Kalibaf: Amerika Birleşik Devletleri ile varılan anlaşmayı uygulamaya koymak zor ama mümkün

Kalibaf, dün Tahran'da Hamas Şura Meclisi Başkanı Muhammed Derviş'i kabul etti (İran Parlamentosu)
Kalibaf, dün Tahran'da Hamas Şura Meclisi Başkanı Muhammed Derviş'i kabul etti (İran Parlamentosu)
TT

Kalibaf: Amerika Birleşik Devletleri ile varılan anlaşmayı uygulamaya koymak zor ama mümkün

Kalibaf, dün Tahran'da Hamas Şura Meclisi Başkanı Muhammed Derviş'i kabul etti (İran Parlamentosu)
Kalibaf, dün Tahran'da Hamas Şura Meclisi Başkanı Muhammed Derviş'i kabul etti (İran Parlamentosu)

İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf dün yaptığı açıklamada, “İslamabad mutabakatının” uygulanmasının “zor ancak mümkün” olduğunu söyledi ve diplomasinin sahadaki kazanımları pekiştirmesi gerektiğini vurguladı.

Kalibaf, açıklamalarını İran eski lideri Ali Hamaney için düzenlenen cenaze töreni sırasında Hamas Siyasi Büro Başkanı Muhammed Derviş ve beraberindeki heyeti kabulü sırasında yaptı. Şarku’l Avsat’ın Devrim Muhafızları’na bağlı Fars Haber Ajansı’ndan aktardığına göre Kalibaf, “Diplomasi ve müzakere, askeri düğümü çözebilmeli ve sahadaki savaşçıların kazanımlarını koruyup sağlamlaştırmalıdır” diyerek, bunun ancak ülkenin savunmaya hazır olmasıyla mümkün olacağını ifade etti.

İran medya kaynakları, Derviş’in “İslamabad mutabakatının her maddesini İran için bir zafer, ABD için bir yenilgi” olarak nitelendirdiğini belirtti.

Kalibaf, müzakerelerin İsrail’in Beyrut’un güney banliyösüne saldırı düzenlediği gece “askıya alındığını” belirterek, ABD tarafına bölge ülkelerinin toprak bütünlüğü ve İran’a yakın gruplara yönelik savaşın sona erdirilmesinin anlaşma metnine dahil edilmesi gerektiğini ilettiklerini söyledi.

“Bugün bu mutabakat uygulanıyor, ancak uygulanması zor ama mümkün” diyen Kalibaf, İran’ın ABD ile barış halinde olmadığını ve İsrail’i tanımadığını yineledi. Ayrıca İran’ın “Direniş Cephesi”ne gerektiğinde askeri ve siyasi yollarla destek verdiğini ifade etti.

Kalibaf, Lübnanlı Hizbullah yetkilisi Muhammed Feniş ile görüşmesinde de mutabakatın “net ve ilkesel hatlar” içerdiğini ve Lübnan ile bölgedeki İran müttefiklerinin bu çerçevede yer aldığını söyledi.

Açıklamalarında Hizbullah’ın son savaşta “tarihi bir dönüm noktası” olduğunu savunan Kalibaf, İran ile bölgedeki direniş grupları arasındaki bağın kopmaz olduğunu belirtti.

Kalibaf, ABD’ye duyulan güvensizlik nedeniyle müzakerelerde “kırmızı çizgiler” belirlediklerini, bunlar arasında Lübnan ve direniş gruplarına yönelik savaşın durdurulmasının da bulunduğunu ifade etti.

İran’ın, bölgesel güvenlik ve ekonomik kalkınmanın iş birliğine bağlı olduğunu savuna Kalibaf, Müslüman ülkelerin birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi ve ABD ile İsrail’in bölgeye güven getiremeyeceğini kaydetti.

Bölgenin güvenliği ve ekonomik büyümesinin ülkeler arasındaki iş birliğine bağlı olduğunu vurgulayan Kalibaf,  "İslam ülkeleri birbirlerinin yanında durmalı ve aralarındaki farklılıkları bir kenara bırakmalıdır" ifadelerini kullandı.

Kalibaf ayrıca, İran’ın hem diplomasi hem de “savaş hazırlığı ve mücadele ruhu” ile hareket etmesi gerektiğini belirterek, bu durumun müzakere gücünü artırdığını savundu.

Haberde ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın 17 Haziran’da “İslamabad mutabakatını” imzaladığı ve bunun dört ay süren bir çatışmayı durdurup yeni bir müzakere süreci başlattığı ifade edildi. Mutabakatın özellikle Hürmüz Boğazı’ndan geçişler ve İran’a yakın grupların rolü gibi konularda hâlâ anlaşmazlık içerdiği ifade edildi.



Rodriguez: Venezuela, iki depremin ardından "toplumsal karışıklık " yaşamayacak

Venezuela'nın geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (AP)
Venezuela'nın geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (AP)
TT

Rodriguez: Venezuela, iki depremin ardından "toplumsal karışıklık " yaşamayacak

Venezuela'nın geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (AP)
Venezuela'nın geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (AP)

Venezuela’da geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodríguez dün yaptığı açıklamada, iki depremin ardından ülkenin toplumsal bir kargaşaya sürüklenmeyeceğini söyledi. Depremlerde yaklaşık 3 bin kişinin hayatını kaybettiği, binlerce kişinin ise kayıp olduğu bildirildi.

Ulusal Bağımsızlık Günü kapsamında düzenlenen askeri törende konuşan Rodríguez, “Toplumsal bir karışıklık olmayacak; gördüğümüz şey derin bir toplumsal dayanışmadır” ifadelerini kullandı.

Ancak birçok Venezuelalı, 24 Haziran’daki felakete yönelik hükümet müdahalesinin yetersiz olduğu gerekçesiyle tepki gösterdi. Hükümet ise uluslararası yardım ekiplerinin ülkeye ulaşmasından önce binlerce görevlinin sahaya sevk edildiğini savunarak eleştirileri reddetti.

Şarku’l Avsat’ın Venezuela Enformasyon Bakanlığı’ndan elde ettiği verilerine göre depremlerde ölü sayısı 3 bin 342 kişiye yükseldi. Yaralı sayısının 16 bin 470’e, yerinden edilenlerin sayısının ise 17 bin 345’e ulaştı.


Çin, Zion Kilisesi'nin liderini serbest bıraktı

Jin, Zion Kilisesi'ni 2007'de Pekin'de kurdu (Reuters)
Jin, Zion Kilisesi'ni 2007'de Pekin'de kurdu (Reuters)
TT

Çin, Zion Kilisesi'nin liderini serbest bıraktı

Jin, Zion Kilisesi'ni 2007'de Pekin'de kurdu (Reuters)
Jin, Zion Kilisesi'ni 2007'de Pekin'de kurdu (Reuters)

Çin'in önde gelen yeraltı kiliselerinden birinin kurucusu Ezra Jin Mingri, ABD Başkanı Donald Trump'ın yaklaşık iki ay önce gerçekleştirdiği Pekin ziyaretinde Şi Cinping'e kendisinden bahsetmesinin ardından özgürlüğüne kavuştu. 

Hak savunucularının cumartesi yaptığı açıklamalarda 57 yaşındaki din insanının ABD'nin Los Angeles kentine ulaştığı ve ailesiyle bir araya geldiği bildirildi. Bu adımın Çin'de tutuklu diğer din insanlarının da özgürlüğüne yansımasının umulduğu vurgulandı.

Ailesi, Jin'in bir anda serbest kaldığını belirtirken Donald Trump'a teşekkür etti. Şi Cinping doğrudan müdahale etmese bunun mümkün olamayacağı söylendi. 

Trump, Çin ziyaretinden dönerken hem Jin hem de Hong Konglu aktivist Jimmy Lai'nin özgürlüklerine kavuşması için Şi Cinping'le konuştuğunu açıklamıştı. 

Din insanının serbest bırakılacağı yönünde bir sinyal aldığını aktaran ABD Başkanı, Lai'nin durumunu daha zor gördüğünü sözlerine eklemişti.

Bir dönem giyim sektöründe büyük bir servet edinen ve Hong Kong'da Pekin yönetimine muhalif bir gazete yayımlayan 78 yaşındaki Lai, şubatta 20 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

Ekimde düzenlenen operasyonda Jin, Zion Kilisesi'nin diğer 17 lideriyle birlikte gözaltına alınmıştı. 

O dönem Batı basınında çıkan haberlerde, uzun süredir Çin'deki tek bir kiliseyi hedef alan en kapsamlı operasyonun düzenlendiği ve bunun Pekin'in din özgürlüklerini daha fazla kısıtlamaya yönelik eğilimini yansıtabileceği bildirilmişti.

İnsan Hakları İzleme Örgütü'nden Maya Wang, Jin'in özgürlüğüne kavuşmasından sonra X hesabından yaptığı açıklamada "Zion Kilisesi'nin en az 8 üyesi Çin'de hâlâ tutuklu. Onlar da serbest bırakılmalı" dedi.

Zion Kilisesi, Çin'de resmi makamlara kayıtlı olmayan en büyük yeraltı kiliselerinden biri. 

Ev kilisesi diye de bilinen bu gizli kuruluşlar, yalnızca devlet tarafından kayıt altına alınmış dini yapılarda ibadet edilmesini zorunlu kılan düzenlemeye karşı çıkıyor.

Resmi ideolojisi ateizm olan Çin Komünist Partisi, bu tarz dini örgütleri kendi iktidarına tehdit sayıyor. 

Şi Cinping döneminde dinin "Çinlileştirilmesi" politikası kapsamında bu örgütlerin partiye bağlılık göstermesi talep ediliyor.

Jin'in ABD'de yaşayan kızı Grace Jin Drexel, kasımda ABD Kongresi'nde düzenlenen bir komite oturumunda, "Babam, dünyanın dört bir yanındaki birçok inançlı Hıristiyan gibi, kilisemizin tek liderinin Tanrı olduğu bir ortamda özgürce ibadet edebilmek için Zion Kilisesi'ni kurdu" demişti.

Kızı geçen sonbaharda yaptığı açıklamada babasını 6 yıldır görmediğini de söylemişti.

Çin makamlarının 2018'de Zion Kilisesi'ni hedef almasının ardından Jin, ailesini ABD'ye götürmüştü. Ancak riskleri göze alarak kendisi Çin'e dönmüştü. 

Independent Türkçe, CNN, WSJ, AP


İran, Hamaney'i lideri olmadan uğurluyor... Trump gelecek hafta Netanyahu ile görüşebilir

İran, Hamaney'i lideri olmadan uğurluyor... Trump gelecek hafta Netanyahu ile görüşebilir
TT

İran, Hamaney'i lideri olmadan uğurluyor... Trump gelecek hafta Netanyahu ile görüşebilir

İran, Hamaney'i lideri olmadan uğurluyor... Trump gelecek hafta Netanyahu ile görüşebilir

İran'ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney'in, eski dini lider Ali Hamaney'in cenaze törenleri boyunca kamuoyu önüne çıkmaması ve ülkede sıkı güvenlik önlemlerinin sürmesi, ülkenin fiilen kim tarafından yönetildiğine ilişkin soru işaretlerini artırdı.

Eski dini lider Ali Hamaney için cenaze namazı, törenlerin ikinci gününde pazar günü Tahran'da geniş katılımlı bir kalabalığın eşliğinde kılındı.

Mücteba Hamaney cenaze namazına katılmazken, tabutun ön sırasında İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Parlamento Başkanı ve başmüzakereci Muhammed Bakır Kalibaf ile Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani başta olmak üzere çok sayıda üst düzey İranlı yetkili yer aldı.

Cenaze törenleri sürerken Tahran ile Washington arasında karşılıklı siyasi mesajlar da gelmeye devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın ABD ile siyasi bir uzlaşıya varmayı büyük bir istekle aradığını ve bu hedef doğrultusunda yoğun çaba gösterdiğini söyledi.

Trump ayrıca, ABD'nin "iyi niyet göstergesi olarak" İran'a cenaze törenlerinin gerçekleştirilebilmesi amacıyla operasyonların durdurulması için bir haftalık süre tanıdığını ifade etti.

ABD Başkanı, gelecek hafta ABD'de İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile görüşebileceğini de belirtti.

Katar Başbakanı ile Fransa Dışişleri Bakanı bölgesel gelişmeleri görüştü

Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman bin Casim Al Sani, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Katar Haber Ajansı'nın (QNA) aktardığına göre görüşmede iki ülke arasındaki iş birliği ilişkileri ile bunların geliştirilmesi ve güçlendirilmesi ele alındı.

Taraflar ayrıca, özellikle Lübnan'daki gelişmeler, ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptının ardından bölgede güvenlik ve istikrarı güçlendirmeye yönelik diplomatik çabalar ile karşılıklı ilgi alanına giren diğer konuları değerlendirdi.