Ali Hamaney suikastı ve Geçici Liderlik Konseyi’nin oluşturulması

İran medyası, ABD-İsrail saldırısı gerçekleştiğinde Dini Lider'in ofisinde çalıştığını bildirdi

İran Dini Lideri Ali Hamaney. İran devlet medyası, 28 Şubat 2026 Cumartesi sabahı gerçekleşen saldırı dalgasında ofisinde çalışırken bir hava saldırısında öldürüldüğünü duyurdu (Dina Su Ote)
İran Dini Lideri Ali Hamaney. İran devlet medyası, 28 Şubat 2026 Cumartesi sabahı gerçekleşen saldırı dalgasında ofisinde çalışırken bir hava saldırısında öldürüldüğünü duyurdu (Dina Su Ote)
TT

Ali Hamaney suikastı ve Geçici Liderlik Konseyi’nin oluşturulması

İran Dini Lideri Ali Hamaney. İran devlet medyası, 28 Şubat 2026 Cumartesi sabahı gerçekleşen saldırı dalgasında ofisinde çalışırken bir hava saldırısında öldürüldüğünü duyurdu (Dina Su Ote)
İran Dini Lideri Ali Hamaney. İran devlet medyası, 28 Şubat 2026 Cumartesi sabahı gerçekleşen saldırı dalgasında ofisinde çalışırken bir hava saldırısında öldürüldüğünü duyurdu (Dina Su Ote)

Husam İtani

İran, cumartesi sabahı başlayan eşi benzeri görülmemiş ABD-İsrail saldırısının ilk gününde Dini Lider Ali Hamaney’in suikasta uğramasından bir gün sonra, dün bir geçiş planı açıkladı. Plan, yeni bir Dini Lider seçilene kadar ülkeyi yönetecek bir Geçici Liderlik Konseyi’nin oluşturulmasını içeriyor.

Geçici konseyde Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan (71 yaşında), Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei (68 yaşında) ve İran Din İşleri Yönetim Merkezi Başkanı Ayetullah Ali Rıza Arafi (65 yaşında) yer alıyor. Arafi ayrıca, Dini Lideri atamak ve çalışmalarını denetlemekle görevli organ olan Uzmanlar Meclisi'nin ikinci başkan yardımcılığını yürütmesinin yanı sıra, Anayasayı Koruma Konseyi üyesidir.

Cumhurbaşkanı, Yargı Erki Başkanı ve parlamento tarafından çıkarılan yasaları denetleyen, parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde adayları inceleyen Anayasayı Koruma Konseyi’nden bir din adamı geçiş sürecini yönetecek.

İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani de geçiş döneminde önemli bir rol oynuyor.

İran devlet televizyonunda bir sunucu, pazar günü, 36 yıl boyunca ülkeyi yöneten Hamaney'in öldürüldüğünü duyurdu; ancak nasıl öldürüldüğü hakkında ayrıntı vermedi veya cumartesi günü Tahran'daki konutunu hedef alan İsrail ve Amerikan saldırılarından bahsetmedi. Ekranda yas işareti olarak siyah bir kurdele ile birlikte arşivden fotoğraflar ve görüntülere yer verildi.

İran devlet medyası, Hamaney'in cumartesi sabahı saldırı gerçekleştiğinde ofisinde çalıştığını bildirdi. Devlet medyası ayrıca kızının, torununun, gelininin ve damadının da öldürüldüğünü ifade etti.

Devrim Muhafızları, “büyük bir liderin” kaybından dolayı üzüntüsünü dile getiren bir açıklama yayınladı. Pazar günü ise Devrim Muhafızları, Hamaney'in “katillerine” “ağır bir ceza” vereceklerine dair yemin etti.

ABD Başkanı Donald Trump, bir gün önce, cumartesi günü İran İslam Cumhuriyeti Dini Lideri’nin öldürüldüğünü söylemişti. Sosyal medya hesabı Truth Social'dan şu paylaşımı yapmıştı: “Tarihin en acımasız figürlerinden biri olan Hamaney öldürüldü.” Tahran'ın Hamaney'in ölümüne karşı misilleme yapması halinde ABD'nin “her zamankinden daha sert vuracağını” da belirtti.

Trump, o sabahın erken saatlerinde İran'ın askeri gücünü yok etmeyi ve rejimi devirmeyi amaçlayan büyük bir saldırının başladığını duyurdu.

İsrail de İran'a yönelik saldırının başladığını duyurmuş ve İsrail Başbakanı, Hamaney'i “30 yılı aşkın bir süredir kendi halkını ezerken dünyanın dört bir yanında terör estiren ve İsrail'i yok etme planı üzerinde yorulmadan çalışan” bir “despot” olarak tanımladı.

86 yaşındaki Hamaney, kurucusu Ayetullah Ruhullah Humeyni'nin ölümünün ardından 1989 yılında İslam Cumhuriyeti'nin Dini Lideri seçildikten sonra 35 yıl boyunca İran'ı yönetti.

1999’daki öğrenci gösterileri, muhalefetin sonuçlarını reddettiği cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından patlak veren 2009’daki kitlesel protestolar, hızla ve şiddetle bastırılan 2019 protestoları, İran'ın katı kıyafet kurallarını ihlal ettiği iddiasıyla gözaltında tutulurken ölen Mahsa Amini'nin ölümüyle tetiklenen 2022-2023 “Kadın, Yaşam, Özgürlük” hareketi dahil olmak üzere krizlerin üstesinden gelmeyi başardı.

Haziran ayında İsrail ile yaşanan 12 günlük savaş sırasında saklanmak zorunda kaldı. Bu savaş, İsrail'in İran'a derinlemesine nüfuz ettiğini ortaya çıkardı ve hava saldırılarında önemli güvenlik yetkililerinin öldürülmesiyle sonuçlandı.

Hamaney savaştan sağ kurtuldu. Aralık ayı sonlarında, başlangıçta ekonomik şikayetler üzerine başlayan ve daha sonra dinci rejimin devrilmesi çağrılarına dönüşen protestolar patlak verdiğinde, Hamaney göstericileri ABD ve İsrail tarafından desteklenen “bir avuç sabotajcı” olarak nitelendirdi.

Uluslararası Kriz Grubu’nun bu yıl yayınladığı bir raporda, “Hamaney döneminde rejim, tekrarlanan halk ayaklanmalarıyla karşı karşıya kaldı, Hamaney bunları demir yumrukla bastırdı ve aynı acımasızlıkla yönetmeye devam etti” denildi. Rapor “Bu yaklaşım ona biraz zaman kazandırdı, ancak yalnızca iktidarın zorla korunmasıyla ölçülen başarı, ülkenin liderlerine halkın hoşnutsuzluğunun altında yatan şikayetleri ele almak için çok az motivasyon sağladı” değerlendirmesinde bulundu.

Hamaney yoğun bir koruma altında yaşıyordu. Kamuoyu önüne çıkacağı zamanlar nadiren önceden duyuruluyordu.

Dini Lider olduktan sonra, Hamaney, İran dışına hiçbir seyahat yapmadı; bu uygulama, 1979'da İslam Devrimi İran'ı sarstığında Fransa'dan Tahran'a muzaffer bir şekilde dönmesinden sonra Humeyni tarafından başlatılmıştı.

1981'de bir suikast girişiminden sağ kurtuldu ama eli yaralanarak felç oldu. Yetkililer saldırıdan, devrim sırasında müttefik iken daha sonra İran'da yasaklı bir örgüt haline gelen İran Halkın Mücahitleri Örgütü'nü sorumlu tuttu.

Şah döneminde aktivizmi nedeniyle defalarca tutuklanan Hamaney, İslam Devrimi'nin başarısının ardından Tahran'da Cuma Namazı İmamı oldu. Ayrıca İran-Irak Savaşı sırasında ön saflarda görev yaptı.

dfvf
İranlılar, cumartesi günü Tahran'da İsrail ve ABD hava saldırılarında öldürülen Dini Lider Ali Hamaney'e ait bir duvar resminin önünden geçiyor, 1 Mart 2026 (Reuters)

1981'de selefi Muhammed Ali Recai'nin de Halkın Mücahitleri örgütünün sorumlu tutulduğu bir saldırıda öldürülmesinin ardından cumhurbaşkanı seçildi.

1980'lerde Hüseyin Muntazeri, Humeyni'nin muhtemel halefi olarak görülüyordu. Ancak “devrim” lideri, ölümünden kısa bir süre önce fikrini değiştirdi, çünkü Muntazeri İran Halkın Mücahitleri Örgütü üyeleri ile diğer muhaliflerin toplu infazlarına itiraz etmişti.

Görgü tanıkları, Hamaney'in ölüm haberinin yayılmasının ardından bazı İranlıların Tahran'da, komşu şehir Kerec'de ve ülkenin merkezindeki İsfahan'da kutlama yapmak için sokaklara döküldüğünü söyledi

Humeyni öldüğünde, Ali Ekber Haşimi Rafsancani başkanlığındaki Uzmanlar Meclisi toplandı ve üyeleri Hamaney'i Dini Lider seçti.

Hamaney başlangıçta adaylığı kesin olarak reddederek, “nitelikli değilim” dedi, ancak Meclis üyeleri adaylığını sonuçlandırmak için birlik oldular.

2017'de ölen Rafsancani, Hamaney'in yerine cumhurbaşkanı oldu, ancak son yıllarında siyasi bir rakip olarak görüldü. Hamaney, “Dini Lider” konumundan çok daha az güçlü olan bu makama gelen altı cumhurbaşkanıyla çalıştı. Şarku’l Avsat’ın Al Majalla’dan aktardığı analize göre bunlar arasında reform ve Batı ile temkinli yakınlaşmayı hedefleyen Muhammed Hatemi gibi daha ılımlı isimler de vardı.

Ne var ki, Hamaney her zaman sertlik yanlılarının yanında yer aldı ve rejimin ideolojisinin temel ilkelerini, “Büyük Şeytan” olan ABD ile mücadeleyi ve İsrail'i tanımayı reddetmeyi savundu.

Altı oğlu olduğu biliniyor, ancak en öne çıkanı, 2019'da ABD tarafından yaptırım uygulanan ve İran'ın en etkili isimlerinden biri olarak kabul edilen Mücteba'dır.

Görgü tanıkları, Hamaney'in ölüm haberinin yayılmasının ardından bazı İranlıların Tahran'da, komşu Kerec şehrinde ve ülkenin merkezindeki İsfahan şehrinde sokaklara dökülerek kutlama yaptığını söyledi. Sosyal medyada yayınlanan ancak Reuters'ın henüz doğrulayamadığı videolarda, başka yerlerde de kutlamalar yapıldığı görülüyor.

fergthy
ABD’li denizciler, İran'ı hedef alan Destansı Öfke Operasyonu sırasında USS Gerald R. Ford uçak gemisinin güvertesinde seyreden 124. Hava Komuta ve Kontrol Filosu'na ait bir uçağa sinyaller gönderiyor (Reuters)

İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Laricani, ABD-İsrail saldırılarında Hamaney'in öldürülmesinin ardından pazar günü geçiş döneminin başlayacağını duyurdu.

Laricani, “Yakında geçici bir liderlik konseyi kurulacak ve Cumhurbaşkanı, Yargı Erki Başkanı ve Anayasayı Koruma Konseyi'nden bir din adamı, bir sonraki lider seçilene kadar sorumluluğu üstlenecek” dedi. “Bu konsey en kısa sürede kurulacak; bugün itibariyle kurulması üzerinde çalışıyoruz” ifadesini kullandı.

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Amerikan kayıplarının olmadığını ancak saldırıların Amerikalılara yönelik yeni riskler konusunda endişeleri artırdığını söyledi

İsrail ordusu, pazar sabahı gerçekleştirdiği hava saldırılarının İran’ın balistik füze ve hava savunma sistemlerini hedef aldığını belirtti. İran medyası, pazar sabahı Tahran'da bir patlama sesinin duyulduğunu bildirdi.

Cumartesi günü İran, ilk saldırılara misilleme olarak yüzlerce füze ve insansız hava aracı fırlatarak bölgedeki ABD güçlerini ve İsrail ile Arap ülkelerindeki şehirleri hedef aldı. Bu da bölgedeki birçok uçuşun iptal edilmesine yol açtı.

rgthy6
ABD uçak gemisi USS Gerald R. Ford, Girit'teki Souda Körfezi'nden ayrılıyor, 26 Şubat 2026 (AFP)

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Amerikan kayıplarının olmadığını, ancak saldırıların Amerikalılara yönelik yeni riskler konusunda endişeleri artırdığını belirtti.

İsrail'in son iki yıldaki askeri operasyonlarında, İran'ın en üst düzey askeri yetkililerinden bazıları öldürülürken, Ortadoğu'da Tahran'ın müttefiki olan birçok örgüt de ciddi şekilde zayıflatıldı.

Haziran ayında Washington'un da katılımıyla İsrail'in İran'ı 12 gün süren bir hava savaşıyla bombalamasının ardından, ABD ve İsrail, İran'ın nükleer ve balistik füze programlarına devam etmesi halinde tekrar saldıracakları konusunda uyarıda bulunmuşlardı.

* Bu analiz Şarku'l Avsat tarafından Londra merkezli al Majalla dergisinden çevrilmiştir.



ABD'den İran'a müzakereler için 5 şart

Tahran’dan bir kare (Reuters)
Tahran’dan bir kare (Reuters)
TT

ABD'den İran'a müzakereler için 5 şart

Tahran’dan bir kare (Reuters)
Tahran’dan bir kare (Reuters)

İran Devrim Muhafızları’na bağlı Fars Haber Ajansı, Washington’un olası İran-ABD müzakereleri çerçevesinde Tahran’ın önerilerine yanıt olarak 5 temel şart belirlediğini bildirdi.

Habere göre Pakistan’ın arabuluculuğunda yürütülen ve savaşın sona erdirilmesini hedefleyen müzakereler, geçen hafta tarafların karşılıklı önerileri reddetmesiyle durma noktasına geldi.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cuma günü yaptığı açıklamada, Tahran’ın Washington’dan ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin müzakerelere devam etmeye hazır olduğuna dair mesajlar aldığını söyledi.

Pakistan İçişleri Bakanı’nın, tıkanan görüşmeleri kolaylaştırmak amacıyla Cumartesi günü Tahran’a gittiği ve ziyaretin İran basını tarafından doğrulandığı aktarıldı.

Şarku’l Avsat’ın Fars Ajansı’ndan aktardığı habere göre ABD’nin şartları arasında şunlar yer alıyor:

  • ABD’nin herhangi bir tazminat veya zarar ödememesi,
  • İran’a ait 400 kilogram uranyumun ABD’ye teslim edilmesi,
  • İran’da yalnızca tek bir nükleer tesisin faal kalması,
  • Dondurulmuş İran varlıklarının yalnızca yüzde 25’inin serbest bırakılması,
  • Ateşkesin tüm cephelerde müzakerelerle ilişkilendirilmesi.

Haberde, İran bu şartları yerine getirse dahi ABD ve İsrail’den gelen saldırı tehdidinin süreceği değerlendirmesine de yer verildi. Ayrıca Washington’un teklifinin, savaş sırasında elde edilemeyen hedefleri diplomasi yoluyla elde etmeyi amaçladığı öne sürüldü.

Buna karşılık İran’ın, herhangi bir müzakere için “güven artırıcı 5 adım” şart koştuğu belirtildi. Bu adımlar arasında:

  • Tüm cephelerde savaşın sona ermesi, özellikle Lübnan’da,
  • İran’a yönelik yaptırımların kaldırılması,
  • Dondurulmuş İran fonlarının serbest bırakılması,
  • Savaş zararlarının tazmin edilmesi,
  • Hürmüz Boğazı üzerindeki İran egemenliğinin tanınması bulunuyor.

İran, ABD-İsrail saldırılarına yanıt olarak Hürmüz Boğazı’nı fiilen çoğu deniz trafiğine kapattı. Bu durumun küresel enerji tedarikinde ciddi bir sarsıntıya yol açtığı ifade edildi.

ABD’nin geçen ay İran’a yönelik saldırılarını durdurduğu, ancak İran limanlarına yönelik bir abluka başlattığı belirtildi. Tahran ise abluka sona ermeden boğazı açmayacağını açıkladı. ABD Başkanı Trump’ın, bir anlaşma sağlanmaması halinde yeniden saldırı tehdidinde bulunduğu aktarıldı.

Ayrıca Arakçi, Hindistan’ın Yeni Delhi kentinde düzenlenen BRICS toplantısı sırasında yaptığı basın açıklamasında, ABD’nin müzakere teklifine dair farklı mesajlar aldıklarını söyledi. Trump’ın sosyal medya açıklamalarının “birkaç gün önceki durumu yansıttığını” belirten Arakçi, daha sonra ABD’den yeniden diyalog isteği geldiğini ifade etti.

Buna rağmen Arakçi, Washington’un ciddiyetine ilişkin şüphelerini dile getirerek, “ABD’nin ciddi ve adil bir anlaşmaya hazır olduğuna emin olduğumuz anda müzakerelere döneriz” dedi.

Devrim Muhafızları’nın eski Genel Komutanı Muhammed Ali Caferi de Çarşamba günü yaptığı açıklamada, İran’ın ABD ile ön şartlar ve güven artırıcı adımlar olmadan müzakereye girmeyeceğini söyledi. Bu şartlar arasında savaşın tüm cephelerde sona ermesi, yaptırımların kaldırılması, dondurulmuş fonların serbest bırakılması, savaş tazminatı ve İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğinin tanınması yer aldı.

Salı günü ise İran Meclis Başkanı ve baş müzakereci Muhammed Bakır Kalibaf, ABD’ye sert bir uyarıda bulunarak, İran’ın önerisindeki 14 maddelik planı kabul etmesi gerektiğini, aksi halde “başarısızlıkla karşılaşacağını” söyledi. Kalibaf, X platformunda yaptığı paylaşımda, “İran halkının haklarını kabul etmekten başka alternatif yoktur. Aksi her yaklaşım tamamen sonuçsuz kalacaktır” ifadelerini kullandı.


ABD’nin, Rus petrolüne yönelik yaptırımları hafifletmek amacıyla tanıdığı muafiyetin süresi sona erdi

Rusya’nın Nakhodka Körfezi’ndeki Kozmino limanında demirlemiş bir ham petrol tankeri (Reuters)
Rusya’nın Nakhodka Körfezi’ndeki Kozmino limanında demirlemiş bir ham petrol tankeri (Reuters)
TT

ABD’nin, Rus petrolüne yönelik yaptırımları hafifletmek amacıyla tanıdığı muafiyetin süresi sona erdi

Rusya’nın Nakhodka Körfezi’ndeki Kozmino limanında demirlemiş bir ham petrol tankeri (Reuters)
Rusya’nın Nakhodka Körfezi’ndeki Kozmino limanında demirlemiş bir ham petrol tankeri (Reuters)

ABD’nin, Rus petrolüne yönelik yaptırımları hafifletmek amacıyla tanıdığı muafiyetin süresi sona erdi. Söz konusu karar, İran savaşı nedeniyle artan enerji fiyatlarının gölgesinde alındı.

Geçtiğimiz nisan ayında ABD Hazine Bakanlığı, 17 Nisan itibarıyla gemilere yüklenen Rusya menşeli ham petrol ve petrol ürünlerinin teslimi ve satışına izin veren bir muafiyet yayımlamıştı.

Söz konusu düzenlemenin dün itibarıyla sona ermesi planlanırken, Hazine Bakanlığı’nın internet sitesinde bu konuda güncellenmiş bir talimat yer almadı.

Rusya’nın petrol sektörü yıllardır ABD yaptırımlarının hedefinde bulunurken, nisan ayındaki istisna küresel enerji piyasalarında fiyat istikrarını sağlama amacıyla getirilmişti.

ABD daha önce mart ortasında da benzer bir muafiyet tanımış, ancak bu düzenleme 11 Nisan’da sona ermişti.

Eleştirmenler, söz konusu adımın Rusya’nın mali kaynaklarını güçlendirdiğini ve Kremlin’in petrol gelirlerini Ukrayna’daki savaşı finanse etmek için kullandığını savunuyor.

ABD Senatosu’nun Demokrat üyeleri Jeanne Shaheen ve Elizabeth Warren cuma günü yaptıkları açıklamada, Trump yönetimine muafiyetin uzatılmaması çağrısında bulundu.

Ortak açıklamada, “Hazine Bakanlığı’nın, Rusya’nın, Başkan Donald Trump’ın İran’daki pervasız savaşı sayesinde daha fazla gelir elde etmesine yardımcı olan düşünülmemiş politikasına son vermesi gerektiği” ifade edildi.

Senatörler ayrıca bu düzenlemenin ABD’li aileler için maliyetleri düşürdüğüne dair hiçbir işaret olmadığını belirtti.

Açıklamada, İran savaşıyla birlikte ABD’de benzin fiyatlarının belirgin şekilde yükseldiğine dikkat çekildi.

Amerikan Otomobil Birliği’nin (AAA) analizine göre dün ülkede ortalama benzin fiyatı galon başına 4,52 dolara ulaştı. Şubat ayı sonunda başlayan ABD-İsrail operasyonları öncesinde ise bu ortalama 2,98 dolar seviyesindeydi.


Vietnam’dan bu yana bir ilk: ABD uçak gemisinin rekor görev süresi sona erdi

Virginia'daki Norfolk Deniz Üssü'nde USS Gerald R. Ford uçak gemisinden inen denizciler ailelerinin yanına gidiyor (AP)
Virginia'daki Norfolk Deniz Üssü'nde USS Gerald R. Ford uçak gemisinden inen denizciler ailelerinin yanına gidiyor (AP)
TT

Vietnam’dan bu yana bir ilk: ABD uçak gemisinin rekor görev süresi sona erdi

Virginia'daki Norfolk Deniz Üssü'nde USS Gerald R. Ford uçak gemisinden inen denizciler ailelerinin yanına gidiyor (AP)
Virginia'daki Norfolk Deniz Üssü'nde USS Gerald R. Ford uçak gemisinden inen denizciler ailelerinin yanına gidiyor (AP)

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), İran ile savaşın başlamasından önce Ortadoğu’ya gönderilen USS Gerald R. Ford adlı uçak gemisinin 326 gün süren görev konuşlandırmasının ardından cumartesi günü Amerika Birleşik Devletleri’ne döndüğünü açıkladı.

ABD ordusu, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Savunma Bakanı Pete Hegseth’in dünyanın en büyük uçak gemisinin dönüşünü karşılamak üzere Virginia eyaletindeki Norfolk kentinde bulunduğunu belirtti.

Bu görev süresinin, Vietnam Savaşı’ndan bu yana bir Amerikan uçak gemisi görev grubunun gerçekleştirdiği en uzun konuşlandırma olduğu ifade edildi.

fedv
ABD uçak gemisi USS Gerald R. Ford (CVN 78), Virginia'daki Norfolk Deniz Üssü'nde (AFP)

Gerald Ford görev grubu, konuşlandırma sürecinde Karayipler’de yürütülen operasyonlara katıldı. ABD ordusu bu bölgede uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı şüphesi bulunan teknelere yönelik operasyonlar düzenlerken, yaptırım altındaki petrol tankerlerini durdurdu ve Venezuela lideri Nicolás Maduro’yu gözaltına aldı.

sd
USS Gerald R. Ford uçak gemisi, Vietnam Savaşı'ndan bu yana en uzun görev süresi olan 11 aylık bir görevin ardından ana vatanı Virginia'ya döndü (AFP)

Daha sonra gemi, İran’a karşı yürütülen muharebe operasyonlarına katılmak üzere Ortadoğu’ya gönderildi.

Uçak gemisinin uzun görev süresi boyunca 12 Mart’ta çamaşırhane bölümünde çıkan yangında iki denizci yaralandı ve yaklaşık 100 yatağın ciddi şekilde zarar gördüğü bildirildi.

Ayrıca basında yer alan haberlere göre, uçak gemisi denizde bulunduğu süre boyunca tuvalet sisteminde de ciddi sorunlar yaşadı.

zxsdvf
Fotoğraf: AP