Batılı diplomatik kaynaklar, Şarku’l Avsat’a İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney’in etrafındaki dar karar alma çevresinin yapısına dair açıklamalarda bulundu. Kaynaklar, İran’da devam eden savaşta kapsamlı bir ateşkes arayışının, bu çevrenin ülkenin askeri olarak yıprandığına ve savaşın uzamasının krizi derinleştireceğine ikna olmadan ciddi biçimde başlamayacağını vurguladı.
Kaynaklar, yeni liderin karar alma mekanizmasına sonradan dahil olmuş biri gibi sunulmasının doğru olmadığını belirterek, Mücteba Hamaney’in babası merhum lider Ali Hamaney’in ofisinde karar süreçlerine zaten dahil olduğunu ve özellikle Devrim Muhafızları başta olmak üzere askeri çevrelerle geniş ilişkilere sahip olduğunu ifade etti.
Mücteba Hamaney’in kıdemli askeri danışman olarak atadığı Muhsin Rızai’nin önemli bir rol oynadığına dikkat çekildi. “Savaş adamı” olarak tanımlanan Rızai’nin, İran-Irak Savaşı sırasında İran güçlerinin yıprandığını görerek Humeyni’ye ateşkesi kabul etmesini öneren isimlerden biri olduğu da hatırlatıldı.

Kaynaklar, yeni liderin etrafındaki dar çevreyi detaylandırırken, şu anda en etkili rolün Devrim Muhafızları kökenli olan Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’a ait olduğunu belirtti. Kalibaf’ın 12 günlük savaş sürecinde ülkeyi yöneten isim olduğu ifade edilirken, Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’nin rolünün ise medyada daha görünür olduğu kaydedildi.
Bu isimleri, Devrim Muhafızları Komutanı General Ahmed Vahidi izliyor. Vahidi’nin daha önce İbrahim Reisi ve Mahmud Ahmedinejad dönemlerinde bakanlık yaptığı ve Kudüs Gücü’nün ilk komutanı olduğu hatırlatıldı. Ayrıca, Ali Hamaney döneminin başlıca danışmanlarından General Rahim Safevi ile Genelkurmay operasyonlarından sorumlu General Ali Abdullahî’nin de etkili isimler arasında yer aldığı belirtildi.
Etkili isimler arasında ayrıca Devrim Muhafızları’nın füze birimi komutanı General Mecid Musevi ile deniz kuvvetleri komutanı Tuğamiral Ali Rıza Tengeşiri’nin de bulunduğu ifade edildi.

Kaynaklar, İran yönetiminin şimdiye kadar aldığı ağır darbelere rağmen askeri ve siyasi komuta zincirinde herhangi bir çözülmeyi engellemeyi başardığını vurguladı. Gelişmelerin, İran askeri liderliğinin önceden “kendisine karşı yürütülecek herhangi bir savaşı bölge ve küresel ekonomi açısından son derece maliyetli hale getirme” planı hazırladığını gösterdiği belirtildi.
Bu stratejinin iki temel ayağa dayandığı kaydedildi:
Birincisi, “ABD varlığını hedef alma gerekçesiyle Körfez ülkelerini füze ve İHA saldırılarıyla savaş atmosferine sürüklemek”;
ikincisi ise “Hürmüz Boğazı’ndan geçen deniz trafiğinde geniş çaplı ya da tam bir aksama yaratmak.”
Kaynaklar, İran yönetiminin ABD Başkanı Donald Trump’ın savaş konusundaki “kısa vadeli dayanma kapasitesine” güvendiğini belirtti. Bu değerlendirmede artan petrol fiyatları, fiyatların 200 dolar sınırına yaklaşması beklentisi, yaklaşan ara seçimler ve savaşın geniş halk desteğinden yoksun olması gibi unsurların etkili olduğu ifade edildi.
Buna karşılık ABD ve İsrail’in, İran’ın askeri kapasitesi ve savunma sanayisine verilen zararın boyutunu hissettirmek amacıyla saldırılarını artırdığı kaydedildi. Bu süreçte rejimi devirmeye yönelik hedeflerin geri plana itildiği, bunun yerine “rejimi yıpratma ve davranış değişikliğine zorlama” stratejisinin öne çıktığı belirtildi.
Kaynaklar, yeni liderin görevdeki ilk döneminde esnek veya zayıf bir tutum sergilemekte zorlanabileceğini, ancak yıpranmanın iç karışıklıklara ya da rejimin geleceğinin sorgulanmasına yol açabileceği endişesinin, üst düzey askeri yetkilileri “rejimi kurtarmak için acı bir geri adımı kabullenmeye” yöneltebileceğini ifade etti.
Öte yandan, Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerini hedef alan füze ve İHA saldırılarının, özellikle sivil hedeflere yönelmesi nedeniyle İran açısından ters tepebileceği uyarısı yapıldı.
Kaynaklar, Körfez ülkelerinin bölgesel ve uluslararası düzeyde sahip olduğu geniş diplomatik ağırlığın, nihayetinde İran üzerinde ateşkese zorlayıcı bir uluslararası baskı oluşturabileceğini belirtti. Bu durumda İran’ın savaşın kendisini yıllar geriye götürdüğünü fark edeceği ifade edildi.


