Rodriguez: Venezuela, iki depremin ardından "toplumsal karışıklık " yaşamayacak

İki depremde hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 342'ye yükseldi

Venezuela'nın geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (AP)
Venezuela'nın geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (AP)
TT

Rodriguez: Venezuela, iki depremin ardından "toplumsal karışıklık " yaşamayacak

Venezuela'nın geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (AP)
Venezuela'nın geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodriguez (AP)

Venezuela’da geçici Cumhurbaşkanı Delcy Rodríguez dün yaptığı açıklamada, iki depremin ardından ülkenin toplumsal bir kargaşaya sürüklenmeyeceğini söyledi. Depremlerde yaklaşık 3 bin kişinin hayatını kaybettiği, binlerce kişinin ise kayıp olduğu bildirildi.

Ulusal Bağımsızlık Günü kapsamında düzenlenen askeri törende konuşan Rodríguez, “Toplumsal bir karışıklık olmayacak; gördüğümüz şey derin bir toplumsal dayanışmadır” ifadelerini kullandı.

Ancak birçok Venezuelalı, 24 Haziran’daki felakete yönelik hükümet müdahalesinin yetersiz olduğu gerekçesiyle tepki gösterdi. Hükümet ise uluslararası yardım ekiplerinin ülkeye ulaşmasından önce binlerce görevlinin sahaya sevk edildiğini savunarak eleştirileri reddetti.

Şarku’l Avsat’ın Venezuela Enformasyon Bakanlığı’ndan elde ettiği verilerine göre depremlerde ölü sayısı 3 bin 342 kişiye yükseldi. Yaralı sayısının 16 bin 470’e, yerinden edilenlerin sayısının ise 17 bin 345’e ulaştı.



ABD Donanması, Arap Denizi'nde kayıp bir denizci için yürütülen arama çalışmalarını askıya aldı

MH-60S Seahawk helikopteri (ABD Merkez Komutanlığı)
MH-60S Seahawk helikopteri (ABD Merkez Komutanlığı)
TT

ABD Donanması, Arap Denizi'nde kayıp bir denizci için yürütülen arama çalışmalarını askıya aldı

MH-60S Seahawk helikopteri (ABD Merkez Komutanlığı)
MH-60S Seahawk helikopteri (ABD Merkez Komutanlığı)

ABD Donanması, dün yaptığı açıklamada, 1 Temmuz’da kaybolduğu bildirilen bir denizcinin arama çalışmalarını durdurduğunu duyurdu.

ABD Beşinci Filosu’na göre ABD Donanması ve Hava Kuvvetleri, Umman Denizi’nde “MH-60S Seahawk” tipi bir helikopterin düşmesinin ardından kaybolduğu bildirilen denizciyi geçen hafta boyunca aradı.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığı habere göre denizci, “George H.W. Bush” uçak gemisinde görev yapan bir filoda görevliydi.

Beşinci Filo, arama-kurtarma çalışmalarının 102 saatten fazla sürdüğünü ve yaklaşık 14 bin mil karelik bir alanın tarandığını açıkladı. Denizcinin kimliğinin, ailesine bilgilendirme yapıldıktan en az 24 saat sonra açıklanacağı belirtildi.

Olayda ayrıca üç kişinin yaralandığı bildirildi. Helikopterin suya zorunlu iniş yapmasının pilotlar için ciddi riskler taşıdığı, özellikle deniz yüzeyine iniş sırasında aracın dengesini kaybederek ters dönme ihtimalinin bulunduğu ifade edildi.


İran güvenlik güçleri, Hamaney'in cenaze töreninin söylemini kontrol altına almak üzere talimat yayımladı

Tahran'da İran eski Yüksek Lideri Ali Hamaney için düzenlenen veda töreni sırasında çekilen uydu görüntüsü, 5 Temmuz 2026 (PlantLubs – Reuters)
Tahran'da İran eski Yüksek Lideri Ali Hamaney için düzenlenen veda töreni sırasında çekilen uydu görüntüsü, 5 Temmuz 2026 (PlantLubs – Reuters)
TT

İran güvenlik güçleri, Hamaney'in cenaze töreninin söylemini kontrol altına almak üzere talimat yayımladı

Tahran'da İran eski Yüksek Lideri Ali Hamaney için düzenlenen veda töreni sırasında çekilen uydu görüntüsü, 5 Temmuz 2026 (PlantLubs – Reuters)
Tahran'da İran eski Yüksek Lideri Ali Hamaney için düzenlenen veda töreni sırasında çekilen uydu görüntüsü, 5 Temmuz 2026 (PlantLubs – Reuters)

İran güvenlik kurumlarının, medya kuruluşları ve kurumların halkla ilişkiler birimlerine yönelik olarak, İran eski lideri Ali Hamaney’in cenaze törenine ilişkin haber ve analizlerin tek bir çerçevede ele alınmasını zorunlu kılan talimatlar verdiği bildirildi. Amaç, İran’da liderliğin devri sonrası en hassas siyasi dönemlerden birinde kamu anlatısını kontrol altında tutmak olarak ifade ediliyor.

“Şarku’l Avsat”ın elde ettiği talimatlara göre, haberlerde belirli mesajların güçlendirilmesi, resmi çizgiyle uyumlu olmayan anlatıların elemine edilmesi ve cenaze töreninin “liderlik merkezinin devamı ve rejimin bütünlüğünün kanıtı” olarak sunulması isteniyor. Belgede, bunun “düşmanın bilişsel savaşı”na karşı bir adım olduğu ifade edilliyor.

Söz konusu talimatlar, cenaze törenini aynı zamanda siyasi, güvenlik ve medya olayı olarak ele alıyor. Medyadan, geniş halk katılımının “benzersiz bir insan kalkanı” ve Hamaney çizgisine “stratejik bağlılık ilanı” olarak sunulması isteniyor ve katılımın aynı zamanda devrimin “stratejik derinliğinin” göstergesi olarak aktarılması talep ediliyor.

Tahran’daki medya gözlemcilerine göre bu yönlendirmeler, kamuoyu algısının kontrol edilmesi ve geçiş döneminde medya çoğulculuğunun sınırlandırılması çabasını yansıtıyor.

 İran Devrim Muhafızları komutanlarından Ahmed Vahidi de Tahran’daki cenaze namazına saf tutarken görüntülendi, (ISNA- AP)İran Devrim Muhafızları komutanlarından Ahmed Vahidi de Tahran’daki cenaze namazına saf tutarken görüntülendi, (ISNA- AP)

Talimatlarda haberlerin üç ana eksende yürütülmesi isteniyor: “liderliğin sürekliliği, direnişin devamı ve parlak gelecek”. Farklı anlatıların “karşı söylemlere alan açacağı” uyarısında bulunularak, medyanın “Devrim Cephesi” adı verilen ortak anlatıyı benimsemesi gerektiği ifade ediliyor.

Belgede, yabancı delegasyonların törene katılımının öne çıkarılması ve Batı medyasında yer alan olumlu analizlerin yerel medyada yayımlanarak duyurulması isteniyor. Bunun, yaptırımlar ve dış baskılar altında “İran’ı izole etme projesinin başarısızlığı” olarak sunulması gerektiği ifade ediliyor.

Talimatlar ayrıca eski Şah yanlılarıyla ilgili tartışmalara da değiniyor ve "gerçekliğin tersine mühendisliği" yöntemiyle bu söylemlere karşı çıkılması isteniyor. Medya kuruluşlarından savunmacı bir dil yerine nükleer, füze ve bölgesel alandaki “benzersiz başarıların” öne çıkarılması isteniyor. Böylece karşılaştırma yapılmasının önüne geçilmesinin hedeflendiği belirtiliyor.

Belge, “halefiyet boşluğu” ve “belirsiz gelecek” söylemlerinin özellikle hedef alınmasını istiyor. İran’daki yasal halefiyet mekanizmasının anayasal çerçevede sakin ve belgeli bir dille anlatılması gerektiği vurgulanıyor.

Ayrıca mezhepsel ve siyasi ayrışmaların gündeme getirilmemesi, yerine “ulusal birlik” ve “toplumsal dayanışma” mesajlarının öne çıkarılması talep ediliyor.

Tahran'da düzenlenen eski Dini Lider Ali Hamaney'in veda töreni sırasında Tahran Büyük Musalla'sının uydu görüntüsü, 5 Temmuz 2026, (Planet Labs - Reuters)Tahran'da düzenlenen eski Dini Lider Ali Hamaney'in veda töreni sırasında Tahran Büyük Musalla'sının uydu görüntüsü, 5 Temmuz 2026, (Planet Labs - Reuters)

Hamaney’in mirasının özellikle “direniş, anti-emperyalizm ve bilimsel ilerleme” başlıkları altında yeniden anlatılması istenirken, onun İran’ı “bölgesel bir güce dönüştüren lider” olarak sunulması gerektiği ifade ediliyor.

Kalabalıkların ise “İran Devrimi ölçeğinde tarihi bir destan” ve “çöküş iddialarına yanıt” olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Belge, cenaze töreni haberlerine “savunma hazırlığı” ve “direnişin sürdürülmesi” mesajlarının eklenmesini de öngörüyor. Böylece törenin zayıflık değil, “süregelen güç” görüntüsü vermesi amaçlanıyor.

Son olarak medya analizlerinde “karamsar yorumlardan” kaçınılması, bunun yerine “umut mühendisliği” ve “aydınlık gelecek” anlatısının tercih edilmesi isteniyor.


Kalibaf: Amerika Birleşik Devletleri ile varılan anlaşmayı uygulamaya koymak zor ama mümkün

Kalibaf, dün Tahran'da Hamas Şura Meclisi Başkanı Muhammed Derviş'i kabul etti (İran Parlamentosu)
Kalibaf, dün Tahran'da Hamas Şura Meclisi Başkanı Muhammed Derviş'i kabul etti (İran Parlamentosu)
TT

Kalibaf: Amerika Birleşik Devletleri ile varılan anlaşmayı uygulamaya koymak zor ama mümkün

Kalibaf, dün Tahran'da Hamas Şura Meclisi Başkanı Muhammed Derviş'i kabul etti (İran Parlamentosu)
Kalibaf, dün Tahran'da Hamas Şura Meclisi Başkanı Muhammed Derviş'i kabul etti (İran Parlamentosu)

İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf dün yaptığı açıklamada, “İslamabad mutabakatının” uygulanmasının “zor ancak mümkün” olduğunu söyledi ve diplomasinin sahadaki kazanımları pekiştirmesi gerektiğini vurguladı.

Kalibaf, açıklamalarını İran eski lideri Ali Hamaney için düzenlenen cenaze töreni sırasında Hamas Siyasi Büro Başkanı Muhammed Derviş ve beraberindeki heyeti kabulü sırasında yaptı. Şarku’l Avsat’ın Devrim Muhafızları’na bağlı Fars Haber Ajansı’ndan aktardığına göre Kalibaf, “Diplomasi ve müzakere, askeri düğümü çözebilmeli ve sahadaki savaşçıların kazanımlarını koruyup sağlamlaştırmalıdır” diyerek, bunun ancak ülkenin savunmaya hazır olmasıyla mümkün olacağını ifade etti.

İran medya kaynakları, Derviş’in “İslamabad mutabakatının her maddesini İran için bir zafer, ABD için bir yenilgi” olarak nitelendirdiğini belirtti.

Kalibaf, müzakerelerin İsrail’in Beyrut’un güney banliyösüne saldırı düzenlediği gece “askıya alındığını” belirterek, ABD tarafına bölge ülkelerinin toprak bütünlüğü ve İran’a yakın gruplara yönelik savaşın sona erdirilmesinin anlaşma metnine dahil edilmesi gerektiğini ilettiklerini söyledi.

“Bugün bu mutabakat uygulanıyor, ancak uygulanması zor ama mümkün” diyen Kalibaf, İran’ın ABD ile barış halinde olmadığını ve İsrail’i tanımadığını yineledi. Ayrıca İran’ın “Direniş Cephesi”ne gerektiğinde askeri ve siyasi yollarla destek verdiğini ifade etti.

Kalibaf, Lübnanlı Hizbullah yetkilisi Muhammed Feniş ile görüşmesinde de mutabakatın “net ve ilkesel hatlar” içerdiğini ve Lübnan ile bölgedeki İran müttefiklerinin bu çerçevede yer aldığını söyledi.

Açıklamalarında Hizbullah’ın son savaşta “tarihi bir dönüm noktası” olduğunu savunan Kalibaf, İran ile bölgedeki direniş grupları arasındaki bağın kopmaz olduğunu belirtti.

Kalibaf, ABD’ye duyulan güvensizlik nedeniyle müzakerelerde “kırmızı çizgiler” belirlediklerini, bunlar arasında Lübnan ve direniş gruplarına yönelik savaşın durdurulmasının da bulunduğunu ifade etti.

İran’ın, bölgesel güvenlik ve ekonomik kalkınmanın iş birliğine bağlı olduğunu savuna Kalibaf, Müslüman ülkelerin birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi ve ABD ile İsrail’in bölgeye güven getiremeyeceğini kaydetti.

Bölgenin güvenliği ve ekonomik büyümesinin ülkeler arasındaki iş birliğine bağlı olduğunu vurgulayan Kalibaf,  "İslam ülkeleri birbirlerinin yanında durmalı ve aralarındaki farklılıkları bir kenara bırakmalıdır" ifadelerini kullandı.

Kalibaf ayrıca, İran’ın hem diplomasi hem de “savaş hazırlığı ve mücadele ruhu” ile hareket etmesi gerektiğini belirterek, bu durumun müzakere gücünü artırdığını savundu.

Haberde ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın 17 Haziran’da “İslamabad mutabakatını” imzaladığı ve bunun dört ay süren bir çatışmayı durdurup yeni bir müzakere süreci başlattığı ifade edildi. Mutabakatın özellikle Hürmüz Boğazı’ndan geçişler ve İran’a yakın grupların rolü gibi konularda hâlâ anlaşmazlık içerdiği ifade edildi.