İsrail'de Anayasal kriz derinleşiyor: Halkın yüzde 60'ı iç savaş riskinin "gerçek ve somut" olduğunu düşünüyor

Nisan 2024'te ultra-Ortodoks Yahudilerin (Harediler) genç erkeklerinin İsrail ordusuna askere alınmasını protesto etmek için düzenledikleri gösteri (DPA)
Nisan 2024'te ultra-Ortodoks Yahudilerin (Harediler) genç erkeklerinin İsrail ordusuna askere alınmasını protesto etmek için düzenledikleri gösteri (DPA)
TT

İsrail'de Anayasal kriz derinleşiyor: Halkın yüzde 60'ı iç savaş riskinin "gerçek ve somut" olduğunu düşünüyor

Nisan 2024'te ultra-Ortodoks Yahudilerin (Harediler) genç erkeklerinin İsrail ordusuna askere alınmasını protesto etmek için düzenledikleri gösteri (DPA)
Nisan 2024'te ultra-Ortodoks Yahudilerin (Harediler) genç erkeklerinin İsrail ordusuna askere alınmasını protesto etmek için düzenledikleri gösteri (DPA)

Binyamin Netanyahu hükümetinin, Yüksek Mahkeme'nin bir kararını uygulamayı reddederek, İsrail’i anayasal bir krize sürüklediği bir dönemde, "Yahudi Halk Politikaları Enstitüsü" (JPPI) tarafından yapılan bir anket, toplumdaki endişe verici tabloyu gözler önüne serdi. Ankete göre İsraillilerin yaklaşık yüzde 60’ı, ülkede "gerçek ve somut bir iç savaş riski" bulunduğuna inanıyor.

Anketi hazırlayanlara göre çalışma, kamuoyunun "mini anayasa" fikrine yönelik tutumlarını ölçmek amacıyla gerçekleştirildi. Araştırmaya göre İsrail vatandaşlarının yaklaşık üçte ikisi, iç tehdidin dış tehditten daha tehlikeli olduğunu düşünüyor.

İsraillilerin yüzde 79'u geçen yılı toplumsal açıdan "kötü" olarak nitelendirirken, yüzde 49'u geleceğe ilişkin karamsar olduğunu ifade etti. Bu durum, devlet kurumlarına ve yönetime duyulan güvenin sürekli gerilediği bir dönemde ortaya çıkıyor. Ankete katılanların yalnızca yüzde 49'u uzlaşmaya ulaşılabileceğine inanıyor.

dfgthyj
Geçtiğimiz mart ayında Tel Aviv'de sığınak olarak kullanılan bir yeraltı otoparkında elinde Tevrat rulosu tutan bir kişi, (Reuters)

Enstitü uzmanlarından birine göre "mini anayasa", özünde yönetim sistemini düzenleyen, yani anayasal temeli oluşturan bir metin anlamına geliyor.

Uzman, her anayasanın üç temel bölümden oluştuğunu belirterek bunları; yönetim sistemi, devletin kimliği ve değerleri ile insan hakları bölümleri olarak sıraladı. "Mini anayasa" fikrinin, İsrail'in kuruluşundan bu yana 78 yıldır liderlerin tercih ettiği; kapsamlı ve temel yasalarla ilerleyip resmi bir anayasa kabul etmeme yaklaşımına son verme amacı taşıdığı ifade edildi.

Anayasa talebi, Netanyahu'nun yaklaşık dört yıl önce kurduğu hükümetin ortaya koyduğu yargı ve yönetim sisteminde kapsamlı değişiklikler öngören planla birlikte daha da güçlendi. Hükümet, bu kapsamda yürütme organına geniş yetkiler vermeyi, yargı ve yasama üzerindeki denetimini artırmayı, medya, akademi ve üst düzey kamu görevlerinde etkisini genişletmeyi amaçlayan çok sayıda yasa değişikliği yaptı.

frgthy
İsrail'de dindar Yahudi erkekler, Eylül 2025'te zorunlu askerlik hizmetine karşı protesto gösterisi sırasında bir yolu trafiğe kapattı, (EPA)

Eleştirmenler, bu girişimin devlet kurumlarına bağlılığın yerine lidere bağlılığı öne çıkardığını savunuyor.

Bu gelişmelerin ardından İsrail hükümeti, pazar günü ülke tarihindeki en büyük anayasal krizlerden birini başlattı. Hükümet, televizyon ve radyo yayınlarını düzenleyen İkinci Televizyon ve Radyo Kurumu Konseyi'ne ilişkin Yüksek Mahkeme kararına uymama kararı aldı.

İletişim Bakanı Şlomo Karhi ile Adalet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Yariv Levin tarafından önerilen karara göre hükümet, "Konsey, yasada açıkça belirtilen asgari şartları karşılamadığı sürece, İkinci Kurum Konseyi tarafından gerçekleştirilen hiçbir kararı, onayı, atamayı veya işlemi tanımayacak."

Hükümetin bu kararı, Yüksek Mahkeme'nin 17 Haziran'da aldığı ve önceki hükümet döneminde atanan görev süresi sona ermiş İkinci Kurum Konseyi'nin yeniden faaliyete geçirilmesini öngören kararına karşılık geldi. Hükümet, konseyde görev yapan üye sayısının yasal yeter sayının altına düştüğünü savunuyor.

ukı
İsrail bayraklarının yanında duran ultra-Ortodoks Yahudi Haredi cemaatine mensup bir kişi (Arşiv- Reuters)

Mahkemenin kararı, İkinci Kurum'un çalışmalarına devam etmesini ve İsrail medya piyasasındaki önemli dosyaları ele almasını amaçlıyordu. Bu dosyalar arasında Kanal 13 ile ilgili bir anlaşma ve Kanal 14'ün gelirlerinin incelenmesi de bulunuyor.

Hükümet ise aldığı kararda, medya sektöründeki kurumların, yasal yeterlilik şartlarını karşılamayan bir konseyin kararlarına dayanarak "kazanılmış hak" veya "fiili durum" ilkelerine başvurmasını kabul etmeyeceğini açıkladı.

Hükümetin kararı İsrail'de geniş çaplı tepkiyle karşılandı. Medya kuruluşlarının büyük bölümü dün karara karşı çıktı ve bunun İsrail toplumunda derin bir bölünmeye yol açabileceği uyarısında bulundu. Aynı dönemde yayımlanan anket sonuçları da iç çatışma riskine ilişkin endişelerin yüksek olduğunu ortaya koydu.

Enstitünün geçen yıl, eski Başbakan İzak Rabin'in 1995'te öldürülmesinin 30. yıl dönümü öncesinde yayımladığı bir başka ankette ise katılımcıların yüzde 52'si, bugün hâlâ bir başbakanın veya üst düzey siyasi figürün siyasi suikasta uğrama ihtimalinin yüksek olduğunu düşündüğünü belirtmişti. Rabin suikastı, İsrail'deki derin iç bölünmenin bir sonucu olarak değerlendirilmişti.



ABD Başkanı Trump Ankara'da

Fotoğraf: TCCB X hesabı
Fotoğraf: TCCB X hesabı
TT

ABD Başkanı Trump Ankara'da

Fotoğraf: TCCB X hesabı
Fotoğraf: TCCB X hesabı

ABD Başkanı Donald Trump NATO Zirvesi kapsamında Türkiye'ye geldi. Trump'ı havalimanında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan karşıladı.

ABD Başkanı Donald Trump, bugün başlayan iki günlük NATO Zirvesi kapsamında Türkiye'ye ilk ziyaretini gerçekleştiriyor.

Ankara Havalimanı'nda Trump'ı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan karşıladı. İki lider uçağın kapısında, apronda bir süre ayak üstü görüştü. Erdoğan tören mangasını selamlamak üzere turkuaz halı üzerinde yürüdüğü sırada Trump'a koluna girerek eşlik etti.

Sivil uçuşlar için kullanılmayan Etimesgut'taki askeri havaalanı NATO Zirvesi için modernize edilmiş, pisti büyük uçakların inişi için uzatılmış ve adı Ankara Havalimanı olarak değiştirilmişti. Öte yandan Trump Ankara ziyareti ile yeni uçağını ilk kez bir yurt dışı gezisinde kullanılmış oldu.

Trump siyasete atılmadan yıllar önce, 2012'de Şişli'deki Trump Towers ve alışveriş merkezinin açılışı için İstanbul'a gelmiş, o törene dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan da katılmıştı.


Macron: Fransa, Suriye ekonomisinin yeniden inşasına katkıda bulunmaya hazır

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (AFP)
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (AFP)
TT

Macron: Fransa, Suriye ekonomisinin yeniden inşasına katkıda bulunmaya hazır

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (AFP)
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (AFP)

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron bugün yaptığı açıklamada, ülkesinin Suriye ekonomisinin ve bankacılık sektörünün yeniden inşasına katkı sağlamaya hazır olduğunu söyledi. Macron, bu açıklamayı Şam ziyareti sırasında yaptı.

Macron, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera ile düzenlediği ortak basın toplantısında, “Bankacılık sektörünün yeniden yapılandırılması için çalışmayı sürdürmek istiyoruz” dedi. Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığına göre Macron, Fransa’nın, Suriye Merkez Bankası’na destek sağlamak üzere çalışmalar yürüttüğünü belirtti.

Şera ise Şam’ın “küresel ulaşım koridorları ağında hayati bir geçiş noktası olarak yeniden rolünü kazandığını” ifade etti. Şera, enerji, havacılık ve altyapı alanlarında faaliyet gösteren uluslararası şirketlerin Suriye ile iş birliği imkânlarını değerlendirdiğini, Suriye-Fransa ortaklığının ise sloganlardan ziyade somut uygulama projelerine odaklandığını söyledi.

cdfrgthyj
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera, Şam’da, Suriye’nin yeniden inşası ve stratejik koridorlara odaklanan bir ekonomi forumuna katıldı. (AFP)

Şam’daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda, iki ülkeden temsilcilerin katılımıyla düzenlenen ekonomi forumunda konuşan Şera, “Hürmüz Boğazı krizinin ardından dünya, güvenli ve istikrarlı ulaşım koridorlarının değerini daha iyi kavradı” dedi. Şera, “Bugün Suriye’nin coğrafi konumu, küresel ulaşım koridorları pazarında vazgeçilmez bir bağlantı noktası olarak yeniden hayati rolünü üstleniyor. Fransa’nın da bu süreçte en önemli ortağımız olmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Stratejik iş birliğinde limanlar, enerji, sağlık ve su sektörlerinin ön plana çıktığını belirten Şera, Suriye’deki sanayi kentlerinin küresel yatırımlar için yeni merkezler olmaya hazırlandığını söyledi.

Şera ayrıca, yabancı şirketlerin gerçek ortaklıklar temelinde yeniden imar sürecine katılmaya davet edildiğini belirterek, Suriye ile Fransa arasında yeniden imar ve iş birliğini kapsayan kapsamlı bir yol haritasının hazırlandığını ifade etti.

bhynjuk
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera (AFP)

Şera, ülkede istisnalara değil kurumsal yapılara dayalı yeni bir yatırım ortamı oluşturmayı hedeflediklerini belirtti. Hava filosunun yenilenmesi, havalimanlarının yeniden işletmeye alınması, elektrik ve su şebekelerinin modernizasyonu ile sanayi sektörlerinin geliştirilmesini kapsayan bütüncül bir program üzerinde çalıştıklarını ifade eden Şera, sermayenin güvenli yatırım ortamı aradığını, bu nedenle Suriye’yi küresel ekonomiyle yeniden entegre ederek yatırım süreçlerini kolaylaştırmayı amaçladıklarını söyledi. Şera ayrıca, Suriye’nin güvenli ulaşım koridorları üzerindeki stratejik konumuna dikkat çekerek, Fransa’nın bu süreçte ortak olmayı hedeflediğini dile getirdi.

Şera, bugün erken saatlerde Şam’daki Halk Sarayı’nda Macron’u kabul etti. Görüşmelerde iki ülke arasındaki ikili iş birliğinin çeşitli alanlarda geliştirilmesi ile bölgesel ve uluslararası gelişmeler ele alındı.

Macron ve beraberindeki heyet, resmi temaslarda bulunmak üzere dün Suriye’nin başkenti Şam’a ulaşmıştı.


Berlin: Hürmüz'deki mayınların temizlenme bedelinin İran'a yüklenmesi haklıdır

3 Haziran 2026'da Umman'ın Musandam kentinden çekilen fotoğrafta, Hürmüz Boğazı'nda demirlemiş gemiler görülüyor (Reuters)
3 Haziran 2026'da Umman'ın Musandam kentinden çekilen fotoğrafta, Hürmüz Boğazı'nda demirlemiş gemiler görülüyor (Reuters)
TT

Berlin: Hürmüz'deki mayınların temizlenme bedelinin İran'a yüklenmesi haklıdır

3 Haziran 2026'da Umman'ın Musandam kentinden çekilen fotoğrafta, Hürmüz Boğazı'nda demirlemiş gemiler görülüyor (Reuters)
3 Haziran 2026'da Umman'ın Musandam kentinden çekilen fotoğrafta, Hürmüz Boğazı'nda demirlemiş gemiler görülüyor (Reuters)

Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, İran'a Hürmüz Boğazı'ndaki mayınların temizlenmesi maliyetinin yüklenmesinin haklı olacağını söyledi. Ancak Berlin'in şu aşamada bu operasyona katılım karşılığında ücret talep etmeyi planlamadığını belirtti.

Wadephul'un açıklamaları, Avrupa başkentlerinin dünyanın en önemli enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda deniz güvenliğinin sağlanmasına yönelik olası rollerini değerlendirdiği bir dönemde geldi. Konunun, NATO'nun Ankara'da düzenlenecek zirvesinde İran ve deniz ulaşım özgürlüğü başlıkları kapsamında gündeme gelmesi bekleniyor.

Alman Handelsblatt gazetesine konuşan Wadephul, İran'ın "uluslararası bir deniz geçiş güzergâhına hukuka aykırı şekilde mayın döşediğini" söyledi. Alman bakan, "Diğer Avrupalı ortaklarımızla birlikte bu mayınları temizlersek, şu anda bunun karşılığında herhangi bir ücret talep etmeyi düşünmüyoruz" ifadelerini kullandı.

Ancak Wadephul, "Prensip olarak böyle bir talep haklı olur ve maliyeti İran karşılamalıdır; çünkü rejimin neden olduğu bir zararı ortadan kaldırıyoruz" ifadelerini kullandı.

rgt6y7u
 Wadephul, 3 Temmuz'da Brezilya'da yapılan bir toplantıda, (EPA)

Alman Bakan, Almanya'nın olası bir mayın temizleme operasyonuna askeri katılımının açık güvenlik ve siyasi şartlara bağlı olduğunu belirtti. Wadephul, "Yaz ayları içinde Alman ordusunun mayın temizleme çalışmalarında mümkün ve anlamlı bir rol üstlenip üstlenemeyeceği netleşmeli" diye konuştu.

Bunun için "yeterince güvenli bir ortamın" sağlanması gerektiğini ifade eden Wadephul, bunun Umman ve İran'ın operasyonun fiilen yürütülmesine izin vermesi anlamına geldiğini söyledi. Başarının ise ABD ile İran arasındaki müzakerelerin seyrine bağlı olduğunu kaydetti.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Alman hükümeti, birkaç hafta önce Fulda adlı mayın avlama gemisi ile Mosel adlı destek gemisini bölgeye göndermiş ve olası bir mayın temizleme operasyonuna katılım için hazır bekletmeye başlamıştı.

Wadephul'un açıklamaları, NATO'nun bugün ve yarın Ankara'da yapılması planlanan zirvesi öncesinde geldi. Avrupalı yetkililer, İran savaşı ve ABD Başkanı Donald Trump'ın Avrupa hükümetlerinin bu konudaki tutumuna yönelik memnuniyetsizliğinin zirveyi gölgelemesinden endişe ediyor.

NATO liderlerinin zirve bildirisinde, "müttefiklerin İran'ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini yeniden teyit edeceği" ve İran'a "Hürmüz Boğazı'nda deniz ulaşımı özgürlüğüne tam anlamıyla saygı göstermesi" çağrısında bulunacağı belirtiliyor.

Hürmüz'deki durum, Tahran ile Avrupa başkentleri arasında daha geniş bir anlaşmazlığa da yol açtı. İngiltere ve Fransa'nın Umman ile iş birliği yaparak deniz ulaşımını korumaya yönelik çok uluslu bir askeri görev oluşturmaya hazır olduklarını açıklamasının ardından İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, boğazın "bölge dışı güçlerin askeri gösteri alanı olmadığını" belirtti.

Garibabadi, İran'ı "Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlayan sorumlu bir güç" olarak nitelendirerek, bu bölgede "her türlü askeri girişime" karşı uyarıda bulundu. "Hürmüz'ün güvenliği kıyıdaş ülkelerin sorumluluğundadır" diyen Garibabadi, "kriz çıkaranlar maceralarının sonuçlarından sorumlu olacaktır" ifadelerini kullandı.

Fransa ise daha önce Charles de Gaulle uçak gemisinin Fransa'ya döneceğini, ancak mayın temizleme ekipmanları, iki fırkateyn ve bir deniz devriye uçağının bölgede kalacağını açıklamıştı.