İran, cuma günü Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğini kontrol etme "hakkını" bir kez daha savundu. Açıklama, Umman açıklarında bir ticaret gemisine yönelik saldırının ardından, savaşı sona erdirmeyi amaçlayan geçici anlaşmanın kırılganlığını yeniden gündeme getirdi.
Tahran'ın açıklaması, ABD ile Körfez ülkelerinin yayımladığı ve İran'ın boğazdan geçen gemilerden ücret alma hakkı bulunduğu yönündeki ısrarını reddeden ortak bildirinin ardından geldi.
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, X platformunda yaptığı paylaşımda, "İran'ın kıyıdaş ülke olarak rolünü dikkate almayan belirsiz düzenlemeler, alternatif güzergâhlar veya kararlar çerçevesinde Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçiş garanti altına alınamaz" ifadelerini kullandı.
Deniz taşımacılığına yönelik risklere işaret eden İran devlet televizyonu ise daha sonra yayımladığı haberde, üç yabancı petrol tankerinin "izinsiz geçiş" girişiminde bulunduğunu, İran Devrim Muhafızları'nın uyarısının ardından geri döndüklerini öne sürdü. Olayla ilgili ayrıntı paylaşılmadı.
Konuya ilişkin soruya yanıt veren bir ABD'li yetkili ise, "Bu haberlerin farkındayız ve doğruluğunu araştırıyoruz. Başkan Donald Trump, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki serbest deniz trafiğini engelleyemeyeceğini açıkça ortaya koydu" dedi.
Petrol fiyatları geriledi
Petrol fiyatları cuma günü yüzde 3'ten fazla düşerek haftalık bazda sert kayıplara yöneldi.
Piyasalarda, geçen hafta İran ile ABD arasında varılan geçici anlaşmaya ilişkin farklı yorumlar yapılmasının yanı sıra, dünya petrolü ve sıvılaştırılmış doğal gaz arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin yavaşlaması da fiyatlar üzerinde etkili oldu.
Denizcilik verileri, Suudi Arabistan'ın devlet petrol şirketi Aramco'nun, yaklaşık dört aylık aranın ardından dünyanın en büyük petrol terminali olan Ras Tanura Limanı'nda ham petrol yüklemelerine cuma günü yeniden başladığını gösterdi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da Körfez turunun sonunda perşembe günü yaptığı açıklamada, İran'ın Hürmüz Boğazı'nda gemileri tehdit etmesi veya geçişlerini engellemesi halinde "bir sorun yaşanacağını" söyledi.
Rubio ile Körfez İşbirliği Konseyi üyesi ülkelerin dışişleri bakanları tarafından yayımlanan ortak bildiride, Hürmüz Boğazı'nda "koşulsuz ve kısıtlamasız seyrüsefer özgürlüğü" vurgulandı.
Bildiride, boğaz üzerinde kontrol kurmaya yönelik her türlü girişim ile geçişlerden ücret veya vergi alınması reddedilirken, bölgede kalıcı barış ve güvenliğin sağlanması için İran'ın balistik füzeleri, insansız hava araçları ve bölgedeki vekil güçlerine verdiği destek de dahil olmak üzere tüm tehditlerle mücadele edilmesi gerektiği ifade edildi.
İran: Düşmanca politikalara son verilmeli
İran Dışişleri Bakanlığı ise cuma günü yaptığı açıklamada, ABD'nin bölgedeki askeri varlığının güvensizlik ve ayrışmanın temel kaynağı olduğunu savundu.
Bakanlık, geçici anlaşma hükümleri uyarınca Hürmüz Boğazı'nın İran ile Umman tarafından birlikte yönetilmesi gerektiğini belirterek, "Düşmanca politikaların ve bölge işlerine müdahalenin sürdürülmesine karşı uyarıyoruz" açıklamasında bulundu.
İran, 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in düzenlediği saldırıların ardından fiilen Hürmüz Boğazı üzerinde kontrol sağlamış, bu durum petrol sevkiyatlarını aksatmış ve küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya yol açmıştı.
Umman açıklarında gemiye saldırı
Tayvan merkezli Evergreen Marine şirketi, Singapur bayraklı "Ever Lovely" adlı konteyner gemisinin perşembe günü Umman açıklarında seyir halindeyken "kimliği belirsiz bir cisim" tarafından vurulduğunu açıkladı.
Şirket, İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları Kurumu'nun tavsiye ettiği rotada ilerleyen gemide yaralanan olmadığını, geminin daha sonra Hürmüz Boğazı dışındaki rotasına devam ettiğini bildirdi.
Reuters'a konuşan iki ABD'li yetkili, saldırının İran tarafından gerçekleştirildiğini öne sürdü.
İran'ın boğazdan geçiş başvurularını yönetmek üzere oluşturduğu kurum ise, onaylanmamış rotaları kullanan gemilerle ilgili sorumluluğun "gemi sahibi, işletmecisi ve kaptanına ait olacağını" duyurdu.
ABD yönetimi olayla ilgili henüz resmi açıklama yapmadı.
Başkan Donald Trump bu ay yaptığı açıklamada, İran'ın Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını öngören geçici anlaşmaya uymaması halinde ABD'nin İran'ı yeniden bombalayabileceği uyarısında bulunmuştu.
Nükleer denetimler ve Lübnan anlaşmazlık konusu
Boğazın kontrolü dışında, geçici ateşkes anlaşmasının diğer maddeleri konusunda da taraflar arasında görüş ayrılıkları sürüyor.
İran'a sağlanacak mali teşvikler, nükleer denetimler ve İsrail'in Lübnan'daki askeri operasyonları çözülemeyen başlıca başlıklar arasında yer alıyor.
Anlaşma, İran'ın nükleer programı da dahil olmak üzere daha karmaşık konuların çözüme kavuşturulması amacıyla 60 gün içinde müzakerelerin yürütülmesini öngörüyor.
Söz konusu savaşın, kasım ayında yapılacak ve Kongre'deki çoğunluğun belirleneceği ara seçimler öncesinde Trump üzerinde ciddi siyasi baskı oluşturduğu değerlendiriliyor.
Bu arada Birleşmiş Milletler'e bağlı Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), Umman açıklarındaki saldırının ardından Hürmüz Boğazı'nda gemilere refakat faaliyetlerini askıya aldı.
IMO ile Umman, bu hafta savaş nedeniyle mahsur kalan yüzlerce geminin tahliyesi için boğazın güneyinden geçen yeni bir deniz koridoru oluşturulduğunu açıklamış, bu adım Tahran'ın tepkisini çekmişti.
Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung ise cuma günü yaptığı açıklamada, üç Güney Kore gemisinin hafta başında Hürmüz Boğazı'ndan ayrılacağını bildirdi. Ülkenin Okyanuslar Bakanlığı daha önce sekiz geminin bölgeden ayrıldığını duyurmuştu.
Denizcilik verileri ayrıca Suudi Arabistan Ulusal Denizcilik Şirketi Bahri'ye ait iki dev petrol tankerinin Ras Tanura Limanı'nda ham petrol yüklediğini, üçüncü bir tankerin ise açıkta beklediğini gösterdi.
Her biri yaklaşık 2 milyon varil petrol taşıma kapasitesine sahip tankerlerin bulunduğu Ras Tanura Limanı, Hürmüz Boğazı'nın batısında, Suudi Arabistan'ın doğu kıyısında yer alıyor. Çatışmalar öncesinde limandan günde 5 milyon varilden fazla ham petrol ihraç ediliyordu.