Londra\Mecelle
İran, cumartesi sabahı başlayan eşi benzeri görülmemiş ABD-İsrail saldırısının ilk gününde Dini Lider Ali Hamaney’in suikasta uğramasından bir gün sonra, dün bir geçiş planı açıkladı. Plan, yeni bir Dini Lider seçilene kadar ülkeyi yönetecek bir Geçici Liderlik Konseyi’nin oluşturulmasını içeriyor.
Geçici konseyde Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan (71 yaşında), Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei (68 yaşında) ve İran Din İşleri Yönetim Merkezi Başkanı Ayetullah Ali Rıza Arafi (65 yaşında) yer alıyor. Arafi ayrıca, Dini Lideri atamak ve çalışmalarını denetlemekle görevli organ olan Uzmanlar Meclisi'nin ikinci başkan yardımcılığını yürütmesinin yanı sıra, Anayasayı Koruma Konseyi üyesidir.
Cumhurbaşkanı, Yargı Erki Başkanı ve parlamento tarafından çıkarılan yasaları denetleyen, parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adayları inceleyen Anayasayı Koruma Konseyi’nden bir din adamı geçiş sürecini yönetecek.
İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani de geçiş döneminde önemli bir rol oynuyor.
İran devlet televizyonunda bir sunucu, pazar günü, 36 yıl boyunca ülkeyi yöneten Hamaney'in öldürüldüğünü duyurdu; ancak nasıl öldürüldüğü hakkında ayrıntı vermedi veya cumartesi günü Tahran'daki konutunu hedef alan İsrail ve Amerikan saldırılarından bahsetmedi. Ekranda yas işareti olarak siyah bir kurdele ile birlikte arşivden fotoğraflar ve görüntülere yer verildi.
İran devlet medyası, Hamaney'in cumartesi sabahı saldırı gerçekleştiğinde ofisinde çalıştığını bildirdi. Devlet medyası ayrıca kızının, torununun, gelininin ve damadının da öldürüldüğünü ifade etti.
Devrim Muhafızları, “büyük bir liderin” kaybından dolayı üzüntüsünü dile getiren bir açıklama yayınladı. Pazar günü ise Devrim Muhafızları, Hamaney'in “katillerine” “ağır bir ceza” vereceklerine dair yemin etti.
ABD Başkanı Donald Trump, bir gün önce, cumartesi günü İran İslam Cumhuriyeti Dini Lideri’nin öldürüldüğünü söylemişti. Sosyal medya hesabı Truth Social'dan şu paylaşımı yapmıştı: “Tarihin en acımasız figürlerinden biri olan Hamaney öldürüldü.” Tahran'ın Hamaney'in ölümüne karşı misilleme yapması halinde ABD'nin “her zamankinden daha sert vuracağını” da belirtti.
Trump, o sabahın erken saatlerinde İran'ın askeri gücünü yok etmeyi ve rejimi devirmeyi amaçlayan büyük bir saldırının başladığını duyurdu.
İsrail de İran'a yönelik saldırının başladığını duyurmuş ve İsrail Başbakanı, Hamaney'i “30 yılı aşkın bir süredir kendi halkını ezerken dünyanın dört bir yanında terör estiren ve İsrail'i yok etme planı üzerinde yorulmadan çalışan” bir “despot” olarak tanımladı.
86 yaşındaki Hamaney, kurucusu Ayetullah Ruhullah Humeyni'nin ölümünün ardından 1989 yılında İslam Cumhuriyeti'nin Dini Lideri seçildikten sonra 35 yıl boyunca İran'ı yönetti.
1999’daki öğrenci gösterileri, muhalefetin sonuçlarını reddettiği cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından patlak veren 2009’daki kitlesel protestolar, hızla ve şiddetle bastırılan 2019 protestoları, İran'ın katı kıyafet kurallarını ihlal ettiği iddiasıyla gözaltında tutulurken ölen Mahsa Amini'nin ölümüyle tetiklenen 2022-2023 “Kadın, Yaşam, Özgürlük” hareketi dahil olmak üzere krizlerin üstesinden gelmeyi başardı.
Haziran ayında İsrail ile yaşanan 12 günlük savaş sırasında saklanmak zorunda kaldı. Bu savaş, İsrail'in İran'a derinlemesine nüfuz ettiğini ortaya çıkardı ve hava saldırılarında önemli güvenlik yetkililerinin öldürülmesiyle sonuçlandı.
Hamaney savaştan sağ kurtuldu. Aralık ayı sonlarında, başlangıçta ekonomik şikayetler üzerine başlayan ve daha sonra dinci rejimin devrilmesi çağrılarına dönüşen protestolar patlak verdiğinde, Hamaney göstericileri ABD ve İsrail tarafından desteklenen “bir avuç sabotajcı” olarak nitelendirdi.
Uluslararası Kriz Grubu’nun bu yıl yayınladığı bir raporda, “Hamaney döneminde rejim, tekrarlanan halk ayaklanmalarıyla karşı karşıya kaldı, Hamaney bunları demir yumrukla bastırdı ve aynı acımasızlıkla yönetmeye devam etti” denildi. Rapor “Bu yaklaşım ona biraz zaman kazandırdı, ancak yalnızca iktidarın zorla korunmasıyla ölçülen başarı, ülkenin liderlerine halkın hoşnutsuzluğunun altında yatan şikayetleri ele almak için çok az motivasyon sağladı” değerlendirmesinde bulundu.
Hamaney yoğun bir koruma altında yaşıyordu. Kamuoyu önüne çıkacağı zamanlar nadiren önceden duyuruluyordu.
Dini Lider olduktan sonra, Hamaney, İran dışına hiçbir seyahat yapmadı; bu uygulama, 1979'da İslam Devrimi İran'ı sarstığında Fransa'dan Tahran'a muzaffer bir şekilde dönmesinden sonra Humeyni tarafından başlatılmıştı.
1981'de bir suikast girişiminden sağ kurtuldu ama eli yaralanarak felç oldu. Yetkililer saldırıdan, devrim sırasında müttefik iken daha sonra İran'da yasaklı bir örgüt haline gelen İran Halkın Mücahitleri Örgütü'nü sorumlu tuttu.
Şah döneminde aktivizmi nedeniyle defalarca tutuklanan Hamaney, İslam Devrimi'nin başarısının ardından Tahran'da Cuma Namazı İmamı oldu. Ayrıca İran-Irak Savaşı sırasında ön saflarda görev yaptı.

1981'de selefi Muhammed Ali Recai'nin de Halkın Mücahitleri örgütünün sorumlu tutulduğu bir saldırıda öldürülmesinin ardından cumhurbaşkanı seçildi.
1980'lerde Hüseyin Muntazeri, Humeyni'nin muhtemel halefi olarak görülüyordu. Ancak “devrim” lideri, ölümünden kısa bir süre önce fikrini değiştirdi, çünkü Muntazeri İran Halkın Mücahitleri Örgütü üyeleri ile diğer muhaliflerin toplu infazlarına itiraz etmişti.
Görgü tanıkları, Hamaney'in ölüm haberinin yayılmasının ardından bazı İranlıların Tahran'da, komşu şehir Kerec'de ve ülkenin merkezindeki İsfahan'da kutlama yapmak için sokaklara döküldüğünü söyledi
Humeyni öldüğünde, Ali Ekber Haşimi Rafsancani başkanlığındaki Uzmanlar Meclisi toplandı ve üyeleri Hamaney'i Dini Lider seçti.
Hamaney başlangıçta adaylığı kesin olarak reddederek, “nitelikli değilim” dedi, ancak Meclis üyeleri adaylığını sonuçlandırmak için birlik oldular.
2017'de ölen Rafsancani, Hamaney'in yerine cumhurbaşkanı oldu, ancak son yıllarında siyasi bir rakip olarak görüldü. Hamaney, “Dini Lider” konumundan çok daha az güçlü olan bu makama gelen altı cumhurbaşkanıyla çalıştı. Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre bunlar arasında reform ve Batı ile temkinli yakınlaşmayı hedefleyen Muhammed Hatemi gibi daha ılımlı isimler de vardı.
Ne var ki, Hamaney her zaman sertlik yanlılarının yanında yer aldı ve rejimin ideolojisinin temel ilkelerini, “Büyük Şeytan” olan ABD ile mücadeleyi ve İsrail'i tanımayı reddetmeyi savundu.
Altı oğlu olduğu biliniyor, ancak en öne çıkanı, 2019'da ABD tarafından yaptırım uygulanan ve İran'ın en etkili isimlerinden biri olarak kabul edilen Mücteba'dır.
Görgü tanıkları, Hamaney'in ölüm haberinin yayılmasının ardından bazı İranlıların Tahran'da, komşu Kerec şehrinde ve ülkenin merkezindeki İsfahan şehrinde sokaklara dökülerek kutlama yaptığını söyledi. Sosyal medyada yayınlanan ancak Reuters'ın henüz doğrulayamadığı videolarda, başka yerlerde de kutlamalar yapıldığı görülüyor.

İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani, ABD-İsrail saldırılarında Hamaney'in öldürülmesinin ardından pazar günü geçiş döneminin başlayacağını duyurdu.
Laricani, “Yakında geçici bir liderlik konseyi kurulacak ve Cumhurbaşkanı, Yargı Erki Başkanı ve Anayasayı Koruma Konseyi'nden bir din adamı, bir sonraki lider seçilene kadar sorumluluğu üstlenecek” dedi. “Bu konsey en kısa sürede kurulacak; bugün itibariyle kurulması üzerinde çalışıyoruz” ifadesini kullandı.
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Amerikan kayıplarının olmadığını ancak saldırıların Amerikalılara yönelik yeni riskler konusunda endişeleri artırdığını söyledi
İsrail ordusu, pazar sabahı gerçekleştirdiği hava saldırılarının İran’ın balistik füze ve hava savunma sistemlerini hedef aldığını belirtti. İran medyası, pazar sabahı Tahran'da bir patlama sesinin duyulduğunu bildirdi.
Cumartesi günü İran, ilk saldırılara misilleme olarak yüzlerce füze ve insansız hava aracı fırlatarak bölgedeki ABD güçlerini ve İsrail ile Arap ülkelerindeki şehirleri hedef aldı. Bu da bölgedeki birçok uçuşun iptal edilmesine yol açtı.

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Amerikan kayıplarının olmadığını, ancak saldırıların Amerikalılara yönelik yeni riskler konusunda endişeleri artırdığını belirtti.
İsrail'in son iki yıldaki askeri operasyonlarında, İran'ın en üst düzey askeri yetkililerinden bazıları öldürülürken, Ortadoğu'da Tahran'ın müttefiki olan birçok örgüt de ciddi şekilde zayıflatıldı.
Haziran ayında Washington'un da katılımıyla İsrail'in İran'ı 12 gün süren bir hava savaşıyla bombalamasının ardından, ABD ve İsrail, İran'ın nükleer ve balistik füze programlarına devam etmesi halinde tekrar saldıracakları konusunda uyarıda bulunmuşlardı.
* Bu analiz Şarku'l Avsat tarafından Londra merkezli al Majalla dergisinden çevrilmiştir.