Mücteba Hamaney'in yokluğu İran yönetimi için nasıl bir yüke dönüştü?

Tahran sokaklarından birinde yer alan dev Mücteba Hamaney afişi. (EPA)
Tahran sokaklarından birinde yer alan dev Mücteba Hamaney afişi. (EPA)
TT

Mücteba Hamaney'in yokluğu İran yönetimi için nasıl bir yüke dönüştü?

Tahran sokaklarından birinde yer alan dev Mücteba Hamaney afişi. (EPA)
Tahran sokaklarından birinde yer alan dev Mücteba Hamaney afişi. (EPA)

İran'ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney'in nerede olduğu, babasının Şubat ayı sonunda düzenlenen saldırıda hayatını kaybetmesinden bir hafta sonra göreve getirilmesinden bu yana hem İran'da hem de uluslararası kamuoyunda gizemini koruyor.

Mücteba Hamaney, babası Ali Hamaney'in cenaze törenlerinin hiçbir aşamasında kamuoyu önüne çıkmadı. Ne cenaze merasimine katıldı ne de yazılı bir mesaj yayımladı. Bu durum, İran'ın devrimden bu yana geçen 47 yılın en çalkantılı dönemlerinden birinde ülkeyi nasıl yöneteceğine ilişkin spekülasyonları artırdı.

Üst düzey kaynaklar, güçlü Devrim Muhafızları desteğiyle göreve gelen Mücteba Hamaney'in saldırıda yüzünden ağır yaralandığını ve çeşitli fiziksel yaralanmalar geçirdiğini belirtti. Aynı kaynaklara göre kararları almaya devam ediyor ancak sağlık durumu kamuoyu karşısına çıkmasına elverişli değil. Bu hafta ABD ile çatışmaların yeniden başlamasının ardından ise hem rolü hem de sağlık durumu daha büyük bir endişe kaynağı haline geldi.

ghyju
Meşhed'de eski dini lider Ali Hamaney'in cenaze törenine katılanlar, mevcut dini lider Mücteba Hamaney'in posterini taşıyor. (AFP)

İsfahan'da mağaza işleten ve güvenlik gerekçesiyle soyadının açıklanmasını istemeyen 47 yaşındaki Taki, "Güvenlik açısından kamuoyu önüne çıkmamasını anlayabiliyorum. Ancak ülke çok zor bir dönemden geçiyor" dedi.

"Ülkenin dini liderinin görünmesi gerekiyor. Yaralı olsa bile insanların bir lider olduğunu ve ülkeyi yönettiğini görmeye ihtiyacı var" ifadelerini kullandı.

Aileyi başkaları temsil ediyor

Perşembe günü gerçekleştirilen defin töreninde Ali Hamaney'in diğer üç oğlu babalarının naaşı başında cenaze namazını kıldırdı. Bu görüntü, İran yönetiminde aile bağlarının önemini bir kez daha ortaya koydu.

Mücteba'nın üç erkek kardeşi de üst düzey din adamı olsalar da İran siyasetinde etkili isimler olarak görülmüyor ve gelecekte böyle bir rol üstlenmeleri de beklenmiyor. Buna karşın, 1979 İran Devrimi'nin lideri Ayetullah Ruhullah Humeyni'nin torunu Ali Humeyni'nin cuma günkü taziye töreninde Mücteba adına konuşma yapması, aile bağlarının rejimin sürekliliğini vurgulamak amacıyla kullanıldığı şeklinde değerlendirildi.

ghtyj
Meşhed'de İran bayrağı üzerine işlenmiş Mücteba Hamaney portresi. (AFP)

İran'da, Mücteba Hamaney'in en azından babasının defin töreninde kayıtlı bir video mesaj ya da yeni fotoğraflarla kamuoyu karşısına çıkacağı yönünde beklentiler oluşmuştu. Ancak üst düzey İranlı kaynaklar, 8 Mart'ta göreve getirilmesinden bu yana yeni bir görüntü veya ses kaydının yayımlanmamasını sağlık ve güvenlik gerekçelerine bağladı.

Bu güvenlik kaygılarının temelinde ise ABD ve İsrail'in İran'a yönelik savaşının ilk gününde babası Ali Hamaney'in suikasta uğraması yatıyor. Saldırı, üç ülke arasındaki krizi diplomatik yollarla çözmeye yönelik girişimlerin sürdüğü sırada gerçekleşmişti.

İran'da mutlak siyasi, dini ve devrimci otoriteyi temsil eden dini liderin, mevcut iyileşme sürecinde sağlık durumunun izin verdiğinden daha güçlü bir görüntü sergilemesi gerektiği belirtiliyor.

Sağlık durumuna ilişkin son resmi açıklama ise Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'dan gelmişti. Pezeşkiyan, Mayıs ayında dini liderle görüştüğünü ve sağlık durumunun iyileştiğini söylemişti.

Bununla birlikte, Devrim Muhafızları ülke üzerindeki sıkı kontrolünü sürdürse bile bir dini devlet liderinin ne kadar süre kamuoyundan uzak kalabileceği belirsizliğini koruyor.

İskoçya'daki St Andrews Üniversitesi Modern Tarih Profesörü Ali Ansari, "Halef ortada yokken etkileyici bir iktidar devri nasıl gerçekleştirilebilir? Şimdilik bunun üstesinden gelseler bile bu onlar için ciddi bir sorun olacaktır. Bu durum uzun vadede sürdürülebilir değil." değerlendirmesinde bulundu.

Devrim Muhafızları ile yakın ilişkiler

Mücteba Hamaney'in uzun süredir ortalarda görünmemesi İran toplumunda da endişeleri artırıyor. Reuters'ın son haftalarda görüştüğü 20'den fazla İranlı, ülkenin siyasi geleceğine ilişkin kaygılarını dile getirdi.

Tahran'da öğretmenlik yapan 51 yaşındaki Muhammed Rıza, "Savaşın sona ermesinin ardından dini liderin görünmemesi, özellikle de eski liderin defnedilmesinden sonra ülkedeki belirsizlik ve karmaşayı daha da artıracaktır." dedi.

İran'da dini liderin konumu, diğer devlet başkanlarından farklı bir niteliğe sahip bulunuyor. Resmi ideoloji, bu makamı işgal eden kişiyi "Velayet-i Fakih" olarak kabul ediyor.

Mücteba Hamaney'in bu görevi nasıl yürüteceği ise belirsizliğini koruyor. Devrimin kurucusu Ayetullah Humeyni, karizmatik kişiliği ve dini otoritesi sayesinde tartışmasız bir lider olarak kabul edilmişti.

Onun ardından göreve gelen Ali Hamaney ise dini lider seçildiğinde cumhurbaşkanıydı ancak başlangıçta Humeyni kadar güçlü bir dini otorite olarak görülmüyordu.

Buna rağmen Ali Hamaney, 37 yıllık liderliği boyunca rakiplerini etkisiz hale getirdi ve özellikle Devrim Muhafızları ile kurduğu güçlü ittifak sayesinde ülkenin siyasi yaşamının hemen her alanında mutlak otoritesini tesis etti.

Mücteba Hamaney ise dini yeterlilik açısından babasının gerisinde bulunuyor. Babasının aksine, kendi siyasi ağırlığını oluşturan bağımsız bir figür olmadı. Daha çok Ali Hamaney'in geniş ofisini ve ülke genelindeki ilişkiler ağını yönetti; bu süreçte Devrim Muhafızları ile yakın ilişkiler geliştirdi.

Görüşleri, otoritesi ve liderlik kapasitesi hakkında hâlâ çok az şey bilinse de, yönetim tarzında Devrim Muhafızlarının belirleyici rolünü sürdürmesi bekleniyor.

İran'ın ateşkes ihlallerine rağmen çatışmaları sürdürmesi, ekonominin yaptırımlar nedeniyle ağır baskı altında kalmaya devam etmesi ve Ocak ayında güvenlik güçlerinin sert yöntemlerle bastırdığı protestolara benzer yeni toplumsal huzursuzluk ihtimalinin gündemde olması, ülkenin yeni lideri Mücteba Hamaney hakkındaki belirsizliği daha da artırıyor. Bu nedenle Mücteba Hamaney, bugün hem İran kamuoyu hem de dış dünya açısından çözülmeyi bekleyen en büyük siyasi bilmecelerden biri olmayı sürdürüyor.



İran savaşı, Afrikalı petrol zenginine yaradı

Aliko Dangote'nin Ocak 2024'te faaliyete geçen rafinerisi, Afrika kıtasındaki en büyük petrol işleme tesisi (Reuters)
Aliko Dangote'nin Ocak 2024'te faaliyete geçen rafinerisi, Afrika kıtasındaki en büyük petrol işleme tesisi (Reuters)
TT

İran savaşı, Afrikalı petrol zenginine yaradı

Aliko Dangote'nin Ocak 2024'te faaliyete geçen rafinerisi, Afrika kıtasındaki en büyük petrol işleme tesisi (Reuters)
Aliko Dangote'nin Ocak 2024'te faaliyete geçen rafinerisi, Afrika kıtasındaki en büyük petrol işleme tesisi (Reuters)

Afrika'nın en zengin kişisi olan petrol rafinerisi sahibi Aliko Dangote, İran savaşıyla servetine servet kattı.

İran savaşının yarattığı enerji şoku, Ortadoğu'daki kesintilerden etkilenmeyen üreticilere önemli fırsatlar sundu.

Wall Street Journal'ın aktardığına göre Nijeryalı iş insanı Dangote'nin dev petrol rafinerisi, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırılarıyla patlak veren savaşın ardından tam kapasite çalışmaya başladı.

Nijerya'nın ham petrol ve rafine petrol ürünlerine yönelik talebin artması ülke ekonomisini desteklerken, akaryakıt fiyatlarındaki yükselişi de sınırladı.

2024'te üretime başlayan Dangote Petrol Rafinerisi, savaşın etkisiyle hızla büyüdü. Şirket, Sahraaltı Afrika'dan gelen talebin büyük ölçüde arttığını ve Avrupa'ya jet yakıtı ihracatının yükseldiğini belirtti. S&P Global verilerine göre tesis, nisandan bu yana dünyanın en büyük jet yakıtı ihracatçısı konumunda.

Dangote Industries Başkan Yardımcısı Devakumar V.G. Edwin, firmayı bu yıl Nijerya borsasında halka arz etmeyi planladıklarını ve en az 50 milyar dolarlık bir değerlemeye ulaşmayı hedeflediklerini belirtiyor. Daha sonra New York borsasında ikinci bir halka arz yapılması da planlar arasında.

Şirket ayrıca Lagos açıklarındaki mevcut rafineriyi genişletmek ve Kenya'da yeni bir tesis inşa etmek için yaklaşık 28 milyar dolarlık ek yatırım yapmayı değerlendiriyor.

Artan talebi karşılamak isteyen yetkililer, rafinerinin günlük işleme kapasitesini 2028'e kadar iki katına çıkararak 1,4 milyon varile yükseltmeyi planlıyor.

Diğer yandan Nijerya devletine ait Nijerya Ulusal Petrol Şirketi (NNPC), rafinerinin ihtiyaç duyduğu miktarda ham petrol sağlamakta zorlanıyor. Analize göre bunun başlıca nedeni hükümetin, petrol teminatlı kredileri ödemek ve uzun vadeli ihracat sözleşmelerini yerine getirmek için ham petrol satışına devam etmek zorunda olması.

Bloomberg Milyarderler Endeksi'ne göre, artan talep sayesinde Dangote'nin serveti yıl başından bu yana yaklaşık 4,86 milyar dolar yükselişle 34,8 milyar dolara ulaştı. Böylece 69 yaşındaki iş insanı dünyanın en zengin 65'inci kişisi oldu.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Forbes Africa


Venezuela depremleri: Bürokratik engeller can kaybına yol açtı

Büyük yıkım yaşanan La Guaira kentindeki arama kurtarma çalışmaları sürüyor (Reuters)
Büyük yıkım yaşanan La Guaira kentindeki arama kurtarma çalışmaları sürüyor (Reuters)
TT

Venezuela depremleri: Bürokratik engeller can kaybına yol açtı

Büyük yıkım yaşanan La Guaira kentindeki arama kurtarma çalışmaları sürüyor (Reuters)
Büyük yıkım yaşanan La Guaira kentindeki arama kurtarma çalışmaları sürüyor (Reuters)

Venezuela'yı sarsan depremlerin ardından ülkeye gitmeye çalışan yabancı arama kurtarma ekipleri, Karakas yönetiminin bürokratik engellerine takılmış.

Wall Street Journal (WSJ), bürokratik gecikmeler nedeniyle arama kurtarma ekiplerinin afetin ilk günlerindeki kritik müdahale aralığını kaçırdığını, bunun çok sayıda can kaybına yol açtığını yazıyor.

Afetlerde arama kurtarma çalışmaları sağlayan ABD'li Strategic Response Partners'a bağlı 7 kişilik bir ekip, Miami'den özel ekipmanlarla yola çıkmasına rağmen Venezuela makamlarının izin süreçlerindeki aksamalar yüzünden günlerce beklemek zorunda kalmış.

Ekip, iniş izinlerinin son anda iptal edilmesi nedeniyle Dominik Cumhuriyeti'ne yönlendirilmiş. Bu sebeple arama kurtarma çalışanları, 24 Haziran'da meydana gelen depremlerle sarsılan ülkeye ancak 30 Haziran'da varabilmiş.

Ekip direktörü Michael Saavedra, "Bizi daha erken ülkeye alsalardı gerçekten çok daha fazla kişinin hayatını kurtarabilirdik" diyor.

Strategic Response Partners'ın CEO'su Steve Slepcevic ise 35 yılı aşkın süredir Haiti, Şili ve Meksika gibi çeşitli ülkelerdeki afet bölgelerinde çalıştığını belirterek, "Kariyerimdeki en kötü deneyimi Venezuela'da yaşadım" diyor.

Slepcevic, binalarının çoğunun sağlam inşa edilmediği için çöktüğüne dikkat çekiyor. Bazı yapılarda beton plakalar arasında dolgu malzemesi olarak plastik köpük kullanıldığını ve yeterli çelik bulunmadığını söylüyor. Bunun enkazda çalışan ekipler için de büyük risk oluşturduğunu ifade ediyor.

Bazı ekipler de Venezuela'nın geçici lideri Delcy Rodriguez'le fotoğraf çektirmeye zorlandığını öne sürüyor.

Şubat 2023'teki Kahramanmaraş depremlerinde de görev yapan Meksikalı Topos Azteca Uluslararası Kurtarma Tugayı'ndan Hector Mendez, Venezuela devlet medyasından bir kişinin Rodriguez hakkında olumlu açıklamalar yapmasını istemesine tepki göstererek "Ben siyasetçi değilim, kurtarma görevlisiyim" dediğini anlatıyor.

Haberde, Karakas yönetiminden kaynaklı koordinasyon eksiklikleri nedeniyle ABD'nin yanı sıra Birleşik Krallık, Fransa ve Hollanda'dan ekiplerin de arama kurtarma çalışmalarında zorluk yaşadığı savunuluyor.

ABD'nin ocak ayında düzenlediği baskınla Nicolas Maduro'yu kaçırmasının ardından ülkenin başına geçen Rodriguez, 2 Temmuz'daki açıklamasında, afet yardımlarının yetersizliği nedeniyle gelen eleştirileri "propaganda" diye niteleyerek tepki göstermişti.

ABD Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS), 24 Haziran'da Venezuela'da 39 saniye arayla 7,2 ve 7,5 büyüklüğünde iki deprem olduğunu belirtmişti.

Karakas yönetiminin son verilerine göre ölü sayısı 3 bin 900'e yaklaşırken, 16 bin 700'den fazla kişi de yaralandı.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Deutsche Welle


Trump Ateşkesin sona erdiğini açıkladı... Gerilim tırmanırken diplomatik trafik hızlandı

Trump Ateşkesin sona erdiğini açıkladı... Gerilim tırmanırken diplomatik trafik hızlandı
TT

Trump Ateşkesin sona erdiğini açıkladı... Gerilim tırmanırken diplomatik trafik hızlandı

Trump Ateşkesin sona erdiğini açıkladı... Gerilim tırmanırken diplomatik trafik hızlandı

ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü İran ile yeni müzakerelerin yapılmasına onay verdiğini açıkladı. Ancak Nisan ayından bu yana yürürlükte olan ateşkesin artık sona erdiğini bir kez daha vurguladı.

İran'ın baş müzakerecisi Muhammed Bakır Kalibaf, ülkesinin bu süreçte "teslim olmayacağını" ifade ederken, ABD ile İran arasındaki arabuluculuğu yürüten Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ise taraflara, haftalar süren savaş ve müzakereler sonucunda "büyük zorluklarla elde edilen barış kazanımlarının korunması" çağrısında bulundu.

Bu gelişmelerin gölgesinde Katar'dan bir heyet, Hürmüz Boğazı'nda son dönemde yaşanan saldırılar ve Tahran ile Washington arasındaki karşılıklı operasyonların ardından diplomatik çabaların sürdürülmesi amacıyla İran'a ulaştı.

İran devlet televizyonunun Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü'ne dayandırdığı açıklamaya göre, "İran, ABD ile müzakere talebinde bulunmadı ancak Katar heyetinin ziyaretini kabul etti."

Sözcü ayrıca, "Tahran, Hürmüz Boğazı'nda deniz ulaşımının güvenliğini sağlamaya kararlıdır ve Umman Sultanlığı ile iş birliğini sürdürmektedir" ifadelerini kullandı.

Açıklamada, "ABD'nin yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde buna aynı şekilde karşılık verileceği" uyarısı da yapıldı.

Arakçi Umman'a gidiyor

Diplomatik temaslar kapsamında İran resmi haber ajansı IRNA, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin cumartesi günü diplomatik bir heyetin başında Umman Sultanlığı'na gideceğini duyurdu.

Arakçi'nin temaslarında ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel gelişmelerin, özellikle de Hürmüz Boğazı'ndaki durumun ele alınacağı bildirildi.

Washington'dan yeni İran yaptırımları

Öte yandan Washington yönetimi İran üzerindeki baskıyı artırmayı sürdürdü.

ABD Hazine Bakanlığı, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki uluslararası deniz trafiğine yönelik saldırılarını yeniden başlatmasının ardından İran bağlantılı yeni yaptırımlar açıkladı.

Yaptırımların, daha önce İngiltere tarafından da İran Devrim Muhafızları'na mali destek sağladığı gerekçesiyle yaptırım uygulanan İranlı bankacı ve iş insanı Ali Ansari'nin yanı sıra çok sayıda kişi ve kurumu hedef aldığı belirtildi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü'nün açıklamaları

  • Abbas Arakçi, Hürmüz Boğazı'nda gemilerin güvenli geçişini sağlayacak uygun mekanizmaların oluşturulmasını görüşmek üzere Umman'a gidecek.
  • ABD ile müzakere yapılması yönünde herhangi bir talepte bulunmadık.
  • Tahran, Hürmüz Boğazı'nda deniz ulaşımının güvenliğini sağlamaya kararlıdır ve Umman Sultanlığı ile iş birliğini sürdürmektedir.
  • İran, ABD ile müzakere talebinde bulunmadı ancak Katar heyetinin ziyaretini kabul etti.
  • ABD'nin yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde buna aynı şekilde karşılık verilecektir.
  • Washington, mutabakat zaptının 22 gün önce imzalanmasının ardından hükümlerini sürekli ihlal etti.
  • ABD'nin İran petrol satışlarına yönelik yaptırımları kaldırma kararını geri çekmesi, mutabakat zaptının ihlali anlamına gelmektedir.

Altın geriledi

  • Altın fiyatları, Orta Doğu'da tırmanan gerilim ve faiz artırımı beklentilerinin güçlenmesi nedeniyle cuma günü gerileyerek haftalık bazda düşüşe yöneldi.
  • Ham petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon endişelerini artırması, ABD'de para politikasının daha da sıkılaştırılacağı beklentilerini güçlendirdi.

Petrol fiyatlarında düşüş

  • Petrol fiyatları, ABD ile İran arasındaki son çatışmaların ardından Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğinin normale dönebileceğine yönelik iyimserlikle cuma gününü düşüşle tamamladı.
  • Buna karşın petrol fiyatları haftalık bazda güçlü yükseliş kaydetti.

Güney Lübnan'da İsrail İHA saldırısı

Lübnan resmi haber ajansı NNA'nın aktardığına göre, İsrail'e ait insansız hava araçlarının cuma günü Güney Lübnan'a düzenlediği iki ayrı saldırıda bir kişi hayatını kaybetti, bir kişi ise ağır yaralandı.

Ajansın haberine göre, Nebatiye kentinden bir genç, Kefrerman beldesinin Doha yolu üzerinde motosikletiyle seyir halindeyken düzenlenen İHA saldırısında yaşamını yitirdi.

Aynı bölgede otomobili hedef alınan bir başka kişi ise ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.