Washington ve Tahran, savaşı sona erdirme müzakerelerinde şartlarını daha da ağırlaştırdı. İki taraf arasında nükleer dosya, Hürmüz Boğazı'ndaki seyir güvenliği ve Tahran'a yönelik yaptırımların kaldırılmasına ilişkin "güvenceler" konusunda adeta yarış yaşanıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokuyla nasıl mücadele edileceğine, İran'ın nükleer silahlara sahip olmamasının güvence altına alınmasına ve Hürmüz Boğazı'nın "kısıtlamasız" bir şekilde küresel deniz ticaretine yeniden açılmasına odaklanarak, uzlaşı çerçeve metninde yeni düzenlemeler talep etti.
CBS kanalı, Trump'ın metne yeni maddeler eklemesi ve taslağın Tahran’a yeniden gönderilmesinin ardından, arabulucuların dün sabaha kadar mutabakat zaptı üzerinde çalışmaya devam ettiğini aktardı.
Axios haber sitesi, Trump'ın nükleer maddeler ve Hürmüz güvenliği konusunda daha net detaylar istediğini belirtti. Şarku’l Avsat’ın New York Times’ten aktardığına göre Washington önerinin çok daha sertleştirilmiş bir versiyonunu gönderdi.
Tahran: Haklarımız güvenceye alınmadan imza yok
İran cephesinde ise Başmüzakereci Muhammed Bakır Kalibaf, ülkesinin "hakları" güvence altına alınmadan hiçbir anlaşmayı onaylamayacağını vurguladı.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de ABD ile görüşmelerin ve mesaj trafiğinin sürdüğünü belirterek, spekülasyonlara kulak asılmaması çağrısında bulundu. Arakçi, net sonuca varılmadan, müzakereler hakkında kesin bir hükme varılamayacağını ifade etti.
İç kamuoyuna "Direniş" çağrısı
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise iç kamuoyuna seslenerek, halkı "direnişin bedellerine" hazır olmaya çağırdı. Pezeşkiyan, hükümetinin savaş sürecinde ve sonrasında yaşanabilecek beklenmedik ve sürpriz gelişmelere karşı alternatif planlar hazırladığını vurguladı.
Hürmüz Boğazı (Reuters)
Erdoğan ve Trump, Haziran 2025'te Lahey'deki «NATO» zirvesinde (AFP)