Suriye, savaşan iki rakibe karşı eşit mesafede bulunuyor

Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik görevlileri, cumartesi günü güneybatı Suriye'deki Dera yakınlarında bulunan Casim kentinde tarlaya düşen bir insansız hava aracının kalıntılarını inceliyor (AFP)
Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik görevlileri, cumartesi günü güneybatı Suriye'deki Dera yakınlarında bulunan Casim kentinde tarlaya düşen bir insansız hava aracının kalıntılarını inceliyor (AFP)
TT

Suriye, savaşan iki rakibe karşı eşit mesafede bulunuyor

Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik görevlileri, cumartesi günü güneybatı Suriye'deki Dera yakınlarında bulunan Casim kentinde tarlaya düşen bir insansız hava aracının kalıntılarını inceliyor (AFP)
Suriye İçişleri Bakanlığı'na bağlı güvenlik görevlileri, cumartesi günü güneybatı Suriye'deki Dera yakınlarında bulunan Casim kentinde tarlaya düşen bir insansız hava aracının kalıntılarını inceliyor (AFP)

Şam, İran ve İsrail'e karşı eşit mesafede olduğu için veriler herhangi bir çatışmaya girmeye istekli olmadığını gösteriyor. Suriye hükümetine yakın kaynaklar Şarku’l Avsat'a, “Suriye'nin kırılgan durumu ve devletin yeniden inşasının öncelikleri, her ikisi de Suriye'nin yıkımına katkıda bulunan iki hasım arasında hesaplanmamış pozisyonların ihraç edilmesine müsaade etmez” değerlendirmesinde bulundu.

Ancak İsrail-İran savaşının etkileri, Suriye hava sahasında İsrail füzeleri tarafından engellendikten sonra ülkenin güneyine düşen İran füze ve insansız hava araçlarının kalıntılarında açıkça görülüyor.

Bu arada, Suriye'nin kuzeydoğusundaki ABD güçleri, Irak tarafında konuşlu İran Devrim Muhafızlarına bağlı milislerin herhangi bir saldırısı ya da misilleme tepkisi beklentisiyle, güçlerinin konuşlu olduğu hava sahası ve Irak sınırına komşu bölgeler üzerinde savaş uçaklarıyla yoğun uçuşlar yaparken, bölgede konuşlu üslerini hedef alan İran füzelerini vurmayı başardı.



İran saldırıların yeniden başlaması ile ablukanın sürmesi arasında

İran saldırıların yeniden başlaması ile ablukanın sürmesi arasında
TT

İran saldırıların yeniden başlaması ile ablukanın sürmesi arasında

İran saldırıların yeniden başlaması ile ablukanın sürmesi arasında

ABD ile İran arasındaki savaşı sona erdirmeye yönelik hamleler arasında Washington’ın Tahran'ın sunduğu son teklifi reddetmesi, ABD'nin ‘ya haftalarca süren ateşkesin ardından çatışmalara geri dönmek ya da İran limanlarına yönelik deniz ablukasını sürdürmek’ şeklindeki iki seçenekten birine başvurma ihtimalini güçlendirdi.

Trump, diplomatik çözümü tercih ettiğini söylemeye devam etse de seçeneklerinin ‘onlarla anlaşmak ya da onları yok etmek’ olduğunu vurguladı. Bu ifade, savaşa geri dönmeye ve bölgede konuşlanan Amerikan güçlerinin İran tesislerine yeni, güçlü ve hızlı bir saldırı dalgası başlatmasına işaret ediyor.

ABD'nin İran'ın füze ve insansız hava aracı (İHA) üretim kapasitesinin yüzde 85'ini tahrip ettiğini, ancak henüz tahrip edilmemiş tesislerin de bulunduğunu belirten Trump, İran'a yönelik deniz ablukasının askeri saldırılardan daha etkili olabileceğini vurguladı. Çünkü abluka, Tahran'ı mali kaynaklarından yoksun bırakarak nükleer dosyada gerekli tavizleri vermeye zorlayabilir. Trump, abluka sürmesi durumunda İran'ın gıda stokunun 3 ayda tükeneceğine de dikkati çekti.

İran merkezli Fars Haber Ajansı'nın aktardığına göre İran Genelkurmay Başkan Yardımcısı Muhammed Cafer Esedi, ABD’nin İran’ın önerisini reddetmesine yönelik verilen ilk yanıt olan açıklamasında “İran ile ABD arasında savaşın yeniden başlaması artık gerçekleşebilir bir olasılık haline geldi” dedi.


Kuzey Kore: ABD'nin siber tehdit oluşturduğumuz suçlaması, asılsız iftiradır

Pyongyang, Washington'un "siber tehdit" iddiasını yalanladı (Reuters)
Pyongyang, Washington'un "siber tehdit" iddiasını yalanladı (Reuters)
TT

Kuzey Kore: ABD'nin siber tehdit oluşturduğumuz suçlaması, asılsız iftiradır

Pyongyang, Washington'un "siber tehdit" iddiasını yalanladı (Reuters)
Pyongyang, Washington'un "siber tehdit" iddiasını yalanladı (Reuters)

Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansı'nın (KCNA) bildirdiğine göre, Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, ABD'nin Pyongyang'ı "siber tehdit" olarak nitelendiren suçlamalarını reddetti. Bakanlık, bu iddiaların Washington'un düşmanca politikalarını meşrulaştırmayı amaçlayan "saf bir iftira" olduğunu belirtti.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, ABD'nin siyasi amaçlarla Kuzey Kore kaynaklı "olmayan bir siber tehdit" hakkında yanlış bilgiler yaydığını savunarak, bu suçlamaları "ülkemizin imajını zedelemeye yönelik gülünç bir karalama kampanyası" olarak nitelendirdi.

Sözcü, Kuzey Kore'nin siber uzaydaki çıkarlarını savunmak ve vatandaşlarının haklarını korumak için gerekli tüm önlemleri alacağını vurguladı. ABD'nin hiçbir temeli olmayan bir siber tehdit anlatısı kurguladığını öne süren sözcü, "Son dönemde ABD hükümet organları, onlara bağlı medya kuruluşları ve komplo örgütleri, siber tehdidimizden bahsederek uluslararası toplumda Kore hakkında yanlış bir algı yaratmaya çalışıyor. Bu tek taraflı iddiaların ortak noktası; dünyanın farklı yerlerindeki tüm internet dolandırıcılıklarını bize bağlamaları ve dünyanın en iyi siber teknoloji gücüne sahip olmakla övünen ABD’yi dünyanın en büyük 'mağduru' olarak göstermeleridir" ifadelerini kullandı:

ABD’ye "Siber Saldırı" suçlaması

Açıklamanın devamında ABD'nin küresel bilgi teknolojileri altyapısını kontrol ederek diğer ülkelere yönelik gelişigüzel siber saldırılar düzenlediği iddia edildi. Sözcü, "Küresel siber altyapıyı kontrol eden ve diğer ülkelere pervasızca siber saldırılar düzenleyen ABD'nin kendisini 'mağdur' olarak tanımlaması tamamen akıl dışıdır" dedi.

Kuzey Koreli yetkili ayrıca, ABD'nin siber saldırılarla Kuzey Kore arasında bağ kurma çabalarının Pyongyang'a yönelik düşmanca siyasetin bir uzantısı olduğunu ve siyasi motivasyonlar taşıdığını savundu.

ABD Hazine Bakanlığı mart ayında, Kuzey Koreli bilişim çalışanlarının faaliyetleriyle bağlantılı oldukları gerekçesiyle 6 kişi ve 2 kuruluşu yaptırım listesine almıştı. ABD'li yetkililer, bu kişilerin dijital varlıklar üzerinden yasa dışı gelir elde edilmesine yardımcı olduklarını ifade ettiler. Yetkililer bu tür planların halen devam ettiğini de belirtmişti.


Hindistan: Marshall Adaları bayrağı taşıyan bir petrol tankeri Hürmüz Boğazı'nı geçti

Hürmüz Boğazı'nı geçtikten sonra Mumbai'de petrol yükünü boşaltan "Desh Garima" tankerine bakan bir adam (Arşiv-Reuters)
Hürmüz Boğazı'nı geçtikten sonra Mumbai'de petrol yükünü boşaltan "Desh Garima" tankerine bakan bir adam (Arşiv-Reuters)
TT

Hindistan: Marshall Adaları bayrağı taşıyan bir petrol tankeri Hürmüz Boğazı'nı geçti

Hürmüz Boğazı'nı geçtikten sonra Mumbai'de petrol yükünü boşaltan "Desh Garima" tankerine bakan bir adam (Arşiv-Reuters)
Hürmüz Boğazı'nı geçtikten sonra Mumbai'de petrol yükünü boşaltan "Desh Garima" tankerine bakan bir adam (Arşiv-Reuters)

Hindistan Limanlar, Denizcilik ve Su Yolları Bakanlığı dün yaptığı açıklamada, Marshall Adaları bayraklı "Sarv Shakti" adlı petrol tankerinin dün Hürmüz Boğazı’nı geçtiğini duyurdu. Tankerin Hindistan'a 46.313 ton sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) taşıdığı belirtildi.

Bakanlık tarafından yayımlanan bildiriye göre, gemide 18’i Hindistan vatandaşı olmak üzere toplam 20 kişilik mürettebat bulunuyor. Tankerin 13 Mayıs tarihinde Hindistan'ın Visakhapatnam Limanı'na ulaşması bekleniyor.

Devrim Muhafızlarına ait bir tekne, 23 Nisan'da Hürmüz Boğazı'nı geçmeye çalışan gemileri engelleme operasyonuna katılıyor (AFP)

Resim  Devrim Muhafızlarına ait bir bot, 23 Nisan'da Hürmüz Boğazı'nı geçmeye çalışan gemileri engelleme operasyonuna katılıyor (AFP)

Tahran, 28 Şubat'ta ABD-İsrail hava harekatının başlamasının ardından su yolunu fiilen kapattı. Geçtiğimiz ay, barış görüşmelerinde herhangi bir ilerleme kaydedilememesi üzerine ABD, İran limanlarına abluka uygulayacağını duyurdu.