İran'ın başlıca nükleer tesislerinin mevcut durumu nedir?

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'ndan (UAEA) bir müfettiş, Ağustos 2005'te Natanz Nükleer Tesisi’ne güvenlik kameraları kuruyor. (AP)
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'ndan (UAEA) bir müfettiş, Ağustos 2005'te Natanz Nükleer Tesisi’ne güvenlik kameraları kuruyor. (AP)
TT

İran'ın başlıca nükleer tesislerinin mevcut durumu nedir?

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'ndan (UAEA) bir müfettiş, Ağustos 2005'te Natanz Nükleer Tesisi’ne güvenlik kameraları kuruyor. (AP)
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'ndan (UAEA) bir müfettiş, Ağustos 2005'te Natanz Nükleer Tesisi’ne güvenlik kameraları kuruyor. (AP)

ABD’nin İran’a saldırabileceğine yönelik bölgesel endişeler, Başkan Donald Trump’ın Tahran’ın kendisine protestocuların idam edilmeyeceği yönünde güvence verdiğini söylemesinin ardından azaldı. Buna rağmen Beyaz Saray, ‘tüm seçeneklerin masada olduğunu’ bildirdi.

İsrail ve ABD, İran’a yönelik son büyük saldırıları geçtiğimiz haziran ayında gerçekleştirdi. Saldırıların başlıca hedefi, ülkenin ana nükleer tesisleri oldu.

Hangi nükleer tesisler bombalandı?

İran’daki üç uranyum zenginleştirme tesisi bombalandı. Bunlardan ikisi Natanz’da, üçüncüsü ise Fordo’da bir dağın altında bulunuyordu. Ayrıca, nükleer yakıt döngüsüyle bağlantılı tesisleri barındıran geniş bir kompleksin yer aldığı İsfahan da hedef alındı. Diplomatlar, yer altındaki bir bölgede İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stokunun önemli bir bölümünün depolandığını ifade etti.

ABD saldırıları sonrasında Natanz uranyum zenginleştirme tesisindeki kraterleri gösteren uydu görüntüsü (Arşiv – Reuters)ABD saldırıları sonrasında Natanz uranyum zenginleştirme tesisindeki kraterleri gösteren uydu görüntüsü (Arşiv – Reuters)

Ne kadar hasar meydana geldi?

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA), saldırıdan önce Natanz ve Fordo dahil olmak üzere nükleer tesislerde düzenli denetimler yürüttüğü, ancak bombalamaların ardından bu tesislere erişimine izin verilmediği bildirildi.

Kum şehrinin dışındaki Fordo Nükleer Tesisi’nin girişi (Arşiv – IRNA)Kum şehrinin dışındaki Fordo Nükleer Tesisi’nin girişi (Arşiv – IRNA)

UAEA, zarar görmeyen diğer tesislerde denetimler gerçekleştirdi. Ancak bombalanan sahaların mevcut durumuna ilişkin kesin bilgilerin hâlâ bilinmediği belirtildi.

UAEA, kasım ayında yayımlanan İran’a ilişkin üç aylık raporunda, bilinen yedi nükleer tesisin ‘askeri saldırılardan etkilendiğini’, 13 tesisin ise etkilenmediğini açıkladı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre raporda raporda, hasar gören sahalardaki zararın boyutuna ilişkin ayrıntılara yer verilmedi.  

Bombardımanın ardından UAEA, üç zenginleştirme tesisinden en küçüğü olan ve Natanz’da yer üstünde bulunan Yakıt Zenginleştirme Tesisi’nin tamamen tahrip edildiğini duyurdu.

UAEA, Natanz ve Fordo’da yer altındaki daha büyük tesislerin ise en azından ağır hasar görmüş olabileceğini değerlendirdi.

İran’ın nükleer programının ne ölçüde gerilediği ise tartışma konusu olmaya devam ediyor. Trump, İran’ın nükleer tesislerinin yok edildiğini defalarca dile getirirken, UAEA Genel Direktörü Rafael Grossi haziran ayında yaptığı açıklamada, İran’ın aylar içinde sınırlı ölçekte uranyum zenginleştirme faaliyetlerine yeniden başlayabileceğini söyledi.

Haziran 2025'te ABD'nin saldırısına uğramadan önce Natanz Nükleer Tesisi’ndeki uranyum zenginleştirme salonunda bulunan santrifüjler (İran Atom Enerjisi Kurumu)Haziran 2025'te ABD'nin saldırısına uğramadan önce Natanz Nükleer Tesisi’ndeki uranyum zenginleştirme salonunda bulunan santrifüjler (İran Atom Enerjisi Kurumu)

İran'ın zenginleştirilmiş uranyumuna ne oldu?

Zenginleştirilmiş uranyumun akıbeti ise tam olarak netlik kazanmış değil. Hava saldırılarında bir kısmının imha edildiği değerlendirilirken, İran, bombalanan tesislerine ve zenginleştirilmiş uranyum stokuna ne olduğu konusunda UAEA’ya henüz bir rapor sunmadı. Bunun acil bir konu olduğunu ve bildirimin geciktiğini vurgulayan UAEA, söz konusu durumu ancak İran’ın rapor sunmasının ardından doğrulayabilecek.

Grossi, eylül ayında Reuters’a yaptığı açıklamada, “Genel olarak malzemenin hâlâ mevcut olduğuna dair yaygın bir kanaat var. Ancak elbette bunun doğrulanması gerekiyor. Bir kısmı kaybolmuş olabilir” dedi. Diplomatlar, o tarihten bu yana durumun büyük ölçüde değişmediğini ifade ediyor.

Grossi, “Malzemelerin büyük çaplı bir şekilde taşındığına dair elimizde herhangi bir gösterge yok” diye konuştu.

Tahran'ın 270 kilometre güneyinde bulunan Natanz Nükleer Tesisi (Arşiv – AFP)Tahran'ın 270 kilometre güneyinde bulunan Natanz Nükleer Tesisi (Arşiv – AFP)

İran, saldırılar öncesinde uranyumu yüzde 60 saflık düzeyine kadar zenginleştiriyordu. Bu saflık oranı, nükleer silah yapımı için gerekli olan yaklaşık yüzde 90 seviyesine nispeten kolaylıkla çıkarılabiliyor.

UAEA’nın tahminlerine göre İran, bombardıman başladığında bu düzeyde zenginleştirilmiş 440 kilogram uranyuma sahipti. UAEA’nın ölçütlerine göre bu miktar, saflık derecesinin daha da artırılması halinde teorik olarak 10 nükleer silah üretmeye yetecek düzeyde. İran’ın ayrıca daha düşük seviyelerde zenginleştirilmiş uranyum stokları da bulunuyor.

UAEA, İran’ın bu malzemeleri nerede depoladığını açıklamıyor. Diplomatlar, İsfahan’daki ana yer altı depolama tesislerinden birinin, yalnızca ona ulaşan tünelin girişinin bombalanması dışında büyük ölçüde zarar görmemiş göründüğünü belirtiyor.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'ndan (UAEA) bir müfettiş, 20 Ocak 2014 tarihinde Natanz Nükleer Tesisi’nde bir denetim gerçekleştiriyor. (Arşiv – AFP)Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'ndan (UAEA) bir müfettiş, 20 Ocak 2014 tarihinde Natanz Nükleer Tesisi’nde bir denetim gerçekleştiriyor. (Arşiv – AFP)

Hangi endişeler devam ediyor?

ABD ve İsrail’in bombardımanı gerekçelendirmek için öne sürdüğü nedenlerden biri, İran’ın nükleer silah üretme kapasitesine tehlikeli biçimde yaklaşmış olmasıydı. Uranyum, silah yapımına elverişli düzeyde zenginleştirildiğinde nükleer bombanın çekirdeğinde kullanılabiliyor. Aynı zamanda, farklı zenginleştirme seviyelerinde nükleer santraller için yakıt olarak da değerlendirilebiliyor.

Batılı güçler, İran’ın uranyumu bu denli yüksek fisyon düzeyinde zenginleştirmesi için makul bir sivil gerekçe bulunmadığını savunuyor. UAEA da bunun ciddi endişe yarattığını belirtiyor. Ajansa göre, nihayetinde nükleer silah üretimine yönelmeden bu seviyede zenginleştirmeye giden başka bir ülke bulunmuyor.

Buna karşın, saldırılardan önce UAEA, İran’da nükleer silah edinmeye yönelik koordineli bir program olduğuna dair güvenilir bir gösterge bulunmadığını açıklamıştı. İran’ın böyle bir yola girmesi halinde nükleer bomba geliştirmesinin ne kadar süreceği ise yoğun tartışma konusuydu.

Tahran, nükleer silah edinme hedefi olduğunu reddediyor. Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması’na taraf olan İran’ın, nükleer silah geliştirmeye yönelmediği sürece enerji üretimi ve araştırma amaçlarıyla uranyum zenginleştirme hakkı bulunuyor.

İsfahan’da bulunan Natanz uranyum zenginleştirme tesisinin iç görünümü (Reuters)İsfahan’da bulunan Natanz uranyum zenginleştirme tesisinin iç görünümü (Reuters)

İran’ın, uranyumu zenginleştirebilen santrifüjlerden sayısı bilinmeyen bir miktarı, yeri açıklanmayan depolarda muhafaza ettiği belirtiliyor. Zenginleştirilmiş uranyum stokunun mevcut büyüklüğü de şu aşamada netlik kazanmadığı için, İran’ın bu iki unsuru gizlice bir araya getirerek silah yapımında kullanılabilecek düzeyde uranyum üretme riski bulunduğu ifade ediliyor. Bunun, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması kapsamındaki yükümlülüklerin ihlali anlamına geleceği kaydediliyor.

Mevcut durumda, İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stokunun tespitine yönelik arayışın bir süre daha devam etmesinin muhtemel olduğu değerlendiriliyor.



İran, ABD saldırılarının ardından vatandaşlarından elektrik tasarrufu istedi

12 Temmuz 2026'da İran'ın başkenti Tahran'daki İmam Hüseyin Meydanı'nda bir adam, bir İran füze modeli ve İran bayrağının önünden geçiyor (Reuters)
12 Temmuz 2026'da İran'ın başkenti Tahran'daki İmam Hüseyin Meydanı'nda bir adam, bir İran füze modeli ve İran bayrağının önünden geçiyor (Reuters)
TT

İran, ABD saldırılarının ardından vatandaşlarından elektrik tasarrufu istedi

12 Temmuz 2026'da İran'ın başkenti Tahran'daki İmam Hüseyin Meydanı'nda bir adam, bir İran füze modeli ve İran bayrağının önünden geçiyor (Reuters)
12 Temmuz 2026'da İran'ın başkenti Tahran'daki İmam Hüseyin Meydanı'nda bir adam, bir İran füze modeli ve İran bayrağının önünden geçiyor (Reuters)

İran Enerji Bakanlığı, ülkenin güneyindeki enerji tesislerine yönelik ABD saldırılarının ardından elektrik şebekesi üzerindeki yükün artması nedeniyle, vatandaşlara elektrik tüketimini azaltmaları çağrısında bulundu.

Bakanlık, bugün yaptığı açıklamada, özellikle yoğun tüketim saatlerinde klimaların kapatılmasını isteyerek, "Güney eyaletlerinde aşırı sıcaklar ve elektrik altyapısına yönelik saldırılar nedeniyle elektrik arzı istikrarının korunmasına katkı sağlanması" çağrısında bulundu.

Öte yandan ABD, bugün erken saatlerde İran'a yönelik hava saldırılarını genişleterek daha fazla köprüyü hedef aldı. Bu saldırılar, Başkan Donald Trump'ın Tahran'ı Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü gevşetmeye zorlamak amacıyla ülkenin altyapısını hedef alma tehdidinin devamı olarak değerlendiriliyor.

Buna karşılık İran da bölgedeki komşu ülkelere yönelik yeni füze saldırıları düzenledi ve saldırılarının daha da şiddetleneceği uyarısında bulundu. İran'ın füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarının Bahreyn, Kuveyt, Katar, Umman, Ürdün ve Suriye'yi hedef aldığı bildirildi.


ABD, İran'a yönelik köprü saldırılarını genişletti... Tahran Körfez ülkeleri, Ürdün ve Suriye'yi hedef aldı

ABD, İran'a yönelik köprü saldırılarını genişletti... Tahran Körfez ülkeleri, Ürdün ve Suriye'yi hedef aldı
TT

ABD, İran'a yönelik köprü saldırılarını genişletti... Tahran Körfez ülkeleri, Ürdün ve Suriye'yi hedef aldı

ABD, İran'a yönelik köprü saldırılarını genişletti... Tahran Körfez ülkeleri, Ürdün ve Suriye'yi hedef aldı

ABD, Cuma günü erken saatlerde İran'a yönelik hava saldırılarını genişleterek daha fazla köprüyü hedef aldı. Saldırılar, Başkan Donald Trump'ın Tahran'ı Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü gevşetmeye zorlamak amacıyla İran'ın altyapısını hedef alma tehdidinin bir parçası olarak gerçekleştirildi.

Buna karşılık İran, bölgedeki komşu ülkelere yönelik yeni füze saldırıları düzenledi ve saldırılarının giderek artacağı uyarısında bulundu. İran'ın füzeleri ve insansız hava araçları Bahreyn, Kuveyt, Katar, Umman Sultanlığı, Ürdün ve Suriye'yi hedef aldı.

ABD kamuoyuna en yoğun izlenme saatinde hitap eden Başkan Donald Trump ise savaşın planlandığı şekilde ilerlediğini savundu. Trump, "İran'da da büyük bir üstünlük sağlıyoruz. Bu çabanın sonuçlarını çok ama çok yakında göreceksiniz." ifadelerini kullandı.


İran: ABD saldırılarında 22 Haziran'dan bu yana 38 kişi öldü, 400'den fazla kişi yaralandı

ABD ordusunun İran'a yönelik son saldırı dalgasında vurulduğunu açıkladığı, yeri açıklanmayan bir noktadan yükselen duman (16 Temmuz 2026 / Reuters)
ABD ordusunun İran'a yönelik son saldırı dalgasında vurulduğunu açıkladığı, yeri açıklanmayan bir noktadan yükselen duman (16 Temmuz 2026 / Reuters)
TT

İran: ABD saldırılarında 22 Haziran'dan bu yana 38 kişi öldü, 400'den fazla kişi yaralandı

ABD ordusunun İran'a yönelik son saldırı dalgasında vurulduğunu açıkladığı, yeri açıklanmayan bir noktadan yükselen duman (16 Temmuz 2026 / Reuters)
ABD ordusunun İran'a yönelik son saldırı dalgasında vurulduğunu açıkladığı, yeri açıklanmayan bir noktadan yükselen duman (16 Temmuz 2026 / Reuters)

İran Sağlık Bakanlığı, 22 Haziran'dan bu yana ABD'nin İran'a düzenlediği saldırılarda 38 kişinin hayatını kaybettiğini, 400'den fazla kişinin de yaralandığını açıkladı.

Bakanlık Sözcüsü Hüseyin Kermanpur, X hesabından yaptığı açıklamada, Cuma günü yerel saatle 06.30 (TSİ 03.00) itibarıyla ABD saldırılarında "38 sivil yaşamını yitirdi, 400'den fazla kişi yaralandı" dedi. Açıklamada, hayatını kaybedenler arasında üç kadın ile bir çocuğun da bulunduğu belirtildi.

ABD, Cuma günü erken saatlerde İran'a yönelik hava saldırılarını genişleterek daha fazla köprüyü hedef aldı. Saldırılar, Başkan Donald Trump'ın Tahran'ı Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü gevşetmeye zorlamak amacıyla İran'ın altyapısını hedef alma tehdidinin bir parçası olarak gerçekleştirildi.

Buna karşılık İran, bölgedeki komşu ülkelere yönelik yeni füze saldırıları düzenledi ve saldırılarının giderek artacağı uyarısında bulundu. İran'ın füze ve insansız hava aracı saldırılarında Bahreyn, Kuveyt ve Katar hedef alındı.

ABD kamuoyuna hitap eden Başkan Donald Trump ise savaşın planlandığı şekilde ilerlediğini savundu. Trump, "İran'da da büyük bir üstünlük sağlıyoruz. Bu çabanın sonuçlarını çok ama çok yakında göreceksiniz." ifadelerini kullandı.