Rusya, Ukrayna'daki hedeflerine her zamankinden daha yakın

Avrupalılar Trump'ın kendilerini dışarıda bırakmasından endişeliler

Bir genç, Rusya'nın Ukrayna'nın dört bölgesini ilhak etmesinin birinci yıl dönümünü anma yürüyüşü öncesinde Kızıl Meydan'da Rus bayrağı sallıyor, Moskova, Rusya, 29 Eylül 2023
Bir genç, Rusya'nın Ukrayna'nın dört bölgesini ilhak etmesinin birinci yıl dönümünü anma yürüyüşü öncesinde Kızıl Meydan'da Rus bayrağı sallıyor, Moskova, Rusya, 29 Eylül 2023
TT

Rusya, Ukrayna'daki hedeflerine her zamankinden daha yakın

Bir genç, Rusya'nın Ukrayna'nın dört bölgesini ilhak etmesinin birinci yıl dönümünü anma yürüyüşü öncesinde Kızıl Meydan'da Rus bayrağı sallıyor, Moskova, Rusya, 29 Eylül 2023
Bir genç, Rusya'nın Ukrayna'nın dört bölgesini ilhak etmesinin birinci yıl dönümünü anma yürüyüşü öncesinde Kızıl Meydan'da Rus bayrağı sallıyor, Moskova, Rusya, 29 Eylül 2023

Ömer Önhon

Başkan Donald Trump ikinci kez göreve geldiğinde herkes onun politikalarının uluslararası alanda büyük bir yankı uyandıracağını tahmin ediyordu. Gerçekten de birkaç hafta geçmeden Trump’ın politikalarının hem üslup hem de uygulama açısından yarattığı şok dalgaları tüm beklentileri aştı.

Trump, seçim kampanyası sırasında iktidardan uzak kaldığı yılları “çok sayıda felaketle dolu bir dönem” olarak niteledi. Eğer kendisi başkan olsaydı bunların hiçbirinin yaşanmayacağını, yani Rusya’nın Ukrayna'yı işgal etmeyeceğini, Gazze'de savaş çıkmayacağını söyledi.

Bunu asla bilemeyeceğiz çünkü zamanı geriye döndürmenin bir yolu yok. Ancak Trump'ın bu çatışmaları bitirme konusundaki vaatlerini yerine getirip getiremeyeceğini göreceğiz.

Trump'ın hem siyasi hem de ekonomik politikaları, davranışları gibi keskin ve alışılmışın dışında. Ancak, diplomatik üslubuyla, girişimleri ve beklenmedik hamleleriyle herkesi şaşırtarak, işleri ilerletmeyi başarıyor.

Trump'ın Ukrayna yol haritasının temel unsurları şöyle:

- Savaşı savaşarak değil, diplomatik yollarla sonlandırmak

- Ukrayna'nın 2014 öncesi sınırlarına dönmesi gerçekçi olmadığından, Kırım ve doğu Ukrayna'nın ülke sınırları içerisinde kalması pek mümkün görünmüyor.

- Ukrayna'nın NATO üyesi olma şansı artık kalmadı.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio başkanlığındaki ABD heyeti, 18 Şubat'ta Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ve Devlet Bakanı Musaid el-Ayban'ın ev sahipliğinde Riyad'da düzenlenen toplantıda Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile bir araya geldi. Yaklaşık 5 saat süren görüşmelerin ardından ilk turun sona erdiği belirtilerek yeniden bir araya gelme kararı alındı. Yani süreç başladı.

Riyad görüşmesinde tek konu Ukrayna değildi. ABD-Rusya ilişkileri, olası iş birliği alanları ve Ukrayna'daki savaşın nasıl sonlandırılacağı konuşuldu. Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Rus mevkidaşıyla sürecin kolaylaştırılmasını sağlayacak şu dört ilke üzerinde anlaştıklarını duyurdu:

- Washington ve Moskova'daki diplomatik misyonlarının faaliyetlerini yeniden aktif hale getirmek.

- Ukrayna'daki çatışmanın sona erdirilmesine yönelik müzakerelere yardımcı olmak üzere üst düzey bir ekip atamak.

- Ukrayna'daki çatışmanın sona ermesinin ardından jeopolitik ve ekonomik iş birliği imkânlarını araştırmak.

- Bu sürece katılmaya devam etmek ve üretken bir şekilde ilerlemesini sağlamak.

ABD, Rusya'nın işgal ettiği ve on binlerce Ukraynalının ülkelerini savunurken öldüğü Ukrayna'ya danışmadan Riyad'a gitti. ABD, nasıl ilerleyeceği ve Rusya'dan ne talep edeceği konusundaki tartışmalarla zaman kaybetmemek adına Avrupa'nın kilit ülkeleriyle birlikte, Ukrayna'yı devre dışı bıraktı.

ABD, nasıl ilerleyeceği ve Rusya'dan ne isteyeceği konusundaki tartışmalar ile zaman kaybetmemek adına Avrupa'nın kilit ülkeleriyle birlikte, Ukrayna'yı devre dışı bıraktı.

Aynı gün, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenski'yi Ankara'da ağırladı. Görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında Erdoğan, Mart 2022'de Rusya ile Ukrayna arasında Ankara'nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen ve Karadeniz Tahıl Girişimi gibi somut sonuçlar veren doğrudan görüşmeleri hatırlattı. Erdoğan, Başkan Trump'ın savaşı sona erdirme yönündeki diplomatik girişiminin Türkiye'nin son üç yıldır benimsediği politika ile uyumlu olduğunu söyledi. Türkiye’nin, önümüzdeki dönemde Rusya, Ukrayna ve ABD arasında gerçekleşecek görüşmelere ev sahipliği yapmak istediğini belirtti.

Zelenski ise Ukrayna'nın arkasından hiçbir karar alınamayacağı uyarısında bulunarak, Ukrayna'nın Rusya tarafından işgal edilen topraklarından hukuken vazgeçmeyeceğini söyledi.

Trump, savaşta milyonlarca insanın öldürülmesini durdurmak istediğini söylüyor ancak aynı zamanda yaklaşımının ve politikasının önemli bir özelliği haline gelen finansal boyutları da gündeme getiriyor. Donald Trump, Fox News'e verdiği son röportajda, Rusların Ukrayna'yı işgalinden bu yana ABD'nin sağladığı tüm desteğe karşılık Ukrayna'dan 500 milyar dolar değerinde nadir toprak madenleri istediğini söyledi. Ukrayna'nın nadir toprak madenleri açısından zengin bir ülke olduğu ve Rusya'nın işgal ettiği topraklarda bu madenlerden büyük miktarlarda bulunduğu biliniyor. Trump, Ukrayna'nın teklifini temelde kabul ettiğini söylerken, Ukrayna tarafı bunu kabul ettiğini teyit etmedi.

Ukrayna savaşının başlangıcından bu yana ABD ve Avrupa Ukrayna savaşına yoğun bir şekilde dahil oldu. Rusya'nın Ukrayna'da kazanmaması gerektiği sloganıyla Ukrayna'yı çeşitli yollarla silahlandırıp, bunun için tahsis ettiği büyük maddi kaynaklar ile desteklemeye başladı. Avrupa, 70 milyon avro insani yardım, 62 milyar avro da askeri yardım sağladı. ABD ise 50 milyar avro maddi ve insani yardım, 64 milyar avro da askeri yardımda bulundu. Bu miktarlar hesaplama yöntemlerine bağlı olarak daha da yüksek olabilir.

Ne toplu olarak AB ne de bireysel olarak Avrupa ülkeleri ABD olmadan Ukrayna'daki savaş çabalarını desteklemeyi sürdürebilirler. Bu nedenle, Riyad toplantısından bir gün önce İngiltere, Almanya, İtalya, Polonya, İspanya, Hollanda ve Danimarka liderlerinin yanı sıra Avrupa Konseyi ve Avrupa Komisyonu Başkanları ile NATO Genel Sekreteri, Paris'te Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un ev sahipliğinde düzenlenen gayrı resmi toplantıda bir araya geldi. Liderler Ukrayna'ya desteğin sürdürülmesi konusunda mutabık kaldılar ancak bunun nasıl yapılacağına dair somut bir plan ortaya koyamadılar. Haberlerde Ukrayna'ya hangi güvenlik garantilerinin sağlanacağı ve nasıl sağlanacağı gibi çeşitli konularda farklı yaklaşımların olduğu aktarıldı.

scdfrgthy
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, 18 Şubat'ta Riyad'ın ev sahipliğinde düzenlenen ikili görüşmelerde Washington ve Moskova heyetleri arasında arabuluculuk yapıyor (Reuters)

Ne toplu olarak AB ne de bireysel olarak Avrupa ülkeleri ABD olmadan Ukrayna'daki savaş çabalarını desteklemeyi sürdürebilirler

Riyad'daki görüşmelerin ardından Trump, sosyal medyada Zelenski'ye yönelik sert eleştirilerini artırdı. Onu “seçilmemiş bir diktatöre dönüşen sıradan bir komedyen” olarak tanımladı. ABD Başkanı'nın, Ukrayna dahil hiçbir taraf ile istişare etme niyeti olmaksızın Rusya ile anlaşmaya varmakta kararlı olduğu artık açık ve net.

Bu yaklaşım Putin'in benzeri görülmemiş bir diplomatik zafer elde etmesine yardımcı olacaktır. Zira Rusya Devlet Başkanı, taviz vermeye gerek olmadığına dair artan kanaati ile kendisini hedeflerine her zamankinden daha yakın hissedecektir. Nitekim Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, arkasında kim olursa olsun, Moskova'nın Ukrayna'da hiçbir barış gücü bulunmasını kabul etmeyeceğini vurguladı.

Bu sahnenin gölgesinde Ukrayna kendisini daha da kırılgan bir konumda buluyor; işgal altındaki topraklarını geri alma ihtimalini yitirdiği gibi, Zelenski'nin siyasi geleceği de tehlikede. Ukrayna, doğal zenginlikleri ile Trump'a tazminat ödemek zorunda kalabilir.

Putin ise kararlı duruşunu sürdürdü ve Rusya stratejik hedeflerine bir adım daha yaklaştı. Moskova bugün vizyonunu dayatma konusunda daha özgüvenli görünüyor. Riyad görüşmesinin ardından Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, kimliği ne olursa olsun Ukrayna'da herhangi bir barış gücü bulunmasının kendileri için kabul edilemez olduğunu net bir dille dile getirdi.

Buna karşılık, ABD ile Avrupalı müttefikleri arasındaki gerginlik tırmandı; bu durum, yakın zamanda düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı'nda belirgin bir şekilde görüldü. ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, demokratik değerler, ifade özgürlüğü ve sivil haklar konusunda Avrupa'yı sert bir şekilde eleştirdi. Öyle ki, ön sırada oturan Alman Savunma Bakanı, onun sözünü kesip, yüksek sesle itiraz ederek, “Bu kabul edilemez” dedi. Ancak Vance itirazlardan etkilenmedi ve konuşmasını sürdürdü.

Emekli Türk büyükelçi Ebru Barutçu, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance'in konuşmasını, ABD daimi temsilcilerinin BM İnsan Hakları Konseyi'nde Çin'in insan hakları ihlallerine yönelik konuşmalarına benzetti.

ABD ile Avrupalı müttefikleri arasındaki ilişkiler büyük olasılıkla inişli çıkışlı bir yolda ilerleyecek ve bu durum yeni bir Avrupa güvenlik çerçevesi hakkındaki tartışmaları beraberinde getirecek. Buna karşılık Avrupa kendi savunmasını sağlamak için alternatif stratejiler arayışına girebilir.



İran savaşı, Afrikalı petrol zenginine yaradı

Aliko Dangote'nin Ocak 2024'te faaliyete geçen rafinerisi, Afrika kıtasındaki en büyük petrol işleme tesisi (Reuters)
Aliko Dangote'nin Ocak 2024'te faaliyete geçen rafinerisi, Afrika kıtasındaki en büyük petrol işleme tesisi (Reuters)
TT

İran savaşı, Afrikalı petrol zenginine yaradı

Aliko Dangote'nin Ocak 2024'te faaliyete geçen rafinerisi, Afrika kıtasındaki en büyük petrol işleme tesisi (Reuters)
Aliko Dangote'nin Ocak 2024'te faaliyete geçen rafinerisi, Afrika kıtasındaki en büyük petrol işleme tesisi (Reuters)

Afrika'nın en zengin kişisi olan petrol rafinerisi sahibi Aliko Dangote, İran savaşıyla servetine servet kattı.

İran savaşının yarattığı enerji şoku, Ortadoğu'daki kesintilerden etkilenmeyen üreticilere önemli fırsatlar sundu.

Wall Street Journal'ın aktardığına göre Nijeryalı iş insanı Dangote'nin dev petrol rafinerisi, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırılarıyla patlak veren savaşın ardından tam kapasite çalışmaya başladı.

Nijerya'nın ham petrol ve rafine petrol ürünlerine yönelik talebin artması ülke ekonomisini desteklerken, akaryakıt fiyatlarındaki yükselişi de sınırladı.

2024'te üretime başlayan Dangote Petrol Rafinerisi, savaşın etkisiyle hızla büyüdü. Şirket, Sahraaltı Afrika'dan gelen talebin büyük ölçüde arttığını ve Avrupa'ya jet yakıtı ihracatının yükseldiğini belirtti. S&P Global verilerine göre tesis, nisandan bu yana dünyanın en büyük jet yakıtı ihracatçısı konumunda.

Dangote Industries Başkan Yardımcısı Devakumar V.G. Edwin, firmayı bu yıl Nijerya borsasında halka arz etmeyi planladıklarını ve en az 50 milyar dolarlık bir değerlemeye ulaşmayı hedeflediklerini belirtiyor. Daha sonra New York borsasında ikinci bir halka arz yapılması da planlar arasında.

Şirket ayrıca Lagos açıklarındaki mevcut rafineriyi genişletmek ve Kenya'da yeni bir tesis inşa etmek için yaklaşık 28 milyar dolarlık ek yatırım yapmayı değerlendiriyor.

Artan talebi karşılamak isteyen yetkililer, rafinerinin günlük işleme kapasitesini 2028'e kadar iki katına çıkararak 1,4 milyon varile yükseltmeyi planlıyor.

Diğer yandan Nijerya devletine ait Nijerya Ulusal Petrol Şirketi (NNPC), rafinerinin ihtiyaç duyduğu miktarda ham petrol sağlamakta zorlanıyor. Analize göre bunun başlıca nedeni hükümetin, petrol teminatlı kredileri ödemek ve uzun vadeli ihracat sözleşmelerini yerine getirmek için ham petrol satışına devam etmek zorunda olması.

Bloomberg Milyarderler Endeksi'ne göre, artan talep sayesinde Dangote'nin serveti yıl başından bu yana yaklaşık 4,86 milyar dolar yükselişle 34,8 milyar dolara ulaştı. Böylece 69 yaşındaki iş insanı dünyanın en zengin 65'inci kişisi oldu.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Forbes Africa


Venezuela depremleri: Bürokratik engeller can kaybına yol açtı

Büyük yıkım yaşanan La Guaira kentindeki arama kurtarma çalışmaları sürüyor (Reuters)
Büyük yıkım yaşanan La Guaira kentindeki arama kurtarma çalışmaları sürüyor (Reuters)
TT

Venezuela depremleri: Bürokratik engeller can kaybına yol açtı

Büyük yıkım yaşanan La Guaira kentindeki arama kurtarma çalışmaları sürüyor (Reuters)
Büyük yıkım yaşanan La Guaira kentindeki arama kurtarma çalışmaları sürüyor (Reuters)

Venezuela'yı sarsan depremlerin ardından ülkeye gitmeye çalışan yabancı arama kurtarma ekipleri, Karakas yönetiminin bürokratik engellerine takılmış.

Wall Street Journal (WSJ), bürokratik gecikmeler nedeniyle arama kurtarma ekiplerinin afetin ilk günlerindeki kritik müdahale aralığını kaçırdığını, bunun çok sayıda can kaybına yol açtığını yazıyor.

Afetlerde arama kurtarma çalışmaları sağlayan ABD'li Strategic Response Partners'a bağlı 7 kişilik bir ekip, Miami'den özel ekipmanlarla yola çıkmasına rağmen Venezuela makamlarının izin süreçlerindeki aksamalar yüzünden günlerce beklemek zorunda kalmış.

Ekip, iniş izinlerinin son anda iptal edilmesi nedeniyle Dominik Cumhuriyeti'ne yönlendirilmiş. Bu sebeple arama kurtarma çalışanları, 24 Haziran'da meydana gelen depremlerle sarsılan ülkeye ancak 30 Haziran'da varabilmiş.

Ekip direktörü Michael Saavedra, "Bizi daha erken ülkeye alsalardı gerçekten çok daha fazla kişinin hayatını kurtarabilirdik" diyor.

Strategic Response Partners'ın CEO'su Steve Slepcevic ise 35 yılı aşkın süredir Haiti, Şili ve Meksika gibi çeşitli ülkelerdeki afet bölgelerinde çalıştığını belirterek, "Kariyerimdeki en kötü deneyimi Venezuela'da yaşadım" diyor.

Slepcevic, binalarının çoğunun sağlam inşa edilmediği için çöktüğüne dikkat çekiyor. Bazı yapılarda beton plakalar arasında dolgu malzemesi olarak plastik köpük kullanıldığını ve yeterli çelik bulunmadığını söylüyor. Bunun enkazda çalışan ekipler için de büyük risk oluşturduğunu ifade ediyor.

Bazı ekipler de Venezuela'nın geçici lideri Delcy Rodriguez'le fotoğraf çektirmeye zorlandığını öne sürüyor.

Şubat 2023'teki Kahramanmaraş depremlerinde de görev yapan Meksikalı Topos Azteca Uluslararası Kurtarma Tugayı'ndan Hector Mendez, Venezuela devlet medyasından bir kişinin Rodriguez hakkında olumlu açıklamalar yapmasını istemesine tepki göstererek "Ben siyasetçi değilim, kurtarma görevlisiyim" dediğini anlatıyor.

Haberde, Karakas yönetiminden kaynaklı koordinasyon eksiklikleri nedeniyle ABD'nin yanı sıra Birleşik Krallık, Fransa ve Hollanda'dan ekiplerin de arama kurtarma çalışmalarında zorluk yaşadığı savunuluyor.

ABD'nin ocak ayında düzenlediği baskınla Nicolas Maduro'yu kaçırmasının ardından ülkenin başına geçen Rodriguez, 2 Temmuz'daki açıklamasında, afet yardımlarının yetersizliği nedeniyle gelen eleştirileri "propaganda" diye niteleyerek tepki göstermişti.

ABD Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS), 24 Haziran'da Venezuela'da 39 saniye arayla 7,2 ve 7,5 büyüklüğünde iki deprem olduğunu belirtmişti.

Karakas yönetiminin son verilerine göre ölü sayısı 3 bin 900'e yaklaşırken, 16 bin 700'den fazla kişi de yaralandı.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Deutsche Welle


Trump Ateşkesin sona erdiğini açıkladı... Gerilim tırmanırken diplomatik trafik hızlandı

Trump Ateşkesin sona erdiğini açıkladı... Gerilim tırmanırken diplomatik trafik hızlandı
TT

Trump Ateşkesin sona erdiğini açıkladı... Gerilim tırmanırken diplomatik trafik hızlandı

Trump Ateşkesin sona erdiğini açıkladı... Gerilim tırmanırken diplomatik trafik hızlandı

ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü İran ile yeni müzakerelerin yapılmasına onay verdiğini açıkladı. Ancak Nisan ayından bu yana yürürlükte olan ateşkesin artık sona erdiğini bir kez daha vurguladı.

İran'ın baş müzakerecisi Muhammed Bakır Kalibaf, ülkesinin bu süreçte "teslim olmayacağını" ifade ederken, ABD ile İran arasındaki arabuluculuğu yürüten Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ise taraflara, haftalar süren savaş ve müzakereler sonucunda "büyük zorluklarla elde edilen barış kazanımlarının korunması" çağrısında bulundu.

Bu gelişmelerin gölgesinde Katar'dan bir heyet, Hürmüz Boğazı'nda son dönemde yaşanan saldırılar ve Tahran ile Washington arasındaki karşılıklı operasyonların ardından diplomatik çabaların sürdürülmesi amacıyla İran'a ulaştı.

İran devlet televizyonunun Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü'ne dayandırdığı açıklamaya göre, "İran, ABD ile müzakere talebinde bulunmadı ancak Katar heyetinin ziyaretini kabul etti."

Sözcü ayrıca, "Tahran, Hürmüz Boğazı'nda deniz ulaşımının güvenliğini sağlamaya kararlıdır ve Umman Sultanlığı ile iş birliğini sürdürmektedir" ifadelerini kullandı.

Açıklamada, "ABD'nin yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde buna aynı şekilde karşılık verileceği" uyarısı da yapıldı.

Arakçi Umman'a gidiyor

Diplomatik temaslar kapsamında İran resmi haber ajansı IRNA, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin cumartesi günü diplomatik bir heyetin başında Umman Sultanlığı'na gideceğini duyurdu.

Arakçi'nin temaslarında ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel gelişmelerin, özellikle de Hürmüz Boğazı'ndaki durumun ele alınacağı bildirildi.

Washington'dan yeni İran yaptırımları

Öte yandan Washington yönetimi İran üzerindeki baskıyı artırmayı sürdürdü.

ABD Hazine Bakanlığı, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki uluslararası deniz trafiğine yönelik saldırılarını yeniden başlatmasının ardından İran bağlantılı yeni yaptırımlar açıkladı.

Yaptırımların, daha önce İngiltere tarafından da İran Devrim Muhafızları'na mali destek sağladığı gerekçesiyle yaptırım uygulanan İranlı bankacı ve iş insanı Ali Ansari'nin yanı sıra çok sayıda kişi ve kurumu hedef aldığı belirtildi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü'nün açıklamaları

  • Abbas Arakçi, Hürmüz Boğazı'nda gemilerin güvenli geçişini sağlayacak uygun mekanizmaların oluşturulmasını görüşmek üzere Umman'a gidecek.
  • ABD ile müzakere yapılması yönünde herhangi bir talepte bulunmadık.
  • Tahran, Hürmüz Boğazı'nda deniz ulaşımının güvenliğini sağlamaya kararlıdır ve Umman Sultanlığı ile iş birliğini sürdürmektedir.
  • İran, ABD ile müzakere talebinde bulunmadı ancak Katar heyetinin ziyaretini kabul etti.
  • ABD'nin yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde buna aynı şekilde karşılık verilecektir.
  • Washington, mutabakat zaptının 22 gün önce imzalanmasının ardından hükümlerini sürekli ihlal etti.
  • ABD'nin İran petrol satışlarına yönelik yaptırımları kaldırma kararını geri çekmesi, mutabakat zaptının ihlali anlamına gelmektedir.

Altın geriledi

  • Altın fiyatları, Orta Doğu'da tırmanan gerilim ve faiz artırımı beklentilerinin güçlenmesi nedeniyle cuma günü gerileyerek haftalık bazda düşüşe yöneldi.
  • Ham petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon endişelerini artırması, ABD'de para politikasının daha da sıkılaştırılacağı beklentilerini güçlendirdi.

Petrol fiyatlarında düşüş

  • Petrol fiyatları, ABD ile İran arasındaki son çatışmaların ardından Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğinin normale dönebileceğine yönelik iyimserlikle cuma gününü düşüşle tamamladı.
  • Buna karşın petrol fiyatları haftalık bazda güçlü yükseliş kaydetti.

Güney Lübnan'da İsrail İHA saldırısı

Lübnan resmi haber ajansı NNA'nın aktardığına göre, İsrail'e ait insansız hava araçlarının cuma günü Güney Lübnan'a düzenlediği iki ayrı saldırıda bir kişi hayatını kaybetti, bir kişi ise ağır yaralandı.

Ajansın haberine göre, Nebatiye kentinden bir genç, Kefrerman beldesinin Doha yolu üzerinde motosikletiyle seyir halindeyken düzenlenen İHA saldırısında yaşamını yitirdi.

Aynı bölgede otomobili hedef alınan bir başka kişi ise ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.