Soros’tan Teksas çıkarması: Tüm yollar buradan geçiyor

Joe Biden'ın giderayak Başkanlık Özgürlük Madalyası'na layık gördüğü Soros'un Açık Toplum Vakıfları, çok sayıda ülkede darbe ve rejim değişikliklerinin içinde yer almakla suçlanıyor (Reuters)
Joe Biden'ın giderayak Başkanlık Özgürlük Madalyası'na layık gördüğü Soros'un Açık Toplum Vakıfları, çok sayıda ülkede darbe ve rejim değişikliklerinin içinde yer almakla suçlanıyor (Reuters)
TT

Soros’tan Teksas çıkarması: Tüm yollar buradan geçiyor

Joe Biden'ın giderayak Başkanlık Özgürlük Madalyası'na layık gördüğü Soros'un Açık Toplum Vakıfları, çok sayıda ülkede darbe ve rejim değişikliklerinin içinde yer almakla suçlanıyor (Reuters)
Joe Biden'ın giderayak Başkanlık Özgürlük Madalyası'na layık gördüğü Soros'un Açık Toplum Vakıfları, çok sayıda ülkede darbe ve rejim değişikliklerinin içinde yer almakla suçlanıyor (Reuters)

ABD'li iş insanı George Soros, Demokratların Teksas eyaletinde güçlenmesi için harekete geçti.

Wall Street Journal’ın haberinde (WSJ), Soros’un Cumhuriyetçilerin elindeki eyalette Demokratların güçlenmesini sağlamak için “Mavi Teksas” hareketine yatırım yaptığını yazıyor.

Budapeşte doğumlu iş insanının geçen yıl harekete 2,1 milyon dolar bağış yaptığı, bu yıl nisanda da 1 milyon dolar fon sağladığı aktarılıyor.

Girişimin 2024 seçim kampanyası sürecinde 35 milyon dolar harcadığı belirtilirken, gelecek seçimlerde bu rakamın aşılacağı öngörüsü paylaşılıyor.

Mavi Teksas hareketi, kısa vadede seçmen katılımını ve 2026’da düzenlenecek ara seçimlerde aday alımını artırmayı hedefliyor.

Uzun vadedeyse 2032’ye kadar Teksas’ta Demokrat Parti’nin Cumhuriyetçilere meydan okuyabilecek siyasi rekabet gücünü kazanması hedefleniyor.

Bu kapsamda gönüllü seferberliği, aday belirleme ve bu ay itibarıyla 20’den fazla şehirde çeşitli mitingler düzenlenmesi planlanıyor.

Demokratlar, 1994’ten beri Teksas’ta eyalet çapında bir zafer kazanamadı. Son seçimde de ABD Başkanı Donald Trump ve Cumhuriyetçiler, Demokratları büyük farkla mağlup etmişti.

Soros destekli girişim, özellikle 2026’daki ara seçimlerde Senato’ya Demokrat Colin Allred’i sokmayı hedefliyor. Allred’in, Cumhuriyetçi rakibi Teksas Başsavcısı Ken Paxton’a karşı zafer kazanması için yoğun kampanya düzenlenmesi planlanıyor.

WSJ’nin analizinde, Kaliforniya ve New York gibi eyaletlerde nüfusun azalması ve Teksas’ta yaşayan kişi sayısının artmasıyla güney eyaletinin Demokratların gelecekteki seçim stratejisi için çok önemli hale geldiğine dikkat çekiliyor.  

Mavi Teksas girişiminin öncülerinden Texas Majority PAC’nin yardımcı direktörü Katherine Fischer şunları söylüyor:

Teksas’ta ya da ülkede 2032'den sonra Beyaz Saray'da bir Demokrat görmek isteyenler için tüm yollar Teksas’tan geçiyor.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, The Hill 



ABD, İran'a yönelik köprü saldırılarını genişletti... Tahran Körfez ülkeleri, Ürdün ve Suriye'yi hedef aldı

ABD, İran'a yönelik köprü saldırılarını genişletti... Tahran Körfez ülkeleri, Ürdün ve Suriye'yi hedef aldı
TT

ABD, İran'a yönelik köprü saldırılarını genişletti... Tahran Körfez ülkeleri, Ürdün ve Suriye'yi hedef aldı

ABD, İran'a yönelik köprü saldırılarını genişletti... Tahran Körfez ülkeleri, Ürdün ve Suriye'yi hedef aldı

ABD, Cuma günü erken saatlerde İran'a yönelik hava saldırılarını genişleterek daha fazla köprüyü hedef aldı. Saldırılar, Başkan Donald Trump'ın Tahran'ı Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü gevşetmeye zorlamak amacıyla İran'ın altyapısını hedef alma tehdidinin bir parçası olarak gerçekleştirildi.

Buna karşılık İran, bölgedeki komşu ülkelere yönelik yeni füze saldırıları düzenledi ve saldırılarının giderek artacağı uyarısında bulundu. İran'ın füzeleri ve insansız hava araçları Bahreyn, Kuveyt, Katar, Umman Sultanlığı, Ürdün ve Suriye'yi hedef aldı.

ABD kamuoyuna en yoğun izlenme saatinde hitap eden Başkan Donald Trump ise savaşın planlandığı şekilde ilerlediğini savundu. Trump, "İran'da da büyük bir üstünlük sağlıyoruz. Bu çabanın sonuçlarını çok ama çok yakında göreceksiniz." ifadelerini kullandı.


Uluslararası Ceza Mahkemesi, Libyalı bir şüpheli hakkında dava açılabileceğine hükmetti

Halid Muhammed Ali el-Hişri
Halid Muhammed Ali el-Hişri
TT

Uluslararası Ceza Mahkemesi, Libyalı bir şüpheli hakkında dava açılabileceğine hükmetti

Halid Muhammed Ali el-Hişri
Halid Muhammed Ali el-Hişri

Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) yargıçları, dün Libya'daki en kötü şöhretli cezaevlerinden birini yönettiği iddia edilen Libyalı Halid Muhammed Ali el-Hişri hakkında birden fazla suçlamanın yöneltilebileceğine hükmetti. Karar, el- Hişri'nin yargılanmasının önünü açtı.

48 yaşındaki el- Hişri, 2014-2020 yılları arasında işlendiği öne sürülen 17 ayrı savaş suçu ve insanlığa karşı suç ile itham ediliyor. Suçlamalar arasında zulüm, köleleştirme, işkence, tecavüz ve kasten öldürme yer alıyor.

Savcılık, el- Hişri'nin Libya'da Terörle ve Organize Suçlarla Mücadele Caydırıcı Gücü (RADA) tarafından yönetilen Mitiga Cezaevi'nin kadınlar koğuşundan sorumlu olduğunu öne sürüyor.

İddianameye göre, binlerce kişi hukuka aykırı şekilde gözaltına alındı, insanlık dışı koşullarda tutuldu ve Mitiga Cezaevi'nde sistematik biçimde kötü muamele ile işkenceye maruz bırakıldı.

El- Hişri'nin avukatları ise önceki duruşmalarda müvekkillerinin hakkındaki tüm suçlamaları reddettiğini ifade etti.

UCM yargıçları bu hafta, davaya bakma yetkisine sahip olduklarını teyit ederek savunmanın itirazını reddetti. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre savunma, davanın, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin Libya'daki ağır suçların yargılanması için mahkemeye verdiği yetki kapsamında olmadığını savunmuştu.

El- Hişri davası, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde Libya'da işlendiği iddia edilen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlara odaklanan ilk dava olacak.

UCM, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2011 yılında, NATO destekli ayaklanmanın ardından Libya'daki olayları mahkemeye sevk etmesinden bu yana ülkede işlendiği iddia edilen savaş suçları ve insanlığa karşı suçları soruşturuyor.

Davanın başlangıç tarihi henüz belirlenmedi. Ancak yargılamanın 2027 yılının başlarında başlaması bekleniyor.


İsrail parlamentosu tartışmalı medya yasasını onayladı

İsrail Knesset'indeki bir toplantı (Knesset web sitesi)
İsrail Knesset'indeki bir toplantı (Knesset web sitesi)
TT

İsrail parlamentosu tartışmalı medya yasasını onayladı

İsrail Knesset'indeki bir toplantı (Knesset web sitesi)
İsrail Knesset'indeki bir toplantı (Knesset web sitesi)

İsrail Parlamentosu (Knesset), dün medya sektörünü düzenleyen tartışmalı yasa tasarısını onayladı.

İletişim Bakanı Şlomo Karhi, düzenlemenin daha önce sıkı şekilde denetlenen medya sektörünü bürokrasiyi azaltarak serbestleştirmeyi ve rekabeti artırmayı amaçladığını söyledi.

Buna karşın muhalifler, yasanın Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki sağcı-dindar hükümete medya üzerinde daha fazla nüfuz kurma imkânı sağlayacağından endişe ediyor. Eleştirmenler ayrıca hükümeti eleştiren televizyon ve radyo kuruluşları üzerindeki baskının artabileceğini savunuyor.

Yasa, hükümetin atamalar üzerinde çok daha geniş yetkiye sahip olacağı yeni bir medya otoritesinin kurulmasını öngörüyor. Düzenlemeyi destekleyenler ise İsrail medyasının ağırlıklı olarak sol veya liberal çizgide olduğunu, muhafazakâr görüşlerin yeterince temsil edilmediğini belirterek daha dengeli ve rekabetçi bir medya ortamının gerekli olduğunu ifade ediyor.

Yasanın, yapılacak hukuki itirazların ardından İsrail Yüksek Mahkemesi tarafından tamamen ya da kısmen iptal edilip edilmeyeceği ise henüz netlik kazanmadı. Şarku’l Avsat’ın İsrail basınından aktardığına göre yeni yasaya karşı mahkemeye çok sayıda başvuru yapıldı.

Bugün parlamentonun, 27 Ekim'de yapılması planlanan genel seçimler öncesinde feshedilmesi beklenirken, iktidar koalisyonu tartışmalı birçok düzenlemeyi hızlandırılmış yasama süreciyle geçirmeye çalışıyor.

Knesset, çarşamba günü de Başsavcı Gali Baharav-Miara'nın yetkilerini önemli ölçüde sınırlandıran bir düzenlemeyi kabul etti.