Yapay zekâ geliştirme hızını yavaşlatmak mümkün mü?

İllüstrasyonda “yapay zekâ” ifadesi, klavye ve robotik el (Reuters)
İllüstrasyonda “yapay zekâ” ifadesi, klavye ve robotik el (Reuters)
TT

Yapay zekâ geliştirme hızını yavaşlatmak mümkün mü?

İllüstrasyonda “yapay zekâ” ifadesi, klavye ve robotik el (Reuters)
İllüstrasyonda “yapay zekâ” ifadesi, klavye ve robotik el (Reuters)

Yapay zekâ sektörünün önde gelen yöneticileri, bu teknolojinin hızla ilerleyen geliştirme sürecini yavaşlatmaya çalışıyor. Ancak şirketler arasındaki yoğun rekabet, ABD hükümetinin kısıtlamalar getirmekten kaçınması ve jeopolitik kaygılar bu hedefin önünde engel oluşturuyor.

Geliştirme hızının yavaşlatılması çağrıları

Anthropic Üst Yöneticisi (CEO) Dario Amodei, cumartesi günü yapay zekânın geliştirilme hızının yavaşlatılması için koordineli çaba çağrısında bulundu. Amodei, bunun ilgili taraflara teknolojinin giderek artan yeteneklerinden kaynaklanan riskleri anlamaları için daha fazla zaman sağlayacağını belirtti.

Şarku’l Avsat’ın Fransız Haber Ajansı AFP’den aktardığı habere göre   Amodei'nin çağrısına OpenAI CEO'su Sam Altman'ın yanı sıra Elon Musk ve Google DeepMind CEO'su Demis Hassabis de açık destek verdi.

Endişeler neden şimdi arttı?

Bu çağrılar, OpenAI ve Anthropic'in son aylarda yapay zekâ sistemlerinin izole edildikleri ortamlardan kendiliğinden çıkarak internete eriştiği ve hatta internet siteleri ile platformlara saldırdığı çeşitli olayları açıklamasının ardından geldi.

Söz konusu olaylar sırasında bu sistemlerin kendi aralarında koordinasyon kurma, hiyerarşiler oluşturma, kandırma ve gerçekleştirdikleri eylemlerin izlerini silme gibi yeteneklere sahip olduğu görüldü.

dfvgthy
New York’ta bir bilgisayar ekranında Anthropic’in internet sitesinden sayfalar ve şirketin logoları (AP)

Öte yandan daha önce OpenAI'da çalışmış ve Anthropic'ten istifa etmiş olan Jacob Coxon, salı günü iki girişimci şirketi güvenlik standartlarında gevşek davranmak ve "hayatımızı kumara yatırmakla" açıkça suçladı.

Şirketler geliştirme hızını kendi başlarına yavaşlatabilir mi?

Sektörün en büyük şirketleri arasındaki rekabetin son derece yoğun olması, yüz milyarlarca dolarlık yatırımın söz konusu olduğu bir ortamda herhangi bir şirketin tek başına geliştirme hızını düşürmesini zorlaştırıyor.

Amodei rakiplerle koordinasyon sağlamaya hazır olduğunu belirtirken Çin'i bu işbirliğinin dışında bıraktı.

Şu ana kadar Anthropic ve OpenAI'ın attığı somut adım ise yapay zekâ güvenliği alanındaki çalışmalarını şirket içinde denetlemek üzere bağımsız gözlemcilerden yararlanmakla sınırlı kaldı.

Bu sadece bir halkla ilişkiler kampanyası mı?

Amodei'nin çağrısı sektörde çok sayıda çalışan tarafından memnuniyetle karşılanırken bazı kesimler ise çağrının ardındaki gerekçeleri sorguladı.

Yapay zekâ sektörünün önde gelen girişimcilerinden Brian Rommele, çağrının aslında Anthropic'in muhtemel halka arzından birkaç hafta önce gerçekleştirilen bir pazarlama hamlesi olduğunu savundu.

Rommele, geniş çapta beklenen halka arza atıfta bulunarak X platformunda şu ifadeleri kullandı: "Bu, bir makale biçiminde halka arz hikâyesi: Biz sorumlu şirketiz, biz çözümüz, güvenlik primini satın alın."

rgthy
Mayıs 2026'da şirketin düzenlediği etkinlik sırasında yapay zekâ şirketi Anthropic'in logosu (DPA)

Teknoloji sektöründeki bazı özel yatırımcılar da Anthropic'i "düzenleyici kurumların ele geçirilmesi" olarak tanımlanan bir yaklaşımı benimsemekle suçladı. Buna göre şirket, kamu otoritelerini, girişimin kurallar yoluyla oluşturulacak düzenleyici hiyerarşinin en üstünde yer alacağı bir yapı kurmaya yönlendirmeye çalışıyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın yapay zekâ danışmanlığını daha önce yürüten ve halen Beyaz Saray'da etkisini sürdüren David Sacks ise "Yavaşlamanın ardındaki motivasyonun tamamen fedakârlık olduğunu iddia etmeyi bırakın" dedi.

Sacks, "Ürünleriniz son derece zararlı bir siber saldırının gerçekleştirilmesine imkân verirse ürün sorumluluğu açısından çok büyük risklerle karşı karşıya kalırsınız" ifadelerini kullandı.

Trump yönetiminin desteği olmadan yapay zekâ yavaşlatılabilir mi?

Trump, pazar günü yapay zekâ sektörünün liderleri tarafından dile getirilen uyarıları reddederek bunları "negatif güçler" olarak nitelendirdi.

ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson'a göre çok sayıda Cumhuriyetçi, teknolojiye yönelik aktif düzenlemeler konusunda temkinli davranıyor. Bunun nedenleri arasında düzenlemelerin inovasyonu boğabileceği ve Çin'in yapay zekâ yarışını kazanmasına yol açabileceği endişesi bulunuyor.

Amodei ise pazar günü yapay zekâ üzerinde devlet denetimine ihtiyaç duyulduğu yönündeki görüşünü yineledi. Amodei, Altman ve Hassabis gibi sektörün kendi kendini düzenlemesinin yeterli olmayacağını vurguladı.

Çin olmadan geliştirme hızı yavaşlatılabilir mi?

Amodei, koordinasyonun demokratik ülkelerle sınırlandırılmasını ve Çin'in sürecin dışında tutulmasını öneriyor. Ancak yapay zekâ yarışı ve Çin'in bu alandaki ilerlemesinin, teknolojinin geliştirilme hızının yavaşlatılması ihtimali değerlendirilirken "en zor açmazı" oluşturduğunu kabul ediyor.

Amodei, pazar günü CBS'e verdiği röportajda Çin'in kaydettiği ilerlemenin yapay zekânın geliştirilme hızının yavaşlatılması meselesini daha karmaşık hale getirdiğini söyledi.

ABD'nin, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in eylül ayı sonunda Washington'a gerçekleştirmesi planlanan ziyareti sırasında yapay zekâ güvenliğini görüşmesi bekleniyor. Ancak çeşitli medya kuruluşlarının haberlerine göre Çin, ABD'nin kendi düzenleyici çerçevesini dayatma girişimine karşı çıkıyor.

Anlaşmazlık, özellikle Çin'in "açık" yapay zekâ sistemlerinin geliştirilmesini teşvik etmesi nedeniyle daha belirgin hale geliyor. Bu sistemlere erişim sağlanabiliyor ve modeller serbestçe değiştirilebiliyor. Buna karşılık ABD'nin önde gelen şirketleri daha çok "kapalı" modelleri tercih ediyor.

Açık modeller, doğaları gereği daha zor kontrol ediliyor. Kullanıcıların modellerin parametrelerini değiştirebilmesi, bu sistemlerin şüpheli amaçlarla kullanılmasına imkân tanıyabiliyor.

Amodei, Çin dışındaki öncü şirketlerin geliştirme hızını yavaşlatabilmesi için ABD'nin en gelişmiş yarı iletkenlerinin Çin'e ihracatına yönelik kontrollerin sıkılaştırılmasını ve Batı'nın yapay zekâ teknolojisinin Çin'deki laboratuvarlar tarafından kötüye kullanılmasını önleyecek güvencelerin güçlendirilmesini öneriyor.



Sovyet uydusu yörüngede parçalandı: Diğer uzay araçları risk altında

Avrupa Uzay Ajansı'nın (ESA) yayımladığı bilgisayarla oluşturulmuş görüntü, Dünya'nın etrafındaki alçak Dünya yörüngesinde izlenebilir cisimleri gösteriyor (AFP)
Avrupa Uzay Ajansı'nın (ESA) yayımladığı bilgisayarla oluşturulmuş görüntü, Dünya'nın etrafındaki alçak Dünya yörüngesinde izlenebilir cisimleri gösteriyor (AFP)
TT

Sovyet uydusu yörüngede parçalandı: Diğer uzay araçları risk altında

Avrupa Uzay Ajansı'nın (ESA) yayımladığı bilgisayarla oluşturulmuş görüntü, Dünya'nın etrafındaki alçak Dünya yörüngesinde izlenebilir cisimleri gösteriyor (AFP)
Avrupa Uzay Ajansı'nın (ESA) yayımladığı bilgisayarla oluşturulmuş görüntü, Dünya'nın etrafındaki alçak Dünya yörüngesinde izlenebilir cisimleri gösteriyor (AFP)

Anthony Cuthbertson Teknoloji Editör Yardımcısı @ADCuthbertson 

Dünya yörüngesinde parçalanan ölü bir uydu, diğer uzay araçlarını tehdit edebilecek tehlikeli bir enkaz bulutu yarattı.

Uzay izleme şirketi LeoLabs, Sovyet dönemine ait Meteor 2-7'nin enkazını Batı Avustralya'daki radar istasyonunun üzerinden geçerken tespit etti.

45 yıl önce fırlatılan meteoroloji uydusu, onlarca yıldır faaliyet göstermiyordu ve artık aynı yörüngedeki diğer uydular için risk teşkil ediyor.

LeoLabs, X'te yaptığı paylaşımda, "Bu, son 6 ayda tanık olduğumuz bir dizi olayın en sonuncusu" dedi.

Bu olayların hepsi birlikte uzay güvenliği ve emniyeti açısından endişe verici bir eğilime işaret ediyor ve sürekli takipte kalmanın ne kadar kritik bir ihtiyaç olduğunu vurguluyor.

Orbital Radar'a göre ortalama yüksekliği 856 km olan Meteor, alçak Dünya yörüngesinin üst kesimlerinde yer alıyor.

Bu yükseklikteki cisimler, diğer uydularla çarpışmadıkları sürece yüzlerce hatta binlerce yıl burada kalabilir.

Uluslararası Uzay İstasyonu'ndaki (UUİ) astronotlar, 2024'te patlayan bir Rus uydusundan kaynaklanan enkazın yarattığı çarpışma riski nedeniyle kendilerini korumaya almak zorunda kalmıştı.

RESURS-P1 uydusu, hizmet dışı kalmasından iki yıl sonra yaklaşık 355 km irtifada 180'den fazla büyük enkaz parçasına ayrılmıştı.

Bu parçalar, felaket niteliğinde bir çarpışmaya yol açmadan nihayetinde Dünya atmosferinde yanmıştı.

Amerika Birleşik Devletleri Uzay Gözetleme Ağı'nın tahminlerine göre, alçak Dünya yörüngesinde 10 santimetreden büyük onbinlerce uzay çöpü ve 1-10 cm arasında 200 bine varan cisim var.

Gökbilimciler, büyük uzay enkazı parçaları arasındaki çarpışmanın Kessler etkisi diye adlandırılan bir duruma yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Bu durum, çarpışmanın ardından ortaya çıkan enkazın bir dizi yeni çarpışmaya sebep olmasını ifade ediyor.

Böyle bir olay nihayetinde aktif uyduları ortadan kaldırabilir ve roketlerle aşılması imkansız bir uzay enkazı tabakası oluşturarak insanları fiilen Dünya'ya hapsedebilir.

Independent Türkçe,independent.co.uk/space


Google'ın yeni yapay zeka aracı: 240 bin yıllık ses içeriği tespit edildi

11 Kasım 2025'te Almanya'nın Berlin kentinde düzenlenen bir basın toplantısında Google logosu görülüyor (Reuters)
11 Kasım 2025'te Almanya'nın Berlin kentinde düzenlenen bir basın toplantısında Google logosu görülüyor (Reuters)
TT

Google'ın yeni yapay zeka aracı: 240 bin yıllık ses içeriği tespit edildi

11 Kasım 2025'te Almanya'nın Berlin kentinde düzenlenen bir basın toplantısında Google logosu görülüyor (Reuters)
11 Kasım 2025'te Almanya'nın Berlin kentinde düzenlenen bir basın toplantısında Google logosu görülüyor (Reuters)

Google bir görsel, metin, video veya ses dosyasının yapay zekayla oluşturulup oluşturulmadığını kontrol etmek üzere tasarlanmış yeni yapay zeka tespit aracını tanıttı.

SynthID Detector, yapay zekayla üretilmiş medya içeriklerine yerleştirilen ve insanlar tarafından fark edilemeyen filigranlardan yararlanıyor. Google, halihazırda 180 milyardan fazla görsel ve videonun yanı sıra toplam süresi 240 bin yıla ulaşan ses içeriğine filigran eklediğini belirtiyor.

Bu tespit teknolojisi, 54 yaşındaki bir adamın yapay zeka destekli dijital yayın dolandırıcılığı suçundan bu hafta ABD'de 18 ay hapis cezasına çarptırılmasının ardından piyasaya sürüldü.

Kuzey Karolina'dan Michael Smith, Apple Music ve Spotify gibi platformlarda 7 yıl boyunca fark edilmeden bu dolandırıcılığı sürdürmüş ve yapay zekayla üretilmiş yüzbinlerce şarkı aracılığıyla bu platformlardan milyonlarca dolar kazanmıştı.

SynthID Detector'ın erken bir sürümü, medya profesyonellerinin doğrulama aracı olarak kullanması amacıyla geçen yıl piyasaya sürülmüştü. Son çıkan sürüm ise herkesin kullanımına açık.

Google DeepMind'ın bilim ve stratejik girişimlerden sorumlu başkan yardımcısı Pushmeet Kohlo blog yazısında, "Yapay zeka araçları giderek daha iyi ve kullanımı daha kolay hale geldikçe çevrimiçi ortamda karşılaştığımız içeriklerin bağlamını açıkça görebilmek, neye güveneceğimiz konusunda bilinçli kararlar vermemize yardımcı olur" diye yazdı.

Bu araç, Arama, Gemini uygulaması ve Chrome'daki yerleşik doğrulama özelliklerimize ekleniyor ve bunlar halihazırda günde 1 milyondan fazla isteği işliyor.

Filigranlar, bir görselin veya videonun kullanıcılara nasıl göründüğünü değiştirmiyor ve içeriğin kalitesini etkilemiyor. Ayrıca filtre uygulandıktan veya görüntü kırpıldıktan sonra bile işlevini koruyacak şekilde tasarlandı.

Tespit aracı halihazırda sadece Google, OpenAI, Nvidia, Kakao ve Apple platformları kullanılarak oluşturulan içeriklerde çalışıyor.

OpenAI'ın, ChatGPT metin çıktılarına görünmez bir filigran eklediğini duyurmasından sadece birkaç gün sonra SynthID Detector piyasaya sürüldü.

Kelime seçimini incelikle değiştiren textGrain sistemi, metnin insan kullanıcılara normal görünmesini sağlarken, gizli kalıpları bilen otomatik sistemler tarafından tespit edilebilmesini mümkün kılıyor.

Anthropic de sohbet botu Claude için benzer bir teknolojiyi duyurdu ancak her iki şirket de yapay zekayla üretilen metinler insanlar tarafından düzenlendiğinde veya bu metinlere insan eliyle eklemeler yapıldığında filigranların etkisinin azaldığını belirtti.

Bu araçlar, Avrupa Birliği'nin Yapay Zeka Yasası nedeniyle geliştirildi. Yasa, üretken yapay zeka sistemlerinin ürettiği içeriklerin otomatik sistemler tarafından tanımlanabilir olmasını şart koşuyor.

Google'ın son tespit aracına, şirketin yapay zeka birimi DeepMind üzerinden erişilebilir.

Independent Türkçe


Samanyolu'ndaki benzersiz cismin "karmaşık yapısı" gözler önüne serildi

1181'de gözlemlenen tarihi süpernovanın muhtemel kalıntısı Pa 30, NOIRLab'in Gemini North teleskobuyla eşi benzeri görülmemiş bir ayrıntıyla görüntülendi (Uluslararası Gemini Rasathanesi/NOIRLab/NSF/AURA Teşekkür: Baş Araştırmacı: T. Cunningham [Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi] Görüntü İşleme: J. Miller & M. Rodriguez [Uluslararası Gemini Rasathanesi/NSF NOIRLab], T.A. Rector [Alaska Anchorage Üniversitesi/NSF NOIRLab], D. de Martin & M. Zamani [NSF NOIRLab])
1181'de gözlemlenen tarihi süpernovanın muhtemel kalıntısı Pa 30, NOIRLab'in Gemini North teleskobuyla eşi benzeri görülmemiş bir ayrıntıyla görüntülendi (Uluslararası Gemini Rasathanesi/NOIRLab/NSF/AURA Teşekkür: Baş Araştırmacı: T. Cunningham [Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi] Görüntü İşleme: J. Miller & M. Rodriguez [Uluslararası Gemini Rasathanesi/NSF NOIRLab], T.A. Rector [Alaska Anchorage Üniversitesi/NSF NOIRLab], D. de Martin & M. Zamani [NSF NOIRLab])
TT

Samanyolu'ndaki benzersiz cismin "karmaşık yapısı" gözler önüne serildi

1181'de gözlemlenen tarihi süpernovanın muhtemel kalıntısı Pa 30, NOIRLab'in Gemini North teleskobuyla eşi benzeri görülmemiş bir ayrıntıyla görüntülendi (Uluslararası Gemini Rasathanesi/NOIRLab/NSF/AURA Teşekkür: Baş Araştırmacı: T. Cunningham [Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi] Görüntü İşleme: J. Miller & M. Rodriguez [Uluslararası Gemini Rasathanesi/NSF NOIRLab], T.A. Rector [Alaska Anchorage Üniversitesi/NSF NOIRLab], D. de Martin & M. Zamani [NSF NOIRLab])
1181'de gözlemlenen tarihi süpernovanın muhtemel kalıntısı Pa 30, NOIRLab'in Gemini North teleskobuyla eşi benzeri görülmemiş bir ayrıntıyla görüntülendi (Uluslararası Gemini Rasathanesi/NOIRLab/NSF/AURA Teşekkür: Baş Araştırmacı: T. Cunningham [Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi] Görüntü İşleme: J. Miller & M. Rodriguez [Uluslararası Gemini Rasathanesi/NSF NOIRLab], T.A. Rector [Alaska Anchorage Üniversitesi/NSF NOIRLab], D. de Martin & M. Zamani [NSF NOIRLab])

Bilim insanları, galaksimizdeki benzersiz bir gökcisminin "karmaşık yapısını" gözalıcı detaylarıyla görüntüledi.

Samanyolu'nda türünün bilinen tek süpernova kalıntısı Pa 30, bir yıldızın yaklaşık 850 yıl önce gözlemlenen ölümcül patlamasından geriye kalanlardan oluşuyor. Gökbilimciler son teknoloji teleskopları kullanarak bu cismi ince detaylarıyla görüntüledi.

Görüntü, patlamanın karmaşık yapısını ortaya koyuyor: Adeta havai fişek gösterisi gibi, şeritler evrene doğru uzanıyor. Bu şeritlerin her biri, Güneş Sistemi'ni defalarca içine alabilecek kadar geniş.

Ortasında ise patlayan yıldızın hayatta kalan parçaları olan "zombi yıldız" yer alıyor ve sıradışı bir şekilde gösterinin tam merkezinde duruyor. Yıldızın patlaması 1181'de gözlemlenmiş ve dönemin Japon, Çin ve Arap kaynaklarında ayrı ayrı kaydedilmişti. Kalıntısıysa ilk kez 2013'te bir yurttaş bilim insanı tarafından tespit edilmişti.

Ancak yeni araştırmada gökbilimciler, Gemini North teleskobuyla patlamanın kalıntısını ayrıntılı biçimde görüntülemeyi başardı. Bu sayede ilk bakışta havai fişeğe benzeyen şeritlerin aslında tıpkı ipe dizilmiş inciler gibi uzun düğüm zincirleri olduğu görüldü.

Patlama, Dünya'dan yaklaşık 7 bin 500 ışık yılı uzaklıkta yer alıyor. Bu, Samanyolu'nda türünün bilinen tek örneği ve diğer galaksilerde benzer örnekler saptansa da nispeten yakın olması sayesinde patlamanın çekirdeğindeki kalıntıları görebiliyoruz.

Bu kalıntılar, süpernovanın "Tip Iax" olması nedeniyle bırakıldı. Bu tür süpernovalarda patlama, yıldızın kendisini tamamen yok etmiyor. Araştırmacılar, bunun iki beyaz cücenin çarpışmasından kaynaklandığını düşünüyor. Beyaz cüceler, yıldızların ölürken kendi üzerlerine çökmesiyle oluşan, Dünya büyüklüğündeki yoğun gökcisimleridir.

Avusturya Bilim ve Teknoloji Enstitüsü'nden, çalışmanın yürütücülerinden Ilaria Caiazzo, "Pa 30'un Dünya'ya yakınlığı sayesinde bu kadar ayrıntıyı görebiliyoruz" diyor. 

Bu yakınlık, Pa 30'u araştırmalar açısından eşsiz bir değere sahip kılıyor.

Pa 30, türünün bilinen tek örneği olsa da galaksimizde yalnız olmayabilir. Bilim insanları, keşfedilmeyi bekleyen başka örnekler de olabileceğini söylüyor.

Warwick Üniversitesi'nden çalışmanın ortak lideri Tim Cunningham "Yıldız patlamalarına ilişkin güvenilir tarihsel kayıtlar yalnızca bin yıl kadar eskiye uzanıyor. Bilindiği kadarıyla, galaksimizde karanlıkta gizlenmiş başka benzer kalıntılar olabileceği" diyor.

Bugün, teleskobun icadından yüzyıllar önce bu olayı üç ayrı tarihsel kayıtta belgeleyen gökbilimcilerin gözlemlediğini bildiğimiz ilginç bir cismi inceleyebildiğimiz için şanslıyız.

Çalışma, The Astrophysical Journal'da yayımlanan "Detection of knots in the supernova type Iax remnant Pa 30" (Pa 30 adlı Iax tipi süpernova kalıntısında düğümlerin tespiti) başlıklı yeni makalede aktarılıyor.

Independent Türkçe