen Beyaz Saray Muhabirleri Yemeği sırasında salona silah ve bıçaklarla girmeye teşebbüs ettikten sonra gözaltına alındı ​​(DPA)
Kaliforniya'dan 31 yaşındaki silahlı saldırgan Cole Thomas Allen, Washington Hilton Oteli'nde düzenlenen Beyaz Saray Muhabirleri Yemeği sırasında salona silah ve bıçaklarla girmeye teşebbüs ettikten sonra gözaltına alındı ​​(DPA)
TT

"Silahlı saldırgan" Trump'a suikast girişiminde bulunmakla suçlanıyor

Kaliforniya'dan 31 yaşındaki silahlı saldırgan Cole Thomas Allen, Washington Hilton Oteli'nde düzenlenen Beyaz Saray Muhabirleri Yemeği sırasında salona silah ve bıçaklarla girmeye teşebbüs ettikten sonra gözaltına alındı ​​(DPA)
Kaliforniya'dan 31 yaşındaki silahlı saldırgan Cole Thomas Allen, Washington Hilton Oteli'nde düzenlenen Beyaz Saray Muhabirleri Yemeği sırasında salona silah ve bıçaklarla girmeye teşebbüs ettikten sonra gözaltına alındı ​​(DPA)

Beyaz Saray Muhabirleri Derneği yemeğine baskın düzenlemeye çalışan silahlı saldırgan, ABD Başkanı Donald Trump'a suikast girişiminde bulunmakla suçlandı.

31 yaşındaki Cole Thomas Allen dün Washington'da mahkemeye çıktı. Savcılık, duruşma öncesinde yaptığı açıklamada, Allen'ın "şiddet içeren bir suç işlemek için ateşli silah kullanma ve federal bir çalışana saldırı" gibi ön suçlamalarla karşı karşıya olduğunu belirtti. İddianamenin, savcılığın cumhurbaşkanını veya üst düzey yetkilileri hedef alma niyetinin açık olduğunu kanıtlaması halinde, hükümet yetkililerine yönelik suikast girişimine, hatta iç terörizme kadar varabilecek diğer ciddi suçlamaları da içerecek şekilde genişletilmesi bekleniyor.

Allen, ailesine bıraktığı bir açıklamada kendisini "dostane bir katil" olarak tanımladı ve cumartesi akşamı otel balo salonunda bulunan üst düzey Trump yönetimi yetkililerini hedef alma planlarından bahsetti. Bu mektup, savcılığın saldırganın aleyhinde kullandığı en önemli delillerden biri.