İsrail ordusu Lübnan'ın güneyinde üç askerinin öldürüldüğünü duyurdu

Yaralılarını savaş alanından tahliye eden İsrail askerleri (Arşiv)
Yaralılarını savaş alanından tahliye eden İsrail askerleri (Arşiv)
TT

İsrail ordusu Lübnan'ın güneyinde üç askerinin öldürüldüğünü duyurdu

Yaralılarını savaş alanından tahliye eden İsrail askerleri (Arşiv)
Yaralılarını savaş alanından tahliye eden İsrail askerleri (Arşiv)

İsrail ordusu tarafından dün yapılan açıklamada, İsrail’in geçtiğimiz eylül ayı sonlarından bu yana Hizbullah'a karşı savaş yürüttüğü Lübnan'ın güneyindeki çatışmalarda üç askerinin öldüğünü duyurdu.

Açıklamada aralarında Ofra şehrinden 70 yaşındaki yedek asker Ze'ev 'Jabo' Hanoch Erlich'in Lübnan'ın güneyindeki çatışmalar sırasında öldürüldüğü, aynı çatışmada bir başka askerin de öldüğü, ailesine haber verildiği, ancak isminin yayınlanmasına henüz izin verilmediği belirtildi. Açıklamada bir başka askerin de ağır yaralandığı ve hastaneye kaldırıldığı kaydedildi. İsrail ordusu dün sabah Lübnan’ın güneyindeki çatışmalarda bir askerinin daha öldüğünü duyurdu.

Böylece İsrail’in yürüttüğü savaşın başlamasından bu yana Lübnan'da çatışmalarda ölen İsrail askeri sayısı 52'ye yükseldi. İşgal altındaki Batı Şeria'da yaşayan İsrailli yerleşimcileri temsil eden Yesha Konseyi’ne göre Erlich, coğrafya, arkeoloji ve Yahudi tarihi alanlarında önde gelen bir araştırmacıydı.

Öte yandan Lübnan'da bir ateşkes anlaşmasına varılması için ABD öncülüğünde uluslararası çabalar yoğunlaştı. ABD Başkanı Joe Biden'ın Kıdemli Danışmanı Amos Hochstein dün, ‘ek ilerleme’ kaydedildiğini belirterek Beyrut'tan İsrail'e gideceğini açıkladı.

Hizbullah, Hamas Hareketi’nin 7 Ekim 2023 tarihinde İsrail'in güneyine düzenlediği ve Gazze Şeridi'ndeki savaşı tetikleyen saldırısının ardından İsrail'e karşı Gazze'yi desteklemek için bir cephe açtı. Hizbullah ve İsrail ordusu arasında 23 Eylül'de açıkça bir savaş başlarken İsrail ordusu bir hafta sonra Lübnan'ın güneyine girdi.

İsrail'in geçtiğimiz yılın ekim ayından bu yana Lübnan genelinde düzenlediği saldırılar ve bombardımanlar ile çatışmalar, Lübnan'da 3 bin 540'tan fazla kişinin ölümüne neden oldu.  Bu ölümlerin büyük çoğunluğuna İsrail'in geçtiğimiz eylül ayı sonlarında Lübnan’da gerçekleştirdiği ağır bombardımanlar yol açtı.



İsviçre, İran'a karşı savaşla bağlantılı uçakların uçuşuna ilişkin ABD’den gelen iki talebi reddetti

İran'a yönelik saldırılarda yer alan USS Abraham Lincoln uçak gemisinin üzerinde uçuş yapan ABD savaş uçakları (AFP)
İran'a yönelik saldırılarda yer alan USS Abraham Lincoln uçak gemisinin üzerinde uçuş yapan ABD savaş uçakları (AFP)
TT

İsviçre, İran'a karşı savaşla bağlantılı uçakların uçuşuna ilişkin ABD’den gelen iki talebi reddetti

İran'a yönelik saldırılarda yer alan USS Abraham Lincoln uçak gemisinin üzerinde uçuş yapan ABD savaş uçakları (AFP)
İran'a yönelik saldırılarda yer alan USS Abraham Lincoln uçak gemisinin üzerinde uçuş yapan ABD savaş uçakları (AFP)

İsviçre hükümeti tarafından dün yapılan açıklamada, ABD’nin askeri ve resmi uçaklarda ülkenin hava sahasını kullanma taleplerini değerlendirdiği, İsviçre'nin tarafsızlık yasası uyarınca iki talebi reddettiği ve üç talebi kabul ettiği belirtildi.

Hükümet, haber ajansı Reuters’ın aktardığı açıklamada, tarafsızlık yasasının, savaşa ilişkin askeri amaçlara hizmet eden çatışan taraflara ait uçakların hava sahasını kullanmasını yasakladığı vurgulandı. Öte yandan aynı yasa, yaralıların nakledilmesi de dahil olmak üzere insani ve tıbbi amaçlı geçişlere ve çatışmayla ilgili olmayan uçuşlara izin veriyor.

İran dün, Washington'ın ülkenin ana enerji merkezini bombalamasının ardından, Ortadoğu'da süren savaşı daha fazla tırmandırmakla tehdit ederek, bölgedeki ABD ile bağlantılı tüm tesisleri hedef alacağını duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump ise ‘birçok ülkenin’ bölgeye savaş gemileri göndereceğini öngördü.

ABD-İsrail ve İran arasındaki savaş, üçüncü haftasına girerken, İran, ABD güçlerinin İran petrolünün yüzde 90’ının ihraç edildiği, Basra Körfezi'deki Hark Adası’nda bulunan askeri mevzileri bombalamasının ardından adeta meydan okudu.

İsrail ve ABD'nin 28 Şubat'ta İran'a saldırı başlatmasından bu yana, savaşta çoğu İran'da olmak üzere 2 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Savaş aynı zamanda petrol arzında şimdiye kadarki en büyük aksaklığa yol açarak küresel düzeyde akaryakıt fiyatlarının yükselmesine neden oldu.

ABD Başkanı Trump, birçok ülkenin, dünya enerji arzının yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı'ndan gemilerin geçişine izin vermek için savaş gemileri göndereceğini öne sürdü.


Deniz savaşı şiddetlenirken adalar savaş sahalarına dönüştü

İsrail'in dün Beyrut'un güney banliyösüne düzenlediği saldırının ardından bölgede meydana gelen yıkım (AFP)
İsrail'in dün Beyrut'un güney banliyösüne düzenlediği saldırının ardından bölgede meydana gelen yıkım (AFP)
TT

Deniz savaşı şiddetlenirken adalar savaş sahalarına dönüştü

İsrail'in dün Beyrut'un güney banliyösüne düzenlediği saldırının ardından bölgede meydana gelen yıkım (AFP)
İsrail'in dün Beyrut'un güney banliyösüne düzenlediği saldırının ardından bölgede meydana gelen yıkım (AFP)

ABD-İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaş üçüncü haftasına girerken, çatışma doğrudan hava saldırılarından, özellikle de Hark, Ebu Musa ve Keşm adalarının başlıca savaş sahası olduğu deniz çatışmalarının şiddetlendiği bir çatışmaya evrildi.

Washington dün, İran'ın petrol ihracatının yüzde 90'ının çıkış yaptığı Hark Adası'ndaki askeri hedefleri bombaladığını duyurdu.

İran Genelkurmay Başkanlığı Operasyon Merkezi Sözcüsü, ‘ABD ordusunun Ebu Musa Adası'na füzelerle vurduğunu’ açıkladı. Hürmüz Boğazı'nın girişinde bulunan ve İran'ın en büyük adası olan Keşm Adası'nın Valisi ise ABD-İsrail saldırısının adadaki ‘turistik rıhtımları ve balıkçı limanlarını’ hedef aldığını söyledi.

Tahran, Körfez ve Hürmüz Boğazı boyunca benzer tehditlerle karşılık verirken Fuceyre Emirliği'ndeki bir limana saldırdı. Emirlik hükümetinin basın ofisi tarafından Instagram üzerinden yapılan açıklamada, hava savunma sistemlerinin bir insansız hava aracını (İHA) başarıyla düşürmesi sonucu düşen şarapnel parçalarının yol açtığı yangına sivil savunma ekiplerinin müdahale ettiğini ve olayda herhangi bir yaralanma yaşanmadığını belirtildi.

Öte yandan ABD Başkanı Donald Trump, ABD’nin İran kıyılarına yönelik bombardımanı yoğunlaştıracağını ve İran’a ait tekneleri ve gemileri hedef almaya ve imha etmeye devam edeceğini söyledi. Trump ayrıca, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki gemilere yönelik saldırılarını durdurmaması halinde, Hark Adası’ndaki petrol altyapısına saldıracakları tehdidinde bulundu. Trump, ABD'nin saldırılarının Hark Adası'ndaki petrol altyapısını hedef almadığını ancak “İran veya başka herhangi bir taraf, gemilerin Hürmüz Boğazı'ndan serbest ve güvenli geçişini engelleyecek herhangi bir adım atarsa, bu kararı derhal yeniden gözden geçireceğim” ifadelerini kullandı. Birçok ülkenin Hürmüz Boğazı'nı açık tutmak için savaş gemileri göndereceğini öne süren Trump, Çin, Fransa, Japonya, Güney Kore ve İngiltere'nin bölgeye gemiler göndermesini umduğunu ifade etti.

Diğer taraftan İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, savaşla ilgili olarak “Gerekli olduğu sürece devam edecek olan kritik bir aşamaya giriyoruz” açıklamasında bulundu.


Arakçi, İran'ın komşu ülkelerini ABD güçlerini "kovmaya" çağırdı

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (Reuters)
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (Reuters)
TT

Arakçi, İran'ın komşu ülkelerini ABD güçlerini "kovmaya" çağırdı

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (Reuters)
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi (Reuters)

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İsrail ve ABD ile yaşanan çatışmanın on beşinci gününde, dün İran'ın komşularına ABD güçlerini Ortadoğu'dan "kovmaları" çağrısında bulundu.

Arakçi, X platformunda yaptığı paylaşımda, "Sözde Amerikan güvenlik şemsiyesi, caydırmak yerine sorun yaratmakla kalmayıp birçok açık içerdiğini kanıtlamıştır" diyerek, "İran, kardeş komşularını yabancı saldırganları kovmaya çağırıyor" ifadelerini kullandı.

İran Dışişleri Bakanı, dün televizyonda yayınlanan bir röportajda, ABD-İsrail saldırısında yaralandığı yönündeki haberlere rağmen, yeni Yüksek Lider Mücteba Hameney'in "herhangi bir sorunla karşı karşıya olmadığını" açıkladı.

Amerikan kanalı MS NOW'da Yüksek Liderin sağlık durumuyla ilgili bir soruya yanıt veren Arakçi, "Bu türden birçok iddia var. Sanırım yeni Yüksek Liderin herhangi bir sorunla karşı karşıya olmadığını görecekler" dedi ve ekledi: "Anayasaya göre görevlerini yerine getiriyor ve bunu yapmaya devam edecek."

Mücteba Hameney, 28 Şubat'ta Tahran'a düzenlenen ABD-İsrail saldırısının başlangıcında öldürülen babası Ali'nin yerine seçildi. ABD Savunma Bakanı Pete Higgseth cuma günü yaptığı açıklamada, yeni Yüksek Liderin muhtemelen "yaralı" ve "sakat" olduğunu söyledi.

Mücteba Hameney, seçiminden bu yana sadece bir açıklama yaptı; perşembe günü İran devlet televizyonunda bir kadın spiker tarafından okunan bu mesajda, ABD ve İsrail saldırılarının intikamını alacağına dair yemin etti.

İranlı yetkililer, yeni Yüksek Liderin babasının öldürüldüğü aynı saldırıda yaralandığını doğruladı, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

Amerika Birleşik Devletleri, aralarında Mücteba Hameney'in de bulunduğu on üst düzey İranlı liderin yakalanmasına yol açacak bilgi için 10 milyon dolarlık ödül koydu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre İran dün, enerji altyapısının hedef alınması halinde bölgedeki ABD'ye ait tesisleri hedef alacağı tehdidinde bulundu.

İran devlet medyası dışişleri bakanının şu sözlerini aktardı: "İran tesisleri hedef alınırsa, güçlerimiz bölgedeki ABD'ye ait tesisleri veya ABD'nin hissesi bulunan şirketleri hedef alacaktır."

Arakçi, İran'ın enerji tesislerini hedef alan herhangi bir saldırısına karşılık vereceğini vurguladı, ancak Tahran'ın "yerleşim yerlerini hedef almaktan kaçınmak için ihtiyatlı davranacağını" belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump, Ortadoğu'daki savaşın başlamasından iki hafta sonra cuma günü yaptığı açıklamada, İran'ın "tamamen yenildiğini ve bir anlaşma yapmak istediğini", ancak kendisinin böyle bir anlaşmaya yanaşmayacağını belirtti.

Trump'ın açıklamaları, Washington'un İran petrol üretiminin merkezi olan Hark Adası'ndaki askeri hedefleri bombaladığını ve ABD Donanmasının "çok yakında" Hürmüz Boğazı'ndan petrol tankerlerine refakat etmeye başlayacağını söylemesinin ardından geldi.

Ancak Amerika Birleşik Devletleri İran'a yönelik saldırılarına devam ederken, Tahran da İsrail ve Körfez ülkelerine karşı yeni bir insansız hava aracı (İHA) ve füze saldırısı dalgası başlattı.

İran Dışişleri Bakanı bu hafta yaptığı açıklamada, görüşmelerin hâlâ olası görünmediğini ve ülkesinin füze saldırılarının gerektiği sürece devam edeceğini belirtti.

Arakçi, PBS News'e verdiği demeçte, "Amerikalılarla görüşmenin artık gündemimizde olacağını sanmıyorum" diyerek, Tahran'ın Amerika Birleşik Devletleri ile önceki müzakerelerde "çok acı bir deneyim" yaşadığını ifade etti.