İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail ordusuna Batı Şeria'daki operasyonları genişletme talimatı verdi. Orduya yeni bölgelere girme, Filistinlileri gözaltına alma ve silahlara el koyma yetkisi tanınırken, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ise dünya liderlerine acil müdahale çağrısı yaparak, tırmanan gerilimin Filistinlileri zorla yerinden etmeyi hedeflediğini söyledi.
Netanyahu, pazar günü düzenlenen kabine toplantısında Batı Şeria'daki askeri operasyonların genişletileceğini açıkladı ancak ayrıntı vermedi. Ardından Savunma Bakanı Yisrael Katz, güvenlik kurumlarının, kuzey Batı Şeria'daki mülteci kamplarında uygulanan yönteme benzer şekilde "Filistin kasabalarına saldırı düzenlenmesi ve bu yerlerin tahliye edilmesi" seçeneğini değerlendirdiğini duyurdu.
Katz, İsrail ordusunun sahada yoğun şekilde faaliyet yürüttüğünü, silahlı grupları takip edip hedef aldığını belirterek, kamplarda uygulanan modelin başka bölgelere de genişletilmesinin incelendiğini söyledi.

İsrail hükümetinin "kararlı saldırı politikası" sayesinde, kuzey Batı Şeria'daki kampların işgal edilmesi ve sakinlerinin yerinden edilmesinin ardından Filistin saldırılarında yüzde 80'den fazla azalma yaşandığını öne süren Katz, ordunun yaklaşık bir buçuk yıldır kuzey Batı Şeria'daki kampları kontrol altında tuttuğunu belirtti.
Katz, "Terör faaliyetlerinin organize edildiği bölgeleri belirleyerek buralara saldırılması ve tahliye edilmesi yönünde benzer adımların atılması değerlendiriliyor" dedi.
İsrail ordusu Ocak 2025'ten bu yana Cenin Mülteci Kampı'nı işgal altında tutuyor. Daha sonra Tulkerim ve Nur Şems kamplarını da kontrol altına alan İsrail, yaklaşık 40 bin Filistinliyi bölgeden göçe zorladı.
Benzer uygulamanın Filistin kasaba ve köylerine yayılması halinde yerinden edilenlerin sayısının on binlerce artabileceği, bunun da siyasi çözüm perspektifinin bulunmadığı, ekonomik koşulların kötüleştiği ve İsrail operasyonlarının sürdüğü Batı Şeria'da gerilimi daha da tırmandırabileceği değerlendiriliyor.
İsrail ordusu cuma günü Batı Şeria'da geniş çaplı bir operasyon başlatmış, çok sayıda baskın düzenleyerek onlarca Filistinliyi gözaltına almıştı. Operasyon kapsamında kontrol noktaları ve bariyerlerle kent, kasaba ve köyler birbirinden ayrıldı, hareket özgürlüğü ciddi şekilde kısıtlandı.

Söz konusu operasyon, Nablus yakınlarındaki Tel beldesine giren Yahudi yerleşimciler ile Filistinliler arasında çıkan çatışmaların ardından başlatıldı. Olaylarda 4 Filistinli ile 2 İsrail askeri hayatını kaybetti.
Netanyahu, geniş çaplı askeri operasyonların yanı sıra gözaltıların artırılması, silahların toplanması, yeni kontrol noktaları kurulması, ulaşım güzergâhlarının ayrılması ve yasa dışı Yahudi yerleşim noktalarının resmileştirilmesi ile yenilerinin kurulması yönünde talimat verdi.
Yerleşimciler iki camiyi ateşe verdi
İsrail ordusu Batı Şeria genelindeki operasyonlarını sürdürürken, Yahudi yerleşimciler de Filistinlilere yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı. İki cami, çok sayıda ev ve araç ateşe verildi.
İsrail ordusu Batı Şeria'daki çok sayıda kent, kasaba ve köye baskın düzenleyerek yeni gözaltılar gerçekleştirdi. Bölgeler arasındaki kontrol noktaları ve kapılar kapalı tutulmaya devam ederken, bu durum ciddi trafik yoğunluğu ve günlük yaşamda aksamalara yol açtı.

"İnsan Hakları İçin Doktorlar" örgütü, iki kadının hastanelere ulaşamadıkları için bebeklerini araç içinde dünyaya getirmek zorunda kaldığını açıkladı.
Yerleşimciler pazar günü Nablus'un güneyindeki Kusra beldesinde bir camiyi ateşe verdi ve duvarlara "İntikam" yazıları yazdı. Tulkerim'e bağlı Kur köyündeki bir cami de kundaklandı. Duvarlara ayrıca "Camiler bizi korkutmuyor" ifadeleri yazıldı.
Bunun yanı sıra Beyt Furik beldesinde bir ev ateşe verildi, Ramallah'ın kuzeydoğusundaki el-Muğayyir köyü yakınlarında çok sayıda araç yakıldı. Ayn Samiye bölgesindeki bir fabrikaya düzenlenen saldırıda ağır iş makineleri ateşe verilirken iki işçi yaralandı.
Abbas'tan dünyaya acil müdahale çağrısı
Batı Şeria'daki gerilimin tırmanması üzerine Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, dünya liderlerine, Avrupa Birliği'ne, Arap Birliği Genel Sekreteri'ne ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Başkanı'na mektuplar göndererek İsrail'in saldırıları ile yerleşimci şiddetini durdurmak için acil uluslararası müdahale çağrısında bulundu.
Abbas, "İşgal altındaki Filistin toprakları son derece tehlikeli bir tırmanışa sahne oluyor. Yaşananlar artık münferit şiddet olayları değil; yerleşimlerin genişletilmesi, yerleşimci terörünün artırılması ve Filistin Ulusal Yönetimi kurumlarının zayıflatılması yoluyla sahada yeni fiili durumlar oluşturmayı amaçlayan sistematik bir İsrail politikasıdır" dedi.

Bu politikaların Filistinlileri topraklarından zorla göç ettirmeyi hedeflediğini belirten Abbas, bunun bölgesel istikrarı tehdit edeceği ve iki devletli çözüm ihtimalini kasıtlı olarak ortadan kaldıracağı uyarısında bulundu.
Filistin yönetimi, Batı Şeria'daki yerleşimci saldırılarından İsrail hükümetini sorumlu tutarken, bu eylemlerin İsrailli yetkililerin Filistin topraklarının yakılması ve halkın sürülmesi yönündeki açıklamalarının doğrudan sonucu olduğunu savundu.
"Ordu da hükümetin yerleşimcileri teşvik ettiğini düşünüyor"
İsrail ordusunun da hükümetin yerleşimcileri cesaretlendirdiği yönünde benzer değerlendirmeler yaptığı ancak yerleşimcileri durdurmak yerine Filistinlilere yönelik operasyonlara odaklandığı belirtildi.
Şarku’l Avsat’ın Haaretz gazetesinden aktardığı habere göre ordunun siyasi yönetimin yerleşimci saldırılarını teşvik etmesinden rahatsız olduğunu, gerilimi düşürmek amacıyla yerleşimlerde etkili isimlerle temas kurmaya çalıştığını ancak bu girişimlerin karşılıksız kaldı.
Gazeteye konuşan güvenlik kaynakları, yerleşimci saldırılarını durdurmaya istekli "hiçbir tarafın bulunmadığını" ifade etti.
Batı Şeria'daki gelişmeler İsrail'de de sert tartışmalara yol açarken, hükümetin kanlı çatışmaları Netanyahu ile aşırı sağcı bakanlar Itamar Ben-Gvir ve Bezalel Smotrich'in siyasi çıkarları için tırmandırdığı yönündeki eleştiriler güç kazandı.

Bu görüşün güçlenmesinde, cuma günü Tel beldesinde yaşanan olaylarla ilgili ilk soruşturma bulguları etkili oldu. Bulgulara göre bölgedeki yasa dışı yerleşim noktalarından gelen yerleşimciler saldırılara çarşamba günü başlamış, cuma günü ise kasabaya bilinçli bir provokasyon amacıyla yönelmişti.
Askeri kaynaklar, güvenlik kurumlarının olayların yerleşimcilerden kaynaklandığını değerlendirdiğini, köylerini savunan Filistinlilerin silahlı olmadığını ve İsrailli silahlıları öldürme planı yapmadığını, bu durumun ise İsrail güvenlik kurumlarında ciddi endişe yarattığını aktardı.
İsrail genelinde Netanyahu, Katz, yasa dışı yerleşim noktaları ve "Yahudi terör milisleri" olarak nitelendirilen gruplara karşı son dönemin en geniş protesto gösterileri düzenlendi. Tel Aviv, Kudüs, Birüssebi (Beerşeva), Hayfa ve 15 ayrı kavşakta düzenlenen eylemlerde "İsrail demokrasi değil, apartheid devletidir", "Burada soykırım üretiliyor" ve "Netanyahu koltuğunu korumak için her yolu deniyor" sloganları atıldı.
Gösterilerde konuşan protestocular, Batı Şeria'daki tırmanışın Netanyahu'nun parti ve seçim hesaplarına hizmet ettiğini savundu.
Yedioth Ahronoth gazetesi ise ABD'li kaynaklara dayandırdığı haberinde, Washington yönetiminin Batı Şeria'da hızla tırmanan gerilimden rahatsız olduğunu ve ABD Başkanı Donald Trump'ın salı günü yapacakları görüşmede Netanyahu'ya sert eleştiriler yöneltmeyi planladığını aktardı.