Ukrayna'nın Herson'a düzenlediği İHA saldırısında bir çocuk öldü, 11 çocuk da yaralandı

Ukraynalı itfaiyeciler, Dinyeper'de Rus İHA saldırısının gerçekleştiği bölgenin yakınında (Reuters)
Ukraynalı itfaiyeciler, Dinyeper'de Rus İHA saldırısının gerçekleştiği bölgenin yakınında (Reuters)
TT

Ukrayna'nın Herson'a düzenlediği İHA saldırısında bir çocuk öldü, 11 çocuk da yaralandı

Ukraynalı itfaiyeciler, Dinyeper'de Rus İHA saldırısının gerçekleştiği bölgenin yakınında (Reuters)
Ukraynalı itfaiyeciler, Dinyeper'de Rus İHA saldırısının gerçekleştiği bölgenin yakınında (Reuters)

Rusya tarafından atanan bir yetkili, Ukrayna'ya ait bir insansız hava aracının (İHA), Ukrayna'nın güneyindeki Herson bölgesinin Rusya kontrolündeki kesiminde bulunan bir apartman binasını hedef aldığını, saldırıda bir çocuğun hayatını kaybettiğini ve 11 kişinin yaralandığını açıkladı.

Rusya'nın Herson bölgesindeki kontrol ettiği alanların valisi olarak görev yapan Vladimir Saldo, Telegram hesabından yaptığı açıklamada, saldırının Azak Denizi kıyısındaki Heniçesk kentinde meydana geldiğini bildirdi.

Öte yandan Ukraynalı bir enerji şirketi, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, Rusya'nın sınırdaki Çernihiv bölgesine düzenlediği saldırı sonucunda yaklaşık 40 bin kişinin elektriksiz kaldığını duyurdu.

Rusya'nın 2022 yılında Ukrayna'yı işgal etmesinden bu yana taraflar arasında karşılıklı saldırılar devam ederken, son gelişmeler çatışmaların sürdüğünü bir kez daha ortaya koydu.

ABD'nin arabuluculuğunda yürütülen barış görüşmeleri ise Washington yönetiminin İran ile yaşanan gerilime odaklanması nedeniyle durmuş durumda.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, dün yayımlanan bir röportajda kış mevsimi gelmeden önce Rusya ile barış sağlanması amacıyla müzakerelerin sürdürülmesini istediğini ifade etti.



İran: Güven eksikliği ve ABD'nin çelişkili tutumları savaşın sona ermesini engelliyor

 İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bekayi, (Arşiv- IRNA)
İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bekayi, (Arşiv- IRNA)
TT

İran: Güven eksikliği ve ABD'nin çelişkili tutumları savaşın sona ermesini engelliyor

 İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bekayi, (Arşiv- IRNA)
İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bekayi, (Arşiv- IRNA)

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi bugün yaptığı açıklamada, İran ile ABD arasında savaşı sona erdirmeyi amaçlayan diplomatik sürecin yavaş ilerlemesinin temel nedenlerinin Washington'a duyulan güvensizlik, ABD'nin çelişkili tutumu ve İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları olduğunu söyledi.

Bekayi, müzakerelerin başından itibaren ciddi şüpheler ve karşılıklı güvensizlik ortamında yürütüldüğünü belirterek, taraflar arasında mesaj alışverişinin de bu koşullar altında sürdüğünü ifade etti.

İranlı sözcü, ABD tarafının sık sık pozisyon değiştirdiğini, yeni veya birbiriyle çelişen talepler ortaya koyduğunu savunarak, bunun müzakere sürecinin uzamasına yol açtığını belirtti.

 ABD Başkanı Donald Trump (Arşiv-AFP)ABD Başkanı Donald Trump (Arşiv-AFP)

Tahran'ın, İsrail'in bölgedeki faaliyetlerini ABD'nin politikalarından bağımsız görmediğini belirten Bekayi, özellikle Lübnan'da kalıcı bir ateşkes sağlanmasının Washington ile anlaşmaya varılması için temel koşullardan biri olmaya devam ettiğini vurguladı.

Bekayi ayrıca, ABD'yi kırılgan durumdaki ateşkesi ihlal etmekle suçladı. İranlı yetkili, ABD'nin İran'daki bir limana düzenlediği saldırının ardından İran'ın misilleme operasyonları gerçekleştirdiğini belirterek, Washington'un ateşkesi ihlal etmeyi sürdürdüğünü kaydetti.

İranlı bir kadın, Tahran'da bir sokakta ABD ve İsrail karşıtı bir duvar afişinin önünden geçiyor (EPA)İranlı bir kadın, Tahran'da bir sokakta ABD ve İsrail karşıtı bir duvar afişinin önünden geçiyor (EPA)

"İran'ın ulusal güvenliğini savunmak için gerekli gördüğümüz tüm adımları atmaktan çekinmeyeceğiz" diyen Bekayi, ülkesinin güvenlik çıkarlarını koruma konusunda kararlı olduğunu ifade etti.

Öte yandan sözcü, şu aşamada ABD ile İran'ın nükleer programı konusunda herhangi bir görüşme yürütülmediğini belirtti. Bekayi, Tahran'ın nükleer dosyayla ilgili ne zaman adım atılacağını bildiğini, ancak mevcut önceliğin savaşı sona erdirmek olduğunu kaydetti.

İran Meclis Başkanı ve Başmüzakereci Muhammad Bakır Kalibaf da sosyal medya platformu X'te yaptığı paylaşımda, ABD'nin deniz ablukası uygulaması ve İsrail'in Lübnan'daki saldırılarını artırmasının, Washington'un ateşkese bağlı kalmadığının açık göstergeleri olduğunu savundu.


Amerika Lübnan'a müzakerelere devam etmesini tavsiye etti

İsrail askerleri dün Lübnan'ın güneyindeki Beaufort Kalesi'ne girdi (Reuters)
İsrail askerleri dün Lübnan'ın güneyindeki Beaufort Kalesi'ne girdi (Reuters)
TT

Amerika Lübnan'a müzakerelere devam etmesini tavsiye etti

İsrail askerleri dün Lübnan'ın güneyindeki Beaufort Kalesi'ne girdi (Reuters)
İsrail askerleri dün Lübnan'ın güneyindeki Beaufort Kalesi'ne girdi (Reuters)

Bakanlık kaynakları, ABD'nin Lübnan'a, İsrail ile doğrudan yürütülen müzakerelerin dördüncü turuna katılması yönünde tavsiyede bulunduğunu açıkladı. ABD Dışişleri Bakanlığı himayesinde gerçekleştirilecek görüşmelerin salı ve çarşamba günleri Washington'da yapılması planlanıyor. Bu gelişme, İsrail ordusunun Şakif Kalesi ve çevresindeki yüksek noktalarda kontrolü ele geçirmesiyle sahadaki askeri gelişmelerin hız kazandığı bir dönemde meydana geldi.

Aynı zamanda, Washington yönetiminin ateşkes sağlanması amacıyla İsrail üzerinde yoğun baskı kurmaya hazırlandığı yönünde bilgiler de gündeme geldi. ABD'nin hedefinin, dördüncü müzakere turu başlamadan önce ateşkesi kalıcı hale getirerek taraflar arasında önerilerin silahlı çatışmaların baskısından uzak ve daha sakin bir ortamda ele alınmasını sağlamak olduğu belirtiliyor.

Ancak sahadaki hızlı gelişmeler, İsrail'in herhangi bir karşılık almadan ateşkesi kabul edip etmeyeceği sorusunu gündeme getiriyor. İsrail'in, ateşkesi güneyden çekilmesine ilişkin bir takvim üzerinde uzlaşılması ve buna paralel olarak Hizbullah'ın silahsızlandırılmasının aşamalı şekilde gerçekleştirilmesi şartına bağlayabileceği değerlendiriliyor.

Şarku’l Avsat’ın NBN televizyonundan aktardığına göre Lübnan Meclis Başkanı Nebih Berri yaptığı açıklamada, “Direnişin ateşkese tam, kapsamlı ve derhal

yacağını garanti ediyorum. Ancak asıl soru şu: İsrail'in karadan, denizden ve havadan sürdürdüğü saldırıları, köyleri ve evleri yıkmasını kim durduracak?” ifadelerini kullandı.


Washington ve Tahran, "garantiler" ilave ederek anlaşmanın şartlarını ağırlaştırıyor

Arap Denizi’ni geçen "USS Tripoli" amfibi hücum gemisinin güvertesine, ABD Deniz Piyadelerine ait bir "F-35B" hayalet savaş uçağının inişini izleyen Amerikalı denizciler (CENTCOM).
Arap Denizi’ni geçen "USS Tripoli" amfibi hücum gemisinin güvertesine, ABD Deniz Piyadelerine ait bir "F-35B" hayalet savaş uçağının inişini izleyen Amerikalı denizciler (CENTCOM).
TT

Washington ve Tahran, "garantiler" ilave ederek anlaşmanın şartlarını ağırlaştırıyor

Arap Denizi’ni geçen "USS Tripoli" amfibi hücum gemisinin güvertesine, ABD Deniz Piyadelerine ait bir "F-35B" hayalet savaş uçağının inişini izleyen Amerikalı denizciler (CENTCOM).
Arap Denizi’ni geçen "USS Tripoli" amfibi hücum gemisinin güvertesine, ABD Deniz Piyadelerine ait bir "F-35B" hayalet savaş uçağının inişini izleyen Amerikalı denizciler (CENTCOM).

Washington ve Tahran, savaşı sona erdirme müzakerelerinde şartlarını daha da ağırlaştırdı. İki taraf arasında nükleer dosya, Hürmüz Boğazı'ndaki seyir güvenliği ve Tahran'a yönelik yaptırımların kaldırılmasına ilişkin "güvenceler" konusunda adeta yarış yaşanıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokuyla nasıl mücadele edileceğine, İran'ın nükleer silahlara sahip olmamasının güvence altına alınmasına ve Hürmüz Boğazı'nın "kısıtlamasız" bir şekilde küresel deniz ticaretine yeniden açılmasına odaklanarak, uzlaşı çerçeve metninde yeni düzenlemeler talep etti.

CBS kanalı, Trump'ın metne yeni maddeler eklemesi ve taslağın Tahran’a yeniden gönderilmesinin ardından, arabulucuların dün sabaha kadar mutabakat zaptı üzerinde çalışmaya devam ettiğini aktardı.

Axios haber sitesi, Trump'ın nükleer maddeler ve Hürmüz güvenliği konusunda daha net detaylar istediğini belirtti. Şarku’l Avsat’ın New York Times’ten aktardığına göre Washington önerinin çok daha sertleştirilmiş bir versiyonunu gönderdi.

Tahran: Haklarımız güvenceye alınmadan imza yok

İran cephesinde ise Başmüzakereci Muhammed Bakır Kalibaf, ülkesinin "hakları" güvence altına alınmadan hiçbir anlaşmayı onaylamayacağını vurguladı.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de ABD ile görüşmelerin ve mesaj trafiğinin sürdüğünü belirterek, spekülasyonlara kulak asılmaması çağrısında bulundu. Arakçi, net sonuca varılmadan, müzakereler hakkında kesin bir hükme varılamayacağını ifade etti.

İç kamuoyuna "Direniş" çağrısı

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ise iç kamuoyuna seslenerek, halkı "direnişin bedellerine" hazır olmaya çağırdı. Pezeşkiyan, hükümetinin savaş sürecinde ve sonrasında yaşanabilecek beklenmedik ve sürpriz gelişmelere karşı alternatif planlar hazırladığını vurguladı.